29 Ekim 2020 Perşembe Saat:
06:17
26-11-2015
  

Fransa Saldırısını Tetikleyen Etkenler

Bir sömürge savaşının masum insanları öldürmek için gerekçe olamayacağı doğrudur...

Facebook da Paylaş

 

İngiliz Independent gazetesi Fransa'da yaşanan son terör saldırısının nedenleriyle ilgili bir analiz yazısı yayımladı.

- Paris'te birçok masum insanın ölümüyle sonuçlanan üzücü terör saldırısını tetikleyen temel nedenler göz ardı ediliyor. Saldırının asıl sebebini analiz etmek için Fransa'nın Cezayir, Suudi Arabistan ve Suriye ile olan derin ilişkilerinin gözden geçirilmesi gerekmektedir.

Teröristlerden Fransız-Cezayirli kimliğine sahip olması, 1956-62 yılları arasında Cezayir halkının Fransız askerler tarafından acımasız öldürmesinin etkisinin hala devam ettiğini ve bu izlerin Fransa'da bir felakete yol açtığını gösterir.

Ayrıca bizim Batılı liderlerimiz, İslam adına aşırıcılığın yaratılmasına yol açan ve terörizmi besleyen Vahabilik akımının Suudi Arabistan'la olan bağını hala kabul etmek istemiyor. Bu kabullenemeyiş, Batı'nın Paris saldırısının faali olan IŞİD ile Arabistan arasındaki ilişkiyi resmiyette tanımak istemediğinin göstergesi.

Muhammed bin. Abdulvahhab, Ortadoğu'da Şiilerin öldürülmesine meyilli Vahabilik inancının kurucusudur. Bu akım, on sekizinci yüzyılda yaşanan katliamların zeminini hazırlamış ve Suudi hanedanı bu katliamlarda rol oynamıştı. Bugün hiçbir adil yargılanma olmadan insanları mahkûm eden Suudi monarşisi, Vahabilik öğretilerine özgü olan Riyad Müzesi'ni açmaya hazırlanıyor. Yapılan analiz ve tahlillerde IŞİD'in Vahabilik düşüncelerinden esinlendiği gerçeğine de yer verilmedi.

Öte yandan IŞİD'le mücadelede en etkili faktörün Suriye ordusu olduğu gerçeği kabul etmek istemiyoruz. Fransız hükümetinin yok etmeye çalıştığı ama terörü bitirmek için çaba harcayan istekli bir ordu. Bu nedenle IŞİD'le ciddi bir şekilde mücadele eden askerle irtibat kurmamız olanaksız.

Tarihte İşlediğimiz Suçları Unutmayalım!

Maalesef Batılı devletler olarak insanların ölümüne yol açan saldırılardan sonra tarihi hafızamızı tamamen silmeye alışıktık. Medya'nın Paris'te 129 kişinin öldürülmesi haberini İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Fransa'da yaşanan en büyük katliam olarak nitelendirmesi de bu sebepledir.

Medya, 1961 yılında Fransız sömürgesine karşı protestolar başlatan 200 Cezayir vatandaşının Fransız askerler tarafından vahşice öldürülmesini hatırlatmayı unuttu. Protestolara katılanların birçoğu, Fransız polis güçleri tarafından katledildi. Protestoculardan 30'a yakını Saint Michel köprüsünde polisler tarafından işkence edildi ağır yaralı ve yarı baygın bir şekilde Seine Nehri'ne atıldı. Gerçi Fransız hükümeti sadece 40 kişiyi öldürdüğünü söylemişti.

Paris intihar bombacılarından birisi Cezayir kökenli. Yine Charlie Hebdo dergisine saldıran Kouachi kardeşler de Cezayirliydi. Onlar çoğunluğu hala Cezayir savaşının yaralarını izlerini taşıyan 5 milyondan fazla kişinin üyesi olduğu Fransa'daki Cezayirli topluluğa mensuptu. Paris'in St. Denis ve diğer gecekondu mahallerinde yaşayan Cezayirliler.

Medyanın Fransa Saldırısındaki Gerçekleri Unutması

Fransa'yı 13 Kasım Cuma akşamı vuran saldırının faillerinin kimliğini ve Fransa'nın Cezayirle olan tarihi irtibatı bir kenara iten medya, Yunanistan mührü taşıyan bir Suriyeli pasaportun varlığı ile heyecana kapıldı.

Bir sömürge savaşının masum insanları öldürmek için gerekçe olamayacağı doğrudur. Ancak bu önemli etkenleri göz önünde bulundurmadan Fransa saldırısını analiz etmek de doğru değil. Ayrıca Suudilerin eliyle yayılan Vahabilik inancıyla beslenen IŞİD terör örgütünün büyümesi, saldırıda etkili olan bir diğer etmendir.

Gelelim Fransız makamlarının uzun zamandır hükümetinin yıkılmasını istediği Suriye'ye. Suriye Ordusu, Rus hava saldırılarının yardımıyla ülkenin IŞİD tarafından işgal edilen bazı yerlerini geri almaya devam ediyor. IŞİD'e karşı savaşan eğitilmiş tek askeri güç, Suriye Ordusu. Yıllardır Amerikalılar, İngilizler ve Fransızlar Suriye'nin IŞİD'le savaşmadığını söylüyor.  Bu bir hata ve yanılgıdır. Batılı devletlerin Beşar Esad hükümetinin yok edilmesini istemesi, 'IŞİD'i bitirilmeye gerek yok' düşüncesini benimsemelerine sebep oldu.

Fransa adeta gurur duyarcasına bugüne kadar en az 20 defa IŞİD'in yoğunlukta olduğu Rakka'ya bombaladığını iddia ediyor ama bu bir 'İntikam Saldırı'sı. Eğer Fransa'nın IŞİD'e yönelik ciddi ve askeri teçhizatlı imha saldırıları doğruysa Fransa bu saldırıları neden (Paris saldırısından) 2 hafta önce ya da 2 ay önce yapmadı?

Ne yazık ki, bu gibi haberler acı gerçeği yani; Batılı ülkelerin özellikle de Fransa'nın makul gerekçeler yerine tarih hadiseleri dikkate alarak intikam duygularıyla hareket ettiği göstermektedir.


İnsanların kafasının kesmekte rakip tanımayan IŞİD'in 'ılımlı kardeşi' olan Arabistan'ın bu korku hikâyesindeki rolü, hep unutuluyor. Ve biz Batılı devletlerin IŞİD'i yok etmek için çalıştığı hayalleri arasında sıkışıp kaldık.

 

Ehlader HABER

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler