24 Ocak 2020 Cuma Saat:
11:31
02-01-2020
  

Gençlik Dönemi ve Çalışmak

İnsanların en âlimi, başkalarının ilmini kendi ilmine ekleyen kişidir...

Facebook da Paylaş

 

 
 
 
 
 
 
Ehlader Araştırma Bölümü
 
 
 
Gençlerin nefsi, tıpkı berrak bir su gibi temiz, sefalı ve lekesizdir. Bu dönemde gencin salim ve Allah'ı arayan fıtratı uyanır ve yaratıcısına yönelir. Henüz günaha bulaşmamıştır ve günahı terk etmesi kolaydır.
 
Gençlik çağı insanın ömrünün en güzel dönemidir ve birçok özellikleri bulunmaktadır ve bunların en önemlileri özetle şöyledir:
 
1- Bedensel sağlık,
2- İş, hareket, çaba ve faaliyet için bedensel güç,
3- Hayat gaileleri konusunda rahatlık,
4- İlmî konuları anlama, onları hafızada tutma ve tahsil için ruhsal kuvvet,
5- Coşku, aşk ve ümit,
6- Nefsî temizlik, ruhsal anlamda günaha ve kötülüklere bulaşmamış olmak ya da henüz az bulaşmış olmak.
 
Gençlik, doğru kullanılması durumunda kendini parlak ve ümit verici bir geleceğe hazırlayan bir güç ve imkândır.
 
Gençler, gençlik dönemini bir fırsat bilmeli, bu dönemin sürekli olmayacağının ve gençlikten kaynaklanan güçlerinin gittikçe azalacağının farkında olmalıdırlar. Fakat ne yazık ki, birçok genç, bu dönemin büyük nimetlerinden gafil ve de yeterince faydalanamamaktadırlar. Farkına varınca da iş işten geçmiş olmakta ve artık bunun bir faydası olmamaktadır. Allah'ın Resulü (s.a.a) şöyle buyurmaktadır:
 
Beş şeyin, beş şeyden önce kıymetini bilmek gerekir: Yaşlılıktan önce gençliğin, hastalıktan önce sağlığın, muhtaç olmadan önce servetin, meşguliyetten önce boş zamanın, ölümden önce hayatın.[1]
 
Aziz genç, gençlik nimetinin kadrini bil, iyi bir gelecek için bundan istifade et. Değerli gençlik vakitlerini boş yere harcama; çünkü daha sonra pişman olacaksın; ama bu pişmanlığın bir faydası olmayacak.
 
Eğer Tahsille Uğraşıyorsan
 
Bilgi kazanmak için çaba göster. Sınıfına düzenli olarak git, derslerini iyi dinle ve ödevlerini iyi bir şekilde yap. Bilimsel konular üzerinde iyi düşün. Problemlerini hocana sor. Hedefin sadece not almak ve sınıf geçmek değil, bilgi kazanmak olsun. Boş zamanlarını ve tatilleri de boşa harcama. Bilimsel kitaplar okuyarak, bilgini arttır. Ancak bu şekilde gelecekte saygın ve başı dik olursun. Sen ilminden istifade et, toplum da senin varlığından istifade etsin.
 
Allah'ın Resulü (s.a.a) şöyle buyurmaktadır:
 
İnsanların en âlimi, başkalarının ilmini kendi ilmine ekleyen kişidir. İnsanların en değerlisi, ilmi başkalarından çok olan kişidir. İnsanların değeri daha az olanı ise ilmi başkalarından daha az olan kimsedir.[2]
 
İmam Cafer Sâdık (a.s) şöyle buyurmaktadır:
 
"Siz gençlerin şu iki hâl içerisinde bulunmanızdan başkası hoşuma gitmez: Bunlar ya bilim adamı olmanız ya da öğrenci olmanızdır. Eğer böyle değilse ömrü tefrit içerisinde demektir. Tefrite düşen kişi ömrünü boşa zayi etmiş olur. Ömrünü boşa harcayan kişi ise günah işlemiş olur ve Allah'a yemin olsun ki cehenneme girecektir.[3]
 
Eğer Çalışıyorsanız
 
Eğer tahsilini bırakıp bir işle meşgul olmuşsan, işinde ciddi ve samimi ol. Gençliğinin gücünden bütünüyle istifade et. Bütün işinle gücünle daima halkın hizmetinde ol ve geleceğini de temin etmiş ol. Çalışmak ayıp değil, tersine iftihardır. Özellikle de üretim işleri. Bedensel sağlığından ve kol gücünden yararlan. Allah çalışkan işçileri ve memurları sever. Helâl kazanç talebi en büyük ibadetlerden sayılır.
 
Emirü'l-Müminin Ali (a.s) şöyle buyurmaktadır:
 
"Allah Teala, güvenilir işçi ve sanatkârları sever."[4]
 
Allah'ın Resulü (s.a.a) şöyle buyurmaktadır:
 
"İbadet yetmiş kısımdır ve bunların en faziletlisi, helâl kazanç talep etmektir."[5]
 
İmam Muhammed Bâkır (a.s) şöyle buyurmaktadır:
 
"İnsanlara muhtaç olmayacak bir kazanç talep edip ailesini ve çocuklarını geçindiren ve komşularına ihsanda bulunan kişi, kıyamette yüzü ayın on dördü gibi parlar bir hâlde Allah'la konuşur."[6]
 
Bu noktada iki hususa işaret etmem gerekmektedir:
 
Birinci husus: İşinizde dürüst ve güvenilir olun. İşinizi güzel ve kusursuz yapın. Maharetinizi ve ustalığınızı arttırmaya çalışın. Her işte uzmanlık derecenizi, hatta mucitliğinizi geliştirin. Az çalışmaktan, kötü çalışmaktan ve sahtekârlıktan cidden sakının. Yaptığınız her işte örnek olmaya çalışın. Hedefiniz yalnızca para kazanmak ve servet biriktirmek değil, Allah'ın rızasını kazanmak ve Allah'ın kullarına hizmet etmek olsun.
 
İkinci husus: Geleceğinizi düşünün. Bir eve ve hayatınız için gerekli eşyalara ihtiyacınız var. Evlenin, düğün yapmak için masraf gerekmektedir. Evlendikten sonra da masraflarınız birkaç kat artacaktır. Şimdiden geleceğinizi düşünmeniz gerekmektedir. Gelirlerinizi boş yere harcamayın. Zorunlu harcamalar dışındaki harcamalardan ciddi bir şekilde kaçının. Sakın arkadaşların etrafını sarıp çeşitli bahanelerle paranı sana harcatmasın. Paranızı boşa ve sigara gibi bağımlılık yapan zararlı şeylere harcamamaya dikkat edin. Eğer geçiminizi anneniz ve babanız karşılıyorsa, tüm gelirinizi biriktirin veya ev ve gerekli eşyaları almak için harcayın. Eğer zorunlu olursanız, günlük kazancınızdan bir miktar harcayın, sadece zarurî olanlarla yetinin, geri kalanını geleceğinizi temin için biriktirin.
 Anne ve babanızın malına ümit bağlamayın. Gelecekte sizin bağımsız bir aile kurmanız konusunda yardımcı olmayabilirler.
 
Anne ve babanız yoksulsa ve onları geçindirmek zorundaysanız, yine de geleceğinizi düşünün ve mümkün olan miktarda para biriktirin. Maalesef, bazı anne ve babalar, çocuklarının geleceğini düşünmedikleri gibi, çeşitli şekillerde onların kazançlarından yararlanmakta ve ihtiyaç olduğu zaman da onlara yardım etmekten kaçınmaktadırlar. Böyle anne ve babaların sayısı çok değilse de bu tür kişilere rastlanabilmektedir. Akıllı ve çocuklarının iyiliğini düşünen anne ve babalar, daha baştan çocuklarının gelecekteki müstakil hayatlarını düşünürler. Çocuklarını ciddiyetle işe teşvik ederler, onların kazançlarını yine onlar için ayırırlar ve onlara gelecekleri için birikimde bulunmalarını tavsiye ederler.
 
Eğer İşsizseniz
 
Eğer işsizseniz, mümkün olan her şekilde bir iş bulmaya çalışın. İşsiz adamın saygınlığı ve değeri yoktur. İşsiz adamdan hem insanlar, hem de Allah hoşlanmaz.
 
İmam Musa Kâzım (a.s) şöyle buyurmaktadır:
 
"Allah Teala çok yatan işsiz adama buğzeder."[7]
 
İmam Cafer Sâdık (a.s) şöyle buyurmaktadır:
 
"Haysiyetini koruyacak, borçlarını ödeyip yakınlarına ihsanda bulunacak şekilde helâl yoldan kazanç sağlamayı sevmeyen bir kişide hiçbir hayır mevcut değildir."[8]
 
Allah'ın Resulü (s.a.a) şöyle buyurmaktadır:
 
"Geçimi insanlar tarafından sağlanan kişi, Allah'ın rahmetinden uzaktır.[9]
 
Sevgili genç, geleceğini düşün. Mümkün olan her yolla bir iş bul ve onunla meşgul ol. Kazancını geleceğin için biriktir. Daha sonra evlenmek isteyeceksin ve sen de biliyorsun ki, çok az insan işsiz bir gence kız vermeye razı olur. Evliliğiniz ve hayatınız için gerekli eşyaları temin etmeniz için paraya ihtiyacınız var. Daha sonra müstakil bir hayat kurmak, ailenizin geçimini sağlamak zorundasınız ve bütün bunları yapmak da ciddi bir şekilde çalışmakla ve iş sahibi olmakla olur.
 
Anne ve babanızın durumu iyi olsa ve sizin geçiminizi temin edecek olsalar bile yine de uygun bir iş bulmak konusunda gaflet göstermeyin. İnsan dünyada bağımsız ve özgür yaşamalıdır. Başkalarına bağımlı bir hayat iyi bir hayat değildir. Bu, daha sonra sizin rahatsız olmanıza sebep olur. Özgür ve bağımsız yaşayabilmeniz için iş ve gelir sahibi olun. Gönlünüze uygun bir iş bulamıyorsanız, en azından geçici bir süre için çalışın, daha sonra yine gönlünüze uygun bir iş arayın. Çalışmak değil, işsizlik ve boş vermişlik ayıptır.
 
İnsanlar hayatta yardımlaşma ve dayanışma içinde olmalıdır. Toplumun idaresi için çeşitli işlerin varlığı zarurîdir.
 
Herkes işini kabullenmeli, bireysel ve toplumsal hayatını düzene koymalıdır. Tüm işler saygın ve o işleri yapanlar da azizdir. Bir işin bir başka işe üstünlüğü ve gurur vericiliği yoktur. Hepsi faydalı ve zarurîdir. Tüm bu işleri yapanlar, yaşama ve toplumsal imkânlardan ve refahtan yararlanma hakkına sahiptir. İmkânlar ve gelirler adaletli olmalıdır. Her fert, yaptığı işin sonucunu almalıdır. Maalesef, bizim toplumumuzda bu açıdan durum pekiyi değildir ve sınıflar arasında büyük farklar vardır. Bazı işleri yapanlar, toplumsal konum ve gelir açısından daha iyi bir seviyede bulunmaktadır. Fakat işin doğrusu hepsinin aziz ve muhterem olduğudur. Hepsinin varlığı zorunludur ve hepsi de halkın hizmetkârlarıdır. İnsanların en değerlisi, halka en çok hizmet edendir. Çalışmak asla ayıp değildir.
 
İşler içerisinde üretimin değeri daha fazladır. Çiftçilik, bahçecilik, hayvancılık, tavukçuluk, çeşitli gıdaların üretimi, ilaçlar, kumaşlar, döşemelikler ve diğer sanayi ürünleri bunlara örnektir. Bu tür işlerin sahipleri halkın gerçek hizmetkârlarıdır. İslâm açısından da mümtaz bir yere sahiptirler. Şu örneklerde işaret edildiği üzere:
 
İmam Muhammed Bâkır (a.s) değerli babasından şöyle buyurduğunu nakletmektedir:
"Ziraat işlerin en iyisidir. Sen ziraatla uğraşıyorsun ve insanlar bundan iyi ya da kötü istifade ediyorlar. İyi insanlar onlardan yiyip senin için bağışlanma diliyorlar; ama fasık insanlar, ondan istifade edip Allah'ın rahmetinden uzak oluyorlar. Kuşlar ve diğer hayvanlar da onlardan istifade ediyorlar."[10]
 
 
 
 
Kaynaklar
 
[1]- Nehcü'l-Fesahe, s.71
[2]- Biharu'l-Envar, c.1, s.164
[3]- Biharu'l-Envar, c.1, s.170
[4]- el-Kâfî, c.5, s.113
[5]- el-Kâfî, c.5, s.78
[6]- el-Kâfî, c.5, s.78
[7]- el-Kâfî, c.5, s.84
[8]- el-Kâfî, c.5, s.72
[9]- el-Kâfî, c.5, s.72
[10]- el-Kâfî, c.5, s.260
 
Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler