13 Aralık 2018 Perşembe Saat:
04:02
22-09-2018
  

Gül Bağı Kerbela

"Lebbeyk ya Hüseyin" diye haykırsam, titrer mi küfr-ü zillet!..

Facebook da Paylaş

 

 

 

Masume Şeyda İstek

 

Emetullah Fatıma ile Esedullah Ali'nin pak ailesi Kerbela'da…

 

İlk defa sesleniyordu Abbas 'Abi' diye…

 

Rugeyye susuz…

 

Ali Asgar yaktı Hüseyin'in bağrını…

 

Kâsım daha on üç yaşında emanet Hüseyin'e,

 

Ali Ekber Resulullah'a en çok benzeyendi…

 

Yüzü nur, bakışı nur…

 

Tek tek düştüler yere…

 

Ehl-i Beyt'in kanıyla,

 

Gül bağına döndü Kerbela…

 

Vakit geldi...

 

Sıra kainattaki en temiz aşkın meyvesi, Betül'ün yıldızı Hüseyin'de…

 

Resulullah'ın reyhanesi,

 

Velilerin sultanı, düştü yere…

 

Güneş soluna, ay sağına düştü…

 

Yeri Resulullah'ın omuzları olan Hüseyin'in bedeni artık kumların üzerinde,

 

Kumlar cenneti mesh ediyor…

 

Kâinat kan rengine bürünmüş, arş yıkılacak sanki…

 

Kalpler çarptığı bedeni parçalamak istiyor adeta...

 

Diller sus, kulaklar Zeyneb'in feryadından patlayacak gibi…

 

Ehl-i Beyt’in olduğu yerde esince gül kokan rüzgar, şimdi kan kokuyor…

 

Ateş, imtihanı geçemeyen ümmetin başına yağıyor…

 

Zeyneb'in gözleri mızraklara bayrak olmuş başlar, bedensiz başlar, başsız bedenler görüyor…

 

Katre katre akıyordu Mustafa'nın kanı.. .

 

Fatıma meydanda,

 

Ali, Hüseyin'in başında…

 

Ey Hızır! Kime geldin baş sağlığına?

 

Zeynel yolda, Zeyneb yolda…

 

Abbas’ın göz nuru Zeyneb haykırıyordu;:

 

'Ben Kerbela’da güzellikden başka bişey görmedim!'

 

'Ben Kerbela’da Kâbe’nin oğlunu gördüm!'

 

'Ben Kerbela’da Peygamberin nefesini gördüm!'

 

'Ben Kerbela’da İlahi dinin değerini gördüm!'

 

'Ben Kerbela’da zulmün mağlubiyetini gördüm!'

...

Ve asırlar sonra benim sesim de yetebilecek mi duyurmaya davamı,

 

"Lebbeyk ya Hüseyin" diye haykırsam, titrer mi küfr-ü zillet!..

 

'Aleyhisselam'

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler