10 Nisan 2020 Cuma Saat:
04:58
10-02-2017
  

Hadislerin Dilinden Hz Fatıma (s.a)

Garibeyn adlı kitabında şöyle yazıyor: Fatıma'nın "Betûl" diye isimlendirilmesi, onun eşsiz olduğu içindir.

Facebook da Paylaş

 

Hz. Fatıma, İnsan Türünden Bir Huri


1- Suyutî, "Kulunu Mescid-i Haram'dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ'ya götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir." ayetinin tefsirinde şöyle naklediyor:


Hz. Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: Miraca götürüldüğümde beni cennete dahil ettiler ve ben cennet ağaçlarından bir ağacın yanında durdum; öyle bir ağaçtı ki o, cennette onun gibi güzel, yaprakları beyaz ve meyvesi hoş olan bir ağaç görmemiştim; onun meyvesinden alıp yedim; bu benim sulbümde nütfeye dönüştü; yeryüzüne döndüğümde Hatice'yle bir araya geldim ve o, Fatıma'ya hamile kaldı. O zamandan beri ne zaman cennet kokusunu arzulasam Fatıma'yı kokluyorum.


2- Hakim, Sa'd İbn Malik'ten Resulullah'ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu rivayet ediyor: Miraca götürüldüğüm gece, Cebrail (a.s) bir cennet ayvasını bana getirdi; ben onu yedim ve Hatice, Fatıma'ya hamile oldu. Bu yüzden ben cennet kokusuna iştiyak duyduğumda Fatıma'nın boynunu koklardım.


3- Taberî, İbn Abbas'tan şöyle naklediyor: Resulullah (s.a.v) Fatıma'yı çok öperdi. [Müminlerin Annesi] Aişe, Peygamber'e "(Neden) Sen Fatıma'yı çok öpüyorsun?" dedi. Resulullah (cevabında) şöyle buyurdu: "Miraca götürüldüğüm gece, Cebrail beni cennete götürdü ve bütün meyvelerinden bana ikram etti. Bu meyveler benim sulbümde nutfeye dönüştü ve Hatice, Fatıma'ya hamile oldu. Ben o meyveleri arzu ettiğimde Fatıma'yı öpüyorum, onun kokusu bana cennette yediğim meyveleri hatırlatıyor.


4- Taberî, Peygamber'den (s.a.v) şöyle naklediyor: Cebrail cennetten bir elma getirdi, ben onu yedim ve Hatice ile bir araya geldim. O, Fatıma'ya hamile oldu. Bir müddet sonra Hatice, "Benim hamlim çok hafiftir ve sen yanımdan ayrıldığında, karnımdaki bebek benimle konuşuyor…" dedi.


5- Hatib-i Bağdadî şöyle naklediyor: Ben, Resulullah'a (s.a.v): "Neden Fatıma geldiğinde onu öpüyorsun…?" dedim. Resulullah: "Ey Aişe, ben miraca götürüldüğüm gece, Cebrâil beni cennete götürdü ve orada bana bir elma verdi; ben onu yedim; o, benim sulbümde nutfeye dönüştü. Yeryüzüne indiğimde Hatice'yle bir araya geldim. İşte Fatıma o nutfeden dünyaya geldi. O, insan şeklinde olan bir hurî (cennet hanımı)dir. Cenneti arzu ettiğim vakit, onu öpüyorum."


6- Yine Hatib-i Bağdadî kendi senediyle İbn Abbas'tan Resulullah'ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu naklediyor: Kızım Fatıma, Hz. Adem soyundan bir hurîdir; ne hayız olur ve ne de nifas. Onun, Fatıma (kesilmiş, ayrılmış) diye adlandırılması, Allah'ın onu ve dostlarını ateşten (cehennemden) kestiği, ayırdığı içindir.


7- Taberî, İmam Hasan'ın (r.a) doğumu hususunda, Hz. Fatıma'ya hizmet eden Esma'dan şöyle naklediyor: Ben Resulullah'a (s.a.v): (Bu doğumda) Fatıma'dan nifas ve hayız kanı geldiğini görmedim, dedim. Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: "Sen bilmiyor musun, benim kızım (Fatıma) tertemizdir. O (asla) hayız ve doğum kanı görmez."


Hz. Fatıma'nın Doğumu


8- Muhibbuddin Taberî, Hz. Resulullah'tan (s.a.v) şöyle naklediyor: Cebrail, bana cennetten bir elma getirdi; ben onu yedim ve Hatice'yle bir araya geldim. O, Fatıma'ya hamile kaldı. Hatice: "Benim kolay bir hamlim var. Sen benim yanımdan ayrıldığında (ve ben yalnız kaldığımda) karnımdaki çocuk benimle konuşuyor." diyordu. Hatice, doğum vakti geldiğinde Kureyş hanımlarına haber gönderdi. Ama onlar kabul etmeyip: "Muhammed'in hanımı olduğun için senin yanına gelmeyiz." dediler.


Bu esnada aniden, güzellik ve nurları vasfedilemeyecek derecede olan dört hanım Hatice' nin huzuruna geldi; onlardan biri: "Ben senin annen Havva'yım.", diğeri "Ben Mezahim kızı Asiye'yim.", öbürü ise "Ben Musa'nın bacısı Gülsüm'üm." dördüncüsü de: "Ben İmran'ın kızı ve İsa'nın annesi Meryem'im." dedi ve sözlerine şunu eklediler: "Kadınların yapması gereken işi üstlenmek ve sana yardım etmek için geldik."


Hatice diyor ki: "Böylece Fatıma dünyaya geldi ve secde hâlinde yere düştü; ama parmağını göğe doğru kaldırmıştı."


Ona Fatıma ve Betûl İsimlerinin Verilmesi


9- Taberî, Hz. Ali'den (r.a) şöyle naklediyor: Resulullah (s.a.v) Fatıma'ya şöyle buyurdu: "Ey Fatıma, neden Fatıma (kesilmiş, ayrılmış) di-ye isimlendirildiğini biliyor musun?" Ben, (Ali): "Neden Fatıma diye isimlendirilmiş ya Resulallah?" diye sordum. Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: "Çünkü Allah (azze ve celle) kıyamette onu ve onun soyundan gelenleri cehennem ateşinden kesmiş, ayırmıştır.


Muhibbuddin Taberî, İmam Ali Rıza'nın (r.a) kendi Müsned'inde bu hadisi şu ibareyle naklettiğini yazıyor: Hakikaten Allah (azze ve celle) kızım Fatıma'yı ve onun evlatlarını ve onları sevenleri ateşten kesmiş, ayırmıştır. Bunun için; "Fatıma" (kesilmiş, ayrılmış) diye isimlendirilmiştir.


10- İbn Esir, en-Nihaye adlı kitabında şöyle yazıyor: Fatıma, "Betûl" (ayrılan, kesilen) diye adlandırılmıştır. Çünkü o, kendi zamanının kadınlarından fazilet, din ve soyluluk bakımından ayrılmış (ve seçkinlik kazanmış)tır.
Bazıları da dünyadan kopup Allah'a yöneldiği için bu adı aldığını söylemişlerdir.


Ubeydetü'l-Harevî de Garibeyn adlı kitabında şöyle yazıyor: Fatıma'nın "Betûl" diye isimlendirilmesi, onun eşsiz olduğu içindir.


 

Ehlader Kültür Araştırma

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler