24 Temmuz 2017 Pazartesi Saat:
00:18

Hakkımızda

 

 

Ülkemiz coğrafyasının her noktasında Ehl-i Beyt fıkhına mensup milyonlarca vatandaşımız bulunmaktadır. Bu köklü camia 1970’li yıllarda çok az sayıda camiye ve din adamına sahip idi ve bunlar daha çok Iğdır, Kars ve Ağrı’yla sınırlı idi.

Ancak o yıllarda batıya gerçekleşen göç dalgası bu kesimin de ülkemizin bir çok şehrine ve Avrupa ülkelerine göç etmesine sebep oldu. Zaman ilerledikçe ve siyasi özgürlükler arttıkça, ihtiyacın da artması sebebiyle, ilim havzalarında eğitim gören âlimlerimizin de günbegün çoğalmasına sebep oldu ve camiamız daha da genişledi, kültürel faaliyetler semeresini göstermeye başladı. 
 
Toplumumuz 70’li yıllarda parmakla sayılacak kadar âlime sahipken bugün yaklaşık 220 âlimi vardır, o yıllarda yayımlanmış birkaç Türkçe eserin dışında herhangi bir yayına sahip değilken bugün Ehl-i Beyt Mektebi adına faaliyet gösteren birçok yayınevimiz ve yayımlanmış yüzlerce Türkçe eserimiz bulunmaktadır.


 
Halkımız, kendi imkânları ile yaptırmış oldukları camiler ve açmış oldukları yayınevleri ile genelde Türkiye toplumunun, özelde Caferilerin / Şiaların kültür ve inanç alanında gelişimlerini sağlamışlardır. Fakat yapılan bu çalışmaların ferdi yahut birkaç arkadaş ile yapılması mektebin ilerleyişinde biraz gecikmeye sebebiyet vermiş ve siyasi anlamda toplumuzun sorunlarının giderilmesinde etkin olamamıştır.
 
Büyük Birlikteliğin Sağlanması
 
Hiç şüphesiz Ehl-i Beyt Mektebi'ne mensup her bireyin ve âlimin en büyük arzusu âlimlerimizin çalışmalarında koordineyi sağlayacak, daha başarılı olmaları için hizmet sunacak ve tüm toplumumuzun sıkıntılarını giderecek bir kurumun kurulmasaydı.
 
Diğer taraftan Caferilik ve Ehl-i Beyt Mektebi'ne yönelik haberlerin, yazı ve görüşlerin her geçen gün medyada çoğalması; bunlara cevap verecek ve bu alanda savuma yapacak bir kurumun varlığını zaruri kılmaktaydı.


 
Ayrıca ülkemizde demokrasinin eskiye nazaran daha ileri seviyelere ulaşması ve birtakım açılımların kamuoyunda gündeme gelmesi ile birlikte; Türkiye’de bulunan Ehl-i Beyt âlimleri Mart 2010 tarihinde bir araya gelerek bir dizi müzakerelerde bulundular. Görüşmeler neticesinde ilk başlarda 120 Ehl-i Beyt âliminin üye olduğu bir birlik kuruldu. 31 Mayıs 2011 tarihinde Yenibosna Kültür Merkezinde 120 üyenin 108’inin katılımı ile gerçekleşen genel kurulda, 11 kişiden oluşan bugünkü yönetim kurulu seçildi. 
 
Kısa adı Ehla-Der olan Türkiye Ehlibeyt Âlimleri Derneği bugün Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde görev yapan Caferi âlimlerin 190'ının üye olduğu bir âlimler derneğidir.
 
Böylece Ehla-Der; gerek dünya genelinde, gerekse ülkemiz sınırları içerisinde bulunan Ehl-i Beyt Mektebi mensubu âlimlerimizin büyük katılımıyla o günlerden bugüne, Ehl-i Beyt Âlimleri arasında görülmemiş bir birlikteliğe imza attı.


 
Ve Çalışmalar Başladı
 
Ehl-i Beyt Âlimleri Derneği (Ehla-Der) faaliyetlerini yürütmek, halkımızla iç içe olmak, sorunlarını çözmek, Ehl-i Beyt Mektebi çerçevesinde olumlu-olumsuz her türlü reaksiyonlar karşısında muhatap olmak ve inancını yaşatmak adına İstanbul’un güzide semtlerinden biri olan Yenibosna’da, 5 katlı bir bina kiralamış durumdadır.
 
Şu anda Ehla-Der binasında 11 kişilik yönetim kurulu heyeti, 7 çalışanı ile hizmet vermektedir. Her katında çeşitli faaliyetler yapılabilecek şekilde gerekli donanımlar sağlanmış durumdadır. Deposu, yayınevlerimize ait kitap stantları, personel ofisleri, misafir ağırlama salonları, mescidi, konferans salonu, misafir odaları, kafeteryası ve terasıyla âlimlerimizin ve halkımızın hizmetine sunulmuştur.


 
Türkiye Ehl-i Beyt Âlimleri Derneği, yurtiçi ve yurtdışından katılan âlimlerimiz, değerli müçtehitlerimizin temsilcileri, siyasiler, sivil toplum kurumları ve kıymetli halkımızın yoğun iştiraki ile resmi açılışını; Peygamber  Efendimizin (s.a.a) mübarek viladet günleri olan Vahdet Haftasında, 5 Şubat 2012 tarihinde yaptı. 
 
Çok kısa bir süre içerisinde âlimlerimizin, halkımızın, akademisyen ve siyasilerimizin yakın ilgisi ile karşılaştı. Böyle birlikteliğin kurulması tüm kesimler tarafından sevinç ve memnuniyet ile karşılandı.


 
Ehla-Der’in Vizyonu
 
Ehla-Der kuruluşunun ilk günlerinden itibaren kıymetli üyeleri ile yapmış olduğu istişareler sonucu şu hedefleri kendisi için belirlemiştir:
 
1- Ülke çapında toplumsal birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularının gelişmesini sağlamak.
 
2- Ehl-i Beyt Mektebi'nin doğru bir şekilde tanınmasını sağlamak. 
 
3- Ehl-i Beyt Mektebi'ne yönelik yanlış anlama yahut yanlış bilgilendirilmeleri gidermek, kimi zaman da yapılan kasıtlı saldırılara İslami ahlak, Öz Muhammedi inanç ve akıl doğrultusunda, halkımızı tefrikaya düşürmeden cevap vermek.
 
4- Özellikle de son zamanlarda İslam düşmanlarının bölgemizde çıkarmak istediği fitnenin mukabilinde; ümmet içindeki birliği ve İslam mezheplerinin birbirlerini daha doğru tanıyarak yakınlaşmasını sağlamak.


 
Çalışmalarımız
 
Yukarıda belirtmiş olduğumuz hedefler doğrultusunda, aşağıdaki faaliyetlerimize başlamış bulunmaktayız:
 
1-  Medya Çalışmaları:
 
Bu alandaki ilk çalışmamız, tüm halkımıza ve özellikle de âlimlerimize hitap eden www.ehlibeytalimleri.com sitemiz olmuştur.
 
Sitemizde dünyadan ve ülkemizden güncel haberler, ilmi, bilimsel makaleler, resim ve video galerisi bulunmaktadır. Her gün düzenli bir şekilde güncellenen sitemizde birbirinden kıymetli âlim yazarlarımızın makalelerini de bulabilirsiniz.



Türkiye'de toplumumuz için bir ilk niteliğinde olan diğer çalışmamız ise, www.mihrap.tv sitemizdir. Sitemizde her gün bir Ehl-i Beyt âlimi canlı olarak konuşmalar yapmakta, İslam öğretilerini dersler halinde anlatmakta ve güncel meseleleri yetkin bir şekilde değerlendirmektedir.


 
2- Cami Çalışmaları:
 
Önceden de belirtildiği gibi Ehla-Der, Türkiye’de bulunan Ehl-i Beyt âlimlerinin üye olduğu bir kuruluştur ve bilindiği üzere her âlimin en önemli görevi cami yaptırmak, insanları camide toplamak, ibadi ve kültürel çalışmaların merkezi olarak camileri karar kılmaktır. Bu doğrultuda en önemli çalışmalarımız arasında camiamızın ihtiyaç duyduğu yerlerde cami yaptırmak, var olan camilerin sorun ve sıkıntılarını gidermek, düzenli olarak her yıl bir ilimizde derneğimizin katkılarıyla programlar, paneller ve seminerler bulunmaktadır.
 


3- Kültürel İşler:
 
Kültürel işler bölümümüz halkımıza yönelik genel konferanslar ve âlimlerimize yönelik bilimsel seminerler düzenlemektedir.
 
Bunlardan ilki “Uluslararası Hz. Peygamber’in Doğumu ve İslami Vahdet” toplantısı idi. Bu toplantıya halkımızın geniş katılımı ile birlikte yurt içi ve yurt dışından âlimlerimiz de iştirak ettiler.
 
Ayrıca coğrafyamızda gerçekleşen İslami uyanışlar ve bunun mukabilinde İslam düşmanlarının bu uyanışları yanlış aksettirmeleri ve engellemeye çalışmaları, derneğimizi “İslami Uyanış ve Ortadoğu'daki Gelişmeler” konulu bir sempozyum düzenlemeye itmiştir. Sempozyuma birçok ülkeden alimler ve akademisyenler katılarak görüş alışverişinde bulundular. Almış oldukları kararları “İslami Vahdet Manifestosu” adı altında olarak deklare ettiler.
 
Derneğimiz, düzenlediği Erbain ve Vahdet Haftası programlarını her yıl geleneksel olarak düzenleme kararı almıştır. Bu iki uluslar arası ve büyük konferansların yanı sıra, mevsimlik bilgilendirme seminerleri de düzenleyecektir.


 
4- Eğitim Çalışmaları:
 
Ehl-i Beyt Camiası’nı daha ileri seviyelere çıkarmak, dinî değerlerimizi muhafaza altına almak, genel kültürümüzü zenginleştirmek ve daha da önemlisi toplumumuzun şehirleşme ve globalleşme ortamında kendi inançlarına yabancı kalmasını önlemek amacıyla eğitim ve öğretim alanında da adımlar atmak amacıyla geçtiğimiz günlerde toplumuzun önde gelen eğitmen, âlim ve öğretmenleri ile istişare toplantısı düzenlendi. Bu toplantının neticesinde Türkiye’de, Ehl-i Beyt Camiası içerisinde şimdiye kadar atılmayan veya bazı siyasî durumlar nedeniyle atılamayan bir ilke imza atmak üzere ilköğretim ve lise düzeyinde özel kolej açma çalışmaları başlamış bulunmaktadır.
 
Çok kısa süre içerisinde Ehla-Der'in açacağı özel kolej ile birlikte çocuklarımız daha emin ellerde yetişecek ve böylece hem toplumumuza ve hem de ülkemize faydalı bireyler yetiştirilecektir.
 
5-Tebliğ Çalışmaları ve Mübelliğ Gönderimi:
 
Bilindiği üzere âlimlerimiz Nebevi misyonun sorumluluğunu üstlenmiş durumundadırlar. Onların en önemli amacı toplumları din ile hakikat ile ve dünya-ahiret saadetini sağlayacak değerler ile tanıştırmaktır. Diğer taraftan halkımız bu üstün öğretileri onlara anlatacak, kemal yolunda ilerleyişte onlara yardımcı olacak âlimleri talep etmektedirler.
 
Bunun için derneğimiz kalıcı âlimi bulunmayan yerler ile âlimlerimiz arasında koordineyi sağlamaktadır. İstenildiği zaman ve özellikle de Ramazan ve Muharrem aylarında ülkemizin birçok şehrine âlim göndermekte ve tebliğ çalışmalarına katkı sağlamaktadır.
 
6- Araştırma ve Yayıncılık Çalışmaları:
 
Şu anda Türkiye’de 300’den fazla yayınevi bulunmakta ve kendi ideolojileri doğrultusunda yayınlar yapmaktadırlar. Kitabın ve kitap okumanın önemini göz önünde bulundurmakla birlikte, Ehla-Der'e göre Ehl-i Beyt Mektebi'ni en güzel şekilde tanıtabilme ve yanlış bilgilendirilmelerin önünü alıp, cevap verebilmek için; mektebimizin kaynak eserlerini Türkçeye kazandırılması gerekmektedir.
 
Hamdolsun bu alanda çalışmalar yapan güzide kurumlarımız bulunmaktadır. Ehla-Der bu yayınevleri ve araştırma merkezleri ile koordineli çalışarak; ihtiyaçların belirlenmesinde, doküman hazırlığında ve ülke çapında dağıtımı konularında tam destek verecektir.


 
Bir Temenni
 
Son olarak; bizler, Ehla-Der olarak, camiamızla elele ve gönül birliğiyle çok iyi yerlere geleceğimize inanıyoruz. Bu, sadece belirli bir kesimin değil, Türkiye ve Avrupa’da ikamet eden Ehl-i Beyt Âlimleri’nin büyük katılımıyla elde edilen ve şimdiye kadar benzeri olmayan pek kıymetli bir birlikteliktir. 
 
Tüm halkımızdan ve âlimlerimizden temennimiz; bizleri uzaktan değil, yakından takip etmeleri, çekincelerini veya eleştirilerini, olması gereken şekliyle ve iyi niyet çerçevesinde bizlere bildirmeleri; bu oluşumun her biri birer “değer” olan âlimlerimiz için kuşatıcı ve kapsayıcı bir oluşum olduğunu, bu derneğin kendi dernekleri olduğunu ve kapısının her daim kendilerine açık olduğunu bilmeleridir.
 
Umarız bu derneğimiz, Allah’ın hoşnutluğunu, Mevlamız İmam-ı Zaman’ın (a.f) yüzünü güldüren, Ehl-i Beyt Mektebi çizgisinde ilelebet hareket eden bir oluşum hâline gelir ve halkın özlemle beklediği “tam bir birlikteliği” sağlar.