12 Aralık 2017 Salı Saat:
00:36
22-07-2017
  

Harem-i Mutahhar'ın Tarihçesi

Hz. Masume, Ehlibeyt hanedanının yedinci İmamı Hz. Musa bin Cafer'in (a.s) kızıdır...

Facebook da Paylaş

 

Ehlader Araştırma Bölümü


Hz. Masume (s.a) Ehlibeyt hanedanının yedinci İmamı Hz. Musa bin Cafer'in (a.s) değerli kızıdır. Onun saygıdeğer annesi Hz. Necme hatundur. Hz. Masume (s.a) hicri-kameri 173. yılın Zilkade ayının ilk gününde Medine'de doğmuştur. 

 

İmam Rıza'nın (a.s) Merv'e sürgünü andırır hicretinden bir yıl sonra, hicri-kameri 201'de Hz Masume (s.a) kardeşiyle görüşme hasreti taşıması, Zeynebi misyonu yerine getirme ve velayet mesajını duyurma gayesiyle bir grup kardeş ve yeğenleriyle birlikte Horasana doğru yola çıktı ve her şehir ve her bölgede halk tarafından sevgiyle karşılandı.

 

Save şehrinde devlet memurlarının desteklediği bir grup Ehlibeyt muhalifi kendilerinin kervanının önünü aldı ve Hz Masume'nin (s.a) yanında bulunanlar ile savaşa girdi. Neticede yaklaşık kervandaki tüm erkekler şahadete ulaştı, hatta bir nakle göre Hz Masume'de (s.a) zehirlendi. Her halükarda bu matemin verdiği hüzün ve gam neticesinde veya cefa zehrinin yol açtığı zehirlenmenin etkisiyle Hz Masume (s.a) hastalandı ve Horasan yönüne yolculuk yapma imkânı bulunmadığından Kum şehrine yönelme kararı aldı.

 

Hicri-kameri 201'de Rebiu'l Evvel ayının 23. günü Hz Masume (s.a) mukaddes Kum şehrine vardı. “Mir meydanı” olarak bugün adlandırılan bir mahallede Musa bin Hazrec'in evinde konakladı ve Hz Masume'yi ağırlama iftiharı bu şahsa nasip oldu. Hz Masume (s.a) on yedi gün bu şehirde yaşadı. Onun yaşam ve ibadet yeri “Nur Evi” adındaki Satih Medresesi idi ve bugün bu yer Hz Masume'yi (s.a) sevenler tarafından ziyaret edilmektedir.

 

Rebiu's Sani ayının 10. günü ve bir görüşe göre de Rebiu's Sani ayının 12. günü hicri 201'de Hz Masume (s.a) kardeşiyle görüşmeden gurbet diyarında ve büyük bir hüzün ile dünyadan göçtü. Kum halkı büyük bir katılımla onun temiz bedenini o gün şehir dışında yer alan ve "Babilan Bağı" adıyla meşhur olan bugünkü yere defnettiler.

 

Hz Masume'yi (s.a) defnettikten sonra Musa bin Hazreç onun kabri üzerine hasırdan bir gölgelik yaptı. Daha sonra İmam Cevad'ın (a.s) kızı Hz Zeynep hicri-kameri 256'da değerli halasının kabri üzerine ilk kubbeyi inşa etti. Ondan sonra uzun yıllar boyunca bugüne dek onun temiz kabri her zaman şii'lerin ve sevenlerinin ilgi ve sevgisine muhatap olmuş ve defalarca yeniden inşa edilmiş ve onarılıp mükemmelleştirilmiştir. Bugün bu harem duvar, kubbe, alanlar, kemerler, meydanlar ve birçok güzel güldesteleri kapsamaktadır. Haremin yapılarının her birinin tarihi seyri aşağıda açıklanmıştır:
 

Kabir:


Hicri 605. yılında A'li Muzaffer hanedanının büyüğü “Emir Muzaffer Ahmet bin İsmail'in” buyruğuyla dönemin en büyük çini üstadı “Muhammed bin Ebi Tahir Kaşi Kumi” kabrin değişik çinilerini yapmaya ve inşa etmeye başlamış ve sekiz yıl sonra 613. yılda onun çinileri hazırlanmış ve yerine takılmıştır. Son olarak şemsi 1377. yılda kabir çini ve taş karışımından oluşan yeni bir şekil ile yeniden yapılandırılmış ve aynı şekilde iç duvarları yeşil mermer taşıyla süslenmiştir.
 

Duvar:


Hicri 965 yılında Safevi şahı Tahmasıp kabrin dört tarafına yedi renkli fayansla süslenmiş tuğla ve bir takım yazıtlar ile bir duvar yapmış ve hem mezarın görülmesi ve hem de ziyaretçilerin bağışlarını duvarın içine atmaları için onun etrafında bir takım bölmeler açmıştır.

 

Hicri-kameri 1230 yılında Fetih Ali şah bu duvarı gümüşle kaplatmıştır. Bu duvar zaman aşımıyla çürümüş ve 1280 yılında eski duvarın gümüşü ve depoda hazırlanmış mevcut gümüşler ile yapılmış duvar onun yerine konulmuştur. Bu duvar birkaç defa yenilenmiş, onarılmış ve uzun yıllar boyunca Hz Masume'nin (s.a) kabri üzerinde kalmıştır.

Hicri-şemsi 1368 yılında dönemin vakıf başkanlığının emriyle duvarın şekli değiştirilmiş ve özel sanatsal zarafet ve ustalıklar taşıyan yeni bir duvar onun yerine monte edilmiştir. Bu duvar bugüne dek Hz Masume'nin (s.a) nurani türbesinin üzerinde bulunmakta ve 1961 yılının şubat ayında bir takım yeni onarım ve tamiratlardan geçirilmiştir.
 

Alanlar:


Haremde duvara yakın yerler alan olarak adlandırılmaktadır. Harem dört alan içermektedir:


1. Eser Mescidi ile duvar arasındaki bölgedeki başucu alanı yer alır ve bu alan aynalar ve çok güzel alçı nakışçılığı ile süslenmiştir.


2. Altın kemer ve duvar arasındaki bölgede de Daru'l Huffaz alanı mevcuttur.


3. Kadınlar bölümünde ve Hz Masume'nin (s.a) ayakucu kısmında ayna (şehit Beheşti) alanı yer alır.


4. Tabatabai Mescidi ile duvar arasındaki bölgede de ön alan yer alır.
 

Meydanlar:


 Harem üç meydana sahiptir:


1. Yeni (Atabeki) Meydan:


Bu meydan kuzey, güney, doğu ve batı diye dört kemeri içerir. Kuzey kemerine eşiğin meydanından, güney kemerine kıble tarafından, doğu kemerine İrem yolu tarafından ve batı kemerine de ayna alanından girilir. Belirtilen bu kemerlerin her birinde özel işlemeler, sanatsal eserler ve mimari yapıtlar kullanılmıştır. Bu meydan Mirza Ali Asgar Han Sadrazamın eserlerindendir ve hicri-kameri 1295 yılından 1303 yılına dek inşası sürmüştür.
 

2. Eski Meydan:


Eski Meydan (kabrin kuzeyinde yer alan) ilk meydandır ve bu mübarek mekânda yapılmış ilk meydandır. Bu meydanı dört güzel kemer sarmıştır. Bu kemer altın kemer diye bilinen güneydeki azametli kemerdir ve Feyziye'nin meydana girişini teşkil eden ve kuzeyde yer alan bir kemer daha bulunmaktadır. Batı bölümünde ise Mescid-i Azam'ın meydan girişini teşkil eden bir kemer bulunmaktadır. Doğuda ise eski meydanın yeni meydana girişini teşkil eden diğer bir kemer yer alır. Bu meydan ve etrafındaki kemerleri hicri-kameri 925. yılda Safevi şahı İsmai'in eşi inşa etmiştir. 1377. yılda ise bu meydan ve etraftaki kabirlerde henüz de süren temel onarımlar gerçekleştirilmiştir.


3. Sahibu'z Zaman Meydanı:

Bu meydan kendine bağlı birimlerle birlikte sekiz bin metre kare alanı kapsar ve dört giriş yönü bulunmur. 1381 yılında başlamış 1384 yılında ise açılışı yapılmıştır. (Doğu girişi İmam Humeyni (r.a) alanı, batı girişi demir köprü, kuzey girişi Mescidi A'zam alanı ve güney girişini ise yeni yapılmakta olan yol teşkil etmektedir.) Bu meydanın etrafındaki duvarlar yapısal ve Kufi hatlarıyla Kur'an yazıtlarıyla nakşedilmiştir ve yeni yapı ve planda beyaz çimento ve tuğla ile sentezlenerek inşa edilmiştir.
 

Güldesteler:


1. Altın Kemer Güldesteleri:


Eski meydanda bulunan bu kemerin iki tarafına yılankavi suretinde tasarlanmış fayanslar ile kaplanmış güldesteler (tavan üzerinden 17 metre 40 cm yüksekliğinde ve 1,5 metre genişliğinde) yapılmış ve kıvrımlar arasında “Allah”, “Muhammed” ve “Ali” mübarek isimleri Kufi hattıyla yazılmıştır. Bu ezan yerleri hicri-kameri 1285 yılında Muhammed Hüseyin Han şahsun şahabu'l Mülk'ün buyruğuyla altınla kaplanmıştır. Hicri-şemsi 1385 yılında da bu güldesteler üzerinde başka onarımlar gerçekleştirilmiş ve güldestelerin uçları altınla kaplanmıştır.


2. Ayna Kemeri Güldesteleri:


Bunlar iki ezan yerindeki kemerlerin iki tarafında yer alan sütunların üzerinde bulunup eşiğin en yüksek yapıtları sayılır. Bunların yüksekliği tavan üzerinden 28 metre ve meydan düzeyi üzerinden ise 42 metre 80 cm'dir. Genişlikleri ise 3 metre 30 cm'dir. Ezan yerlerinin üstünde yaklaşık bir metre genişliğinde yazıtlar bulunur. Her iki ezan yeri de baştan yukarı fayans ile kaplıdır ve onlar arasında yüce Allah'ın isimleri yer alır. Bunları hazırlayan şahıs Emin Sultan ve mimarı ise üstat Hasam Mimar Kumi'dir. Belirtilen güldestelerin fayansla kaplanması İslam devriminin gerçekleşmesinden sonra değiştirilmiştir.
 

3. Büyük Meydan Güldesteleri:


Büyük (yeni veya Atabek) meydan ayna kemeri karşısında yer alır. Onlar, sekiz eşit yanlı fayanslar ile kaplanmıştır. Bu güldestelerin dördünün üzerinde mübarek "Allah", "Muhammed" ve "Ali" isimleri yukarıdan aşağıya dört mertebe şeklinde yazılmıştır.
 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler