07 Nisan 2020 Salı Saat:
15:54

Hazan Gülü Solarsa

29-01-2020 16:08


 

 

 

 

 

 

 

 

Bu gece, derdini sineye çeken, hüznünü Beytu’l Ahzan’da yaşayıp içine gömen, taşıdığı o gam ile Babasına (s.a.a) kavuşan, ümmete annelik yapan Fatıma’nın (s.a) gözyaşlarını, evlatlarına emanet ettiği gecedir.

 

Hüznü ve acılarıyla beraber, sevdiceği İmamının elleriyle kefenlenip toprağa teslim edildiği gecedir bu gece.

 

Dert dolu sinesi ile Babası Habibullah’ın (s.a.a) yanına vardığı gecedir bu gece.

 

Ali (a.s) bugün yârini en sevdiğine teslim etmiş, evine gönlü buruk, yüreği yanık, gözyaşını sinesine akıtarak dönmektedir. Bağrına evlatlarını alarak Zehrasının (s.a) yasına oturmaktadır.

 

Medine topraklarına gözyaşı ile yıkanmış bir kan dökülmüştür artık, gökyüzü kızıla boyanmıştır, aydınlanacak olmanın utancı ile oda yasını kuşanmıştır.

 

Yürek yangınını, söz yangınını, gel de Fatıma’nın (s.a) evlatlarından dinle bu gece. Kim bilir neler saklıdır o kavrulan yüreklerde…

 

Ayet ayet soluklanmış sokaklarda, ıssızlığın sızısı yankılansın bu gece. Fatımasız günlere doğacak güneş utansın.

 

Medine topraklarına sinen o kokuyu alamayanlar utansın.

 

Arşın demine yayılmış nurani güzelliğe kıyan eller utansın.

 

Ateşi elinde kapıya dayanan, tarihin en akıl almaz kara lekesini taç edinenler utansın.

 

Genç yaşında meşakkatler silsilesiyle gün yüzü göstermeyenler utansın.

 

Habibullahın öpmeye kıyamadığı misk kokulu elleri, keder ile yıkayanlar utansın.

 

Sessiz feryadın ile gecenin kuyusuna adım adım iz bıraktın ya; seni anlamayan, sana ağlamayan, yüreği yanmayanlar utansın.

 

Acının ateşinden bihaber, senin evlatlarınla aynı kederi paylaşmayanlar utansın.

 

Tesbihatınla nefes nefes, aşka bağlanamayacaksa umutlarım, dilim utansın.

 

Eyyam-ı Fatıma’da “Ya Zehra!” diye diye ağlamayacaksam, gözlerim utansın.

 

Satır satır seni yazıp da seni idrak edemeyeceksem kalem utansın, kelam utansın.

 

 

  

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !