12 Aralık 2017 Salı Saat:
00:40

Helalinden Bir Lokma

09-08-2017 19:31


 

 
Alemlerin Rabbi yüce yaradan insanların dünya ve ahiret iyiliği için bir dizi emir ve yasaklarını Peygamberleri aracılığı ile biz insanlara bildirmiştir.
 
İyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak, doğru sözlü olmak, namaz kılmak, zekat vermek, yetim hakkı yememek, anne ve babaya iyilik, akrabalar ile iyi ilişkiler içerisinde bulunmak ve pek çok davranış güzel sayılarak yapmamız emredilmiştir.
 
Faizcilik, yalan, rüşvet yemek, eksik tartmak ve ölçmek, iftira atmak, içki içmek ve sayabileceğimiz pek  çok kötü şey de çirkin ve haram işlerden sayılarak uzak durmamız emredilmiştir.
 
Bunlarla birlikte insanın İslami vazifelerinden biri de helal olan rızık peşinde koşarak, bu meşru rızkı talep edip, helal olanı kazanmasıdır. Öte yandan helal rızık talep edip çalışmanın aynı zamanda bir ibadet olduğu da bizlere bildirilmiştir.
 
Rabbimiz olan Allah Bakara Suresi 168. ayet-i kerimesinde;
 
"Ey insanlar! Yer yüzündeki şeylerden helal ve temiz olanları yiyin. Şeytan'ın adımlarını izlemeyin, çünkü kuşkusuz o sizin için apaçık bir düşmandır." diye buyurmuştur.
 
Helal; İslami kurallara göre yapılması veya yenilip içilmesi yasaklanmayan veya serbest bırakılan yiyecekler veya işlerdir.
 
Helal Rızık; İslam dininin uygun gördüğü meşru çerçeveler içinde kazanılan mal, gelir vb. yollarla elde edilen kazançtır...
 
Meşru ve helal işlerden kazanç elde etmenin ve onu yemenin helal olduğu, meşru ve helal olmayan şeylerden kazanç elde etmenin ve haram olan şeylerden yemenin ise Şeytan'ın adımlarını izlemek olduğunu belirterek ondan uzak durmamız bizlere emredilmiştir. Şeytan'ın insanoğluna açıkça düşman öldüğü ve insanın hayrına hiçbir şeyi istemeyeceği bildirilmiştir.
 
Yüce yaradan insanın hem ahiret, hem dünyevi ve hem de sağlığı için faydalı olan şeyleri insanlara helal kılmıştır. Pis ve zararlı olacak şeyleri ise haram kılıp, yasaklamıştır.
 
Allah yüce kitabımız Kuran'da şöyle buyurmuştur;
 
"Sana kendilerine neyin helal kılındığını soruyorlar, de ki, size temiz olanlar helal kılındı." Maida/5
 
Rabbimiz olan Allah bizler için temiz olan şeyleri helal kılmış ve onlarda lokma elde etmemizi emretmiştir. Buna binaen Müslümanlar olarak helal rızık bilinci içerisinde hareket etmek ve bu yolla rızık elde etmek zorundayız. Bu bilince sahip nesiller yetirmek için ise büyük bir çaba sarf etmemiz gerekmektedir.
 
İçki içmek haram olduğu gibi, içki ticareti yapmak, yani alıp-satmak da günah ve elde edilen gelir ise haramdır. Kumar oynamak günah olduğu gibi, kumar oynanacak aletleri yapmak ve o türden yerleri işletmek de günah ve elde edilen gelirler de haramdır. Rüşvet almak gibi, rüşvet vermek de günah ve haramdır. Beytulmalı ona buna peşkeş çekmek haram olduğu gibi, o malı bu yolla elde etmek de haramdır. Devlet malı deniz yemeyen keriz lafı da bu türevdendir ve ülkemizde de bir hayli meşhurdur. İşte o devletin malını haksız yere yemek, talan etmek günah ve haramdır. O mal tüm ülke halkının yetimin, yoksulun vb. hakkıdır.
 
Görmekteyiz ki, toplumumuz gittikçe helal rızık bilincinden uzaklaşmakta ve her türlü kazancı hoş karşılayarak meşru saymaktadır. Gelsin de nerden gelirse gelsin demeye başlamışlardır. Hatta bazen meşru olmayan yollardan kazanç elde etmek övünç meselesi sayılmaktadır. Ama herkes yiyor, en azından bu az yiyor. Başkası yiyene kadar en azından bu Müslüman, bu yesin deniliyor. Müslümanlar bu konularda artık birbirini uyarma ve ikaz etmek konusunda duyarsızlaşmış Aman bana ne demeye başlamıştır. Bu şekilde helal ve meşru olmayan kazançlar meşrulaştırılıp yaygınlaşmasına sebep olunmuştur ve olmaktadır.
 
Bunu asla unutmamak gerek, halkın veya başka birisinin malını yemek hiçbir zaman meşru ve helal sayılmaz ve sayılamaz.
 
 "Mallarınızı aranızda haksız ve uydurma yollara baş vurarak yemeyin..." Bakara/188 diye buyurmuştur.
 
Herkes yapıyor, herkes yiyor diyerek kedimizi asla temize çıkaramayız. Bu tür söz ve davranışların İslam'da kabul edilir yanı yoktur.
 
Faiz (riba) yemek de artık normal işlerden sayılmaya başlamıştır. Ve bunu çeşitli laf cambazlığı ve bahaneler ile İslam dairesi içine sokmaya çalışıyorlar. Yok Efendim bankalar da ticarethane imiş, herkes gönlünce verip alıyormuş, Efendim ben yaşlı adamım paramı bu yaştan sonra başka işte kullanamam, emekli maaşı ile de geçinemiyorum, en azından bankaya yatırıp faiz ile geçiniyorum, param öyle kalırsa enflasyon karşısında eriyip gidiyor... vb. bahaneler ile faiz yemeyi meşrulaştırmak istiyorlar veya bu yolla yedikleri faizi helalmiş gibi göstermeye çalışıyorlar. Bu yolla ancak kendilerini kandırıyorlar. 
 
Allah şöyle buyurmuştur; 
 
"Faiz (riba) yiyenler ancak Şeytan çarpmış olanın kalkışı gibi çarpılmış olmaktan başka (bir tarzda) kalkmazlar. Bu onların "Alım-Satım da faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa alışverişi helal, faizi haram kılmıştır..." Bakara/275
 
Başta belirttiğim ayette geçek "Sakin Şeytan'ın ayak izlerini takip  etmeyin..."  bu türden isler için olsa gerek. Şeytan haramı ve günahı süsler, insana güzle gösterir. O işi de yaptırınca insan o günah ve haramdan tövbe edip dönmesin diye insana vesvese vererek böyle bahane ve laflar ile kendini kandırmaya devam etmesini sağlar. Böylece insan ateşe gitsin ister. Çünkü mezkur ayette belirtildiği gibi "Şeytan insanın apaçık düşmanıdır."
 
Ayrıca Allah Nur Suresi 37. ayette;
 
"Ölçü ve tartıda hile yapanın vay haline" buyurmuştur.
 
Velhasıl İslam helal ve haram olan şeyleri belirtmiştir. Müslümanların çoğu da bunların neler olduğunu bilmektedir. Şüpheli olan şeylerden ise sakınmak, uzak durmak gerekir. Kendin için istediğin güzel ve helal olan şeyleri, diğer Müslüman kardeşlerimiz için de istemeliyiz. İnsanoğlu yapısı gereği psikolojik olarak bozulmaya müsait bir varlıktır. Bu yüzden Müslümanlar olarak birbirlerimizin yaptıkları yanlışları gördüğümüzde en güzel bir üslupla ikaz etmek, doğru olana yönlendirmek vazifemizdir.
 
Bu konuda sevgili Peygamberimiz şöyle buyurmuştur; "Kendisi için istediğini mümin kardeşi için istemeyen kimse iman etmiş sayılmaz."
 
Toplum ve bireyler olarak haram ve günah olan işlerden uzak durmak için birbirimizi uyaralım. Helal ve güzel olan işlere birbirimizi yönlendirelim. Kazancımızın ve lokmamızın nerelerden geldiğine dikkat edelim. Haram gelir ve kazançlardan uzak duralım.
 
Unutmayalım! Haram yolla elde edilen kazanç, balon gibi şişer sonun da patlayıp yok olur. Helal yolla elde edilen kazanç ise incelse bile asla kopmaz...
 
Az olsun helalinden olsun
 
Selametle kalın...
 
Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !