18 Eylül 2019 Çarşamba Saat:
00:47
04-09-2019
  

Hüseyn'e Mersiye

Melekler açmış aguşun, bekler Ali Asker’in kanını yıkıldı masiva.

Facebook da Paylaş

 

 

 

 

 

 

Kerbela ya Kerbela, dert gam ve bela

Kerbela yaratılışın alyansı,

Güzelliklerin zirvesi,

Ulu miraç.

Sen ey hüzünler vadisinin güneşi,

Sen ki gözlerimin mahpusu

Kerbela adını gözyaşlarımın Fıratın’da sakladım.

Ey Kâbe’nin incisi,

Sen ki gazellerin gözyaşısın.

Sen şehirlerin makberi, Resul’ün matemi

Sen, dertlerin acıların sürmesi

Sen, sen ey şahı sultan Kerbela

Sen gönlümün uzaklarda’ki Kudüsü

Dert ile elem, keder ve acı sendedir matem.

Hüseyin yerin ve göyün hitte kapısı.

Heyhat açmış elini şahı şehidan sende

Sen ki Hüseyin’e mekân, sen ki ona meftun ve divane

Susuz gözlerimde’ki Fırat.

Ey gönlümün sancısı sen gökteki Kâbem.

Gözyaşlarımın hançerisin sen…

Bırak yüreğim sana ebedi kanasın.

Ey kıyametin şahidi Kerbela,

Kerbela gam bela ve aşkı mahşer bela

Sende yatar Nebi’nin yâri, Ali’nin oğlu…

Saikasın, vahye aşınasın.

Sen, sen Kerbela’sın, Kerbela.

Azamet ve yücelikten de yücesin

Melekler açmış aguşun, bekler Ali Asker’in kanını yıkıldı masiva.

Ali Ekber, Abbas suda susuzluğu özler

Kerbela ahın, canı cananı yakar

Biliyorum Zehra ana sende ağlar…

Ali’nin zülfikarı susmuş kınında ağlar,

Yüreğim yetmedi soramadım nasılsın ya Ali, ya Zehra

Resul’de oturmuş ağlar.

Ey rahmetin gözyaşı, ey sarallah Kerbela,

Ey helmin nasurun yensuruni Kerbela.

Gök kara, yer kapkara, ey feryadı figan Kerbela

Sen ki Bedir’in aslanı, Sen ki Hendek’in biricik vuruşusun

Kerbela Uhutların la-fetası sende öldü.

Kuran’ın hel-etası sende suskun ve yalnız.

 

Ey şehitlerin ve şahitlerin şehri sevin çoş,

Çünkü sende Hüseyin meftun.

Sabır seninle göye hicret etti,

Sadakat sende, aşk sende, vefa sende.. 

Geldi Selman Ebuzer’in feryadına rebezede yanlız

Ağlar yaşlı Cabiri Ensarı erbeinde nazlı yarın yasına

Ey yerin ve göyün iftiharı Ali sende suskun ağlar

Sen ey vusuli Kerbela, ey fatihi Hüseyin.

Ey Yusuf ‘un gam zindanındaki neşfesi Kerbela,

Sen ki Yakub’un Yusuf’a gözyaşı, özlemi

Kırk yılın müjdesi, sevdası

Sen, sen Süreyya yıldızının incileri,

Sen Züleyha’nın Yusuf’u

Sen ki, Nuhun tufanı, İbrahim’in ateşine gülistan

Sen’ki Musa’nın asası.

Resul’ün yediveren cemresi, ene minni Hüseyni

Zeynep’in ahde vefa çilesi,

Sen ey uzakların aşk Kudüsü

Göklerin müjdesi ruhul emin

Ey Resul’ün yüreğinin güneşi

Kur’an yeter deyip Hüseyin’i öldürdüler.

Serkeşlik atına binip Hatem’in kalbini kırdılar.

Ta sakife’de kesilmişti aşkın başı

Kerbela’da akar azizi Hüseynin kanı

Sen Kâbe kadar kutsal, Kâbe’nin oğlu

Sen ey sefa ve mervenın suya aşkı

Medine’de Seccad’ın gözyaşları

Sende ağlar Davud’un Kudüsü, sende yıkılır Musaların turu.

Sende yanar İbrahim’in ateşi,

Sende öldürülür, Zekeriya’nın Yahya’sı

Ey tevessülün Kâbe örtüsü,

Ey gözyaşlarının mahsun gülü

Sen sevda mabetlerinin tek heykeli,

Bin bir gece masallarında ki özlemim.

Sen, sen masalmısın, heyhat gerçekten öte,

İstiyorum yaralarım kanasın,

Ben sevinçlerimi mateminle sulamak istiyorum.

Ben gözyaşlarımı kurumuş Fırat’a akıtmak istiyorum

Hüseyin seni nakşedemedim aynalara,

Öylece kalasın diye Kerbela.

 

Aynalar seni anlatamıyor, kalemler kırık,

Sen tanımadığım şehir misin?

Aşk ve aşığa,  sen yabancı mısın?

Ne kadar uzakta olsam da sana sonsuz özlemim.

Gözyaşlarım vurgun yemiş, yüzümü yıkıyor,

Çünkü adın gözlerimde ki boşlukta duruyor.

Çünkü yüreğimin Kudüsüne bakıyor gözlerin.

Kerbela, ben yaramı tuzluyorum seni incitmesin…

Ama gözlerin direnç vaat ediyor haykırışıma

Yaralı kalbimde, Kerbela renginde bir çift göz.

Sevincim, direncimsin, Kudüs’ten öte ey Kerbela.

Sen Kerbela’sın, Neyneva’sın,

Sen-sen kansın karanlığı aydınlatan Zehra güneşisin.

Biliyorum Zehra seni Medine sokaklarında ne feryatla ağladı

Kerbela sendedir Meryem’in suskunluğu.

Ebu zerin yalnızlığıyla öldürüldü; Hüseyin…

Kudüs kadar yalnız, kudüs kadar garip ve mahzun,

Seher yeli kefen oldu sana Kerbela

Mazlumluğun titretir Kudüs’ü, Kâbe’yi, Medine’yi

Gönül sahrasında gerçekleşiyor bakışların

Bir ağıttır dilimde Kudüs sana,

Yüreğimdeki acıya bütün silahlar kalıyor ilkel

Kerbela seni kucaklıyorum ki içimi acıtsın,

Yüreğimi kanatsın diye

Kerbela aşk gecesinin hüznü, seherin duası.

Sende yatar masumiyet ve merhamet.

Ey yeryüzünün en kutsal mabedi,

Sana bir nefes kadar muhtacız.

Ey mucize şehir beni sana kabul et.

En samimi duamsın sen,

Kerbela ebedi orucumsun.

Diri halime biçilmiş kefensin sen

Seni sevdim diyedir La havle velam

Hüseyin senden başka sözüm yok.

Yüreğimin en derinlerindesin,

Sana aç, sana susuz, biçare yüreğim.

Zikrim ve düşümde hep seni söylerim

Kerbela ya Kerbela can Kerbela.

 

 

 

(31.08.2019 Hüseyin Adıgüzel)

 

 

 

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler