18 Temmuz 2018 Çarşamba Saat:
19:33
20-03-2018
  

Hz. Ali Camii (Çayırova) + FOTO

Bu hafta 'Camilerimiz' projesinin dördüncü durağı; değerli alimimiz Ejder Bulut Hocamızın bulunduğu Çayırova Hz. Ali Camii.

Facebook da Paylaş

 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü olarak ülkemiz içerisinde bulunan Cami, Dernek, Hüseyniyye ve Yardım Kuruluşlarımızı, alimleri ve kurucuları ile siz değerli okuyucularımıza ulaştırmak için 'Camilerimiz' adlı projemizi yaklaşık bir ay önce hayata geçirmiştik.

 

'Camilerimiz' projesinin ilk üç durağı İstanbul'un çeşitli semtlerindeki ibadethanlerimiz olurken; bu hafta ise Kocaeli'ye uzandık ve değerli alim arkadaşımız Ejder Bulut Hocamızın bulunduğu Çayırova Hz. Ali Camii'ne konuk olduk.

 

 

Bismihi Teala

 

1. Soru: Değerli Hocam, kıymetli vaktinizi bizlere ayırdığınız için öncelikle size çok teşekkür ederiz. Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

 

Cevap: 1984 yılında Kars Arpaçay Esenyayla Köyü'nde dünyaya geldim.  İlkokul ve ortaokulu tamamladıktan sonra köyümüzün hocasından Kuran okumayı öğrendim. 1997 yılında Arapça ve farsça öğrenmek için Kars merkezde görev yapan Şeyh Behram Geley Hocamızın yanında üç yıl eğitim aldım. 2000 senesinde ise İran'a, İslami İlimleri tahsil etmek için Kum şehrine gittim.

 

2. Soru: Ejder Hocam; yurtdışındaki eğitiminiz hakkında bizi bilgilendirir misiniz?

 

Cevap: Kum İlim Havzası'ndaki ilk yılımız; Yabancı dil öğrenimi için kurulan el-Mehdi Medresesi'nde  Farsça eğitimi ile geçti. Bir sonraki sene ise; bugün Uluslararası el-Mustafa Üniversitesi olarak adlandırılan ve yalnızca yabancı uyruklu talebelerin eğitim gördüğü İmam Humeyni Medresesi'nde Kuran ve Hadis dalında lisans eğitimimi tamamladım ve on yıllık İran medrese hayatımı tamamlayıp yurda geri döndüm.

 

3. Soru: Değerli Hocam, Türkiye’ye döndükten sonra neler yaptınız?

 

Cevap: 2010 yılında Türkiye'ye dönüş yaptıktan sonra Kocaeli Çayırova Hz. Ali Camiindeki görevime başladım.

 

4. Soru: Hz. Ali Camii hakkında bize kısaca bilgi verir misiniz?

 

Cevap: 1990 senesinde temeli atılan camimiz 18 yıl içerisinde tüm eksiklikleri tamamlanarak bugünkü halini almıştır. 400-450 kişilik cemaat alanına sahip olan camimiz üç katlıdır. Bahçe girişinin bulunduğu katta yemekhane, çay ocağı, bayanlara ait bir bölüm ve gençlerimiz için küçük bir Hüseyniyye bulunmaktadır. Camimizin ikinci katı vakfiyedir ve bir dükkana kiralanmıştır. Üçüncü katımız ise namaz ve diğer etkinlikler için ayrılmış asıl bölümdür. 

 

5. Soru: Ejder Hocam, cami faaliyetleri hakkında bilgi verir misiniz?

 

Cevap: Günlük ve Cuma namazlarının dışında başta Muharrem Ayı ve Ramazan Ayı programları, imamların veladet programları düzenlenmektedir. Bayanlar için dini sohbetler ve Tevessül Duası, yaz tatilinde çocuklar için Kuran dersleri verilmektedir.

 

6. Soru: Gençlerle olan faaliyetleriniz nelerdir. Bu konuda da bize bilgi verir misiniz?

 

Cevap: Gençlerin katılımıyla hafta sonları Ahkam dersleri ve inançlarımız üzerine itikat dersleri verilmektedir.

 

7. Soru: Günümüz İslam gençliğini nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Cevap: Maalesef hayat şartlarının doğurmuş olduğu zorluklar ve kötü çevrenin olumsuz etkileri nedeniyle çoğu gencimizin cami ile diyalogu zayıftır.

 

8. Soru: Yaşadığınız semtin genel yapısı hakkında bize biraz bilgi verir misiniz?

 

Cevap: Bu bölgede genellikle Ehl-i Sünnet kardeşlerimizle birlikte yaşamaktayız. Allah'a hamdolsun genel diyaloglarımız ve aramızdaki bağlar oldukça iyidir. Cuma namazlarını bizimle birlikte kılıyorlar. Cenaze taziyesi için katılımlarda bulunuyorlar.

 

9. Soru: İslami Vahdet ilkesi sizce nasıl yorumlanmalıdır?

 

Cevap: Vahdet ilkesi İslam'ın en önemli ve temel konulardan birisidir. Zira Allah Teala, Kuran-ı Kerim'de "Allah'ın ipine sımsıkı sarılın, parçalanıp bölünmeyin." buyuruyor.

 

Allah'ın ipinden maksat; İslamiyet ilkesi, Kuran ve Hz. Peygamberdir. Eğer Müslümanlar bunlara sımsıkı sarılacak olurlar ise; hiçbir zaman ayrımcılığa düşmez kavgalara sürüklenmezler. Vahdet, başın bedendeki konumu misalidir. Başsız bir bedenin faydası olmadığı gibi; vahdetsiz bir İslam'ın da faydası olmayacaktır. İslam Alemi'nde vahdet olmadığı müddetçe Suriyeler, Iraklar, Filistinler ve Yemenler hiçbir zaman bitmeyecektir.

 

10. Soru: Değerli Hocam İslami Ahlak sizin açınızdan nasıl yorumlanmaktadır?

 

Cevap: İslami Ahlak, insana insanlığı anlatan ilkelerdir. Peygamber Efendimiz (saa) peygamberliğe seçilmeden önce ahlaki dürüstlüğü ile tanınmıştır. Araplar içerisinde güvenilir biri olarak bilinmiştir. İbadeti ve itaati ikinci aşamada gelmektedir. İnsan bireysel değil de içtimai olarak yaşamak zorundadır. İçtimai ise, bir beden misalidir; bedenimizin herhangi bir yerinde ağrı hissettiğimizde bütün beden o rahatsızlığı çekmektedir. İçtimai yaşantımızdaki eksiklikler o toplumu zedelemektedir ve bunun sebebi ise İslami Ahlakı yaşantımızda uygulamamaktan kaynaklanmaktadır.

 

11. Soru: Son olarak bize tavsiyelerde bulunabilir misiniz?

 

Cevap: Benim de sizin gibi tavsiyelere ihtiyacım vardır. Ama Kuran ve önderlerimizin bize en önemli tavsiyesi hiç şüphesiz Takvadır. Zira takva, günaha karşı en büyük bir kalkandır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler