25 Mayıs 2017 Perşembe Saat:
00:27
11-04-2017
  

Hz. Ali ve Dini Hükümlerin Hikmeti

Tüm emir ve yasakların bir amaç ve hikmeti vardır. Bunların çoğu Kur'an’da bildirilmiş...

Facebook da Paylaş

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

Tekin Polat

 

Aleviliğin temel kaynağı dört tanedir, bunlar Kuranı Kerim, Peygamber efendimiz ve Ehli Beyt’in sünneti, icma ve akıldır. Yani bir Alevinin, Müslüman ve müminin, bütün düşünceleri, amel ve yaptıkları, yaşama tarzı, her şeyi, bunlara uygun olup karşıtı olmamalıdır. Böyle olunca Alevilerin tüm düşünce, inanış ve yaşama şekli, kısaca üç kısma ayrılır; inançlar, amel ve davranışlar, güzel ahlak.

 

Alevilerin inançlarının başlıcaları özetle, şunlardır;

 

1- Tevhit (Allah vardır, birdir eşsizdir ve ortağı yoktur.)

 

2- Allah Adaleti (kimseye zulüm etmez, insanlar kendileri kendilerine ve başkalarına zulüm eder.)

 

3- Nübüvvet (Peygamberlere iman)

 

 4- İmamet (Hz. Muhammed’den (s.a.a) sonra on iki imamların onun vekili, halifesi ve Müslümanların imamı olduğuna inanmak.)

 

5- Mead (Ahirete, oradaki hesaba, herkesin yaptıklarının karşılığını alacağına, ebedi bir mutluluğa ve ebedi bir işkence ve azaba inanmak.)

 

Alevi ahlakı ise, kibir, gurur, kin haset, yalan vb. kötü huy ve davranışlardan uzak olup bunun yerine tevazu, alçak gönüllü olma, dostluk ve sevgi, şefkat ve merhamet, insanların hayrını isteme, doğruluk, kamil insan olma yolunda ilerleme gibi yüce huy ve sıfatlara sahip olmasıdır.

 

Alevi ibadet ve amelleri;

 

1-     Namaz

 

2-     Oruç

 

3-     Hac

 

4-     Zekat

 

5-     Humus

 

6-     Cihad

 

7-     İyiliği emretme

 

8-     Kötülükten sakındırma

 

9-     Tevalla (Allah, peygamber ve Ehli Beyt’i sevenleri sevme)

 

10-  Teberra (Allah, peygamber ve Ehli Beyt’e düşmanlık edenlere düşmanlık etme)

 

Allah’ın koymuş olduğu bütün kanunların emir ve yasakların bir amacı ve sebebi vardır, bunların birçoğu Kur’an’da bildirilmiş ve de Peygamberimiz ve Ehl-i Beyt'i bazılarını açıklamışlardır. Ama açıklanmayan hükümlerde vardır ki onları aklımız kavramadığından, reddedemez yalnızca hikmetini bilmiyoruz diyebiliriz.

 

Böyle Hükümler karşısında görevimiz teslim olmaktır. Allah bizden ilim ve bilim üzere, delil ve ispat üzere, hareket etmemizi istiyor hatta Aleviğin, yani Öz Muhammed-i İslam’ın yolunda gidiyor isek, bilinçli bir şekilde, delil, akıl ve mantıkla, bilimsel olarak, öz kaynaklara başvurarak, konunun uzmanlarından yararlanarak, bu yolda gitmemizi istiyor. Özellikle de insan, belirtilen inanç ve imani konularda buna muhakkak riayet edilmelidir, dinin temellerini kabul etmede bir zorlama yoktur. Çünkü doğruyla eğri birbirinden ayrılmıştır, hakikati söylendiği üzere araştıran, gerçekten doğruyu bulmak isteyen, hedefine ulaşacaktır şartlarıyla. Sonra bir insan gerçek bir imana ve yüce ahlaka sahip olduktan sonra, Dinin uzmanlarından ibadet ve amellerini, yaşama tarzını öğrenip uygulayacak, nasıl namaz kılacağım, nasıl alış veriş yapacağım, evlilikte ne yapacağım, benim şu şu… konuda ki görevim nedir gibi yüzlerce soruyu öğrenmelidir, bu yüzden de insana lazım olan, bilmesi gereken her şeyi, dini ve dünyevi ne lazımsa öğrenmesi şarttır. Bütün emir yasakların, helal ve haramların amacı Kur’an ve hadislerde bildirildiği üzere, emir ve helallerin hedefi, insana faydalı olması, onun mutluluğuna sebep olması, haram ve yasakların insana zarar vermesi, onun mutsuzluk  azap ve işkence çekmesine sebep olduğu içindir, genel bir ibaretle; Her sorunun cevabı mutlaka vardır islam’da (Alevilik’te), bunları uzmanları ve yetkililerine başvurarak, kendi kafamıza göre değil, onların tavsiye ettiği vesilelere yapışarak, yol göstermelerinden yararlanarak bulabiliriz. Burada İmam Ali (a.s) bazı şeriat hükümlerinin amacı bildirilmiştir, fakat bu bir örnek sayılır, bu konuda ve diğer konularda yüzlerce diğer açıklamalar, On iki imamlardan, peygamberimizden (s.a.a), Kur’an’da mevcuttur ki araştırıp, sorup, bulmamız yeterlidir.

 

İmam Ali (a) bu konuda konuşmaları-hutbeleri, mektup ve sözlerinin bulunduğu “NEHCU’L BELAĞA” adlı, bütün dertlere derman ve kesinlikle mutluluğa sebep olan kitabında, hikmetli sözlerinin birinde, şöyle buyurmuştur;

 

1- Allah imanı gerekli ve vacip kılmıştır(Kullarının kalplerini) şirk’ten temizlemek için.

 

2- Namazı vacip ve zorunlu kıldı, (kulları) kibir ve itaatsizlikten uzak tutmak için.

 

3- Zekât’ı vacip etti(fakirlerin)rızkına vesile ve sebep olsun diye.

 

4- Oruc’u insanların ihlasını imtihan etmek için.

 

5- Hacc’ı (Mekke’ye gitmeyi) dinin kuvvet bulması için. (Çünkü değişik tayfa ve kavimlerin bir araya gelmesiyle İslam’ın azamet ve büyüklüğü ortaya çıkar.)

 

6- Cihadı İslam’ın değeri, yüceliği (küffar ve inkârcıları yenmek) için.

 

7- Emrbi’l-marufu, (İyi, beğenilen işleri emretmeyi) avamın (halkın umumunun) ıslahı (ve de onları saadet ve mutluluğa yönlendirmek) için.

 

8- Nehy-i ani’l-münkeri, (uygun olmayan, kötü işlerden alıkoymayı) akılsız, aklı kıt olanların(suç ve günahlarını)önlemek için.

 

9- Sılayı rahimi,(yakınlarla ilişkiyi, bağlılığı adet ve sayının artması için (çünkü onların akrabanın yakınların birbiriyle bağlılığı birleşmesi  sayıları yardımcıları ve dostları çoğaltır.)

 

10- Kısası, (katili öldürme veya yaralayanı yaralama) kanların korunması için.

 

11- Hudutları-şer’i cezayı, (mesela içki-şarap içen, orucunu yiyen, zina eden için belirlenmiş cezaları) uygulamayı haramlara ve yasak edilmiş olan şeylere önem vermek (onları küçük görmemek) için.

 

12- İçki ve şarap içmeyi, aklı (kötülük ve fesattan)korumak için.

 

13- Hırsızlıktan uzak durmayı, (İnsanların malına el uzatmaktan)iffetli, dürüst olmak tan dolayı.

 

14- Zina etmemeyi, Nesep, soy ve yakınlığın doğru kalması için (çünkü, zina soyu şüpheli yapar ve de dünya düzen ve nizamının bozulmasına, karışıklığına sebep olur.)

 

15- Livat’ı (eşcinselliği) terk etmeyi ,neslin ve evlatların çoğalması için.

 

16- Şahitlik ve tanıklığı, inkâr edilenlere yardım istemek için (böylece inkar etme sebebiyle kimsenin hakkı zayi olmasın.)

 

17- Yalan söylememeyi, doğru söylemenin büyüklüğünü ortaya koymak için(çünkü insanların emniyeti ona bağlıdır.)

 

18- (Birbirine) selam vermeyi, korku yerlerinden güvende ve rahatta olmak için(çünkü; Selamun Aleyküm’den maksat şudur; yani benim ve sizin aranızda döğüş ve kavga yoktur belki, sulh ve barış vardır.)

 

19- İmamet ve önderliği, halkın (işlerinin) düzen ve huzuru için(çünkü güçlü imam, zalimi zulmünden alıkoyar, zulüm görmüş mazlumun ise hakkını alır, böylece işler düzelir ve huzur bulur.)

 

20- (İmama) itaat ve ona uymayı, imamet (makamını) büyük saymak için(çünkü insanlar ona uyarlarsa imametten, faydalanabilirler yoksa yararlanamazlar.)

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler