17 Ekim 2018 Çarşamba Saat:
19:21

Hz. Hüseyin (as) Yası (Şii&Alevi-Sünni)

24-09-2018 21:10


 

 

Bismillah
 
 
On dört asır önce Muharrem Ayı'nın 10. günü yani Aşura Günü ve sonrasında yaşananlar mahşere kadar tüm çağlara mesaj olarak yayılmıştır. 
 
Bu mesaj, İmam Hüseyin'in (as), evlatlarının, kardeşlerinın, yaranlarının kanları ve geride kalan ev ahalisinin esareti ila yazmış olduğu kanlı ve çileli bir mesajdır. Bu mesajı doğru anlamak ve doğru bir şekilde hayatımıza aksettirmemiz gerekir. 
 
İmam Hüseyin'in (as) çağlara yayılan evrensel mesajı başta Ümmet-i Muhammed (saa), Allah'ın kitabından ve Resulun yolundan sapanları bizlere göstermiş, saptıranları da bizlere tanıtmıştır. Her çağda ve zamanda var olan zalim ve zorbaları bize göstermiş, onlar karşı direnişin yollarını bizlere bildirmiş, zillet yolunu ve izzet yolunu bizlere tanıtmıştır.
 
Bu mesaj gelecek nesillere, çağlara ulaşmasın diye; bu vahşeti işleyen Emevi Ailesi, destekcileri ve yandaşları büyük bir çaba içerisine girerek Kerbela'da yaşananları örtbas etmek için yalan yanlış hadisler uydurarak unutturmak istemişlerdir. 
 
Şii-Alevi toplumları nesilden nesile bildikleri ve öğrendikleri ile İmam Hüseyin (as) ve yarenlerine matem törenleri, yas merasimleri düzenleyerek Kerbela'da Aşura Günü yaşananları ve o mazlumiyetleri mersiye okuyarak, ağlıyarak yad ediyorlar. 
 
Sünni toplumu ise İmam Hüseyin (as), yarenleri ve aile efradının başına gelen onca musibete duyarsız. Bunu anlamakta gerçekten de zorluk çekiyorum.
 
İmam Hüseyin (as) sadece Şii-Alevilere ait, sadece onlar bu ayda yas tutup ağlamaları gerekirmiş gibi bir algı oluşturuyorlar. Bu yanlış tutum bizleri üzmekte...
 
Sünni toplumda İmam Hüseyin (as) için yas tutmalı merasinler düzenlemelidirler. Çünkü İmam Hüseyin tüm ümmetin imamıdır. Emevi ve yandaşlarının propaganda ve oyunlarına gelerek hak ve batıl savaşında yanlış yerde saf tutmamalıdırlar.
 
Tarinin geride kalan dönemlerinde çeşitli bahaneler bulup Kerbela'da imam Huseyin'e (as) yapılanlardan habersizdik denilebilir. Ama yaşadığımız bu teknoloji çağında Kerbela ve Aşura Günü yaşananlardan habersiz olmak çok abes ve cahilene bir durum olsa gerek. 
 
İmam Hüseyin (as) Ehl-i Beyt-i Muhammed'dir (saa). Ey Müslüman uyan artık! İmam Hüseyin (as) Fatime'nin (sa) ciğer paresidir. Ali'nin(as) gözünün nurudur. Kur'an'da sevilmesi farz kılınmıştır. Hak ve batıl onlarla belirlenir. Yollları Allah'ın yoludur. Düşmanları Allah'ın düşmanlarıdır. Kendinize gelin artık!
 
Sünni toplumu da asırlardır yapılan Emevi kara ve yalan propagandalardan kurtulmak için silkelenmeli ve ayağa kalkarak kenilerine gelmelidirler. Şeytanın vesveselerine kanarak Şii ve Alevilere inat olsun diye yanlışa saparak kendinizi ateşe götürmeyin. Uykudan uyanın! Hüseyin'in (as) hak davasının birer neferi olun.
 
Şii ve Alevilerden daha iyi yas ve aza meclisleri düzenleyerek Peygamberin (saa) yasına ortak olmalıdırlar. Hz. Fatime'ye (sa) baş sağlığı dilemelidirler. Hüseyin (as) ve yarenlerine ve ailesine yapılanları söylemeli gelecek nesillerine aktarmaya başlamalıdırlar.
 
Allah'a ve Peygamber (saa) olan inaç ve bağlılıklarını göstermelidirler. Muhammed (saa) ve Ehl-i Beyt'i seven ve onlara bağlı kalanlar cennettedir. Cenneti arzulayanlar Hüseyin'e (as) doğru koşmalıdır...
 
Hüseyin'in (as) safında olmak demek, Allah ve Resulunun safında olmak demektir. Bu biliç ile haraket edilmeli mezhebi, meşrebi tuttuculuktan, taasuptan vaz geçilmelidir.
 
Hakkın ölçüsu bellidir. Hakta ortadadır. Gün gibi aşikardır...
 
Selametle kalın...
 
 
 
 
 
Facebook da Paylaş
YORUMLAR
  • songül   26-09-2018 10:21

    yazınızı okudum evet bizlere çok görev düşüyor ama cahiliye dönemi maalesef her yüzyılda gizli yada açık şekilde devam ediyor.Allah'ı severek büyütülmüyor çocuklarımız hep korkutuluyor sonra onlarda şekilde bir müslümanlık yaşıyorlar.Oruç tutuyor ama en pahalı yemekleri yer,oruç tutar ama manevi boyutta bir oruç söz konusu değil.Hırsızlık yapar ama yasini şerif kitabını görünce alır öper,başkası matem orucundayken yemek yiyiyormusunuz der,ölülerinizi yıkıyormusunuz,cenaze namazı sizde varmı der yanı derde derler.Benim öğrendiğim bu süreçte görevim kendimi düzeltmek ve düzgün kalabilmek.Gerisini bende anlayamıyorum çünkü sevgi ve saygılar