17 Ekim 2017 Salı Saat:
07:07
22-07-2017
  

Hz Masume Neden Evlenmedi?

Kadın, evleneceği erkekte denklik ilkesini ön planda tutup bu doğrultuda hareket edebilir...

Facebook da Paylaş

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

Rebiul Sani ayının 10. Günü Hz masume'nin (s.a) vefat günüdür. Ehlibeyt 'in Kerimesi diye tanınan bu yüce kadının Allah katındaki makam ve değerini daha iyi anlamak için bu eşsiz ve vefalı şahsiyetin hayatını ayrıntılı olarak incelemek ve bu nadide yaşam tarzından ders ve ibret çıkarmamız gerekir.
 

Hz. Masume'nin (s.a) hayatını incelediğimizde göze çarpan en önemli şeyin O'nun evlilik yapmadığıdır. Burada akıllara şu soru gelir:
 

*Hz. Masume (s.a) gibi büyük şahsiyetin evliliğine engel olan nedenler nelerdir?
 

* Bu mesele ne gibi mesajlar içermektedir?
 

Rivayet ve hadisler incelendiğinde Hz. Masume'ye (s.a) evlilikte denk olarak kimsenin bulunmadığı göze çarpıyor. Bu yüce kadının evlenmemesine bu açıdan bakarsak evlilik ve eş seçimi hakkında bazı ipuçlarına ulaşabiliriz.
 

Ehlibeyt imamlarının yapmış olduğu evlilikleri incelediğimizde bu eşitlik ve denklik ilkesiyle karşılaşmıyoruz. İslam peygamberi Hz Muhammed'in (s.a.a) yapmış olduğu evliliklerinde bile aynı ilke gerekliliği şart koşulmamıştı. Açık bir örnekle İmam Hasan'ın (a.s) evliliğine baktığımızda eşinin kendisine denk ve layık olmadığını hatta kendi katili olan bir kadınla evlendiğini görüyoruz.
 

Buradan şu sonucu çıkarmak mümkündür:
 

Kadın, evleneceği erkekte denklik ve layık olma ilkesini ön planda tutup bu doğrultuda hareket edebilir. Ama erkek kendisine denk olmayan bir kadınla dahi evlenebilir.
 

Hz Hatice yıllarca evlilik yapmayarak bekledi ve sonunda da peygamber efendimiz gibi istisnai bir şahsiyet ile evlilik yaptı. Yine Hz. Zehra (s.a) onlarca talibi olmasına rağmen kendisine denk ve eşit birini seçerek evlilik yaptı. Eğer Hz Ali (a.s) olmasa idi evlilik için Hz Zehra'ya (s.a) denk ve layık biri yok idi.
 

Neden kadın kendisine denk ve layık biriyle evlenmelidir?
 

Kadın İslam dininde eşine tabidir. Ama evlendiği erkek evliliği idare etme yönünde yeterli değilse böyle bir evliliği kabul etmemelidir. Kadının yanında kocasının özel bir statüsü olmalıdır. Bu nedenle kadın kendisine layık bir eş seçmelidir.
 

"Erkekler; kadınları gözetip kollayıcıdırlar." (Nisa 34)
 

Kadın, fıtratı gereği erkeğin korumasını ve gözetlemesine ihtiyaç duyan bir varlıktır. Ama maalesef günümüz dünyasında özellikle batı ve batı düşüncesini benimseyen aydın kesim bu realiteyi kabul etmemektedir. Toplumda “kadınların tehlike ve zorluklar karşısında kendilerini koruyup kollayacak birisine ihtiyacı yoktur” düşüncesi yayılmaya çalışılıyor.


İmam Seccad (a.s) buyuruyor:


"Bilmelisin ki Allah Teâlâ kadını sana huzur ve sevgi kaynağı karar kılmıştır. Bu rabbinin senin için takdir ettiği büyük bir nimettir. çyleyse kadına karşı saygı göster ve onunla iyi geçin. Her ne kadar da senin hakkın onun üzerinde daha fazla olsa bile ona karsı sevgi ve muhabbet besle."


Erkeğin fıtrat gereği sahip olduğu hakkını korumak adına kadın aile içerisindeki tartışmalarda haklı dahi olsa eşiyle iyi geçinmeli, eşini alttan almalı ve ona sevgisini göstermelidir. Mümkün mertebe eşinin hatalarını görmezden gelmelidir. Kendisinin haklı olduğu konusunda ısrarcı olmamalıdır.


Kuranı kerim şöyle buyuruyor:


"Eşler arasında bir ayrılık olacağından korkarsanız koca tarafından bir hakem, kadın tarafından da bir hakem gönderin. Aralarının düzelmesini dilerlerse Allah da bu hususta başarı verir onlara. şüphe yok ki Allah her şeyi bilir ve her şeyden haberdardır." (Nisa 35)
 

çoğu zaman haklı olmak sabırlı olmak demektir. Zira sabır ve haklılık kavramlarının birbirleriyle irtibatı vardır.  İnsanın sabrı ne kadar çok olursa, Allah Teâlâ o insanı haklı olma yönünden doyurur.
 

"Gerçekten de insan büyük bir hüsrandadır. Birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler başka." (Asr Suresi)


şehit Doktor Mustafa çamran şöyle dua ediyor:
 

"Allah'ım beni hakkın ölçüsü karar ver."


Sonuç olarak:

Kadınlar eş seçiminde kendilerine en çok layık ve denk olan erkeği seçmek konusunda daha dikkatli davranmalıdır. Ortak bir yaşama "evet" dedikleri evlilik müessesinde kocasına tabi olacağı için bu gerçeği göz ardı etmemelidir.

 

Erkekler ise zorluk ve sabır gerektiren konular da kendilerine destek olacak kadınları seçmelidir.
 

 

Huccet-ul İslam Ali Rıza Penahiyan

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler