19 Ocak 2018 Cuma Saat:
05:32

Hz. Mehdi'yi Bekleyen Gençlerin Görevleri

30-03-2017 10:15


 

 

Bismihi Teala

 

Allahû Teala tarafından insanoğluna bahşedilmiş nimetlerden birisi de gençliktir. Gençlik, insan ömrünün hareketli, bereketli ve verimli dönemidir. Gençlik, kişinin enerji dolu ve hareketli olduğu en dinamik çağıdır.

 

Gençlik, başlı başına bir değerdir. Gençlik, filizlenmeye yüz tutmuş bir tohum, meyve vermeye hazır bir ağaç gibidir. Ömrün en verimli en enerjik dilimidir. Bu enerji olumlu yönde kullanılabilirse toplumun geleceği garanti altına alınmış, ihmal edilirse toplumun temeline dinamit konulmuş demektir.

 

Gençlik dönemini ganimet bilip değerlendirmek, her Müslümanın görevidir. Hayat boyu insana gerekli olacak faydalı bilgiler, güzel alışkanlıklar, şahsiyetin ve karakterin gelişmesi, feragat, sabır, irade, azim ve mücadele yeteneği gençlik çağında oluşur. Gençler, canlılık ve gelişmenin sembolüdürler ve toplumsal gelişmelerle doğrudan irtibatları vardır. Bu nedenle, sürekli Allah’ın elçilerinin ve muslihlerin (reformcuların) özel lütuflarına mazhar olmuşlardır.

 

Peygamberimiz, daha risaletinin ilk günlerinden itibaren gençlere büyük değer vermiştir. Hz. Peygamber dönemini dikkatlice incelediğimizde; genç jenerasyonun İslam’ın mesajını yaşlılardan daha önce ve daha büyük bir arzu ve iştiyakla kabul ettiğini görmekteyiz. Bu nedenle ilk Müslümanların büyük çoğunluğunu gençlik kesimi oluşturmuştur. Bu gençler davetin yükünü omuzladılar. Tebliğ yolunda bunlar, akıl almaz eziyetler karşısında, sabır ve fedakarlığın en üstün örneğini gösterdiler. Onlar gecelerini gündüzlerine katarak, İslam’ın yayılmasını ve varlığını kabul ettirmesini gerçekleştirdiler. Bu dinin zafer kazanmasını ve yerleşmesini sağladılar. Kısa bir sürede Müslümanların hakimiyeti gerçekleşti. Kısacası gençler, bir toplumun en önemli sermayelerindendirler. Bir toplumun ilerlemesi gençlerin çabalarıyla olur. Gençler bir toplumun korunmasında ve kalkınmasında önemli bir rol oynarlar.

 

İmam Mehdi'nin (a.s) yarenleri çoğunlukla geçlerden oluşacaktır. Çünkü gençler, sadakat, yiğitlik, cesaret, vefakarlık ve özgürlük peşinde olma gibi özelliklere sahiptirler.

 

Şimdi şu soru akla gelmektedir: İmam-ı Zaman'a (a.s) aşık olan ve gelmesini bekleyen gençler gaybet döneminde ne yapmalıdırlar?

 

Bu yazımızda bekleyiş içerisinde olan gençlerin dört önemli görevini inceleyeceğiz.

 

Marifet (Tanıma)

 

Mahabbet (Sevgi)

 

İtaat (Uyma)

 

Faaliyet (Eylem)

 

Şimdi bunları tek tek inceleyelim.

 

1- Marifet

 

İmam Ali (a.s) Kumeyl’e şöyle buyurmuş: “Ey Kumeyl, yapacağın her harekette marifete (bilgi ve şuura) muhtaçsın.”[1]

 

Mehdeviyet konusu da marifet gerektiren bir konudur. Gençler İmam-ı Zaman'ı (a.s) ve onunla ilgili konuları çok iyi tanımaları lazımdır.

 

Başka bir tabirle Hazret-i Mehdi'nin (a.s) özelliklerini, vasıflarını bilmeli ve zuhur edeceği sıradaki alamet ve olaylardan da haberdar olmalıdırlar.

 

Bu, aklen ve naklen isbatlanmış bir vazifedir.

 

Akli delili şudur: Hz. Mehdi (a.s)kendisine itaatin farz olduğu bir İmam olduğundan, bu makamı haksız iddia edenlerin karşısına çıkabilmek için onun özel sıfatlarını bilmek kaçınılmazdır. Çünkü ancak bu sıfatları bilmekle, yalan yere Mehdilik iddiasında bulunacak olanları tanımak mümkün olacaktır.

 

Nakli delillere gelince: Çağın İmamının tanınmasını sağlayacak özellik ve hususiyetleri bilmenin her mümine farz olduğuna dair çok sayıda hadis ve rivayet vardır. Nitekim bir hadiste şöyle buyurulmaktadır: “Çağının İmamını tanımadan ölen biri, cehalet ölümü üzere ölür.”[2]

 

İmam Mehdi (a.s), Ebu Basir’e beni tanıyor musun? diye sorduğunda, o da; "Evet" diye cevap verir. İmam (a.s), ona öyleyse ben kimim? diye sorduğunda, Ebu Basir; "Sen efendim ve efendimin oğlusun" der. İmam (a.s); "Sana bunu sormadım" buyurur. Bunun üzerine Ebu Basir İmam'a (a.s) "Fedan olayım siz bunu bana açıklayın" der. İmam (a.s) şöyle buyurur: “Ben vasilerin sonuncusuyum ve Allah benimle belayı ailemden ve Şiilerimden kaldırır.”[3]  

2- Sevgi

 

Sevgi ve mahabbet, marifetin ve tanımanın neticesinde gelir. Marifet fazlalaştıkca sevgi de fazlalaşacaktır. Bilinçli insan, gerçek sevgilinin peşinde gider. Biz İmamı Zaman'ın (a.s) aşığı olursak, onun rengine gireriz ve onun kokusuyla kendimizi süsleriz. Nitekim İmam Mehdi (a.s) bizi sevmekte, bize dua etmekte ve belaları bizden önlemektedir. Biz de onun için, onun sağlığı ve onun zuhuru için dua etmeliyiz. Onu mutlu edecek bir şekilde yaşamalıyız. Bir kimse Allah’ın evliyalarını sevdiğini iddia ediyorsa, öyleyse onların istekleri doğrultusunda hareket etmelidir.    


3- İtaat


Gençliğin güzelliklerinden birisi, gençliği Allah’a itaat içinde geçirmektir. Peygamber Efendimiz bu konuda şöyle buyurmuş: Şüphesiz Allah, Allah’a itaatte geçliğini geçiren genci sever.[4]

 

Bilmek gerekir ki; Allah’ın Peygamberine ve İmamına itaat etmek, Allah’a itaat etmek gibi sayılır. Camia ziyaretinde şöyle geçer: “Kim size itaat ederse, Allah’a itaat etmiştir.”[5]

Cabir bin Abdullah, İmam Bakır'ın (a.s) kendisine şöyle buyurduğunu rivayet erder: “Şia olduğunu iddia eden birisinin, bizi sevdiğini söylemesi yeterli midir? Allah’a ant olsun ki bizim şiilerimiz Allah’a takvalıdırlar ve O’na itaat ederler...”[6]


Öyleyse İmamı Zaman'ı (a.s) bekleyen bir genç, Allah’ı ve Ehl-i Beyt’i sevmelerinin yanında onlara itaatkar da olmalıdır. Allah’ın vaciplerini yerine getirmeli ve haramlarından kaçınmalıdır. Bununla birlikte -Allah göstermesin- bir günah işleme durumunda ümitsizliğe kapılmamalıdır. Çünkü Allah’ın tevbe kapısı açıktır. Tövbe, kulun işlediği bir günahtan pişmanlık duyup, bir daha işlemeyeceğine dair Allah'a söz vermesi ve O'ndan af dilemesidir. Cenabı Allah, birçok ayetlerle günahkarları ve yanılgı halindeki insanları tövbe etmeye çağırıyor:

 

“Ey iman edenler! Samimi bir tevbe ile Allah'a dönün. Umulur ki Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter.”[7]

 

“Onlar yaptıklarından hala Allah’a tövbe edip, onun mağfiretini dilemeyecekler mi? Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.”[8]

 

 

Allah tövbeleri kabul edendir:

 

  “Onlar, kullarından tövbeyi kabul edecek, sadakaları alacak olanın ancak Allah olduğunu ve onun tövbeleri kabul edici, merhamet eyleyici bulunduğunu bilmediler mi?”[9]

 

“O, kullarının tövbesini kabul eden, günahlarını affeden ve ne işlerseniz bilendir.”[10]

 

Tabilki tövbe eden kimsede bulunması gereken şartlar vardır. Birkaçına burada değineceğiz.

 

a) Salih amel işlemek:

 

  “Kim tövbe edip, salih amellerde bulunursa şüphesiz o, Allah’a gereği gibi yönelmiş olur.”[11]

 

b) Eski (iyi) hale dönmek:

 

  “Allah (cc), onlar da eski hallerine dönsünler diye, tövbelerini kabul etti. Şüphesiz ki Allah, tövbeleri çok çabuk kabul edici ve çok merhamet edicidir.”[12]

 

c) İnanmak:

 

“Kötülük işleyip ardından tövbe eden ve inananlar bilsinler ki, Allah İmandan sonra muhakkak onları bağışlayıcı ve esirgeyicidir.”[13]

 

d) Pişmanlık:

 

 “Ey İman edenler! Yürekten tam bir pişmanlık içerisinde tövbe ederek, Allah’a dönün. Olur ki, rabbiniz kötülüklerinizi mağfiretiyle örter ve sizi de altında ırmaklar akan cenetlere koyar.”[14]

 

 Bu da bilinmelidir ki tövbe, kötülükleri iyiliğe çevirir: 

 

“Kıyamet gününde azabı kat kat artar. Orada alçaltılarak sürekli kalır. Ancak tövbe eden, İman edip yararlı işler işleyen kimse müstesnadır. Çünkü Allah bunların kötülüklerini iyiliği çevirir. Allah çok bağışlayan ve esirgeyendir.”[15]

 

Tövbe eden, kurtuluşa erir:

 

 “Fakat tövbe eden ve inanan ve iyi işlerde bulunan, umulur ki kurtulanlardan olur, muradına erer.”[16]

 

Allah (cc)’ın sevdiklerinden olur:

 

“Şüphesiz Allah, tövbe edenleri ve temiz olanları sever.”[17]


4- Faaliyet

 

Geçlerin asıl görevleri, Mehdeviyet konusunda aktif ve dinamik olmalarıdır. Çünkü Mehdi'nin (a.s) gelmesini istemeyen Şeytan ve yoldaşları bu konuda çok faal bir şekilde hareket etmekteler.

 

İmam Mehdi'nin (a.s) zuhurunu bekleyen gençlik, gaybet döneminde Allah’a, Peygambere, İmama ve dünyaya karşı daha duyarlı olmalıdırlar. İmamı Zaman'ın (a.s) programı evrenseldir ve onu bekleyenler de evrensel düşünmeli ve zuhurun hızlanması ve gelişinin hazırlanması için uygun bir stratejiye sahib olmalıdırlar. Aynı zamanda fedakarlık, birlik ve sabır özelliklerini de takviye etmelidirler.

 

Allah hepimize Mehdi'nin (a.s) yarenlerinin özelliklerini nasip etsin. İnşallah.    

 


[1]Tuhef-ul-Ukul (Akıllara Hediye), Kumeyl b. Ziyad’a Kısa Tavsiyeleri

[2]Usul-i Kafi, Kuleyni, c. 1, s. 371, 5. hadis.

[3]Kemal-ud-Din, c. 3, s. 171

[4]Mizan-ul-Hikme, c. 5, s. 9

[5]Mefatih-ul-Cinan, Ziyareti Camia

[6] Vesail-uş-Şia, c. 2, s. 74

[7]Tahrim, 8

[8]Maide, 74

[9]Tövbe, 104

[10]Şura-25

[11]Furkan, 71

[12]Tövbe, 118

[13]Araf, 153

[14]Tahrim, 8

[15]Furkan, 70-71

[16]Kasas, 67

[17]Bakara, 222

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !