11 Aralık 2017 Pazartesi Saat:
02:01
28-08-2017
  

İmam Bakır’ın (a.s) Fazileti ve Siresi

İmam Bakır (a.s) sürekli ev halkına: “Muhtaç ve fakirleri en güzel isimleriyle çağırın” diye buyuruyordu.”

Facebook da Paylaş

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

İbadeti

 

İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: “Babam çok zikrederdi. Onunla yolda giderken, yemek yerken zikreder halde görürdüm. Halkla konuştuğunda, bu iş O’nu Allah’ın zikrinden alıkoymazdı. Sürekli olarak dua ettiğini ve şöyle dediğini: “La ilahe illellah” görüyordum. Bizi bir araya toplayıp güneş doğuncaya kadar zikirle meşgul olmamızı emrediyordu. Kur’an okuyabilenlerin Kur’an okumak, Kur’an okuyamayanların ise zikir etmekle meşgul olmasını emrediyordu.”

 

İmam’ın (a.s) hizmetçisi Eflah şöyle diyor: Muhammed b. Ali ile hacca gittik. Mescid’ul- Haram’a ulaştığımızda Kâbe’ye bakarak yüksek sesle ağladı. Ben Hazrete; “Anam babam sana feda olsun, sesinizi biraz kısınız; herkes size bakıyor!” dedim. İmam Bakır (a.s) şöyle buyurdular:  “Ey Eflah, vay senin haline! Neden ağlamayayım? Bu ağlamam Allah Teâlâ’nın bana rahmet gözüyle bakmasına ve kıyamet günü kurtulmama sebep olabilir.”

 

İmam Bakır (a.s) daha sonra Kâbe’yi tavaf ederek, İbrahim (a.s)’ın makamının kenarında namaz kıldı. Başını secdeden kaldırdığında, secde ettiği yer İmam’ın(a.s)gözyaşlarıyla ıslanmıştı.

 

Muhtaçlara İhtiramı

 

Ravi diyor ki:  “İmam Bakır’ın (a.s) evinden: “Ey dilenci, Allah sana bereket versin” veya: “Ey dilenci bunu al” denilmesi duyulmamıştır. İmam Bakır (a.s) sürekli ev halkına: “Muhtaç ve fakirleri en güzel isimleriyle çağırın” diye buyuruyordu.”

 

Sadaka Verme Tarzı

İmam Sadık (a.s) buyurmuştur ki:  “Babam, bir şey sadaka verdiğinde, onu dilencinin eline bırakıyor, sonra onu geri alarak öpüp koklayarak tekrar dilenciye geri veriyordu. Bunun felsefesi ise, sadaka dilencinin (fakirin) eline geçmeden Allah’ın eline geçmesidir (Allah, fakirin eline yetişmeksizin o sadakayı kabul ediyor).” Diye buyuruyordu.

 

Arefe Günü Muhtacı Geri Çevirmemesi

 

Ravi diyor ki:“İmam Bakır (a.s) Arefe günü, hiçbir dilenciyi (fakir ve muhtacı) eli boş geri çevirmiyordu.”

 

Hizmetçilere Yardımda Bulunması

 

İmam Sadık (a.s) buyurmuştur ki: “Resulullah (s.a.a)’in mektubunda şöyle yazılmıştır: “Kölelerinizi zor olan bir işte çalıştırdığınızda, siz de onlarla beraber o işte çalışın.”

İmam (a.s) sonra buyurdular ki: “Babam, kölelere bir iş emrettiğinde onlara: “Kendi yerinizde durun” diye buyuruyordu. Daha sonra gelip o işe bakıyordu. Eğer o iş ağır bir iş olmuş olsaydı “bismillah” diyerek onlarla beraber çalışırdı. Ama eğer o iş kolay bir iş olmuş olsaydı, (onların kendileri yapmaları için) o işten uzaklaşırdı.”

 

Ailesine Karşı Affı

İmam Sadık (a.s) buyurmuştur ki: “Babamın, kendisini inciten bir hanımı vardı, ama babam sürekli onu affediyordu.”

 

Ailesine Karşı Sabrı

İmam Sadık (a.s) buyurmuştur ki: “Babamın şöyle buyurduğunu duydum: “Ben, Ebu Cehil karpuzundan daha acı olan bu kölem ve âilemin işlerine karşı sabrediyorum. Kim sabrederse, sabrı vasıtasıyla, gündüzleri oruç tutup geceleri ibadet edenin ve kılıcıyla Resulullah (s.a.a)’in önünde savaşıp şehid olanın derecesine ulaşmış olur.”

 

Ailesi İçin Süslenmesi

İmam Rıza (a.s) buyurmuştur ki: “Bir grup insan, İmam Bakır’ın (a.s) yanına müşerref olduklarında, O Hazretin, siyah boyayla sakalını (veya saçını) boyamış olduğunu görünce, bunun sebebini sorduklarında İmam (a.s) cevaben buyurdular ki:

“Ben, kadınları (hanımlarımı) seven bir erkeğim ve kendimi onlar için güzel göstermeye çalışıyorum.”

 

Ailesine Ziynet Eşyaları Alması

İmam Sadık (a.s) buyurmuştur ki: “Babam , çocuk ve hanımlarını altın ve gümüşle süslüyordu (yani onlara altın ve gümüşten olan gerdanlık, bilezik ve yüzük gibi eşyalar alıyordu).”

 

İlmi Yararak Açıklaması

Cabir b. Abdullahi Ensari şöyle diyor: Resulullah (s.a.a) bana buyurdular ki: “Sen o kadar yaşayacaksan ki, Hüseyin’in neslinden olup ilmi yaracak olan Muhammed isimli evladımı göreceksin; onunla mülakat ettiğinde selamımı ona ilet.”

 

Yol Arkadaşıyla Musafahası

Ebu Ubeyde el-Hazza diyor ki: “İmam Bakır (a.s)’la bir mahmile binmiştik; İmam (a.s) bir ihtiyaç için aşağı inerek tekrar bindiğinde benimle musafaha ediyordu (tokalaşıyordu). Onun bu tavrına karşı dedim ki: “Güya bu el vermede bir şey (fazilet ve yarar) görüyorsun?”

 Buyurdular ki: “Evet, mümin bir kimse mümin biriyle musafaha ettiğinde, ayrıldıkları zaman günahsız olarak ayrılırlar (Allah her ikisinin günahını affetmiş olur).”

 

Bahşiş Ve İyilikten Usanmaması

Süleyman b. Kurm şöyle diyor:“İmam Bakır (a.s), kardeşlerine, ona yönelenlere, ona ümit edenlere ve ondan bir şey bekleyenlere bağışta bulunuyor ve iyilik etmekten usanmıyordu.” [7]

 

Cömertliği

Ravi diyor ki: “İmam Bakır’ın(a.s) ailesi çok ve durumunun orta halli olmasına rağmen özel ve umumi insanlar hakkındaki bağış ve cömertliği aşikar ve yaygındı; kerem ve sahaveti meşhurdu; ihsan ve lütfu maruftu.”

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler