18 Mart 2019 Pazartesi Saat:
18:25
13-12-2018
  

İmam Hasan Askeri'den Hadisler

Mahzun bir şahsın yanında sevinçli olduğunu göstermek edepsizliktir...

Facebook da Paylaş

 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü



1- "Ey İshak, şunu kesin olarak bil ki, kim bu dünyadan kör olarak çıkarsa (Allah'ın en büyük ayeti olan zamanın İmamını tanımadan ölürse), ahirette de kör ve yolca daha sapık olur. Ey İshak, (bu) gözler kör olmaz, fakat göğüslerdeki kalpler kör olur. Nitekim Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor: (O zalim der ki) "Rabbim, beni neden kör olarak haşrettin, hâlbuki ben görüyordum?" (Allah da) der ki: "İşte böyle; sana ayetlerimiz gelmişti de sen onları unutuvermiştin (kalp gözünü açmamıştın), bu gün de sen işte böyle unutulursun."[Taha/125-126]


2- "İyilerin iyileri sevmesi, iyiler için sevaptır; facirlerin iyileri sevmesi, iyiler için bir üstünlüktür; facirlerin iyilere düşmanlığı, iyilere ziynettir; iyilerin facirlere düşmanlığı ise facirler için bir aşağılanmadır."


3- "Hakkı terk eden her güçlü zelil olur; hakka sarılan her zelil de izzetli olur."


4- "Nefsini koruyan, dinini muhafaza eden, heva ve hevesine uymayan, Allah'ın emrine itaat eden fakihleri  (müçtehitleri), avam (halk kesimi) taklit etmelidir."


5- "Bir zaman gelir ki, insanlar güler yüzlü ama siyah kalpli olurlar; Peygamber'in sünnetlerini bidat, bidatleri ise sünnet sayarlar; mümin onların yanlarında hakir, münafık ise saygılı olur; onlara hükmedenler cahil ve zalim olur; âlimleri ise zalimlerin kapılarında yer alır…"


6- "İnsanların en takvalısı, şüpheli olan işlere teşebbüs etmeyen kimsedir; insanların en abidi, farzları eda eden kimsedir; insanların en zahidi, haramları terk eden kimsedir; insanların en çok çaba göstereni, günahları terk eden kimsedir."


7- "Dostlarının iyisi, hatalarını unutup yaptığın iyilikleri aklından çıkarmayan kimsedir."


8- "Ahmağın kalbi dilindedir, hekimin diliyse kalbindedir."


9- "Bir kimseyi zahmete sokacak bir şeyle ona ikramda bulunma."


10- "Allah'a ulaşmak (seyr-u suluk) bir yoldur ki, ancak geceleri dürmekle (ibadet ve duayla sabahlamakla)  onu kat etmek mümkün olur."



11- "Münakaşa yapma; yoksa değerin yok olur; şaka yapma; aksi taktirde başkaları sana cüret eder  (heybetin sarsılır)."


12- "Müminin, onu zelil kılacak bir şeye meyletmesi onun için ne de çirkindir."


13- "Allah'ın, minnet ve rahmetiyle bazı vazifeleri size farz kılması, size muhtaç olduğundan dolayı değildir; çünkü O'ndan başka bir İlah yoktur. Kendisinden bir rahmet olarak iyiyi kötüden ayırt etmesi,  göğüslerinizdeki sırları sınaması, kalplerinizde olanları temizlemesi, rahmetine doğru yarışmanız ve cennetteki makamlarınızın (amel hasebiyle) birbirinden üstün olması için o vazifeleri size farz kıldı. Böylece haccı,  umreyi, namazı, zekâtı, orucu ve velayeti size farz kıldı. Farzların kapılarını açmanız için size bir kapı açtı ve yolunu bulmanız için de size bir anahtar (yani velayet) verdi."


14- "İki hasletten daha üstün bir şey yoktur: Allah'a iman etmek ve mümin kardeşlere yararlı olmak."


15- "Bel kıran musibetlerden biri de, gördüğü iyiliği gizleyen ve kötülüğü açığa vuran komşudur."


16- "Tevazu (alçak gönüllülük), kıskanılmayan bir nimettir."


17- "Mahzun bir şahsın yanında sevinçli olduğunu göstermek edepsizliktir."


18- "Huzuru en az olan insanlar, kin güden kimselerdir."


19- "Kötülükler bir odaya bırakılmış, yalan ise o odanın anahtarı kılınmıştır."


20- "Affedilmeyecek günahlardan biri de kişinin; Keşke sadece bir günahımdan sorguya çekilsem (yani bu günah önemli değildir) demesidir. İnsanlar arasında şirk, karıncanın karanlık gecede siyah bir çul üzerindeki hareketinden daha gizlidir."


21- "Nimetin değerini ancak şükreden bilir; nimete de ancak arif şükreder."


22- "Kim övülmeye layık olmayan bir kimseyi övüp methederse, itham edilecek şahsın yerinde durmuştur."


23- "Eğer Muhammed (s.a.a) ve evlatlarından olan vasileri olmasaydı, hayvanlar gibi şaşkınlık içerisinde kalıp farzlardan hiçbirini tanımazdınız. Acaba şehre, giriş kapısından başka bir yerden girilir mi? Allah,  Peygamber'den sonra veliler atamakla size olan nimetini tamamladığında kitabında şu ayeti indirdi: "Bugün dininizi ikmal ettim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak İslam'ı seçip beğendim." Velileri için sizin üzerinize bazı haklar farz kıldı. Eşlerinizin, mallarınızın, yiyecek ve içeceklerinizin size helal olması için,   hakları eda etmeyi size emretti. Allah buyuruyor ki: "De ki: Sizden, tebliğime karşılık bir ücret istemiyorum, istediğim ancak yakınlarıma sevgi göstermenizdir." Bilin ki, kim (bu hakları ödemekte) cimrilik ederse, bu cimriliği sadece kendi zararınadır; Allah müstağnidir, sizlerse muhtaçsınız. O'ndan başka İlah yoktur."


24- "Cahile riyazet çektirmek (nefsinin isteklerine karşı durmasını sağlamak) ve bir işe alışkın olanı alışkanlığından döndürmek, mucize gibi bir iştir."


25- "Bil ki, isteklerde direnip ısrar etmek, değeri yok ettiği gibi yorgunluk ve boyun eğmeye de sebep olur."
 

26- "Başkalarında sevmediğin sıfatlardan kaçınman, edep olarak sana yeter."


27- "Cömertliğin bir haddi vardır, o haddi aşarsa israf olur; ihtiyatın bir miktarı vardır, o miktarı aşarsa korkaklık olur; iktisat için bir ölçü vardır, o ölçüyü aşarsa cimrilik ve tamahkârlık olur; şecaatin bir haddi vardır, o haddi aşarsa aldırmazlık (delilik) olur."


28- "Sakın Allah hakkında (ve din hususunda) kusur etmeyin; yoksa hüsrana uğrayanlardan olursunuz. Allah'ın itaatinden yüz çeviren ve O'nun evliyasının öğütlerini kabul etmeyen kimse, Allah'ın rahmetinden uzak olsun.  Allah size, kendisine, Resulüne ve ulu'l-emre itaat etmeyi emretmiştir. Allah, sizin güçsüzlüğünüz ve gafletinizden dolayı size acısın ve işlerinizde sizi sabırlı kılsın. İnsanı Kerim olan Rabbine karşı mağrur eden  nedir acaba?…"


29- "Huyu takvalı olmak, tabiatı iyilik yapmak, hasleti de tahammül etmek olan bir kimsenin dostu çok olur."
 

30- "Gönüller neşeli iken onları yakalayın üzgün oldukları zaman ise kendi hallerine bırakın."


31- Bir adam, İmamın (a.s) küçük yaşta iken birgün ağladığını ve diğer çocukların ise oynamakla meşgul olduğunu görünce, İmam'ın oynamak için diğer çocuklar gibi oyuncağı olmadığından dolayı ağladığını zannederek İmam'a; "Sana oyuncak alayım mı?" dedi. İmam (a.s) bunun üzerine şöyle buyurdular: "Ey aklı az adam, biz eğlenmek ve oynamak için yaratılmamışız." "Ne için yatılmışız?" dediğinde, İmam (a.s): "İlim ve ibadet için yaratılmışız" buyurdular. "Bu sözü nereden diyorsun?" dediğinde de şöyle buyurdular: "Allah'ın şu sözünden:


"Bizim sizi boş bir amaç uğruna yarattığımızı ve sizin gerçekten bize döndürülüp getirilmeyeceğinizi mi sandınız."[ Müminun / 145]


32- "Allah tarafından tazmin olunmuş rızk, farz olan amellerden seni alıkoymasın."


33- "Allah'ın nimetiyle kuşatılmayan hiçbir bela yoktur."


34- "İbadet, çok (müstehap) oruç tutmak ve çok (müstehap) namaz kılmak değildir; ibadet, Allah'ın yarattıkları hakkında çok düşünmektir."


35- Dostlarına şöyle buyurdular: "Sizlere Allah'tan korkmayı, dininiz hususunda veralı (şüpheli şeylerden kaçınan)  olmayı, Allah için çaba göstermeyi, doğru konuşmayı, size güvenip yanınızda emanet bırakan kimseye, ister iyi olun ister kötü  manetini iade etmeyi, secdeleri uzatmayı ve iyi komşuluk yapmayı tavsiye ediyorum; işte  Muhammed (s.a.a) bunlarla gönderilmiştir. Onların namaz ve cenaze merasimlerine katılın, hastalarını ziyaret edin, haklarını ödeyin. Sizden biri, dininde veralı, doğru konuşan, emaneti sahibine veren ve halka karşı güzel ahlaklı olduğunda, "Bu Şii'dir" denilir; bu ise bizi hoşnut eder. Allah'tan korkun, bizlere ziynet olun utanç vesilesi olmayın; muhabbetleri bize doğru çekin; her çeşit kötülüğü bizden uzaklaştırın. Çünkü biz, hakkımızda söylenen her iyiliğin ehliyiz ve aleyhimizde söylenen her kötülükten uzağız. Allah'ın kitabında, bizim hakkımız, Hz. Resulullah'a olan yakınlığımız ve Allah tarafından da tertemiz (masum) kılındığımız açıklanmıştır. Bizden başka yalancı hariç hiç kimse bu makamı iddia edemez.


Allah'ı ve ölümü çok anın, Kur'ân'ı çok tilavet edin, Peygamber (s.a.a)'e çok salâvat getirin. Çünkü Peygamber'e salâvat getirmenin on hasenesi (sevabı) vardır. Size yaptığım tavsiyeleri unutmayın. Selamımı size ileterek sizi Allah'a emanet ediyorum."



36- "Kim mecliste makamından aşağı bir yerde oturmaya razı olursa, yerinden kalkıncaya kadar Allah ve melekleri ona salât ederler."


37- "Çocuğun küçüklükte babaya karşı saygısızlığı, büyüdüğünde ona karşı gelmesine sebep olur."
 

38- "Taaccüp etmeksizin (bir sebep olmaksızın) gülmek cahilliktendir."


39- "Şüphesiz sizler, kısa süre ve sayılı günler içerisinde yer almışsınız; ölüm ise ansızın gelmektedir. Hayır eken, sevinç ve saadet biçer; şer eken ise kötülük ve pişmanlık biçer. Her ekici ektiğine ulaşır. Ağır davranan  (dünyada kendisine belirlenen) nasibinden mahrum kalmadığı gibi, haris de nasibinden fazlasını elde edemez.  Kime hayır verilirse, o hayrı Allah bağışlamıştır. Kim de şerden korunursa, onu da Allah korumuştur."


40- "İnsanların karşısında (günah yapmaktan) çekinmeyen, Allah'tan çekinmez." (İnsanlardan utanmayan Allah'tan utanmaz.)


41- Hayatta mutedil ol ve israftan, aşırılıktan kaçın!


42- İmam'ın çocukluk yıllarında, birisi onun ağladığını ve diğer çocukların oyun oynamakla meşgul olduklarını gördü. İmam'ın diğer çocuklarda olup da kendisinde olmayan bir oyuncak için ağladığını zannederek İmam'a: "Sizin için oyuncak alayım mı?" dedi. İmam cevap verdi: "Ey aklı az insan, biz oyun oynamak için yaratılmadık ki!"


"Öyleyse niçin yaratıldık?!" diye soran adama: "İlim ve ibadet için." diye karşılık verdi İmam. Adam: "Bunu neye dayanarak söylüyorsun?" diye sorunca da şöyle cevap verdi:


Kur'ân'da: "Acaba sizi boş yere yarattığımızı ve bize dönmeyeceğinizi mi zannediyorsunuz?!" buyuran aziz ve yüce Allah'ın kelamına dayanarak!


43- "Tartışma ve cedele girişme; haysiyetin gider. Şaka yapma, sana karşı cesarette bulunulur."


44- "Karşılaştığın herkese selâm vermek ve meclisin aşağısında oturmak, alçakgönüllülüktendir."


45- "Kalpler şen olduğu zaman onları ilim ve hikmet ile doldurun; kederli olduğu zaman ise, onları kendi hâllerine bırakın."


46- "Kederli kimsenin yanında neşeli olmak, edepten değildir."


47- "Alçakgönüllülük, haset edilmeyecek bir nimettir."


48- "Her kim Müslüman kardeşine gizli olarak nasihatte bulunursa, onu yüceltmiş olur. Her kim de ona açıktan ve başkalarının yanında nasihat ederse, onu kötülemiş olur."


49- "Başkalarında beğenmediğin şeylerden kaçınman, kendini eğitmen için yeterlidir."


50- "Yüz güzelliği, zahirî güzellik; akıl güzelliği ise batinî güzelliktir."


51- "Allah'a ulaşmak için çıkılacak yolculuk öyle bir yolculuktur ki, geceleyin yol gitmekten (bütün gece sabaha kadar uyanık kalıp ibadet etmekten) başka bir şey ile gerçekleşmez."


52- "Pislikler (Kötülükler) bir evde toplanmıştır; o evin anahtarları da yalandır."


53- "Cömertliğin belli bir miktarı vardır, fazlası israftır."


54- "İhtiyatın belli bir miktarı vardır; onun dışına çıkmak korkaklıktır."



Kaynaklar


1- Tuhaf'ul- Ukul, s. 1039.
2- Tuhaf'ul- Ukul, s. 1045.
3- Tuhaf'ul- Ukul, s. 1049.
4- Vesail'uş- Şia, c. 18, s. 95.
5- Müstedrek'ul- Vesail, c. 2, s. 322.
6- Tuhaf'ul- Ukul, s. 1049, h. 18.
7- Bihar'ul- Envar, c. 78, s. 379.
8- Bihar'ul- Envar, c. 78, s. 374.
9- Tuhaf'ul- Ukul, s. 1051, h. 32.
10- Envar'ul- Behiyye, s. 353.
11- Tuhaf'ul- Ukul, s. 1043.
12- Envar'ul- Behiyye, s. 353.
13- Tuhaf'ul- Ukul, s. 1039.
14- Tuhaf'ul- Ukul, s. 1049.
15- Bihar'ul- Envar, c. 78, s. 372.
16- Tuhaf'ul- Ukul, s. 1051.
17- Bihar'ul- Envar, c. 78, s. 374.
18- Bihar'ul- Envar, c. 78, s. 373.
19- Bihar'ul- Envar, c. 78, s. 379.
20- Tuhaf'ul- Ukul, s. 1045.
21- Bihar'ul- Envar, c. 78, s. 378.
22- Bihar'ul- Envar, c. 78, s. 378.
23- Tuhaf'ul- Ukul, s. 1041.
24- Tuhaf'ul- Ukul, s. 1051.
25- Bihar'ul- Envar,c. 78, s. 378.
26- Bihar'ul- Envar, c. 78, s. 377.
27- Bihar'ul- Envar, c. 78, s. 377.
28- Tuhaf'ul- Ukul, s. 1041.
29- Bihar'ul- Envar, c. 78, s. 379.
30- Bihar'ul- Envar, c. 78, s. 379.
31- İhkak'ul- Hak, c. 12, s. 473.
32- Bihar'ul- Env ul, s. 1047, h. 12.
36- Tuhaf'ul- Ukul, s. 1043, h. 2.
37- Bihar'ul- Envar, s. 78, s. 374.
38- Tuhaf'ul- Ukul, s. 1047.
39- Tuhaf'ul- Ukul, s. 1049, h. 19.
40- Bihar'ul- Envar, c. 78, s. 377.ar, c. 78, s. 374.
33- Tuhaf'ul- Ukul, s. 1051, h. 34.
34- Tuhaf'ul- Ukul, s. 1047.
35- Tuhaf'ul- Ukul, s. 1047, h. 12.
36- Tuhaf'ul- Ukul, s. 1043, h. 2.
37- Bihar'ul- Envar, s. 78, s. 374.
38- Tuhaf'ul- Ukul, s. 1047.
39- Tuhaf'ul- Ukul, s. 1049, h. 19.
40- Bihar'ul- Envar, c. 78, s. 377.
[41]- İhkaku'l-Hak, c.12, s.473
[42]- İhkaku'l-Hak, c.12, s.473
[43]- Envaru'l-Behiyye, Meşhed, s.160
[44]- Envaru'l-Behiyye, Meşhed, s.160-161
[45]- Envaru'l-Behiyye, Meşhed, s.160-161
[46]- Envaru'l-Behiyye, Meşhed, s.160-161
[47]- Envaru'l-Behiyye, Meşhed, s.160-161
[48]- Envaru'l-Behiyye, Meşhed, s.160-161
[49]- Envaru'l-Behiyye, Meşhed, s.160-161
[50]- Envaru'l-Behiyye, Meşhed, s.160-161
[51]- Envaru'l-Behiyye, Meşhed, s.160-161
[52]- Envaru'l-Behiyye, Meşhed, s.160-161
[53]- Envaru'l-Behiyye, Meşhed, s.160-161
[54]- Envaru'l-Behiyye, Meşhed, s.160-161

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
  • Nursel Özbek   16-12-2018 13:15

    Sayıl Ilgili, Derlemeyi beğenerek okudum. Ancak 'Kaynaklar' bölümünde bir şey dikkatimi çekti. Başucu kaynaklarımızdan olan "Tuhef'ul-Ukûl" yani Âl-i Resûl'den Akıllara Hediye" isimli eser 'Tuhaf'ul-Ukul' olarak yazılmış. Bu bir imlâ hatası olsa gerek... Çünkü iki yazım şekli arasındaki fark/anlam çok bariz. Böyle güzel 'kaynaklı araştırmalar'ın devamını temenni ediyor, iyi çalışmalar diliyorum. Nursel Özbek

Kategorideki Diğer Haberler