24 Haziran 2018 Pazar Saat:
21:09
05-06-2018
  

İmam Humeyni'nin Dilinden Filistin

Filistin İşgal Edilmişken, Siz Petrol İçin Kavga mı ediyorsunuz?

Facebook da Paylaş

 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

Bugün Müslümanların ve özellikle yüce âlimlerin Allah Tebarek ve Teâlâ karşısında büyük bir sorumluluğu var; bizim susmamızla gelecek nesiller ebediyen dalalet ve küfre maruz kalacaklar ve bunun sorumlusu da biziz. İsrail ve alçak uşaklarının tehlikesi İslam ve İran'ı yok olmakla tehdit ediyor. Birkaç gün zillet ve horlukla yaşamak değersizdir; ben yüce alimlerden ve diğer Müslüman kesimlerden yardımlaşarak İslam ve Kur'an'ın önünde olan tehlikeden kurtarmalarını bekliyorum.

 

Filistin İşgal Edilmişken Siz Petrol İçin Kavga mı ediyorsunuz?

 

Ben Müslüman ülkelere diyorum ki; Beyler neden petrol için kavga ediyorsunuz? Filistin İşgal edilmiş; Yahudileri dışarı çıkarın, ey beceriksizler. Birbirinin canına düşmüşler. Filistin işgal edilmişken siz petrol için kavga mı ediyorsunuz? Mal için kavga edilince, İsrail hükümeti Filistin'de sağlamlaşır, bu hükümet mi? Şu zavallı Arapları dışarı dökmüşler ve şimdi bir milyon veya daha fazla halkı aç ve zavallı halleriyle yatmışlar çöllerde, o kadar zavallı ve avara olmuşlar, Müslüman ülkelerin bu konuda itiraz etmeleri gerekmez mi? Bir şey söylemeleri gerekmez mi? Bir milyon veya daha fazla insanı dışarı çıkarmış ve derbeder etmiş olan böyle bir hükümetle siz koalisyon mu ediyorsunuz?! Eğer koalisyon etmiyorsanız o halde gazetelerde yazın, eğer koalisyon etmiyorsanız bırakın bu söylediklerim bir matbaada basılarak yayınlansın, bırakmazsanız bilin ki koalisyon etmişsiniz; bilin ki koalisyon yapmışsınız Yahudilerle, İsrail'le. İsrail uşaklarının bu memlekette neler yaptığını, neler olduğunu görüyorsunuz ya.

 

İslam'ın İleri Gelenleri Küçük İhtilafları Bırakmaya Mükelleftir

 

Şimdi İslami ülkelerin başında olanlar, İslami ülkelerin başındaki sultanlar, İslam Cumhuriyeti'nin başındakiler bu ihtilafları, bazen aralarında çıkan bu küçük ihtilafları bırakmakla mükelleftirler. Arap ve acemi, Türk ve farsı yoktur, var olan tek şey İslam'dır, İslam kelimesidir. Resulullah'ın (s) mücadele metodu neyse bunlar da ona uymak zorundadırlar, İslam'a uymalılar. Söz birliklerini korur da bu küçük ihtilaflara son verecek olurlarsa, herkes el ele verirse; bu topluluk yedi yüz milyondur diyorlar, ama dağınık yedi yüz milyon bir milyon kadar da yoklar. Dağınık grup da bir işe yaramaz; ancak bu yedi yüz milyondan iki yüz milyonu, dört yüz milyonu el ele verecek olursa, birbirlerine kardeşlik elini uzatırlarsa, hudutlarını korurlarsa, sınırlarını korurlarsa, ancak herkesin ortak olduğu İslam toplumunda, herkesin ortak olduğu tevhid kelimesinde, herkesin müşterek olduğu İslam'ın maslahatlarında aralarınsa söz birliği olursa, eğer bunların arasında sözbirliği olursa Yahudiler Filistin'e tamahlanamaz, Hindistan Keşmir'e tamahlanamaz, bu sizin birleşmenize engel oldukları içindir. Bilsinler ki bunlar biliyorlar da kaynaklarınızı elinizden almak isteyenler, servetinizi bedava götürmek istiyorlar, yer altı ve yeryüzü zenginliklerinizi yağmalamak istiyorlar; bunlar Irak'la İran'ın, İran'la Mısır'ın, Türkiye'yle İran'ın birleşmesine, hepsinin arasında sözbirliği olmasına engel oluyorlar, bırakmayacaklar bunlara engel olacaklar ancak sizin göreviniz, başta olanların vazifeleri oturup anlaşmak, sınır ve hudutlarını korumaktır, herkesin sınır ve hududu muhafaza edilmeli, ancak size bu kadar zarar veren dış düşman karşısında söz birliğiniz olsun.(aranızda söz birliği olursa) bir avuç hırsız Yahudi Filistin'dedir, bir milyondan fazla insanları on yıldır, on yıldan fazladır, dağıtmıştır ve Müslüman ülkeler ise oturup matem tutmuşlardır. Sözbirliği olursa nasıl yapabilirler bunlar, bu bir avuç hırsız Yahudi Filistin'inizi nasıl elinizden alarak Müslümanları Filistin'den çıkarabilir ve siz ise hiçbir şey yapamazsınız?

 

İsrail'e Ambargo ve İsrail'i Ret

 

Defalarca Müslüman ülkeler, Müslümanlar ve Müslüman devletlerin arasında nifak ve tefrika yaratıp aziz memleketlerimizi esirlik ve sömürü altında tutarak maddi ve manevi zenginliklerinden istifade etmek isteyen ecnebilerin ve uşaklarının karşısında birlik ve kardeşliğe davet etmişimdir. Defalarca ülkeleri ve özellikle İran hükümetini İsrail'den ve onun tehlikeli uşaklarından sakındırmışımdır; büyük ülkelerin desteğiyle Müslüman ülkelerin ve büyük Müslüman ülkelere karşı silahlı harekete geçmiştir, dolayısıyla Müslüman devlet ve milletlerin çaba ve azmiyle kökü kazınmalıdır. İsrail Müslüman ülkelere karşı silahlı harekete geçmiştir, dolayısıyla Müslüman devlet ve milletlerin onun kökünü kazıması ve bastırması gerekir. İster silah ve patlayıcı maddeyle olsun ve ister petrolle olsun İsrail'e yardım etmek haram olup İslam yasalarına ters düşmektedir; İsrail ve uşaklarıyla ilişki kurmak ister ticari ilişki olsun ve ister siyasi haram olup İslam yasalarına ters düşmektedir, Müslümanlar İsrail mallarını kullanmaktan sakınmalılar, Allah Teâlâ'dan İslam ve Müslümanların zaferini niyaz ederim.

 

Filistinli Mücahidlerin Himaye Edilmesinin Farz oluşu ve Şer'i Vücühatın Onlara Tahsis Edilmesi

 

Kesinlikle iyi bir iştir. Hatta zekat ve diğer sadakalar gibi şer'i haklardan Allah yolunda cihad eden savaş ve fedakarlık saflarında insanlık düşmanı kafir Siyonizm'i ortadan kaldırmak, İslam'ın kaybettiği şeref ve yüceliğini ihya etmek ve geri getirmek ve şerefli İslam tarihini yüceltmek için savaşan bu mücahidlere verilmesi farzdır; Allah'a ve kıyamet gününe imanı olan her Müslüman'a bütün güç ve kuvvetini bu yolda kullanmak ve sonundaki iki iyilikten birine: şehadet veya zafere ulaşmak farzdır. Ve şehid düşen Müslüman kardeşlerinin kanına kan istemek, utanç lekesini temizlemek için ateş hattına yönelmek, Allah tarafından yakın olan yardıma ve parlak zafere kavuşmak farzdır size; ve müjdeleyin müminleri ki, Allah alınan yiğitçe ve haktan yana olan kararın desteğidir.”Allah'tan yardım ve zafer (nusret) ve yakın bir fetih vardır müminleri müjdele”(Saf Suresi/13. ayetinden bir bölüm) ve Allah niyetin arkasındadır.

 

Nihai zafer kendilerine ait olan kardeşlerimiz, yani “feth” hareketinin seçkin kişilerine savaşçılarına “el-Asife” güçleri ve diğer hür fedailere, Allah yolunda cihad eden mücahidlere bütün güç ve imkanatla yardım etmek farzdır. “Ve muvaffakiyet Allah'tandır.”

 

Mücahid kardeşler hakkında ilk ve son görüşümüz şudur ki devamlı ve yorgunluk bilmeden mücadelelerini sürdürsünler, zira hayat onun yolunda ülkü ve mücadelededir: “Doğrusu hayat akide ve cihaddır” İslami düşünce tarzı açısından, ölümün bu zillet dolu hayattan daha iyi olduğu konusunda hiç şüphe yoktur. Binaenaleyh içinde bulunduğumuz bu durumda tarih boyunca İslami azametle kendimizin ve gelecek nesillerin izzet ve şerefini ve elde etmek için bütün güç ve imkanatımızla mücadeleyi sürdürmekten başka bir yolumuz yoktur. “ve onlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve besili atlar hazırlayın. Bununla, Allah'ın düşmanı ve sizin düşmanınızı ve bunların dışında sizin bilip bilmeyip Allah'ın bildiği diğer düşmanları korkutup caydırırsınız”(Enfal/60)”Ey İman edenler, eğer siz Allah'a (Allah adına İslam ve Müslümanlara) yardım ederseniz, O da size yardım eder ve sizin ayaklarınızı sağlamlaştırır.” (Muhammed/7). “Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer(gerçekten) iman etmişseniz en üstün olan sizlersiniz."”(Ali İmran/139). “Düşmanınız olan) Topluluğu aramakta gevşeklik göstermeyin. Siz aci çekiyorsanız, şüphesiz onlar da sizin acı çektiğiniz gibi acı çekiyorlar. Oysa siz onların umut etmediklerini Allah'tan umuyorsunuz.”(Nisa/104). Öyleyse ey “Fetih” yiğitleri Allah'a yardım etmeye, yakın olan zafere koşun ve müminleri müjdeleyin.

 

Daha önce de hatırlattığımız gibi bu mesele İslam ve Müslümanların bulunduğu bu durum ve şartlarda bir farzdır. Kutlu İslam dininin hükümlerine teslim olduktan sonra can ve malıyla İslam'ın izzeti yolunda cihad kadar hiç bir şeyi farz bilmiyorum. Mukaddes Filistin topraklarında suçsuz bacı ve kardeşlerinizin kanlarının aktığı, topraklarımızın Siyonistler tarafından virane edildiğini görürken bu ortamda cihadı sürdürmekten başka hiçbir yol kalmıyor ve Müslümanlara bu mukaddes savaşta maddi ve manevi yardımlarda bulunmaları farzdır ve “Allah Teala bu niyetin arkasındadır.”

 

En iyi yol şu ki Müslüman İran halkı bütün imkanatıyla, dahili ve harici siyonistlerle ilişkilerini kesmeli, meadden ve manen onların kökünü kazımaya ve yok etmeye çalışmalı ve tüm hayali alanları onlara daraltmalı, onlara karşı iktisadi savaşa girişmeli ve yine İran ve Müslüman halkıyla tamamen ilişkisini kesmek zorunda kalması ve sonuçta İran halkı bütün maddi ve manevi imkanatlarını bu hür mücahitlerin emrine bırakması için diğer alanlarda da onlarla savaşmalıdır. Bu acı şartlar her Müslüman'ın işgal edilmiş toprakları kurtarmak ve işgal edilmiş toprakları kurtarmak ve işgalcilerden intikam almak için bütün imkanatını kullanmasını gerektiriyor. "Muvaffakiyyet Allah'tandır” Kuşkusuz Müslüman Filistin halkının vazifesi dünyanın en uzak noktasında bulunan her Müslüman'ının hakkında da geçerlidir. “Müslümanlar bir tek el gibidir…”(Bu Hadisi Şerif Hz. Resuli Ekrem (S)'den nakledilmiştir.) küçük tefrikalar, ırkçılık ve milliyetçilik söz konusu değildir; Müslüman milletler arasında takva ve sakınma dışında hiçbir imtiyaz yoktur. “Hiç şüphesiz, Allah katında sizin en üstün olanınız takvaca en ileri olanınızdır. Ve Allah bize yeter ve o ne güzel vekildir.”(Hucurat Suresi/13)

 

Bu Fesat Kaynağı Mümkün Olan Her Yolla Defedilmelidir

 

Daha önce de gasıp İsrail hükümetinin izlediği hedeflerin İslam ve Müslüman ülkeler için büyük tehlike olduğunu hatırlattım. Eğer Müslümanlar ona aman verirlerse fırsatın kaçacağından ve onların önünün alınmasının mümkün olmayacağından korkulur; tehlike ihtimali İslam'ın esasına yönelik olduğu için mümkün olan her vesileyle bu fesat kaynağını defetmek, ona karşı savunma konumunda olan savaşan mücahidlere yardım etmekte kusur etmemek Müslüman ülkelere özellikle ve diğer Müslümanlara umumen farzdır; bu hayati konuda zekat ve diğer sadakalardan istifade etmeleri de caizdir.

 

Allah Teala'dan bu vesileyle Müslümanların tenbih olmaları, uyanmalarını sağlaması, İslam düşmanlarının şerrini Müslüman beldelerden defetmesini niyaz ederim.

 

İsrail'e Ambargo

 

Sizin bu ülkeler için gördükleri uykudan tasarladıkları planlardan haberiniz yok, bendeniz defalarca İsrail ve uşaklarının tehlikesini millete hatırlattım ve dedim ki İsrail'e karşı mukavemet etmeleri ve onunla ilişki kurmaktan sakınmaları gerekir.

 

Müslümanları Filistin Mücahitlerini Desteklemeye Davet

 

Ve bu da musibetlerin başı olan Filistin. Bazı Müslüman ülkelerin başlarında olanların görüş farklılığı ve satılmış olmaları maden, servet ve tabii imkanlara sahip olmalarına rağmen yedi yüz milyon Müslüman'a sömürü ve Siyonizm'in elini kesmeye ve ecnebilerin nüfuzu kısıtlamaya fırsat ve imkan vermiyor. Bazı Arap ülkelerinin ecnebilerin direkt nüfuzu karşısında bencilllikleri, onlar tarafından başa geçirilmeleri ve onlara teslim olmaları onlarca milyon Arab'ın Filistin topraklarının İsrail'İ işgal ve gasbından kurtarmalarına engel oluyor.

 

Herkes bilmeli ki, büyük devletlerin İsrail'i ortaya çıkarmaktan hedefleri sadece Filistin'i işgal etmekle son bulmuyor; onlar Allah'a sığınırım bütün Arap ülkelerini Filistin'in akıbetine uğatmayı planlıyorlar ve bugün biz Filistin'in kaderini Filistinlilere bırakmak yolunda Filistinli mücahitlerin cihadını görüyoruz; kelle koltukta işgal ve tecavüze karşı, Filistin ve işgal edilmiş toprakları kurtarmak için kahramanca kıyam eden mücahitleri görüyoruz; sömürünün başa geçirmiş olduğu kimselerin dün Ürdün'de ve bugün Lübnan'da bu mücahidlerin başlarına neler getirdiklerini görüyoruz, Müslüman grupları Filistinli mücahidlerden ayırmak ve mücadeleyi stratejik bölgeden (ki İsrail ve Siyonist güçlere darbe indirmek için çok uygun stratejiye sahiptir) dışarı çıkarmak amacıyla sömürge uşaklarının tahriki ve elleriyle, çeşitli şekillerde onların aleyhine tebliğ ve komploları görüyoruz.

 

Acaba Müslüman ülkelerin başında olanlar böyle bir ortamda Allah katında, akıl ve vicdanlarının yanında mesul ve sorumlu değiller mi? Filistinli mücahidler sömürgenin sultasında olan bölgelerde sömürge uşaklarının elleriyle öldürülürken diğerlerinin sessiz kalması, hatta bu özgürlük verici cihadı en uygun stratejik bölgeden uzaklaştırmada onlarla yardımlaşmaları ve komplo hazırlamaları yakışır mı? Arap ülkeleri ve bu bölgelerde oturan Müslüman halkı bu cihadın yok olmasıyla diğer Arap ülkelerinin de düşmanının şerrinden âmânda olmayacaklarını bilmiyorlar mı?

 

Bugün genelde bütün Müslümanların, özelde Arap ülkelerinin istiklallerini korumak için bu cihad grubunu koruma ve destekleme girişimlerinde bulunmaları ve bu mücahidlere silah ve azık gönderme yoluna ellerinden gelen hiçbir şeyi esirgememeleri gerekir; ve mücahid fedailerden Allah'a tevekkül ederek, Kur'an'ın emirlerine bağlı kalarak, tam bir sebat ve ciddiyetle mukaddes hedefleri yolunda cihadlarını sürdürmeleri gerekir; bazı unsurların soğuk davranma ve gevşekliğinden dolayı üzülmemeleri ve neticede özgürlük veren kıyamlarının darbe görmemesi gerekir. Şu noktayı önemle vurguluyorum ki mücahidler ve mücahidlerin bulunduğu bölgenin ahalisi birbirlerine karşı iyi davranmalı, İslami kardeşlikle hareket etmelidirler.

 

Bütün uyanık ve bilinçli Müslümanlardan, özellikle Allah'ın muhlis kulları, yüce alimlerden bu mübarek günlerde Müslümanları sömürünün iğrenç sultasından kurtarma doğrultusunda Allah Teala'nın yardımını niyaz etmelerini istiyorum. Mübarek ramazan ayı toplantılarda ve Cuma namazları, hac kongresi gibi diğer büyük İslami toplantılarda gerçekleri tüm Müslümanlara tebliğ etmek ve yaymak için çalışmalarını, halkı(herkesi vahdet ve birliğe çağıran) Kur'anı Kerim'i izlemeye davet etmelerini, Filistin'in kurtuluşu, İslam dünyasını saran kahredici müşkülatın halli için elele vermelerini istiyorum. Allah Teala'dan ecnebilerin ellerini Müslümanların topraklarından kesmesini niyaz ediyorum. “O işten ve icabet edendir”

 

İsrail'i Yok etmek için saflarınızı sıkılaştırın

 

“Onları, bulunduğunuz yerde öldürün ve sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Fitne, öldürmeden beterdin… Fitne kalkmayıncaya kadar onlarla savaşın.”(Bakara Suresi''in 190 ve 193.ayetinden)

 

Gasıp İsrail'den, daha fazla fitne çıkarmak, Arap topraklarını daha fazla işgal etmek, hak sahipleri karşısında gasbını sürdürmek için harekete geçmiş ve savaş ateşini bir kez daha alevlendirmiş olduğu ve Müslüman kardeşlerimizin bu fesat kaynağının kökünü kazımak Filistin'i kurtarmak için kelle koltukta şeref meydanında savaş halinde olduğu bu durumda Müslüman ülkelerin başında olanlara, bilhassa Arap ülkelerine Allah'a tevekkül edip la yazel kudrete dayanıp bütün güç ve kuvvetlerini seferber ederek savaş meydanının ön safında gözlerini Müslümanlara dikmiş olan fedakâr kardeşlerinin yardımına koşmaları, Filistin'i kurtarmak ve İslami şeref yücelik ve azametin ihyası için bu mukaddes cihada iştirak etmeleri farzdır; kahredici ve zillete düşürücü nifak ve ihtilaflardan el çekerek, birbirlerine kardeşlik elini uzatmaları, saflarını sıkılaştırıp düzen vermeleri gerekir; Siyonizm ve İsrail'in kudret gösterisinden korkmamaları, süper güçlerin vaatlerinden gururlanmamalı, kendilerini zelil etmemeleri ve utanç verici yenilgi ve tehlikeli sonuçları olan gevşeklik ve müshamadan sakınmaları gerekir. Müslüman ülkelerin başlarında olanlar bilmeliler ki, Müslüman ülkelerin merkezine yerleştirmiş oldukları bu fesat kaynağı sadece Arap milletini sindirmek için değil; bilakis bütün Ortadoğu için zararlı ve tehlikelidir. İsrail'in projesi, siyonizmin İslam dünyası sulta ve egemenliği altına alması, Müslüman ülkelerin paha biçilmez topraklarının ve zenginlik kaynaklarının birçoğunu sömürmesidir ve su siyah sömürge kabusunun şerrinden ancak ve ancak fedakarlık, mukavemet ve İslami ülkelerin vahdetiyle kurtulmak mümkündür;  İslam'ın başına gelen bu hayati konuda bir ülke kusur edecek olursa diğer İslami ülkeler uyarı, tehdit ve icabında ilişkilerini keserek onu kendilerine uymaya zorlamalıdırlar. Müslüman petrol ülkeleri ellerinde olan petrol ve diğer imkanları İsrail ve sömürücülere kaşrı kullanarak İsrail'e yardım eden ülkelere petrol satmaktan sakınmalıdırlar.

 

İsrail Uşaklarının Musallat Etmek Memlekete İhanettir

 

Ecnebiler için askeri, haberleşme ve casusluk merkezleri oluşturmak meşrutiyete ters düşmektedir. İsrail gibi ecnebileri ve onların alçak uşaklarını memleketin en iyi topraklarına musallat etmek ve milleti oradan uzaklaştırmak anayasayı çiğnemek ve memlekete ihanettir.

 

Eğer Müslüman Ülkeleri Yönetenler Tek Bir El Olsalardı…

 

Müslümanlar “Onlara karşı gücünüz yettiği kadar ve besili atlar hazırlayın.” Ayetine amel eder de İslam hükümeti oluşturup geniş hazırlıklarda bulunarak savaşa tamamen hazır vaziyette olsalardı, bir avuç Yahudi, topraklarımızı işgal ederek Mescid-i Aksa'mızı tahrip etmeye, yakmaya cüret ederken halk ona karşı hemen karşılık veremeyecek halde olmazdı. Bütün bunlar Müslümanların Allah'ın hükmünü icra etmeye yanaşmadıkları ve liyakatli ve salih bir devlet oluşturdukları içindir. Eğer İslami ülkelere hükümet edenler mümin halkın temsilcisi olup İslam'ın hükümlerini icra edecek olsalardı, küçük ihtilafları bir kenara bırakıp, fitne ve tefrikaya sebep olacak şeylerden el çekerek birleşseler ve tek el olsalardı o zaman Amerika ve İngiliz'in desteğinde olsaydı bile yine de bu işi yapamazdı. Bu, Müslüman millete hükümet edenlerin beceriksizliğindendir.

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler