17 Ekim 2017 Salı Saat:
07:06
03-08-2017
  

İmam Rıza (a.s) ve Rıza Lakabı

O, göklerde Allah'ın, yeryüzünde Hz. Peygamberin ve ondan sonraki İmamlar razı olduğu isimdi...

Facebook da Paylaş

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

Hücceti İslam ve Müslim'in Hadi Abbasi Horasani ile İmam Rıza'nın (a.s) doğum günü münasebeti ile ilgili verdiği röportaj;


Bezentî'nin şöyle dediği nakledilmiştir:


"İmam Cevat'a şöyle arz ettim; Sizin muhaliflerinizden bazıları Memun'un babanızı kendi veliahdı olarak seçtiği için ona Rıza lakabının verdiğini sanıyorlar. İmam Cevat buyurdular; "Ant olsun Allah'a ki bu doğru değil, yalan söylüyorlar. Allah Teâla, ona Rıza adını verdi. Çünkü O, göklerde Allah'ın, yeryüzünde Hz. Peygamberin ve ondan sonraki İmamlar razı olduğu biriydi."


Bezentî şöyle devam eder;


"Peki diğer imamlara neden aynı lakap verilmemiştir? Onlar, Allah, Peygamber ve İmamların (a.s) razı olduğu kimseler değiller miydi? Neden onların içerisinde sadece babanız Rıza olarak adlandırıldı?" diye sorduğumda imam şöyle cevap verdi;


"Çünkü dostları ve taraftarları ondan razı oldukları gibi, düşmanları ve muhalifleri de ondan razı idiler. Bu durum diğer imamların hiç biri için tahakkuk etmedi. Bu nedenle Ehlibeyt imamları arasında sadece babama "Rıza" alakabı verildi."


Peygamber (s.a.a) Kimler İçin "Bedenimin Parçası" Sözünü Kullanmıştır?


Hz Peygamber (s.a.a) ibadetin zirve noktasındaydı. Bu nedenle "Ey mutmain olan nefis" ayetinin mısdakıdır.  
Hz Peygamber Ekrem (s.a.a) 'benim bir parçamdır' sözünü iki yerde kullanmıştır. Birincisi biricik kızı Fatıma (s.a) için, ikincisini ise itretinden olan sekizinci imam (a.s) yani İmam Razı için. Bu minvalde olan hadis ve rivayetler hem Ehlisünnet ve hem de Şia kaynaklarında kayıtlara geçmiştir.


Bir rivayette Peygamber efendimiz(s.a.a) şöyle buyurmuştur:


"Benim bedenimin bir parçası Horasan'da defin edilecektir. Kim zorluk ve sıkıntı anlarında orayı ziyaret ederse sıkıntıları giderilecektir. Yine günahkâr biri orayı ziyaret ederse Allah Teâlâ onun günahlarını bağışlayacaktır."
 

Allah'ın Razı Olmasının ve Öfkelenmesini Mısdakı


Hz Fatıma (s.a) ve İmam Rıza (a.s) Allah'ın razılık makamının mısdaklarıdır ve kim bu iki yüce şahsiyeti kendisinden razı ve hoşnut ederse Allah'ı kendisinden hoşnut ve razı etmiş sayılır. Aynı şekilde kim bu iki isme düşmanlık ve kötülük ederse Allah'a kötülük ve düşmanlık etmiş gibidir.


Zira bu iki yüce ismin makamı "Razıyeten Merziye" makamıdır ki kul rabbinden razıdır ve rabbi de kuldan razıdır. İmam Rıza'nın (a.s) hayatını incelediğimizde kendisinin bu makamda olduğunu tarih defalarca müşahede etmiştir. O hazret Allah'ın razı olduğu kadere tam anlamıyla teslimiyetini ispat etmiştir.


 İmam Rıza (a.s), Kuran Ayetlerinin Mücessem Haliydi


Peygamberlerin ve imamların özellikle İmam Rıza'nın (a.s) yaşam tarzlarına baktığımızda tüm düşünce ve davranışlarının Kur'an eksenli olduğunu görürüz. Aslında bir manada İmam Rıza'nın (a.s) ahlakı, Kur'an-ı Kerim'in tefsiridir. Çünkü O, Kur'an ayetlerinin mücessem haliydi. İmam Rıza, hayatının tüm evrelerinde; oturup kalmasında, zikirlerinde, secdelerinde, ibadetlerinde zaman ve mekân farkı gözetmeksizin kendisinden önceki Ehlibeyt imamları gibi İslam dininin gerektirdiği gibi yaşamış ve İslam dinini tebliğ etmiştir.


İmam Rıza'nın çok sade bir yaşamı vardı. Yazları hasır üzerinde, kışları ise keçe üzerinde otururdu. Buna rağmen halkın arasında gezdiği zaman en güzel elbiselerini giyer, kokular sürünür, temizlik ve nezafete özen ve itina gösterirdi. Her zaman şöyle buyururdu:


"Eğer Allah'ı razı etmek istiyor iseniz, önce Allah'ın yaratmış olduğu kulları razı ediniz. Zira bu Allah'ın en çok sevdiği işlerden biridir."


Razılık Makamına Ulaşmak


Rızalık makamına ulaşmanın en belirgin özelliklerinden biri, insan hiçbir zaman Allah'tan neden, niçin nasıl gibi sorularını sormamasıdır. Hiçbir zaman Allah'tan şikâyet etmemsidir.


Zühdün en yüce derecesi takva, takvanın en yüce derecesi yakin, yakinin en yüce derecesi ise razılık makamıdır.  İmam Rıza (a.s) bu insani ve ilahi erdemlerin tümüne sahipti. Bu makamlara ilaveten İmam Rıza'nın sahip olduğu bir diğer yüce makam keramet ve şefaat makamıydı.


Allah'a ulaşmanın ilk aşaması zamanın imamını tanımaktan geçer. Tanımak sevmeyi, sevmek ise karşılıklı razılığı doğurur


İmam Rıza (a.s) Allah'ın insanlara bahşettiği bereket, hayır ve Allah'ın cemal ve Celal aynasıdır.

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler