24 Nisan 2018 Salı Saat:
17:04

İmtihan

04-10-2012 14:28


 

 



Yüce Rabbimiz ilahi bir gelenek olarak, kullarını sınava çeker. Acaba bu sınavların ve imtihanların nedeni nedir?

Biz insanlar deneyleri, kendimiz için gizli şeyleri açığa çıkarmak, tanımadığımız şeyleri tanımak ve bilgisizliğimizi gidermek için yaparız.

Acaba bu konu Yüce Rabbimiz için de geçerli midir? Cevap tabii ki hayırdır.  Çünkü O’nun ilmi her şeyi ve her yeri kapsamaktadır. Bütün eşyaların ve şahısların sırlarını bilmektedir. ‘şüphesiz Allah, göklerin ve yerin gaybını bilir. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.’ Hucurat 18. Demek ki sınavlardan bizim aldığımız sonuç ile Yüce Rabbimizin almış olduğu sonuç farklıdır.

Allah’ın sınavlarında ki ana sebep ‘yetiştirmek ve terbiye etmektir.’ Kur’an’ı Kerim’de yirmiden fazla yerde ilahi sınavlara değinilmiştir. Bu insanların yeteneklerini açığa çıkarmak ve onların yetişmelerini sağlamak amaçlı ilahi bir kanundur.

Birçok yerde, imtihan etmek, fitne kelimesi ile beyan edilmiştir. Fitne; altının içindeki değersiz maddelerden temizlenip, saf altının açığa çıkması için ateşe konulmasına denilmektedir. İnsanlar da kötülüklerden arınıp, içlerindeki temiz yönler açığa çıksın ve güçlensinler diye zor şeylere tabi tutuluyorlar.

Çamur ateşte daha sert ve güçlü olduğu gibi, insanlar da bu sınavlar ile güçlenmekte ve yetişmektedirler. Un suda hamur olur, hamur ateşte pişer ve ekmek haline gelir.

 

Allah’ın sınamaları bir çiftçinin ya da bahçıvanın yaptığına benzer. Toprağa tohumları serper. Bu tohumlar tabii kaynaklardan faydalanarak gelişmeye başlarlar. Bu taneler zor şartlarla mücadele ederler. Rüzgâra, sıcağa ve soğuğa direnerek sonunda bol meyveli bir ürün halini alırlar.

Askerleri hazırlamak için onları çeşitli tatbikatlara götürürler. Gelişsinler diye susuz, aç halde,  soğuk ve sıcak yerlerde, zor şartlar altında bırakılırlar. Nihayet güçlü bir asker olurlar.

Sınavlar, insana imanın sadece dille söylemekle olmadığını, bunu uygulamada da göstermek gerektiğini hatırlatıyor. Sınavlardan başarıyla çıkanlar, ancak imanları güçlü olan ve sabır ehli olan kimselerdirler.

Bazı sıkıntılar ise insanları gaflet uykusundan uyandırma görevi görmektedir. Hz. Ali (a.s) buyurdu: ‘Allah bazen kullarını, yapmış oldukları günahların ve kötülüklerin farkına varsınlar, gaflet uykusundan uyansınlar ve tövbe etsinler diye, mahsulün azlığı, bereketin kaldırılması ve hayrın önünün alınmasıyla ikaz eder.’  Tabi bunun kendisi de başka bir imtihan şeklidir.

Bu ilahi sınamalar neticesinde sabır ehli olup, başarılı olanlara da rabbimiz Cennet’i vaat etmiştir.Hz. Ali (a.s) buyurdu: ‘Allah kullarına, kendilerinden daha agâh olmasına rağmen, onları sınar ki sevap ve cezayı gerektirecek iyi ve kötü ameller onlardan çıksın.’ Sabır ehli olanlar başarılı olacaklardır. Allah sabredenlerle beraberdir. Musibetler karşısında sabretmeli ve O’na tevekkül etmeliyiz. O’na dayanmalıyız.

Bakara süresi 153. ayette buyuruyor: ‘Ey iman edenler! Sabır ve namazdan (musibetler ve sıkıntılar karşısında) yardım alın. Allah sabredenlerledir.’ Rabbimiz, Ankebut suresinin ikinci ayetinde şöyle buyuruyor: ‘İnsanlar, “İnandık” demekle, imtihan edilmeden bırakılacaklarını mı zannederler.’

 

Bu ayeti kerime, bize tüm insanların bu dünyada imtihan edileceklerini söylemektedir.
Allah’ın kullarını imtihan etmesi, onları sınaması ilahi bir gelenektir. Bu gelenek, istisnasız tüm insanlar için geçerlidir. İnansınlar ya da inanmasınlar, imanları güçlü olsun ya da zayıf olsun, tüm insanlar kendi kapasitelerine göre bir sınava tabi tutulacaklardır. Elbette ki bazıları da birçok sınavı vermek zorunda kalacaktır. Bize en büyük örneklerden birsi de Hz. Eyüp’tür (a.s).

 

Hz. Eyüp (a.s), birçok ağır sınavdan başarıyla geçmiştir. Allah önce malını, sonra çocuklarını, sonra sağlığını ve en sonunda eşini alarak onu sınadı. Ama o isyan etmedi ve Rabbine şükür etti. Hz. İbrahim (a.s) sınavlardan başarıyla çıkan yüce insanlardan bir diğeridir. Ateşe atıldı, çocuğunu ve eşini ıssız bir mekânda (Mekke) bırakmak zorunda kaldı ve kendi yetiştirdiği oğlunu kurban etmekle sınandı. Hz. İbrahim’de (a.s) bu büyük imtihanlardan başarıyla çıkarak bizler için yüce bir örnek oldu. Hz. Hüseyin (a.s) ve ashabı, Kerbela’da belki de insanlık tarihinin en ağır sınavlarını verdiler ve başarıyla çıktılar.

 

Allah her insanı kendi kapasitesine göre sınar. Yani bizim sınavımız ile İmam Hüseyin’in (a.s) ve Hz. Eyüp’ün (a.s) sınavı farklıdır. Büyük bir âlimin sınavı ile normal bir vatandaşın sınavı farklıdır. Ortak bir nokta vardır, o da kimsenin sınavsız bu dünyadan gitmeyeceğidir.

 

Sınavların şahıslara göre zorluğu değiştiği gibi, şekli ve yöntemi de değişir. Bunları da Yüce Rabbimiz Bakara suresinde buyuruyor ve sınavdan başarıyla çıkanları Cennet’le müjdeliyor.
 

‘Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele. 155. Onlar; başlarına bir musibet gelince, “Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah’a aidiz ve şüphesiz O’na döneceğiz” derler. 156. İşte Rableri katından rahmet ve merhamet onlaradır. Doğru yola ulaştırılmış olanlar da işte bunlardır. 157.’
 

Korku, açlık, mal, can ve ürün eksikliği zikredilen imtihanlardandırlar.
Başka bir ayet-i kerimede buyuruyor: ‘Andolsun, mallarınız ve canlarınız konusunda imtihana çekileceksiniz. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve Allah’a ortak koşanlardan üzücü birçok söz işiteceksiniz. Eğer sabreder ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız bilin ki, bunlar (yapmaya değer) azmi gerektiren işlerdendir.’ Al-i İmran 186.
 

Bu ayette ise, mal ve can eksikliği yanında, üzücü sözler işitmeyi de başka bir imtihan olarak zikretmiştir. Günahkâr insanların müminlerle alay etmeleri, Mutaffifin suresinde şöyle zikrediliyor: ‘şüphesiz günahkârlar, (dünyada) iman edenlere gülüyorlardı. 29. Müminler yanlarından geçtiğinde, birbirlerine kaş göz ederek onlarla alay ediyorlardı. 30. Ve kendi adamlarının yanlarına dönünce de eğlenerek güle güle dönerler. 31.’

Yine buyuruyor: ‘Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak hayır ile de şer ile de deniyoruz. Ancak bize döndürüleceksiniz.’ Enbiya 35. Ölüm, hayır ve şer imtihan çeşitlerindendirler.

 

Yine buyuruyor: ‘Andolsun, içinizden, cihat edenleri ve sabredenleri belirleyinceye ve durumlarınızı ortaya koyuncaya kadar sizi deneyeceğiz.’ Muhammed (s.a.a) 31.

 

Her kesin sınavının, kendi kapasitesine göre olacağını da bu ayeti kerimede buyuruyor: ‘Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar…’ Bakara 286.

Bu sınavlardan başarıyla çıkmanın anahtarları birkaç şeydir: Güçlü irade sahibi olmak. Sabır göstermek ve olayların ve sıkıntıların gelip geçici olduğunun farkında olmak. Geçmişteki Peygamberlerin, İmamların ve tarihteki şahsiyetlerin yaşantılarına bakıp, onların sıkıntılar karşısındaki sabırlarını örnek almak. Tüm sıkıntılarımızın ve başımıza gelen şeylerin, Allah’ın bir takdiri olduğunu unutmamak.

Başımıza gelen sıkıntılar karşısında sabırlı olmalıyız. Bu sıkıntıları verenin de Allah olduğu ve perde arkasında bir amacı taşıdığını bilmeliyiz. Sıkıntılar karşısında sabır için Yüce Allah’tan yardım dilemeliyiz.
Umarız ki yüce Rabbimiz, bizleri başarılı olamayacağımız, sınavlara tabi tutmasın.

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !