22 Mart 2019 Cuma Saat:
14:44
14-03-2019
  

İnsanlara Hizmetin Fazileti

Resul-i Ekrem: `Allah, insanlara acımayan kimseye acımaz, diye buyurmuştur.

Facebook da Paylaş



 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

 

1- İmam Cafer-i Sadık'ın (a.s) ashabından birisi şöyle diyor: "Bir gün Kabe'nin etrafında tavaf halindeydim. Beşinci şavta ulaştığımda, arkadaşlarımdan birisi yanıma gelerek benden iki dinar borç vermemi istedi. Ona dedim ki bir köşede sabret, tavafım bitsin, ondan sonra isteğini yerine getireyim. çünkü tavafın bitmesine az kaldı.

 

O bir kenara çekilip beklemeye başladı, ben de tavafıma devam ettim. Daha altıncı şavtı bitirmemiştim ki İmam Cafer-i Sadık (a.s) Mescidü'l Haram'a girdi ve bana doğru geldi. Yanıma vardığında mübarek elini omzuma koydu ve bana dayanarak tavaf etmeğe başladı. Bir defa döndükten sonra benim tavafım sona erdi. Ama İmam'ın eli henüz benim omzumdaydı. Ben tavafım bitmesine rağmen, İmam'la birlikte olma iftiharını kaybetmek istemediğimden İmam'la birlikte tavafa devam ettim. Ama her dönüşte arkadaşımın yanına vardığımızda, o, İmam'ı tanımadığı ve olaydan haberdar olmadığı için, işaretle "Ne oldu, niye gelmiyorsun?" diye soruyor ve benim isteğini yerine getirmek istemediğimi zannediyordu.

 

Bu dönüşlerin birisinde İmam (a.s) "Neden o adam sana elle işaret ediyor; ne demek istiyor?" diye sordu. Ben de "Canım size feda olsun, benim tavafımın bitmesini ve var olan bir ihtiyacını gidermemi bekliyor. Ama siz tavafa girdiğiniz için, sizi yalnız bırakıp gitmek istemedim."

 

İmam (a.s) "Git onun hacetini yerine getir ve beni yalnız bırak buyurdu." Ben de İmam'dan ayrılıp adamın peşine gittim. Ertesi gün bir mecliste İmam Sadık (a.s)'ın yanına gittim. İmam (a.s) ashabıyla sohbet halindeydi. Beni görür görmez sohbeti bırakıp şöyle buyurdular: "(Mümin) bir kardeşin ihtiyacını gidermek benim yanımda, bir tane köle azad etmekten ve bin tane eğerli ve gemli atı Allah yolunda bağışlamaktan daha değerlidir!" (Bihâr-ül Envâr, c.71, s.216)

2- Meymûn İbn-i Mihrân'dan şöyle rivayet edilmiştir: "Bir gün İmam Hasan-ül Müctebâ (a.s) ile birlikte oturuyordum. Bu sırada adamın birisi İmam (a.s)'ın yanına gelerek şöyle dedi: "Ey Resulullah'ın torunu, filan adamın benden bir alacağı var. Fakat benin ödeyecek gücüm olmadığı için beni hapsetmek istiyor." İmam (a.s) "Benim şu anda borcunu ödeyecek param yoktur" buyurdu.

 

Adam "O halde beni hapsetmesine engel olun" deyince, İmam Hasan (a.s) o sırada mescitte itikaf ibadetine meşgul olmasına rağmen ayağa kalkıp ayakkabılarını giydi ve yola koyulacağı sırada ben, "Ey Resulullah'ın oğlu, İtikaf halinde olduğunuzu (mescidden çıkmamanız gerektiğini) unuttunuz mu?" dedim.

 

İmam (a.s) cevabımda şöyle buyurdu: "Hayır unutmadım. Ama babamın Allah Resulünden şöyle naklettiğini duydum: "Mu'min kardeşinin ihtiyacını gidermek için çaba gösteren birisi, dokuz bin yıl geceleri ibadet ve gündüzleri oruçla geçirmiş kimse gibidir." (Dâstânhây-i Perâkende, c.2, s.152)

3- Resul-i Ekrem (s.a.a):

 

"Mü'min kardeşinin ihtiyacını gideren kimsenin Allah, cennet de dahil bir çok ihtiyacını karşılar." (Câmi-ül Ahbâr, s.221)

4- İmam Hüseyin (a.s): "İnsanların size olan ihtiyacı, Allah'ın size olan nimetlerindendir. Sakın bu nimetten usanmayın." (Bihâr-ül Envâr, c.74, s.205)

5- Resul-i Ekrem (s.a.a): "Allah, insanlara acımayan kimseye acımaz." (Sahih-i Buhari, c.4, s.175)

6- İmam Musa Kazım (a.s): "Allah-u Teala'nın yeryüzünde bir kısım kulları vardır ki insanların ihtiyaçlarını gidermek için çaba gösterirler. İşte onlar Kıyamet günü eman ve emniyette olacak kimselerdir." (Biharü'l-Envar, c.71, s.319)

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler