20 Kasım 2017 Pazartesi Saat:
15:30
07-06-2017
  

İran'daki Terör Eylemlerinin Analizi

DAEŞ Neden İran'a Saldırmıyordu?

Facebook da Paylaş

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

Ersan Baydemir

 

DAEŞ Terör Örgütü İran'a Neden Saldırmıyordu?

 

İki ihtimal var:

Birinci ihtimal: Terör örgütlerinin İran'ın sıkı güvenlik duvarını aşamamaları ve yeterli yerli yapılanmaları olmadığı için saldırı zemini bulamamış olmaları.

 

İkinci ihtimal: İran'ın Irak ve Suriye'ye müdahalesi, Müslüman halklar nezdinde ağır bir kamuoyu baskısına neden oluyordu. Özellikle Arap ve Batı medyasının aleyhte kampanyalarıyla İran olabildiğince şeytanlaştırılıyordu. Eğer IŞİD İran'da her hangi bir operasyon yapsa; İran'ın Irak ve Suriye'de etkin varlığı daha makbul karşılanacaktı. Bu da emperyalizmin mezhepçi gerilim için gereken kamuoyu zeminini hazırlanmasına engel olacaktı.

 

Yani "DAEŞ, İran’a dokunmasın ki; İran’ın Irak ve Suriye'deki meşruiyet zemini artmasın." diye düşünmüş olabilirler. İşte ikinci ihtimal budur.

 

Ben bu ikinci ihtimali daha isabetli buluyorum. Çünkü IŞİD’in dünyanın her yerinde operasyon yapabiliyorken İran'da hiç terör eylemi yapamaması zor bir ihtimal gibi görünüyor. İslam Cumhuriyeti ne kadar sıkı önlem alsa da mutlaka ufak tefek terör eylemleri yapabilirlerdi.

 

Yeni Bir Süreç mi Başlıyor?

 

Peki, şimdi ne değişti?

 

Bugün İran'da gerçekleşen iki saldırı hem İran’la hem de bölgeyle alakalı yeni bir sürecin başladığının işaret fişeği sayılabilir.

 

Suriye savaşı ile hedeflenen mezhepçi gerilim, hasıl olmuştu zaten. Özellikle Sünni dünyada İran yeterince şeytanlaştırılmıştı. İran'ın yanına Hamas ve İhvan gibi İslami hareketleri de terör suçlamasıyla iliştirmiş bulunuyorlardı.

 

 

Trump'ın seferi sırasında toplanan bölge ülkelerinin biatı da sağlandı. Bu biat eğreti de olsa onlar için çok önemliydi.

 

Son halka olarak da Katar'ın 'ibreti alem olsun' diye ümüğünü sıkmışlardı. Ya canı çıkacak, ya tam olarak teslim olacak veyahut direnmeyi seçip karşı bloktan yardım alacak. Sanırım teslim olmanın dışında pek şansı da yok. Zira bu ülkelerin lügatinde 'Direnmek' diye bir kelime geçmiyor ve daha önemlisi bugüne kadar üzerinde oturdukları dengeler ve oluşturdukları kamuoyu da buna müsaade etmiyor.

 

Katar meselesi çok önemli. Zira Katar'ı teslim aldıklarında; biat topladıkları diğer ülkelerin de gözünü korkutmuş olacaklar.

 

Katar meselesinin ardından İran'ı, bölgedeki zayıf düşürülmüş ülkelerle birlikte Hamas'ı, diğer Filistin’li örgütleri ve Hizbullah'ı ABD-Suud ittifakının pençesine bırakmakla kurdukları büyük ittifaka karşı durmak arasında seçim yapmaya zorlayacaklar.

 

İran ya teslim olacak ya da başına geleceklere hazır olacak. Tek umutları İran’ın korkup teslim olması. Zira topyekun bir savaştan çok korkuyorlar. Önlerinde kabus gibi zor sorular var.

 

En önemli üç soru şunlar:

 

1- Bu durumda bir savaş patlak verirse İsrail’in başına Nisan yağmurları gibi yağacak olan İran ve Hizbullah füzelerine karşı ne yapacaklar?

 

2- Türkiye ve Pakistan gibi bazı büyük ülkelerin bu işe desteği sadece seremoniler seviyesinde kalabilir. Daha bir çok Müslüman ülke yöneticilerinin İslam dünyasının ateşe atılmasına razı gelmeme ihtimali çok yüksek.

 

3- Rusya’nın ABD’nin bölgeyi tamamıyla esir almasına seyirci kalmayacağı belli, acaba Rusya tam olarak ne yapar, bilemiyorlar.

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler