21 Mayıs 2019 Salı Saat:
11:52
13-02-2019
  

İslam Her Yerde: Tayland

"Bizler tek bir ümmetiz, mesafelerin önemi olmaksızın!"

Facebook da Paylaş

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

 

 

 

Dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan Müslümanlarla gerçekleştireceğimiz “İslam Her Yerde” adlı çalışmamıza Taylandlı Zehra kardeşimiz ile başladık… Ülkedeki Müslümanların durumu, vahdet, Budistlerle iletişimleri, ülkenin kültür yapısı ve ekonomisi gibi birçok konuya değindik. Biz sohbeti gerçekleştirirken şaşırtıcı bilgilerle karşılaştık ve çok zevk aldık, umarız sizler de beğenirsiniz.. 

 

--  -- -- -- --  ***  -- -- -- --  -- 

 
 

* Öncelikle bize kendinden bahseder misin?

 

- Tabii, ben Zehra Piruali. Taylandlıyım. Liseyi bitirdikten sonra dini eğitim için İran’ın Kum kentine geldim ve dört yıldır da buradayım. İki kız, bir erkek olmak üzere üç kardeşiz.  Tayland’ın Satun şehrinde yaşıyorum.

 

Peki, neden dini eğitim almak istedin ve neden İran’ı seçtin?

 

- Babam Seyyid Harun, dini eğitim için Pakistan, Mısır gibi ülkelere gitme hazırlığındayken İran’da dini eğitim alıp Tayland’a gelen biriyle tanışıp çok beğenmiş, dolayısıyla onun vesilesiyle kendisi de dini eğitim için Kum kentini tercih etmiş. Ben de babam vesilesiyle bu yolu seçerek Kum’a geldim.

 

* Zor olmadı mı aileden uzak, farklı bir ülke, farklı bir kültür?

 

- Elbette iki ülke arasında birçok farklılık var. Ama benzerlikler de var. Mesela İranlılarda karşıdaki insana çok saygı gösterilir, bizde de öyle; özellikle yaşlılara. Hatta İran’dan farklı olarak; bizde yaşı büyük birine ismiyle hitap edilmez, abla ya da abi denir. Farsçada yaşı büyük bir yabancıya abla, abi denmiyor. Diğer bir mesele biz Taylandlılar, İranlılar gibi çok fazla pirinç tüketiyoruz. Ekmek kültürümüz yok. Peynir ve zeytinimiz yok. Kahvaltıda mesela yumurtanın yanında pilav yiyoruz. Tayland dünyada en fazla pirinç ihracatında bulunan ülkelerden birisi. Topraklarımız pirinç yetiştirmeye çok elverişli. Kısacası, evet farklı kültürler, ama çok zorlanmadım. Kaldığım yurtta Taylandlı arkadaşlarım da var zaten.  

 

* Peki, Tayland’a dönelim, 70 milyonluk ülkede büyük çoğunluk Budist. Ülkenizin %5’inin Müslüman olduğu söyleniyor. Çoğunluğu Budist olan bir ülkede Müslümanlar için yaşam nasıl?

 

- Müslümanların okul, otel, restoran, market vs birçok yeri var. Özellikle Müslüman nüfusun yoğun olduğu güneyde bunlar çok fazla. Tabii bazen dini inançlara saygısı olmayanların da olumsuz davranışlarına maruz kalmıyor değiliz. Hatırlıyorum önceden başkent Bangkok’a gittiğimizde hicabımızdan dolayı gözler üzerimizdeydi. Ama artık o kadar fazla Arap turist geliyor ki, daha olağan hale geldi başörtüsü. Bazen de okullarda ayrımcılık olabiliyor. Ama benim yaşadığım Satun şehrinde Ehli Beyt mektebine mensup Müslüman çok fazla. İmam Huseyin Camii ve İmam Rıza Camii gibi birkaç tane camiimiz var, çok fazla hüseyniyemiz var. Babam İmam Huseyin Camii’nde alimlik yapıyor. İstediğimiz faaliyetleri yapabiliyoruz. Ehli Beyt’in şehadetinde, viladetinde, aşuralarda programlarımız oluyor.

 

* Sünniler de geliyor mu mescitlerinize, Hüseyniyyelerinize?

 

- Evet, geliyorlar. Mesela Sünni biri yoldan geçiyor, namazını kılmamışsa çok rahat bir şekilde mescide geliyor namazını kılıyor gidiyor ya da programımızı gördüklerinde gelip oturuyorlar. Babam da hangi mezhepten olursa olsun her Müslüman mescitlerimize, hüseyniyyelerimize gelsin diye elinden geleni yapıyor.

 

* O zaman tam bu noktada vahdeti konuşalım. İslam dünyasının şuan en çok ihtiyaç duyduğu şey vahdet. Geçtiğimiz yıllarda Tayland’ın önde gelen âlimlerinden Seyyid Süleyman, Taylandlı 15 Müslümanın Hacc dönüşü geçirdiği kaza sonucu hayatını kaybetmesinden dolayı taziye sunmak için Tayland Ehli Sünnet İslam Merkezi’ni ziyaret etti. Ziyareti sırasında cemaat namazını Sünni imamın arkasında kıldı. Gördüğümüz kadarıyla gerçekten birçok ülkeye örnek duruş sergiliyor oradaki Müslümanlar. Bir de senden dinleyelim oradaki atmosferi.

 

- Öncelikle Tayland’da her Sünni ailede mutlaka bir Şii, aynı şekilde her Şii ailede de mutlaka bir Sünni vardır. Bu daha çok evlilikler yoluyla oluyor. Bununla beraber dediğin gibi Seyyid Süleyman vahdetin sağlanması için, Şii-Sünni arasında sürekli diyalog olması için çok çaba gösteriyor. Size geçen yıl olan bir olayı anlatayım.  Kız kardeşim Zeynep liseye geçtiğinde çok iyi eğitim veren bir devlet okuluna kayıt yaptırmaya gitti. O lise, başvuranları sınava tabi tutuyordu. Zeynep o sınava katılanlar arasında en yüksek puanı alan öğrenci oldu. Kayıt zamanı yetkililer, kardeşimin başörtülü olduğunu görüp, derslere de mi başörtülü gireceğini sormuş. Kardeşim evet demiş; kabul edemeyeceklerini, ancak başörtüsünü çıkarırsa kayıt yapacaklarını söylemişler.  Bizim Sünni bir aile dostumuz var. Kendisi yüksek mevkide, etkin bir isim.

 

Babam durumu ona anlattı. Aile dostumuz hemen okul yetkilileriyle görüşerek, kanunen böyle bir şey yapmaya haklarının olmadığı noktasında onları uyardı. Sonrasında bizi okuldan aradılar kardeşimin kaydını yapacaklarını söylediler. Yani biz orada Müslümanlar olarak özellikle söz konusu İslami ilkeler olduğunda tek yumruk oluyoruz. Çok şükür hiçbir şekilde aramızda ayrılık yok. Gayet güvende, beraberce diyalog halindeyiz.

 

* Ehl-i Beyt Mektebi’ne mensup Müslümanların yine bu mektebin mensupları için dini eğitim verebildiği, kendilerine ait kurumlar var mı?

 

 

- Bizim üç tane dini eğitim veren medresemiz var. Bu medreselerin ülkenin başka yerlerinden eğitim için gelen talebelere özel yurdu da mevcut. Biri başkent Bangkok’ta kadınlara özel el-Mehdiyye Medresesi. Nakhon Si Thammarat şehrinde ise erkeklere özel el-Mehdi Medresesi var. Ve son olarak hem kadınlara hem erkeklere eğitim veren Phatthalung şehrinde Darunsat medresesi var. Phatthalung şehrinde aynı zamanda ilkokul ve lisemiz de var. Burada okuyan kardeşlerimizin diplomaları devlet tarafından da kabul görüyor. Mesela burada liseyi okuyan biri herhangi bir sıkıntı yaşamadan ülkedeki bir üniversiteye geçebiliyor. Bunun dışında sitelerimiz, youtube kanallarımız, sosyal medya hesaplarımız var. Televizyon kanalımız da var ama çok aktif değil, özellikle özel günlerde yayın yapılıyor. Çalışmalarımızın yer aldığı linkler:

 

http://www.ahlulbait.org

http://www.sahibzaman.net

http://www.syedsulaiman.com

 

Babam Seyyid Harun - İmam Huseyin Camii

 

İmam Huseyin Camii - Satun/Tayland

 

2018 Aşura Programımızdan Bir Kare

 

Seyyid Süleyman

 

Öğrencilere Sertifikaları Verilirken - Phatthalung

 

Çocuklara Özel Etkinliğimizden Bir Kare

 

Eğitimlerimizden Bir Kare - el-Mehdi

 

Eğitimlerimizden Bir Kare - el-Mehdi

 

Müslümanların Budistlerle irtibatı nasıl? Ve Budistler İslam’a yöneliyor mu?

 

- Bize zararları yok. Komşularımız var, gidip geliyoruz. Düğünlerimize geliyorlar, biz de onlarınkine gidiyoruz. Elbette inancımız gereği onların yaptığı yemekleri yemiyoruz, restoranlarına da gitmiyoruz. Çok fazla domuz ve böcek tüketiyorlar. Ama onlar bizim restoranlarımıza geliyorlar. Tabii ki genellikle damak zevklerine daha çok hitap ettiği için kendi restoranlarını tercih ediyorlar. Kısacası genel olarak bir sorunumuz ya da düşmanlık yok. Aynı topraklarda yaşayabiliyoruz. Diğer sorunuza gelirsek, ülkede Müslüman çok az. Dolayısıyla Müslüman olan Budist sayısı da çok az.

 

* Budistlerin ne tür özel günleri var?

 

- Mesela benim çok dikkatimi çeken nisan ayına denk gelen yeni yılları var, baharın gelişini kutluyorlar. Çok eski bir gelenek. Bugünde birbirlerini dışarıda suyla ıslatıyorlar. Müslümanlar olarak biz yapmıyoruz Budistlerin geleneği olduğu için.

 

* Tayland’ın resmi adıyla Tayland Krallığı’nın tarihi, turistik yerleri, inancı, dili vs ile ilgili kısaca bilgi verir misin?

 

 

- Tayland çok eski bir medeniyete sahip. Coğrafi olarak da önemli bir konumu var. Bu nedenle tarih boyunca işgallerle karşı karşıya kalmıştır. Ama Avrupa ülkeleri Tayland’ı sömürgeleştirememişlerdir. Kültür olarak Çin ve Hindistan ile benzerlik gösteriyor. Güneydoğu Asya’nın en fazla turist çeken ülkesi; turizmden önemli bir gelir elde ediliyor. Para birimi Baht’tır. Ülkede Tayca konuşuluyor. Yemeklerimize gelince, kaldığım yurtta çeşitli ülkelerden gelen arkadaşlarımın çoğu yaptığımız yemekleri yiyemiyor, yemeklerimiz onlara göre çok acı. Biz çok fazla baharat kullanıyoruz, özellikle de kırmızı biber. Kahvaltıda da az evvel söyledim pilav yiyoruz; size göre ağır gelen yemekler de yiyoruz. Bizim için pirinç çok önemli, bize göre sofrada pilav yenmemişse bir şey yenmemiş demektir. Sanırım sizin için de ekmek bu kadar önemli. Çay da sizin kadar tüketmiyoruz. Çayı daha çok bizim oralarda yaşlılar içiyor (gülüyor). İnanç olarak da, put çok mukaddes. Evlerinde mutlaka put bulunduruyorlar. Salonlarında mesela en güzel köşeye put koyuyorlar. Ölülerini yakıyorlar. Ölünün külünden bir miktar bir kaba koyup evlerine getiriyorlar, onun önünde de dualar ediyorlar. Kimsesiz biri öldüğünde onu yakmıyorlar, tapınaklarında toprağa gömüyorlar. Tayland’ın geleneksel yemeklerinden birkaçı ise şunlar:

 
  
Massaman Curry
 
 
Tom Yum Kung
 
 
Som Tam Tai
 
 
Olmazsa Olmazımız Pirincimiz
 
 
 

* Son olarak Türkiye ile ilgili ve Türkiye’deki Müslümanlara neler söylemek istersin?

 

- Ben Türkiye’yi çok seviyorum. Hep Türkiye’nin çeşitli şehirlerinin fotoğraflarına bakıyorum. En çok Kapadokya’da balon turu yapmak istiyorum. İstanbul’u da çok seviyorum tabii ki. İki kıtayı birleştiryor, çok güzel! Bu arada İstanbul’da âlimlik yapan birkaç kişiyle babam arkadaş. Aynı dönemde Kum’da dini eğitim almışlar. Dünya gerçekten çok küçük! Türkiye’deki kardeşlerime ise Budistlerin çoğunlukta olduğu bir ülkede yaşayan Müslüman kardeşleri olarak, Müslüman bir ülkede yaşadıkları için çok şanslı olduklarını söylemek istiyorum. Şii ya da Sünni fark etmez, orası İslam ülkesi. Her açıdan bizden çok daha rahatsınız. Kadınlara da özellikle hicaplarına dikkat etmelerini öneririm. Müslüman bir kadın için en önemli konulardan biri hicaptır.

 

* Gerçekten çok keyifli bir söyleşi oldu. Gönlümüzün bir olduğu uzaktaki Müslüman kardeşlerimizi yakından tanımak ve bunu okuyucularımızla paylaşmak mutluluk verici…

 

- Benim için de öyle. Hem Türkiye’den kardeşlerimle bir araya geldiğim, hem de oradakilere sesimi duyurabildiğim için şükürler olsun. 

 

 

  

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !