16 Aralık 2018 Pazar Saat:
10:30
16-04-2018
  

İslam'ın İntihar Hakkındaki Hükmü

İntihar ile bir başkasını öldürmek arasında hiçbir fark yoktur.

Facebook da Paylaş

 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

Her insanın hayatında dünyayı gözünde karanlık ve boş kılan rahatsızlıklar ve yenilgiler meydana gelmektedir. Bu durumda insanlar iki türlüdür:

 

Bir grup bu sorunlar yumağından başı dik çıkmakta, tüm zorluklara göğüs germekte ve Allah'a tevekkül ederek yeniden yapılanmaya başlamaktadır.

 

Bunun karşısında yer alan diğer grup ise eğilmekte, inzivaya çekilmekte veya bundan daha kötü olan intihara teşebbüs etmektedir. İnsan İslam'ın mantığına aşina olması durumunda ölümün son yol olmadığını, aksine sonsuz bir yolun başlangıcı olduğunu bilecektir. O halde intihar insana hiçbir yardımda bulunmaz.

 

Artı, dünyada hiçbir sorun insanın değerli canını karşılığında verecek kadar değerli değildir. İslam'ın bakışında her şeyin ve insanın sahibi Allah'tır. Evrende ve insanda tasarruf hakkına sahip olan O'dur. O'nun izin verdiği şey caiz ve O'nun izin vermediği şey de caiz değildir. Bu hususlardan biri de insan öldürmektir.

 

Bu konuda intihar ile bir başkasını öldürmek arasında hiçbir fark yoktur. Çünkü bu iş kendinden veya bir başkasından hayat hakkını almaktır. Yüce Allah insanı bu işten sakındırmış ve şöyle buyurmuştur:

 

“Kim, bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür.” (Maide, 32.)

 

Bir ferdin ölüm ve hayatı her ne kadar toplumun ölüm ve hayatına eşit değilse bile ona benzer. Bu yüzden Allah'ın izni olmadığı yerde bunu yapmak haram ve büyük günahtır. İnsanın intihar ederken kestiği nefesin bir başkasının veya kendisinin olması arasında bir fark yoktur. İmam bakır (a.s) şöyle buyuruyor:

 

“Mümin her belaya müptela olur ve her tür ölüm ile ölür ama intihar etmez.” (Kuleyni, Muhammed b. Yakub, Kafi, c. 2, s. 254, çap-ı çarom, Daru'l-Kütübi'l-İslamiye, Tahran, 1365 h.ş.)

 

İmam Sadık (a.s) intiharın akıbeti hakkında şöyle buyuruyor: Her kim intihar ederse sürekli cehennem ateşinde kalır … .”

 

Bu rivayetler İslam'ın bu olguya karşı takınmış olduğu tavrın ne kadar sert olduğunu gösteren diğer numunelerdir. O halde asla intihara bir çözüm olarak bakmayınız. Diğer insanlar bu fiili anlamasa ve bu çok tabii gösterilse bile gerçekte ve Allah nezdinde hiçbir şey gizli kalmaz. Eğer doğru yolda yürürseniz kısa bir müddet sonra tüm bakışların odağı ve ailenizin övünç kaynağı olacağınızdan emin olun.

 

Birkaç Tavsiye:

 

1. Değişik yollar ile imanınızı geliştirmeye ve güçlendirmeye çalışın.

 

2. Sevinçli, iyimser ve ümitli bireyler ile oturun ve onların ruh halinden ilham alın.

 

3. Negatif eğilimlilikten özenle kaçının ve negatif düşünceleri kendinizden uzak tutun.

 

4. Bu konuyla irtibatlı danışmanlık gruplarıyla ilişki içinde olun.

 

Niçin insan (intihar ederek) hayatı kendinden selb edemiyor?

 

Eğer sorudan, niçin hayat nimetini kendinden selb etmek insan için caiz değildir maksat ise, cevabında şöyle denilmeli:

 

1-   Her insanın aklı ve fıtratı, dünya nimetlerinden her hangi birisinin yok edilmesinin kötü ve kınanacak bir şey olduğunu anlıyor. Bu konuyu, farklı yaşlarda ve farklı mezheplere sahip olan insanların tüm fertleri derk ediyor derecede açık ve nettir. Bu cihetledir ki, dünyada Allah'ın vergisi olan nimetleri korumak için, “Yaşam çevresi", "Hayvanları Koruma Dernekleri" ve… Gibi farklı isim ve unvanlar altında birçok kurum ve kuruluşlar var olmaktadır.

 

Bunun yanı sıra, yer küresinde ve… Hayat cilvelerinin bekası için, Uluslararası birçok kurum ve kuruluşlar tesis edilmiştir. Söz konusu kurum ve kuruluşlar Allahın vergisi olan doğal nimetleri koruyabilmek ve kontrol edebilmek için farklı kanunlar koyuyorlar.

 

İnsanın aklı ve fıtratı, ilahi nimetlerden küçücük bir nimetin faydasız duruma getirilmesini ve yok edilmesini kötü olduğunu ve bu doğrultuda olan eylemlerin caiz olmadığını anladığı halde, en büyük bir nimet olan hayatı kendinden selb etmeyi insan için nasıl caiz görebilsin?

 

Bu mukaddime ile insan kendi hayatını kedinden selb edebilir düşüncesinin, gerçekte, insani akıl ve insani fıtrattan saptığı ve bu düşüncenin bir tür hastalığa yakalandığı açıklığa kavuşmuş oldu. Tedavi edilmesi gerekir. Günümüz dünyasında bu tür hastalıkları tedavi etmek için birçok merkez tesis edilmiştir. Doktorlar psikolojinin çeşitli yöntemleriyle bu tür hastaları tedavi etme peşindedirler.

 

2-   Akıl, fıtrat ve realite temeline dayalı olan İslam dininin bütün öğretileri de, intiharı, hayatı kendinden selb etmeyi yasaklamış ve gayri meşruu saymıştır.

 

3-   İslam-i dünya görüşü ve Kur'an-i öğretiler esasınca, Allah'u Teâlâ varlık âleminin sahibidir.

 

"Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır". (Ali İmran 189).

 

Bu anlayış gereğince Allah'u Taala bu nimetleri, kendi saadet ve kemaline ulaşmak gayesiyle kendisinden yararlanmak için insanın mahiyetine vermiş. Öyleyse bu nimetleri faydasız hale getirmek ve onları kökten yok etmek, sahibinin rızasına terstir. Aklımız, emanet olarak bize teslim edilmiş olan işlerde, iş sahibinin rızasını gözetlememizi ve görüşlerine ters olan her hangi bir eylemde bulunmamızı hüküm diyor.

 

4-   Daha önemli olan nokta şudur: İslam dininde intihar etmenin yasaklanmasının hikmeti, sadece intihar edecek kimsenin bireysel hayatını korumak değil, bilakis İslam dini, vermiş olduğu bu hükümle, bütün beşeriyet camiasının hayatını tehlike ve yok olmaktan korumak istemiştir.

 

Şöyle ki; İntihar gibi bir eylemi haram ve yasaklanarak, şahsın kendi görüşünce kendi hayatına sahip olduğu halde, intihar ederek kendi varlığını yok etmesi onun için caiz değilse, ona ayıt olamayan diğer insanların hayatını kendilerinden alıp onları yok etmesi hay hay caiz değildir. İntihar etme gibi eylemlerin haram kılınışı, bu tür hastalıkların toplum ve bu gibi efratların arasında yayılmasına karşı bir engeldir.

 

Her halükarda intihar teşebbüsünde bulunan kimseler, ruhi ve akli bakımdan inhirafa sapmış ve hastalığa duçar olmuş kimselerdir. Zorunlu olarak bu denli hastalığa duçar olur kendine acımayıp hayatına son vermek isteyen kimselerden, başkaları için acıyıp günahsız insanlara karşı merhametli olup öldürmemeleri beklenemez. Her ne kadar bazen bazı istisnalar olabiliyor ise de. Ama eğer kanun ve şeriatın kendisi, intiharı caiz bıraksaydı ve bu tip fertlere, kedinizi öldürebilirsiniz deseydi, gerçekte, kanun ve şeriatın kendisi bizatihi beşeriyetin yok edilmesine teşebbüs etmiş oluyordu.

 

Bu nedenledir ki; İslam dininde “intihar gibi bir eylem” büyük günahlardan sayılmış ve bu eyleme teşebbüs eden kimseler için çok zor azaplar öngörülmüştür.

 

İmam Sadık (a) şöyle buyuruyor: “isteyerek kendini öldüren bir kimse, cehennemin ateşinde ebedi kalır”. ("men la yahduru'l-Fakih", c 4, s 95).

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler