20 Temmuz 2018 Cuma Saat:
00:19

İsmine Olan Aşkın Hikayesi...

24-12-2015 14:23



Allahın en sevgili kulu son ve en büyük Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.a) bir saadet güneşi olarak kutsal topraklarda doğdu. Kurumuş topraklar su ile yeşerdiği gibi Peygamberimizin gelmesiyle insanlık yeniden hayat buldu.

O'nun kalplere yerleştirdi iman ışığı sayesinde kalplerden yanlış inançlar silindi, cehaletin yerine ilim, zulmün yerine hak ve adalet, kin ve düşmanlığın yerine insan sevgisi, acımasızlığın yerine şefkat ve merhamet geldi. Gerçek anlamda İslâm kardeşliği kurularak toplum barış ve huzura kavuştu.

İnsanlara dünya ve ahrette mutlu olmanın aydınlık yolunu gösteren Peygamberimiz, öğrettiği ahlâk ilkelerini önce kendisi uygulayarak en güzel örnek oldu.

Daha peygamber olmadan önce bile halkın içerisinde emin sıfatını kazanarak en güzel örnek olma yolunda ilk adımını atmış oldu. Sahabeleriyle olan sohbetleri, onlara hitapları, şakaları, çocuklara olan sevgi ve ilgisi, hanımlarına karşı adaletli, sevecen ve ilgili tavrı, hem ailesi hem de tüm Müslümanlar için örnek bir koruyucu olması, güler yüzü, neşesi, canlılığı, müminlere olan düşkünlüğü ve şefkati, güzel ahlakın ve ideal insan modelinin önemli bir örneğidir.


Allah Teâlâ’nın kendisi bizzat örnek olduğunu ayetiyle buyuruyor:

“Ey inananlar! And olsun ki, sizin için, Allah'a ve ahret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çok anan kimseler için Resulullah en güzel örnektir.” Ahzap 21


Hz Peygamber (s.a.a) efendimiz bile kendisi ne için gönderildiğini şu ünlü hadisi şerifiyle beyan ediyor:

“Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.” (Mekarim’ul Ahlak S8)

Hz Peygamber’de (s.a.a) olan güzel ahlakı anlamız için onu en yakından tanıyan ve onunla birlikte bir ömür süren, sahabeler içerisinde en faziletli olan, peygamber efendimizin Allah tarafından nübüvvet makamının sonlandırılması ile imamet makamına oturan Hz Ali’nin (a.s) sözlerine bakalım.  

Hz. Ali (as) buyuruyor: “Onun güler yüzlü oluşu ve herkese nazik davranışı adeta onu halka bir baba yapmıştı. Herkes onun katında ve nazarında eşit idi.


Peygamberimiz (s.a.a) çevresindeki Müslümanlarla çok yakından ilgilenirdi. Onların her birinin imanını, tavrını, temizliğini, neşesini, sağlığını yakından takip ederdi. Her birinin eksiklerini, ihtiyaçlarını gözetir, temin edilmesini sağlardı. Onlarla olan sohbetlerinde ise, onları çok hoş tutar, gönüllerini alırdı. Sahabeler yanından neşe ve huzur içinde ayrılırlardı.

Bir başka rivayette Hz. Ali (a.s) şöyle anlatıyor: “Resulullah insanların en eli açık, gönlü en geniş ve şivesi en düzgün olanı, yüklendiği işi en iyi şekilde ifa edeni, en yumuşak huyluları ve sohbeti en güzel olanıydı. Onu tanıyıp sohbetinde bulunanlar ona severek sokulurdu. Onu niteleyen: ‘Ondan önce de ondan sonra da onun gibisini görmedim’ derdi. Ne zaman kendisinden bir şey istense onu mutlaka verirdi.


Güzel ahlak ve örnek insan noktasında bizzat Hz. Peygamberimiz (s.a.a) ashabına şöyle demiştir: “Sizler insanları mallarınızla memnun edemezsiniz, onları güzel yüz ve güzel huyla hoşnut edersiniz.


Hz. Peygamberin (s.a.a) hayatı boyunca, zor şartlar altında dahi kendisine hâkim olması, nefsini Allah rızası için yenmesi ve hatta kâfirlerin eziyetleri karşısında dahi güler yüzlü oluşu hem kalbinin ne kadar yumuşak ve hem de davranışlarının ne kadar yaşamış olduğu toplumun yapısına uygun olduğunu göstermektedir.


Allah Hz Peygamberin (s.a.a) bu tutumunu inananlara şöyle bildiriyor: “Allah’ın rahmeti sebebiyledir ki, sen onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, çevrenden dağılır giderlerdi.” (Âli İmran 159)


Sözlerimi sevgili peygamberimize duyulan sevgiyi anlatan bir aşığın sözleriyle tamamlamak istiyorum.


Suskunluğum bir o kadar haykırışımdır,
İçimde sakladığım, paylaşamadığım
Kelimeler boğazımda düğümleniyor
İçeri baksan fırtınalar kopuyor
Dışarıda lal olmuş bir sessizlik, dünyamı karartıyor
Seni düşünüyorum yalnız seni
Senden kalan güzel şeyleri
Aslında senden olan her şey güzeldir
Çünkü güzellik sende tecellidir…
Göklerde adın Ahmet yazılmış, yerde ise Muhammed…
Benimkisi bir isme olan aşkın hikâyesi…
Neden mi?
Çünkü göremedim seni, tanışmadık
Sadece bildiğim ismindeki sıcaklık…
Arapça birkaç harfin bir araya geldiği
Mucizeler gösterdiği
Rabbin kullarına seçtiği
Cennet ül ala efendisi
Cehenneme korku bekçisi
Çöllerde güneş gibi parlayan
Karanlık gecelerde yolları aydınlatan
Yetimlere babalık yapan
Varlığını Allaha adayan
Ümmeti için kıyamette sahraya koşan
Birinin âşk hikâyesi…



 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !