14 Kasım 2018 Çarşamba Saat:
22:00
26-10-2018
  

İsraf Olmasaydı Neler Kazanırdık

Odalar, doğal aydınlık avantajını daha iyi kullanacak şekilde düzenlenmelidir...

Facebook da Paylaş

 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

Prof.Dr. Aziz Akgül, enerji tüketimindeki yüzde 25 oranındaki tasarruf potansiyelinin, 11.500.000 ton eşdeğer petrole karşılık geldiğini belirtti. Akgül, israflar olmasaydı Türkiye’nin neler kazanabileceği ile ilgili önemli tespitlerde bulundu.

Enerji İsrafı

Enerji tüketimindeki yüzde 25 oranındaki tasarruf potansiyeli, 11.500.000 ton eşdeğer petrole karşılık gelmektedir. Ülkemizin enerji tasarruf potansiyeli % 25 olarak tespit edilmektedir. Tüketiciler açısından konuyu daha dikkate değer kılan ise, bu tasarruf potansiyelinin konutlarda % 35’e varmasıdır. Bir diğer ifadeyle, konutlarda ısıtma ve aydınlatmada kullanılan enerjinin % 35’i israf edilmektedir.

Enerji tasarruf yöntemleri

Akkor flamanlı 100 watt’lık (W) normal bir ampulle bir ailenin aylık tüketimi 100 kilovat saate (kWh) ulaşırken, aynı ışık akışını veren kompakt fluoresan ampul kullanıldığında aylık tüketim 20 kWh’ya kadar düşüyor. Türkiye’de tüketilen toplam elektrik enerjisi içinde aydınlatmanın payının yüzde 25 civarında olduğu düşünüldüğünde, bu, Türkiye genelinde ayda 1 milyar 120 milyon kWh’lık bir tasarruf anlamına geliyor.

Elektrik ocaklarında, kullanılan tencere çapının ocak çapından büyük olması, % 30 oranında enerji tasarrufu sağlar.

Özellikle yemek ısıtmada mikrodalga fırın kullanmak, % 60-65 oranında enerji tasarrufu sağlar.

Ocaklarda tabanı düz tencere ve tava kullanılması, pişirme alanı artışı ile enerji tasarrufu sağlar.

Fırınlarda pişirme işlemini seramik ve cam tencerelerle yapmak tasarruf sağlar.

Tencere ve tavaları uygun kapaklarla iyi kapatarak, % 60 oranında buhar enerjisinden yararlanmak mümkündür

Sebze ve patates haşlamada az su kullanıp, düdüklü tencerelerin tercih edilmesi, % 50-70 oranında tasarruf sağlar.

Pişirme esnasında tencerenin kontrol amacı ile sık sık açılmaması halinde, enerji kaybı en aza iner. Pişme işlemi bitmeden önce ocağın kapatılarak, son birkaç dakika için enerji kullanmadan pişme sürecini devam ettirmek mümkündür. İlk baştaki güçlü pişirme ateşi sonradan kısılarak azaltılmalıdır.

Fırınlar istisnai durumlar dışında önceden ısıtılmamalı, fırın kapağı sık sık açılmamalıdır. Küçük tepsileri büyük fırınlarda pişirmek enerji kaybını arttırır. Fırının pişme süresinden önce kapatılması halinde 5-10 dakikalık tasarruf sağlamak mümkündür.

Yumurtalar, tencerede değil, yumurta pişiricilerde haşlanmalıdır.

Donmuş gıdalar oda sıcaklığında çözdürülmelidir.

Mikrodalga fırının iç yüzeyi temiz tutulmalıdır.

Pişirilecek malzemeler hazır tutulmalı, tenceredeki su kaynadığında ocak kısılmalıdır. Çok büyük kaplarlardaki pişirme işlemi gazlı ocaklarla, az miktar ve küçük kaplardaki pişirme işlemi de elektrikli ocaklarla yapılmalıdır.

Elektrikli fırınlarda turbo sistemliler tercih edilmelidir.

Mümkün olabildiğince israfa sebebiyet vermeden, az miktarda yemek pişirmemek gereklidir. Yemek ısıtmak, yeni yemek pişirmekten az enerji harcar.

Aşırı pişirme ve kömürleşmeyi önlemek için, fırınlarda saat (timer) ve termometre kullanılmalıdır.

Mutfağın gün ışığıyla aydınlanması, %15 oranında tasarruf demektir.

Bulaşık ve çamaşır makineleri tam dolu olarak çalıştırılmalıdır.

Yazın aydınlanmada ısı yayma özelliği az olan flüoresan lambalar kullanılmalıdır.

Klimaların bakım ve temizliğine dikkat edilmesi, 10 yaşından sonra bu cihazın değiştirilmesi % 40 oranında tasarruf sağlar.

Gece/gündüz kullanılmayan alanlar soğutulmamalıdır.

Buzdolabı, ısı yayan aletlerden ve ısı kaynaklarından uzak tutulmalıdır. Buzdolabının duvara uzaklığı 10 cm. den az olmamalıdır. Buzdolabının kapı contası ve izolâsyonunun sağlam olmasını sağlanmalıdır. Buzdolabının arkasındaki tel paneli (radyatör) sık sık temizlenmelidir. Buzdolabının kapısı açık tutulmamalı, içindekilerin düzenli olarak yerleştirilmesiyle kullanımı kolaylaştırılmalı, buzları düzenli olarak eritilmelidir.   Buzdolabı soğuk ve havalandırılabilen alanlarda bulundurulmalıdır. Buzdolabının soğutma sıcaklığı için -7°C, derin dondurucu için -18°C tercih edilmelidir. Uzun süreli konuttan ayrılmalarda en düşük soğutma seviyesi tercih edilmelidir. Buzdolabının içine konulan tüm gıda maddeleri kapalı kaplarda bulundurulmalıdır.

Banyo ve tuvaletlerin gün ışığı ile aydınlatılması tercih edilmelidir.

Merdiven otomatiklerinde sensörlu sistemler kullanılmalıdır.

Elektrikli araçlar stand-by konumunda bırakılmamalıdır.

Televizyon ve radyolar sürekli açık tutulmamalı, seyredilecek programlar dışında kapatılarak, hem zaman hem de enerji israfı engellenmelidir.

Terk edilen mahallin lambası, kısa bir süre sonra dönülecek olsa dahi kapatılmalıdır.

Aydınlanmada yüksek watt’lı ampüller yerine, tasarruflu ampüller tercih edilmelidir.

Ütülenecek giyecekler enerji israfını önlemek için biriktirilerek ütülenmelidir.

Az miktar suyun ısıtılması için su ısıtıcılar tercih edilmelidir.

Aydınlatmada Enerji Tasarrufu

Bir akkor lamba, kompakt fluoresan lamba ile değiştirildiğinde yüzde 80 kadar aydınlatma maliyeti azalır. Eğer kullanıcının bütçesi bir defada bir çok fluoresan lamba almaya elvermezse, geride kalanları değiştirmek için, aylık olarak sıraya konarak tamamlanması mümkündür. Odadan ayrılırken lambalar kapatılmalıdır. Aile bireylerinin odadan ayrılırken, lambaları kapatmalarını hatırlatacak notlar konması faydalı olacaktır.

Gün ışığından mümkün olduğunca faydalanılmalıdır. Odalar, doğal aydınlık avantajını daha iyi kullanacak şekilde düzenlenmelidir. Pencere yakınına bir masa ve sandalye yerleştirerek, elektrik faturalarında gerçek bir azalma sağlanabilir. Dış kapı ışıldakları halojen lambalarla değiştirilebilir. 50-90 watt’lık bir halojen lamba, iki kat fazla watt’lı standart bir reflektör lamba yerine takılırsa yine aynı aydınlatma elde edilir. Lambaların ve armatürlerin periyodik olarak bakımları yapılmalıdır. İyi yapılmayan bakım sonucunda lamba üzerinde biriken tozlar faydalı ışık miktarını azaltır. Duvarlar ve tavanlar açık renkli boya ile boyanmalı, dekorasyon eşyaları mümkün olduğunca açık renkli seçilmelidir. Lamba ışık çıktısı verimli olarak kullanılmalıdır. Daha fazla ışığa ihtiyaç duyulan bölümlerde çok sayıda düşük güçlü lamba yerine daha yüksek güçlü tek bir lamba kullanmak daha verimli bir aydınlatma sağlar. Dekoratif lambalar ışığı sizin istemediğiniz yönlere gönderir. Açık renk, şeffaf gölgelikli abajurlar ışığı daha iyi geçirirler. Zamanlayıcılar, fotoseller, ya da yaklaşım sensörleri vasıtasıyla aydınlatmanın kontrol edilmesi de enerji tasarrufu sağlar.

Elektrik ev aletlerinde enerji tasarrufu yöntemleri

Buzdolabı: Buzdolaplarının verimli kullanılmasında öncelikle düzenli olarak bakım yaptırmak gerekiyor. Ayrıca, buzdolabının etrafının toz ve hava sirkülasyonunu etkileyici diğer maddelerden ve ısı kaynaklarından uzak tutulması gerekiyor.

Klimalar: İhtiyaçtan çok büyük bir klima enerji kaybına sebep oluyor. Evin güneş alan kısımlarının ağaçlarla gölgelenmesi, cam filmleri, pencere ve duvar tenteleri pasif soğutma yöntemlerinin uygulanması da klimanın soğutma yükünü azaltıyor, dolayısıyla daha az enerji kaybına sebep oluyor.

Ocak ve Fırınlar: Eğer evde birkaç tane fırın varsa daima küçük olanı tercih edilmesi gerekiyor. Çok gerekli değilse ön ısıtma yapılmaması, yapılsa bile bu süre 10 dakikayı geçmemesi gerekiyor. Mikrodalga fırınlarda pişirme 2-10 dakika, ısıtma ise 10-30 saniyede gerçekleşiyor, bu nedenle geleneksel fırınlara göre yüzde 66 daha az elektrik harcıyorlar.

Çamaşır Makineleri: Yüksek sıcaklıkta yıkamak yerine ılık suyla yıkamak, durulamanın ise soğuk su ile yapılması gerekiyor. Ayrıca, yıkama programları tam kapasite çalıştırılmalıdır. Eğer mümkünse çamaşırlar dışarıda güneş ve rüzgardan yararlanarak kurutulmalıdır. Bu arada, önden yüklemeli makinalar, üstten yüklemeli makinalara göre daha az enerji tüketiyorlar.

Bulaşık Makineleri: Bulaşık makinası yerleştirilirken çevresinde en az 5 cm boşluk bırakılarak, ısınmadan dolayı oluşan sıcak havanın kolayca dağılması sağlanmalıdır. Yaz aylarında ısı ve nemi azaltmak için sabah ve akşam saatlerinde yıkama yapılmalıdır. Bulaşıkları ön durulamaya tabi tutmak gereksizdir, gerektiği durumlarda sıcak su yerine soğuk su kullanılmalıdır. Bulaşıkların sanitasyonu için yüksek sıcaklıkta yıkama arzu edilmedikçe 55 derece su sıcaklığı yeterlidir. Tam kapasite dolmadıkça makine çalıştırılmamalıdır.

Elektrikli Süpürge: Elektrikli süpürgenin torbası sık sık boşaltılmalıdır. Bu işlem, süpürgenin emme gücünü yükselteceğinden daha verimli ve daha çabuk temizlemeyi sağlıyor. Ayrıca yılda en az bir kez motor bölümü açılıp, buradaki toz ve pamukçukların temizlenmesi gerekiyor.

Diğer Ev Araçlarında Elektrik Tasarrufu

Küçük ekranlı televizyonlar büyük ekranlara göre daha az elektrik enerjisi tüketiyorlar. Ses düzeyinin düşük tutulması da elektrik enerjisi tüketimi azaltıyor. Saç kurutma işlemi mümkün olduğu kadar havlu ile makina kullanmadan yapılması gerekiyor. Ortalama olarak, bir saç kurutma makinasının 10 dakika çalışması 60 watt’lık bir lambanın 3 saat yanmasına eşdeğer bir enerji tüketiyor. Bu arada, akıllı sayaçlar ile puant tarifesinden yararlanarak, elektrik tüketiminin indirimli ücret tarifesi uygulanan zaman dilimlerine kaydırılmasıyla, aynı miktarda tüketilen elektrik için daha az ücret ödeniyor.

Doğalgazda Tasarruf Yöntemleri

Doğalgazlı ve gazlı ocaklarda verimi yüksek olanlar tercih edilmelidir. Camlarda ısıcam (çift cam) sistemi kullanılmalıdır. Böylelikle, kışın ısı kaybında % 40-50, yazın ısı izolasyonunda ise %15 oranında tasarruf sağlamak mümkündür. Kuru havada soğuk daha çok hissedilir. Bu nedenle, kışın odalar nemlendirilmelidir. Geceleri ve konuttan uzun süreli ayrılmalarda sıcaklık ayarı düşürülmelidir.

Radyatörlerin üzeri, önü estetik sebeplerle kapatılmamalıdır. Radyatör arkasındaki duvara folyolu levhalar konulmalıdır. Böylece, %15 oranında yakıt tasarrufu sağlamak mümkündür. Pencere ve kapı izolâsyonu, %15 oranında tasarruf demektir. Kalın ve pencereyi tamamen kapatan perdeler kullanılmalıdır.

Kışın oda havalandırması, tam açık pencerelerle kısa süre için yapılmalıdır. Gece/gündüz kullanılmayan alanlar ısıtılmamalı, kapılar kapalı tutulmalıdır. Zaman ayarlı termostat kullanılmalıdır. Termostatlar kapı, pencere ve ısı veren aletlerin uzağına monte edilmelidir. Konuttan bir günden fazla ayrılınması halinde termostat kapatılmalıdır. Termostat 19-20 °C ye ayarlanmalıdır. Bunun üzerindeki her 1 °C, % 6 daha fazla doğalgaz tüketimidir.

Binanın çatı, duvar ve pencere izolasyonunun tam olması halinde; çatı yalıtımında % 20, dış duvar yalıtımında % 15, pencere kapı yalıtımında % 15, sızdırmazlık önlemleriyle % 10 oranında enerji tasarrufu sağlanır. Bu türden ısı yalıtımı inşaat maliyetini en fazla %3 arttırırken, yıllık yakıt tüketimi ise %50 azalmaktadır.

Doğalgaz sobasının filtreleri ayda bir kez temizlenmeli ya da değiştirilmelidir. Mümkünse evin etrafını yeşillendirilmelidir. Kullanılmayan baca delikleri kapatılmalıdır.

Doğalgazlı ısınma aracı alımında verimi yüksek olanları tercih edilmelidir. Bacalı doğalgaz cihazları dolap içerisine yerleştirilmemelidir. Bu durum cihazın ortamdan hava almasını engeller ve verimini düşürür. Doğalgaz tesisatları korunmalı ve kontrol edilmelidir. Kaçaklara karşı dikkatli olunmalıdır. Apartman kapıları kapalı tutulmalıdır. Doğalgazın yabancı kaynaklı, yabancı para birimi ile satın alınan ve ana vanası yabancıların elinde olan bir enerji kaynağı olduğunu unutulmamalıdır.

Kâğıt İsrafı

Kâğıt israfının yaygın olduğu alanlar şu şekilde belirlenmektedir:

Tek yönlü çekilen fotokopiler, tek yönlü alınan yazıcı çıktıları, bozuk yazıcılardan kaynaklanan israflar, gereksiz ve ihtiyaç fazlası bastırılan not kâğıtları ve promosyona yönelik üretilen not kâğıtları, gereksiz yere basılan, kullanılan duvara asılan kâğıt tablolar…

Kâğıdın arşivlemede kullanılması (Resmi daireler, hastaneler, okullar, şirketler), promosyon ve reklâm amacıyla ihtiyaçtan fazla basılan broşür, takvim, ajanda ve afiş, gereksiz defter kullanılması, defterlerin tamamen kullanılmaması, gereksiz basılan dergi, gazete eki, bülten, magazin ve tanıtım dergileri, marketlerin fiyat dergileri, “daha çok sayfa daha ucuza basılır” mantığıyla basılan çok sayfalı kitaplar…

Kâğıt kullanımında geri dönüşüm çok önemlidir. Bu konu, devlet politikası olarak kabul edilmeli ve kişisel kâğıt kullanımından kurumlara kadar her alandaki kâğıt kullanımında geri dönüşüm sağlanmalıdır.  Bir ton kullanılmış gazete kâğıdı geri kazanıldığında 8 çam ağacının kesilmesini önleyebilir. Bir büro elemanı, yılda ortalama 81 kg kâğıdı çöpe atmaktadır.

İsraflar Olmasaydı Türkiye Neler Kazanabilirdi?

İsraf gereksiz, amaçsız ve yararsız yere yapılan faaliyetler olarak tanımlanmaktadır ve Türkiye İsrafı Önleme Vakfı olarak, israfın alanlarını da 4 kategoride değerlendiriyoruz.  Bunlar;

Altın israf alanları: En çok israfın olduğu alanlar. Gümüş israf alanları: Birinci sınıfa nazaran nispeten daha az israf alanı olanlar. Bronz israf alanları ve Düz alanlar olarak tanımlanabilir.

Altın israf alanları; Türkiye’deki en büyük israf alanı temsil eder.  Türkiye’de altın israf alanına örnek olarak iç borç faizi verilebilir. Buna  anapara dahil değildir. Sadece iç borç faizi, 2003 yılında  52.6 Milyar YTL’den 2007 yılı sonunda 41 Milyar 540 milyon YTL’ye inmiş olmasına rağmen, hala Türkiye’nin en büyük israf alanlarındandır.

En büyük israf alanlarından 41 Milyar 540 milyon YTL iç borç faiz ödemesi yapılmayıp, tasarruf elde edilmiş olsaydı, sözkonusu meblağla;

Her biri 60 bin YTL değerinde 692 bin konut yapılabilir ve konut sorunu tamamen çözümlenme  yoluna gidilebilirdi.

Her birisi 300 yataklı ve tanesi 19 milyon YTL değerinde 2.186 hastane, ülkemizdeki sağlık sistemi tamamen rahatlatılmış olurdu.

Her birisi 1 milyon 250 bin YTL değerinde 16 derslikli yaklaşık 33 bin ilköğretim okulu yapılarak, eğitimde fiziki kapasite artırılarak, her dershane 30 öğrencinin okutulması hedefi yerine getirilmeye başlanmış olabilirdi.

Kilometresi 1 milyon 500 bin YTL olan yaklaşık 28 bin km otoyol yapılarak ülke kalkınması için gerekli ulaşım altyapısı tamamlanırdı.

İstanbul için hayal edilen ve yaklaşık 2.6 milyar dolar krediye ihtiyaç duyulan İstanbul tüp geçit projesinden 6 tanesi tamamlanırdı.

Her bir ihracatçı veya KOBİ’ye 150 bin YTL kredi verilmiş olsaydı, 276.000 işletmeye kredi verilebilirdi.

Yoksulların işadamı olması çerçevesinde, her bir dar gelirliye 3 bin YTL mikrokredi verilmesi durumunda, halen Türkiye’de yoksulluk sınırı altındaki 13 milyon 847 bin yoksul vatandaşın ülke ekonomisine katkıları sağlanıp, gelir dağılımındaki adaletsizlik önlenerek, refah seviyesi geliştirilebilirdi.

Dolayısıyla, altın israf alanı olarak Türkiye’nin en önemli israf alanı, iç borç faizi olarak görülmektedir.

İkincisi ve gümüş israf alanı olarak sosyal güvenlik sistemine bütçeden; primlere ilave olarak aktarılan kaynağı gösterebiliriz. 2003 yılında, yaklaşık 15.5 milyar YTL olarak aktarıldı. 2007 yılında ise 33 milyar 60 milyon YTL aktarıldı.

Sosyal güvenlik sistemi, esas itibariyle, prim esasına dayanan bir sistemdir. Kendi kendini finanse etmesi gerekirken, bu yeterli olmuyor. Çünkü, 1990’ların başında, yanlış uygulanan politikalar sonucunda, sistemde büyük bir açık meydana geldi. Dolayısıyla, yatırımlara, eğitim ve sağlığa ayrılması gereken kaynakların bir kısmının sosyal güvenlik sistemine aktarılması mecburiyeti hasıl oldu.

Üçüncü israf alanı olarak belirlediğimiz üçüncü büyüklük de bronz israf alanları. Kamu kesimindeki her türlü israf alanı bu çerçevede değerlendirilebilir.

Dördüncüsü ise düz alanlar. Bunlar da, evimizde, işyerimizde yaptığı israflar olarak ifade edilebilir. Enerji israfıyla ilgili, konutlarda ısıtma ve aydınlatmada kullanılan enerjinin yüzde 35’ini israf ediyoruz. Bir başka ifadeyle, enerji için harcadığımız her 100 YTL’nin 35 YTL’si israftır. Hergün 3 milyon 750 bin nüfusu olan İzmir ili nüfusu kadar ekmek israf ediliyor.

Bireysel olarak yapılan israflar içerisinde su israfına baktığımızda, damlaya damlaya akan bir musluk, yılda 6 metreküplük su kaybına sebep olmaktadır. Bunun her konuta maliyeti 12 milyon lira civarındadır. Türkiye’de 18 milyon konuttan sadece yüzde 10’unda böyle bir durum olduğunda, oluşan israf yaklaşık 20 milyar YTL’dir

Diş fırçalarken, el yıkarken ve tıraş olurken yaklaşık 2 dakika için açık bırakılan bir musluk günde 20 litre su tüketiyor, 5 kişilik bir ailede bu rakam 100 litreye ulaşıyor. Bu da aylık yaklaşık 6 milyon liraya tekabül ediyor. Bunu, nüfusumuzun yüzde 20’nin yaptığını tahmin ettiğimizde, ülkemizin toplam kaynak kaybı yaklaşık 84 milyar YTL olmuş oluyor.

Kamu Yönetiminde İsrafı Önlemenin Altın Prensipleri Nelerdir?

Gereksiz, amaçsız ve yararsız harcamaları ve faaliyetleri yapmayın ve asla kamuda tasarruf genelgesi yayınlamayın. Her birim veya kamu faaliyeti için “niçin” sorusunu sorun ve eğer bu iş veya işlem gereksiz ise, finanse etmeyin. Yardıma ihtiyacı olmayanlara çeşitli kanallardan yardım yapmayı durdurun. Şeffaflığı ve vergi adaletini sağlayın.

Olumlu kişilik yapısının kamu kesiminde hâkim kılınmasını sağlayın. Sorumsuzluğu teşvik etmeyin. Gelecek nesillere adil olmayan ve gereksiz borç yükü bırakmayın. Elektronik ortamı etkin olarak kullanarak ve piyasa şartları dâhilinde sistemin rekabetçi ve adil bir şekilde çalışmasını sağlayın. Kamu kesiminin gereksiz müdahalesini durdurun.

Herkes “önce toplumsal menfaatler” mantığıyla üzerine düşeni yapmalıdır. Performansa dayalı açık, şeffaf ve adil bir personel yönetim anlayışı hâkim kılınmalıdır. Herkese açık ve adil değerlendirmenin sonunda katma değer oluşturabilecek projeleri finanse edin. Sıfır hatayı esas alan altı yönetim yaklaşımı ile 80/20 prensibini uygulamaya koyun. Hizmet standartlarını uygulamaya koyarak, verimliliği ve etkinliği esas alın. Kamu yönetimindeki süreçlerin etkinsizliğinden veya örtüşmesinden kaynaklanan zaman ve para harcamalarını yapmayın. Gereksiz veya çağın gerisinde kalmış uygulamalara ilişicin kamu faaliyetleri ve süreçlerini ortadan kaldırın.

İsrafa Çözüm Önerisi

Gereksiz, amaçsız ve yararsız yere asla iş ve işlem ile harcama yapılmamalıdır. Bu maksatla; 80/20 Prensibi Uygulanmalıdır. Bir milyon işlemden en fazla 3 hataya izin veren Altı Sigma Yönetim Yaklaşımı Uygulanmalıdır. 80/20 Prensibi; sebepler ile sonuçlar, girdiler ile çıktılar ve gayretler ile başarılar arasında bir dengesizlik olduğunu ifade eder. 80/20 Prensibi; sebeplerin, girdilerin veya gayretlerin çok azıyla, sonuçların, çıktıların veya başarıların çoğunluğunun elde edilmesini ifade eder.

Tipik bir uygulamada; çıktıların %80’i girdilerin %20’sinden, sonuçların %80’i sebeplerin %20’sinden veya başarıların %80’i gayretlerin %20’sinden kaynaklanır. altı sigma; her ürün, hizmet, süreç ve işlemden hataların yanlışların ve kusurların tamamına yakınının elenmesini hedefleyen ve 1 milyon işlemde en fazla 3 hatayı öngören bir israfı önleme ve yönetim yaklaşımıdır.

Maliyetleri azaltır. Verimliliği iyileştirir. Vatandaş / müşteri sadakatini artırır.  Çevrim süresini azaltır.  Hataları azaltır. İsrafa yönelik kurum kültürünü değiştirir. Ürün / hizmetleri iyileştirir.

http://israf.org/

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler