13 Kasım 2018 Salı Saat:
02:51
14-05-2018
  

İstanbul 'Filistin' Sesleriyle İnledi + FOTO

Filistin'e Geri Dönüş Platformu tarafından İstanbul’da, Nekbe günü için resim sergisi ve kitlesel basın açıklaması düzenledi.

Facebook da Paylaş

 

 

 

 

Programa katılan Filistin gönüllüleri öncelikle Nekbe günü için hazırlanan resim sergisini gezdiler.

 

Filistin gönüllülerinin yoğun ilgi gösterdiği etkinlik Saraçhane parkında 13 Mayıs Pazar günü saat 14.00'de başladı.

 

Kuran-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda daha sonra Filistin direnişini ve Nekbe Günü'nü anlatan kısa bir koreografi sahnelendi.

 

Daha sonra ‘Filistin'e Geri Dönüş Platformu’ oluşturan STK temsilcileri birer konuşma yaptılar.

 

Öncelikle Genç Osman Vakfı, Erbakan Vakfı ve Mustazaflar Cemiyeti temsilcileri konuştu.

 

Grup İslami direniş Filistin ve direniş ezgileri ile programa renk kattı.

 

Kudür Der adına Ekran Gazetesi yazarı Recai Yurdan konuştu. Yurdan konuşmasında adı Kudüs ile birlikte anılan liderleri Hz. Ömer, Selahadin-i Eyyubi, İmam Humeyni ve Erbakan hocayı rahmetle andıktan sonra işgalci İsrail anladığı tek dilin direniş olduğunu söyledi.

 

Edeb Platformu adına konuşan Yusuf Çamur konuşmasına şehid Abbas Musavi’nin “Gidin İsraillilere söyleyin biz Muhammed ordusuyuz ve Kudüs yolunda ilerliyoruz” sözü ile başladı. Kudüs davasının reel politik kurallarına kurban edilemeyeceğini bizim için Kudüs davasının bir iman davası olduğunu söyledi. Bizim safımız direnişin safıdır. Biz Kudüs davası için direniş safında mücadele etmekle mükellefiz sonuç ile mükellef değiliz dedi.

 

İkra kültür eğitim merkezi adına konuşan Serdar Duman, Zaferin direniş cephesinin olacağını bugün Suriye’de, Irak’ta, Lübnan’da, Filistin’de direniş erleri kazanıyor ve kazanacak.  Bunu bütün kalbimle inanarak söylüyorum dedi.

 

Filistin'e Geri Dönüş Platformu adına Mehmet Aksu selamlama konuşması yaptı.

 

Daha sonra Grup İslami direniş yeniden sahne aldı ve “Dağlardayız biz ovalardayız” ezgisini söyledi. Katılımcılarında coşku ile katıldıkları ezgiler büyük ilgi gördü.

 

Daha sonra Basın bildirisi okundu.

 

Cem Bozlu’nun okuduğu basın bildirisi şöyle:

 

Siyonizmle Mücadeleyi Tüm Dünyaya Yaymalıyız

 

  

İngiliz Hükümeti’nin 1917 yılında ilan ettiği Balfour Deklarasyonu ile Filistin toprakları Filistinlilerden arındırılarak Dünya’nın pek çok yerinden getirilecek olan Yahudilere tahsis edildi.

 

2. Dünya Savaşı’na kadar bu deklarasyon doğrultusunda dünyanın pek çok yerinden yığınlar halinde getirtilen Yahudiler, o toprakların binlerce yıllık sakinleri olan Filistinlileri, İngiliz manda idaresinin yardımı ve göz yummasıyla tehdit ederek ve öldürerek yurtlarından çıkardılar.

 

Batılı devletler eliyle Filistinlilere karşı uygulanan bu acımasız ve haksız vatansızlaştırma politikası Filistin topraklarında yüzyıllarca barış içinde yaşayan farklı din ve kültürden gelen insanları birbirine düşman ederek,sadece Filistin’de değil tüm Dünya’da beraber yaşama kültürünü zehirledi yok etti ve Dünya barışını tehdit edecek fitnenin ve terörün tohumlarını Özellikle İslam coğrafyalarına ve tüm dünyaya ekti.

 

Özellikle 2011 yılından itibaren Libya, Tunus, Mısır, Suriye, Yemen , Lübnan ve Irak çıkartılan iç savaş kargaşa ve kaos ile Siyonist rejim çevresinde istikrarsız ve halkları birbirine düşman olmuş ülkeler haline getirildiler.

 

Satılmış Petrol Krallıkları da petrol gelirlerini Ortadoğu’nun daha fazla yanması için vekalet savaşlarına yatırarak kan ve gözyaşını, nefret ve intikam duygularını güçlendirdiler.

 

İş birlikçi Arap rejimlerini arkasına alan İsrail’i sevindiren ve rahatlatan tüm bu gelişmelerden sonra ABD başkanı deli ve ahmak Trump’ın Kudüs’ün İsrail’in başkenti olduğunu kabul etmesi ve 14 Mayıs NEKBE (Filistin’e geri dönüş) gününde Telaviv deki büyük elçliğini Kudüs’e taşıyacağı kararını vermesi hem ülkemizde hem de dünyada tepkilere yol açmıştır.

 

Biz Yeryüzünün özgür ve hür insanları olarak, Direniş Birliklerinin yanındayız ve Terör Şebekesi İsrail, Terörizmin merkezi ABD ve satılmış Arap Krallıklarından beriyiz.

 

Kudüs ancak ve sadece Filistinin Başkentidir.İsrail bir adi terör şebekesidir ve biz direniş gönüllüleri olarak Ne İsraili ne de deli Trump’ın başkent kararını tanımıyoruz bizler için yok hükmündedir.

 

Ey Dünyanın Özgür İnsanları , Gelin hep beraber direnişe ve direniş şehidlerine ses verelim. Satılmış Krallara ve devletlere rağmen sesimizi yükseltelim insanlığın ortak değeri olan bu kutsal mekanları ve işgal edilmiş toprakları Siyonistlerin elinden kurtarıp gerçek sahipleri olan Filisitnlilere geri vermek için direnişin birer neferi olalım.

 

Ey Müslümanlar gelin bizim zayıflığımızdan ve bağnazlığımızdan faydalanan İsrail’in aramıza soktuğu mezhepçilik ve ırkçılık fitnesine karşı bir ve birlik olalım.Vahdet bayrağını ve ilkesini yüceltelim.İslam coğrafyalarının kan ve gözyaşı ile ıslandığı yeter anaların ve çocukların feryatları arşı alaya ulaştı . Siyonist katillere karşı birlik olalım ve aramıza soktuğu nifak tohumlarını yok edelim. ABD ve satılmış Krallara karşı tek cephe olalım oyunlarını bozalım.

 

Sadece Kudüs, Gazze, Batı Şeria ve Ramallah Filistinlilerin değil, Hayfa, Yafa, el-Halil, Tel Aviv, Aşdot, Netenya, Bethelem, Taberiyye, Nasıra ve Akka da Filistin toprağıdır ve Siyonist şebeke tarafından işgal edilmiştir, gayri meşrudur ve siyonizmin kökü kurutulana kadar direniş devam edecektir.

 

Sadece Mescid-i Aksa değil tüm camiiler mescidler, kiliseler ve havralar Hz.İbrahim, Hz.Musa, Hz.İsa ve Hz. Muhammed’in takipçileri olan Filistinlilerindir. İçinde Allah’ın adının anıldığı tüm ibadethaneler özgür oluncaya kadar Siyonist İsrail’le mücadelemiz ve savaşımız devam edecektir.

 

Terör teşkilatı İsraile karşı direnen kutlu liderlerden Şeyh Ahmed Yasin, Fethi Şikaki ve Abbas Musavi’yi de hunharca şehid eden Siyonistler her geçen gün ABD ve Satılmış Arap rejimlerini arkasına alarak katliamlar yapmaya ve İslam coğrafyasını işgale devam ediyor. Geçtiğimiz haftalarda Malezya’da Siyonizmin tetikçisi MOSSAD tarafından Filsitinli Bilim adamı Fadi el-Batş’ın şehid edilmesi de göstermiştirki Siyonist İsrail, Direniş Unsurlarına karşı tüm dünyada fiili savaş vermeye devam etmektedir. Biz özgürlük ve direniş sevdalıları olarak Siyonizme karşı sadece Filistin de değil tüm dünyada fiili bir mücadele ve savaş başlatmak zorundayız.

 

Ey İnsanlar!

 

Akıl, bilgi ve hikmet biz Müslümanlar dan uzaklaştırıldığı için Filistinlilerde kendi topraklarından uzaklaştırıldılar.

 

Vahiy, Kuran ve Sünnet hayatımızdan uzaklaştırıldığı için çocuklar kadınlar ve yaşlılar kendi öz yurtlarından uzaklaştırıldılar.

 

Siyaset, adalet ve devlet İslam coğrafyalarından uzaklaştığı için Filistin, Kudüs, Gazze bugün bizden uzaklaşmıştır.

 

Filistin’de Siyonist İsrail ve ABD’ye karşı zafer kazanmak tüm insanlığın ve İslam dünyasının top yekün savaş vermesi ve mücadele etmesiyle ancak mümkün olabilir.Gazze’de Toprak günü münasebetiyle başlayan ve hala devam etmekte olan gösteri ve direniş yüzlerce şehid vermesine rağmen şanlı bir şekilde devam etmektedir. Gazze’den başlayan bu direniş dalga dalga yayılarak katil israili döktüğü kanda boğacaktır.

 

Ey Müslümanlar!

 

Filistin’e tüm Filistinlilerin özgür ve gururla geri dönmesi için; Kuran ve Sünnet çerçevesinde tüm Müslümanların vahdet oluşturması ve birbirinin hukukunu gözetecek duyarlılığa geri dönmemiz gerekmektedir.

 

Filistin’e tüm Filistinlilerin özgür ve gururla geri dönmesi için; Tüm Cemaatlerimiz, kliklerimiz, kuruluşlarımız, derneklerimiz, partilerimiz, vakıflarımız, abilerimize, ablalarımıza, şeyhlerimize, gavslarımıza hizmet etmekten vaz geçip İslam için insanlık için direniş için hizmet etmeye geri dönmelidir.

 

Filistin’e tüm Filistinlilerin özgür ve gururla geri dönmesi için; Kapitalizm, Liberalizm, Globalizm , Emperyalizm mikroplarının bünyemizde açtığı yaralara Hz. Musa, Hz. İsa ve Hz. Muhammed’in getirdiği ilaçlarla tedavi etmeye geri dönmeliyiz.

 

Filistin’e tüm Filistinlilerin özgür ve gururla geri dönmesi için; Mezhepçilik, cemaatçilik, particilik, ırkçılık yapmaktan vazgeçip kardeşlik hukukuna geri dönmeliyiz.

 

Filistin’e tüm Filistinlilerin özgür ve gururla geri dönmesi için; Aramızdaki ihtilaflı konuları konuşmaktan tartışmaktan ve yüzyıllardır bir türlü çözülemeyen itikadi fıkhi ayrılıkları ortaya çıkarmaktan vazgeçmeli, Siyonistlerin ve emperyalistlerin olmadığı bir ortak geleceği yapılandırmanın gayret ve çabasına geri dönmeliyiz.

 

Filistin’e tüm Filistinlilerin özgür ve gururla geri dönmesi için; Rüya, hayal, menkibe, keramete boğulan fikir ve din dünyamızı bilgi, hikmet, ahlak, cesaret ve direnişle zenginleşen bir yapıya döndürmeliyiz.

 

Filistin’e tüm Filistinlilerin özgür ve gururla geri dönmesi için; Sadece kendi mezhep ve meşrebimizdeki inananlarla oluşturduğumuz izole hayattan çıkarak tüm Müslümanları dinde kardeş tüm insanları yaratılışta eş gören bir erdeme dönmeliyiz.

 

Filistin’e tüm Filistinlilerin özgür ve gururla geri dönmesi için; Kendi mensubu bulunduğumuz kabile, ırk ve cemaatteki insanların hatalarına kör , diğerlerinin yaptığı her şeye şahin kesilmekten vazgeçip sevmediğimiz topluluğa karşı içimizdeki kinin bizi adaletsizliğe sevk etmemesini sağlayan İslam İtikadına geri dönmeliyiz.

 

Siyonist işgal, bugün:

 

- 7 Milyonu mülteci kamplarında yaşamak zorunda bırakılmış sürgün bir halk demektir,

 

- Milyonlarcası kendi vatanında aşağılanmış, esir edilmiş bir halk demektir,

 

- On binlerce şehid, yaralı ve tutsak demektir,

 

- Nükleer ve kimyasal silahlarla yok edilmiş bedenler ve kirletilmiş çevre demektir,

 

- Dünya egemenlerinin hukuk ve adalet konusundaki ikiyüzlülüğü demektir,

 

- Yok sayılmış, ayaklar altına alınmış uluslararası kurumlar ve kurallar demektir,

 

- İğfal edilmiş insani gelenek, insancıl hukuk ve uluslararası hukuk demektir,

 

- Örülmüş duvarlar demektir,

 

- Yok edilmiş beraber yaşama iradesi demektir,

 

- İmha edilmiş Dünya barışı demektir.

 

Dünya barışı, Filistin topraklarında tekrar toplumlar arasında barışın sağlanmasına yani Siyonist işgalin son bulmasına bağlıdır. Barış, bölünmüş bir Filistin ile değil Müslüman, Hıristiyan ve Yahudi toplulukların barış içinde beraber yaşayacağı tek bir bir Filistin ile mümkündür.

 

Filistin’in özgürleşmesi için yıllardır fedakarca mücadele yürüten tüm Filistin direniş gruplarını selamlıyor, şehidlere rahmet, gazilere şifa, tutsaklara özgürlük, mültecileştirilmiş halkımıza özgür vatan diliyoruz.

 

Böyle hadsiz ve hukuksuz bir işgal ve katliama kimse reel politik söylemiyle izahat getiremeyecektir.

 

Bizler artık bahane ve süslü kınama sözleriyle geçirilen günler istemiyoruz!

 

Bizler Siyonist İsrail in onurlu direniş erleri tarafından yok edildiği

 

Katil Amerika ya darbe üstüne darbe vurulduğu

 

Nato üslerinin kapatılıp darmadağın edildiği

 

Filistinlilerin özgürce kendi vatanlarında yaşadıkları

 

Anaların gözyaşlarının dindiği çocukların feryatlarının kesildiği

 

günlerin tez gelmesi için Ümmet coğrafyasındaki tüm hükümetlerin ve siyasilerin harekete geçmesini ve sorumluluklarını yerine getirmelerini bekliyoruz.

 

Bu Platformu oluşturan bizler de bu hedefler doğrultusunda bedel ödemeye ve Filistinli kardeşlerimizin yanında her anlamda durmaya hazır olduğumuzu ilan ediyoruz..

 

Biz bu coğrafyada Amerikan üssü görmek istemiyoruz.

 

Biz bu coğrafyada Amerikan askeri görmek istemiyoruz.

 

Biz bu coğrafyada Amerikan bayrağı görmek istemiyoruz.

 

Biz bu coğrafyada Amerikan uşakları görmek istemiyoruz.

 

Filistin Halkının hız kesmeyecek şanlı direnişi karşısında

 

Siyonist kukla Trump, kısa sürede nasıl bir yanlışın içinde olduğunun farkına varacaktır.

 

ABD ve İsrail’le bir şekilde ilişkide bulunan tüm hükümetler izledikleri politikaları gözden geçirmek zorunda kalacaklardır.

 

Filistin toprakları ve Kudüs bizim onurumuzdur, iffetimizdir.

 

Vazgeçmeyeceğiz…

 

FİLİSTİNE GERİ DÖNÜŞ PLATFORMU

kudusgunu.com

 

 

 

 

 

 

 

 

Öte yandan İstanbul'da büyük bir kalabalık ise, Filistinliler’in Gazze sınırında sürdürdüğü Büyük Dönüş Yürüyüşü’ne destek olmak ve Kudüs’ün yalnız olmadığını haykırmak için Fatih Camii’nden Saraçhane Parkı’na yürümüştü:

 

 

 

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler