23 Eylül 2018 Pazar Saat:
11:55
13-09-2018
  

Kama ve Zincir Vurmak

'Kamaâ' (başı kılıçla yaralamak) ve 'Zincir vurma' hakkında Taklit mercilerin ve Ulemanın görüşleri

Facebook da Paylaş

 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

Demişlerdir ki: “İslam Muhammediyu'l Hudus ve Hüseyni'l Bekadır” yani; Müslümanların uyanmasına ve düşmanların karşısında İslam'ın izzetine sebep olan bu Hüseyin Aşura'sıdır. Bundan dolayı düşmanlar, İmam Hüseyin'in yas meclislerini doğru yolundan çıkarıp bozmak için çaba sarf etmiş ve etmektedirler.

Düşmanların komplolarından biri de – ki maalesef nispeten de başarılı olunmuştur- şiaların yas meclislerine bazı hurafe ve yanlış yöntemleri sokmaktır.

Burada okuyacağınız yazı İngilizlerin şia mezhebini tahrif edip insanların gözünden düşürmek için 200 yıl kadar önce icat ettikleri “Kame zeni” (başı kılıçla yaralamak) ve “zincir vurmak” bidatleri hakkında taklit mercilerin ve ulemanın net görüşlerini içermektedir.
 

Ulema ve Taklit Mercilerin kamezeni ve zincir vurmakla ilgili görüşleri


 

Ayetullah Seyyid Muhsin Hekim (r.a): Kame zeni, dini veya müstehap bir iş değildir. Bu iş İslam, Müslümanlar ve Ehl-i Beyt'in zararınadır.

Ayetullah Seyyid Ebu'l Kasım Hoi (r.a): Kame zeninin meşruiyeti hakkında hiçbir delil yoktur ve onun müstehap sayılması için hiçbir yol yoktur.   

Ayetullah Seyyid Ebu'l Hasan İsfahani (r.a): Kame zeni, zincir vurmak ve trampetten istifade etmek haramdır ve meşru değildir.

Ayetullah Seyyid Muhsin Emin Cebel Amuli (r.a): Kame zeni ve bu tür yas merasimleri akıl hükmüne ve şeriata göre haramdır. Dünya da faydası olmayan ve ahirette de sevabı olmayan başı yaralamak nefse eziyet etmektir ki şeriatta haramdır. Bu amel, Ehl-i Beyti'n şialarının halkın gözünde alaya alınmasına sebep olmuş ve onları vahşi olarak saymalarına sebep olmuştur. Hiç şüphe yoktur ki bu tür ameller şeytanların vesveselerinden kaynaklanmakta ve Allah, Peygamberi ve Ehl-i Beyt'in razılığı yoktur. Elbette bu amellerin adlarını değiştirmek onun mahiyetini ve haram olan şer'i hükmünü değiştirmez.  

Ayetullah şehit Seyyid Muhammed Bakır Sadr (r.a): Bu tür işler, cahil insanların işidir ve ulema devamlı bu tür işleri yasaklamış ve haram etmiştir.

Ayetullah Fazil Lenkerani (r.a): Kame zeni konusu, halkın imam Hüseyin'e daha çok ilgi duymasına, yönelmesine ve Onun mukaddes hedefine sebep olmadığı gibi, kötü neticeler vermesine sebep olmaktadır. Bundan dolayı imam Hüseyin (a.s) mektebine bağlı olan şialar bu işlerden uzak durmalı ve eğer bu konuda nezretmiş olsalar bile nezirleri sahih değildir.

Ayetullah Salihi Mazenderani (r.a): Fıkıh kaynaklarında lubbi olsun, lafzi bil husus veya itlak veya umum olsun İmam Hüseyin'in (a.s) yas meclislerinde “kame zeni” hakkında ne fazilet, ne de erdem istifade edilmemektedir. Bilakis delillerin iktiza ettiği ve ikinci hüküm olarak bu işlerin haram olduğu ve caiz olmadığıdır. Bundan dolayı bu işlerden sakınmak farz ve gereklidir… iman kardeşlerim biliyorlar ki bu kameleri hain kame vuranların başına vurmalarıdırlar.

Ayetullah Şehit Murteza Mutahhari (r.a): Bu tür merasimler, Ortodoks Hıristiyanlarından kaynaklanmıştır.

Ayetullah Muhammed Cevad Muğniye (r.a): Hoş olmayan bu gelenekler, bidattir. Din ve mezhepte yeri yoktur.

Ayetullah Meşkini (r.a): Bu tür işler İslam şeriatında kabul edilmemiştir, hatta bunlardan bazıları zaten haramdır. Müslümanlar, bir çeşit ibadet olan İmam Hüseyin'in (a.s) merasimlerine bunları sokmaktan kesinlikle kaçınmalıdır.

 

Ayetullah Seyyid Ali Hamanei: Kame zeni, uydurma bir gelenektir ve dinden alakası olmayan işlerdendir. Hiç şüphe yoktur ki Allah'ta onun yapılmasından razı değildir.

Komünistler, Azerbaycan'a musallat oldukları zaman, tüm İslami eserleri yok ettiler; örneğin camileri ambara dönüştürdüler; dini salonları ve hüseyniyeleri başka şeylere dönüştürdüler öyle ki İslam ve şiilikten hiçbir eser geride bırakmadılar. Sadece bir şeye izin verdiler o da “kame zeni” idi! … neden? çünkü kame zeninin kendisi onlar için din ve şiiliğin aleyhine kullanacakları bir propaganda aracıydı! Bu şekilde bazen düşman bu tür bazı şeyleri din aleyhinde kullanmaktadır. Her ne zaman hurafeler ortaya çıksa, halis din kötü tanınacaktır.  

Ayetullah Cevadi Amuli: İslam'ın çirkin tanınmasına ve matem meclislerine hakarete sebep olacak şeyler caiz değildir. Kame zeni ve bunun gibi şeylerden uzak durulması umulur.

Ayetullah Mekarim Şirazi: Yas ve matem meclisleri öyle bir şekilde olmalıdır ki İslam düşmanlarının eline bahane vermemeli ve su-i istifade etmelerine sebep olmamalıdır. Ve bu azim ve büyük merasimler zayıflatılmamalıdır. Bundan dolayı mezhebin lekelenmesine sebep olacak işlerden – jiletle sine vurmak veya bıçaklı ve jiletli zincirlerle kendisine vurmaktan- sakınılmalıdır.

Ayetullah Mezahiri İsfahani: Kame vurmak ve bunun gibi şeyler caiz değildir.

Ayetullah Seyyid Kazım Hairi: Kame vurmak gibi hurafeler, İslam ve şiiliğin kötü tanınmasına sebep olmaktadır.

Ayetullah Nuri Hemedani: Yas tutan muhteremler, kameleri kendi başlarınıza vuracağınıza İslam topraklarını işkal etmiş, onları zayıflatma fikrinde olan ve onların kaynak ve sermayelerini yağmalamak için her gün yeni oyunlarla İslami hayatı tehlikeye sokmak isteyenlerin başlarına vurunuz. Allah, bu yolu kat etmeleri için tüm Müslümanlara inayet ve başarı ihsan etsin.

Ayetullah Şeyh Muhammed Yakubi: Akla aykırı amellerin yapılması, nefse zarar vermek veya din ve Ehl-i Beyt (a.s) mektebine ihanet ve hakarete sebep olacak şeyler caiz değildir… bundan dolayı kame vurmak ve keskin şeylerle bedeni kanlar içinde bırakmaktan sakınmak farzdır.

Ayetullah Muhammed Mehdi Asifi: Bu işler Aşura mesajının halka ulaşmasında kötü etki bırakmaktadır ve Hüseyni şiarların hafife alınmasına sebep olmaktadır.

Ayetullah Seyyid Ali Sistani: “Yas ve mateme leke getirecek işlerden içtinap edilmelidir.”

Merhum Ayetullah Mirza Cevad Tebrizi: “Aba Ehli için yas tutmak en önemli dini şiarlardan ve şia'nın baki kalmasının sırlarındandır. Ancak yas tutan azizler mezhebin karalanmasına, İslam ve Ehlibeyt (a.s) düşmanları tarafından suistifade edilecek işlerden kaçınmaları gerekmektedir.” Yine başka bir yerde şöyle buyurmuştur: “Yas öyle bir şekilde tutulmalıdır ki şia'ya leke getirmemelidir.” (Yeni sorular, s. 456) Ve yine başka bir yerde şöyle buyurmuştur: “Bu amelleri İmam Hüseyin'in yas ve mateminden saymak teemmül edilecek bir şeydir.” (Tariku'n Necat, c. 2, s. 445)  

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler