28 Ekim 2020 Çarşamba Saat:
22:53
01-06-2013
  

Karneye Yaklaşım Nasıl Olmalı?

çocuğunuzun karnesinde sorunlar olsa da yanında olduğunuzu hissettirmelisiniz...

Facebook da Paylaş

 

Karne heyecanının arttığı günlerdeyiz. Televizyonlarda, gazetelerde, aile toplantılarında sık sık karne notlarından bahsedilmekte. çocuklara karnen zayıf mı şişman mı şeklinde espriler yapılarak uyarılar verilmektedir. çocuklar ise sınav yüklerinden kurtulup tatil sevincini yaşamaktalar.

 

Anne-babalar bir bekleyiş halindeler. Aileler de en az çocukları kadar heyecanlı çünkü en az onlar kadar okullular. Anne babalar (ki çoğu zaman bu anneler olmakta) her sabah okul hazırlığını, akşam ödev yetiştirme telaşını çocuklarıyla birlikte yaşıyorlar.
 

Karnesini ailesine getiren çocuk neler yaşıyor?

Notları iyi olan çocuk aldığı karnenin karşılığında ailesinden övgü, hediye, onay görürken zayıfları olan çocuk utanç ve yetersizlik duygularıyla ailesinin cezaları, eleştirileri altında ezilmektedir.

 

Verdiği maddi-manevi emek karşılığında her anne baba çocuğunun başarılı olmasını haklı olarak beklemekte ve başarısız olduğunda da hayal kırıklığı yaşamaktadır. Fakat karne 4,5 aylık çalışmanın sonucudur. O sonuca nasıl gelindiği önemlidir. İlgili anne ve babalar dönem boyunca çocuğunun nasıl çalıştığını bilir. Bu nedenle karne hayal kırklığı olmamalıdır.

 

çocuğun okul başarısı düşük ise nedenini sadece çocukta aramak çocuğa zarar verir. Kendini daha güvensiz ve başarısız hissetmesine neden olur. Sene içerisinde ‘çocuğumun ders notları düşük, neden böyle' diyerek gelen velilerimizle yaptığımız görüşmelerde gördüğümüz nedenler tek başlık altında toplanamamaktadır.

 

Anne baba çatışmasından dolayı ya da aile yaklaşım olarak çok eleştirel yahut korumacı ve çocuğun inisiyatif, sorumluluk almasını desteklemiyorsa başarı etkileniyor. çocuktan kaynaklanan öğrenme güçlüğü, dikkat sorunları, özel eğitim ihtiyacı, psikolojik sorunları, uyum problemleri bir başka faktörü oluşturuyor. Ayrıca okulla ilgili sorunlar; örneğin, öğretmen yetersizliği, sık sık öğretmen değişimi, öğretmen-öğrenci ilişkisindeki problemler karneye etkisi olan bir başka etkendir. Bu konuda her çocuğa göre birçok etken sayılabilir. Bu sebeple başarısızlık değerlendirilirken sadece çocuk, sanık sandalyesine oturtulmamalıdır. Herkes sırayla bu sandalyeye kendisini oturtabilmelidir.

 

Ayrıca her çocuk önce kendi içinde değerlendirilmeli, kıyas yoluna gidilmemelidir. çocuğun kapasitesi ne kadar? Hangi alanlarda yeterli oluyor hangi alanlarda desteğe ihtiyaç duyuyor ve yetenekleri neler? Bu sorulara cevap verilmeden başarı beklenilmemelidir.

 

Hayat boyu gelişim seyri içerisinde çocuk çeşitli sorunlarıyla anne-babasının karşısına gelebilir. En olgun tavır karşısında olmadan yanında olduğunuzu ona hissettirerek ‘kapsayarak' çözümleri araştırmaktır.

 

Karnesini getiren biricik çocuğunuza yaklaşımınız için, onların hayrına olabilecek, birkaç tavsiye şöyle:

çocuğunuzun duygularının farkında olun. Ne hissediyor? Sevinç, neşe, kızgınlık, utanç, endişe, korku… Ona karşı siz ne hissediyorsunuz?

 

Tüm bedeniniz ile çocuğunuzu dinleyin. Gözleriniz fiziksel olarak duruşunu, değişimlerini anlamalı, diliniz kelimeleriniz anlaşıldığını ifade etmeli, rahatlatmalı, kalbiniz ise çocuğunuzun duygularını dinlemeli ve anlamalı.

 

Sorunlar birlikte tespit edilirken çocuğun da konuşmasına önem vererek, sabırsız olmadan sakince dinlenmeli.

 

Sevgi şartlı hale getirilmemeli. şunları yaparsan seni severim, bunları yapmazsan kimse seni sevmez gibi. çrneğin; başarılı olursan seni severim yoksa gözümden düşersin, denildiğinde bir çocuk tüm güvenini yitirip başarısızlığı kabullenecektir. çünkü bu tehdit ihtiyaç duyduğu ve duygularına hitap eden bir yaklaşım değil. Onun ihtiyacı anne babasının daimi güveni ve sevgisidir.

 

Sürekli karnenin nasıl geleceğinden ve nasıl gelmesi gerektiğinden söz edilmemeli. çünkü bu durum çocuğun korku ve kaygısı arttırmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Son hafta karne değişmeyecektir.

 

Rencide eden, küçük düşüren ifadelerden sakınılmalı. ‘Sen ne beceriksizsin, başka bir şey mi bekliyoruz senden'  gibi sözler yaralayıcı olacaktır. Her ifadeniz çocuğunuz için ayna hükmündedir unutmayın. Sizin sözlerinizde ve yaklaşımınızda kendisini görür ve tanımlar. Kendisini öyle kabul eder.

 

Arkadaşlarıyla, yaşıtlarıyla, kardeşiyle kıyaslamamaya dikkat edilmelidir. Kıyas çocuktaki yetersizlik duygularını arttırır. Ve öfke duymasına yol açar. Motive etmek için farklı yollar tercih edilmeli ve engeller kaldırılmalıdır.

 

Karne notlarının kötü gelmesi durumunda aşırı şaşkınlık ve hayal kırıklığı ile çocuğun üzüntüsü arttırılmamalı.  Başarısızlığın nedenleri araştırılarak çözümler üretilmelidir.

 

Karne notları çok iyi olduğunda da abartılı ilgi gösterilmemelidir. çok fazla iltifat, övgü, büyük pahalı hediyeler çocuğun kendini diğerlerinden çok farklı algılamasına sebep olur. Bu algı yalancı bir güven duygusuyla çocuğu arkadaşlarından ve ders çalışma azminden koparır.

 

Tatilde çocuğun hem dinlenebileceği hem de yararlı olabilecek faaliyetler hazırlanmalı. Akranları ile eğlenceli vakit geçirmesini sağlanmalı. Tatil boyunca düzenli olarak ve zorlandığı konularda ders tekrarı yapması yeterlidir.

 

KARNESİNDE DçşçK NOTLARI BULUNAN çğRENCİLER NELER YAPABİLİRLER?


Her başarısızlık yeniden değerlendirmeyi gerektirir.  Bu değerlendirme de eksiklerinizi görmenizi,  eksikleri gidermek için yeni planlamalar ve çalışmalar yapmanızı sağlayarak sonuçta başarıya ulaşmanızı sağlar. Eğer eksiklerimizi göremezsek, tekrar aynı durumla karşılaşabiliriz.

 

Ancak pes ettiğinizde yenilmişsiniz demektir. Başarı kadar başarısızlıklar da doğaldır. Bu durumu kabul ettiğinizde sorunlara daha uygun çözümler bulabilir, daha uygun önlemler alabilirsiniz. Her başarısızlık daha sonraki başarılar için bir yol göstericidir, bir uyarıdır. çğrencinin kendine kızması, ders başarısındaki düşmenin sorumluluğunu kendi dışındaki nedenlere bağlaması ve olumsuz duygulara kapılması fayda sağlamayan yaklaşımlardır. Başarısızlıklar karşısında olumsuz duygulara kapılıp pes ettiğinizde, sonraki yenilgiler de kaçınılmaz olacaktır.

 

Sorun üzerinde vakit kaybetmektense çözüm üzerinde odaklaşmaya çalışın. Ders başarısındaki düşme nedeniyle kendinize kızmak, kendi dışınızdaki nedenler bulmak ve bunun bir ceza olduğunu düşünmek yerine şu anki durumu nasıl istediğiniz hale çevirebilirsiniz sorusuna yanıt aramaya çalışın.

 

Kendi kendinizin en iyi dostu olun. Derslerinde istediği başarıyı gösteremeyen bir öğrenci   ‘çok aptalca hatalar yaptım, derslerimi başaramadım, ben başarısız bir öğrenciyim' gibi kendisini kötü hissetmesine neden olabilecek ifadeler yerine  ‘bazı hatalar yaptım ve bunları düzelteceğim, bu dönem istediğim başarıyı gösterememiş olmam benim başarısız bir öğrenci olduğumu göstermez' gibi daha umut dolu ifadeleri kullanabilirler.

 

Sorumluluğu üzerinize alın. Sorgulama yapmak için ilk yapılması gereken, sorumluluğu üzerinize almaktır. Derslerinde başarılı olan öğrenciler ile başarısız olan öğrenciler üzerinde yapılan bir araştırmada başarılı öğrencilerin başarılarından dolayı kendilerini sorumlu hissettikleri, başarısız olan öğrencilerin ise sorumluluğu kendi dışlarında aradıkları bulunmuştur.

 

İyi bir sorgulama ile derslere hazırlık döneminde hangi alanlarda eksiklerinizin olduğunu tespit edebilir ve bu eksiklerinizi gidererek başarılı olabilirsiniz.

 

KARNESİNDE DçşçK NOTLARI BULUNAN çOCUKLARA ANNE-BABA OLARAK NASIL DAVRANMAK GEREKİR?

çncelikle dönem sonunda alınan karnenin, çocuğun karnesi olmasının yanı sıra, ailenin ve eğitim sisteminin de karnesi olduğu unutulmamalıdır. çğrencinin başarısında ailenin önemli bir yeri vardır. Aile içi ilişkilerin sağlıklı olduğu, çocuğun kişiliğine saygıda bulunulan ve çocuğun kendini geliştirmesinin desteklendiği bir ailede başarının da o oranda yüksek olması beklenir.

 

Karne sonrasında ailelerde eğer öğrencinin notları düşükse genellikle bu durumdan öğrenci sorumlu tutulur. Eleştirilir, suçlanır. Oysa yapılması gereken, karnedeki düşük notların nedenlerinin ana-baba-çocuk üçgeninde değerlendirilmesidir. Anne-babalar şu soruları kendilerine sorabilirler.

 

a) Acaba çocuğuma kitap okuma konusunda iyi bir model olabildim mi? (Unutmayın, çocuklar nasihatten ziyade gördüklerini öğrenirler.)

 

b) Ona ders çalışma sorumluluğunu verebildim mi? (Yoksa çocuğun yapılmayan ödevini ondan daha çok kaygılanıp biz mi yaptık?)

 

c) Ona aile içinde yoğun kavga ve çatışmaların olmadığı sağlıklı bir aile ortamı yaratabildik mi?

 

d) Ara sınavlardan düşük not aldığında onu eleştirip, yargıladık mı? (Yoksa birlikte konuşup, konuyu çözmeye mi çalıştık?)

 

e) Onun özgüvenini kazanmasına yardımcı olabildik mi? (Yoksa sürekli eleştirip, azarladık mı?

 

Bu değerlendirmeler anne-baba arasında yapılabilir. Diğer taraftan çocukla bu sonuçların nedenleri üzerinde konuşulabilir. Eğer aile-çocuk iletişimi iyiyse, çocuk bu sonucun alınmasındaki kendi rolünü görüp, değerlendirmesini yaparak gerekli sorumluluklarını alacaktır.

 

Unutulmaması gereken bir nokta; alınan karne notlarının telafisinin her zaman mümkün olduğu, gelecek dönemlerde yükseltebileceği olmalıdır.

 

Karne çocuğun tüm performansını yansıtmaz. Yani notları çok yüksek bir çocuğa, hayatta çok başarılı olacağı söylenemez. Notlara göre aileler bazen çok katı cezalar verebiliyorlar ya da çocuk sınıfı geçti diye çok büyük ödüller alabiliyorlar. Notlar değerlendirilebilir ancak çok fazla abartılmamalıdır.

 

Son olarak söylemek istediğim; çocuğunuzun karnesinde sorunlar olsa da çocuğunuzun her durumda yanında olacağınızı hissettirmenizdir. çocuğunuzla ilişkinizi iyi tutarak karne sonrası oluşabilecek bir krizi ilişkinizi geliştirmek üzere bir fırsata çevirebilirsiniz.

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler