12 Aralık 2017 Salı Saat:
00:42

Kerbela Mesajları

03-10-2017 18:02


 

 

İmam Hüseyin ve yetmiş iki yaranı için Kerbela’da Muharrem ayının Onuncu gününde yani Aşura’da meydana gelen olay sadece Hicri 61 yılında yarım günde olup bitmiş bir olay değildir. Aşura’nın kökleri bir yandan Peygamber efendimizden sonra Müslümanlar arasında meydana gelen toplumsal hareketlerin farklı yön bulmasına dayanırken, diğer taraftan ise bu şanlı kıyamın Müslümanların düşünce ve davranışlarına yaptığı etki günümüze kadar gelmiştir ve kıyamete kadar da sürecektir.

 

Bundan dolayı İmam Hüseyin ve şanlı Kerbela şehitlerinin batılın karşısında ne pahasına olursa olsun hakkı ayakta tutmak ve Allah yolunu yaşatmak için verdikleri mücadele ve bu uğurda da şehit olmalarının birçok etkisi bulunmaktadır. Kerbela bir taraftan bizlere zalimin zulmüne boyun eğmemeyi öğretirken, diğer yandan insanın gerçek manada hürriyetine kavuşması ve özgürlüğünü kazanması içinde manevi olarak kendisini eğitmesi ve nefsini terbiye ederek onu dizginlemesi gerektiğini öğretir. Çünkü kendini tanımayan yaradanını bilmez, yaradanına kul olmayan yaratılmışa saygı göstermez. Kerbela olayından birçok mesaj alınabilir biz kısaca ahlaki mesajlara değineceğiz.

 

Kerbelanın Ahlaki Mesajları

 

1- Özgürlük:

Hayatın iniş çıkışları ve zorlu kıvrımları karşısında insanlar bazen ellerinde olanı korumak ve birkaç günlük dünya hayatında arzularına ulaşabilmek amacıyla her türlü aşağılanmayı ve alçaklığı kabul edebiliyorlar. Ancak hür ve özgür ruhlu insanlar yeri geldiğinde canlarını vermek pahasına da olsa Hürriyetin bedelini ödeyerek hiçbir zaman zulme ve aşağılanmaya boyun eğmiyorlar. Bundan dolayı hür insanların rehberi olan İmam Hüseyin Kerbela yolculuğu boyunca çeşitli yerlerde hürriyetin önemine değinerek şöyle buyurmuştur:  “İzzetli bir şekilde ölmek zillet altında yaşamaktan daha iyidir.”, “Ne onlara zillet eli uzatırım, ne de köleler gibi onların saltanatına boyun eğerim.”, “Bilin ki şu zinazade oğlu zinazade (İbni Ziyat) beni iki şey arasında mecbur bırakıyor: Ölüm ve zillet. (Oysa) zillet bizden uzaktır.”, “Eğer dininiz yok Allah’tan da korkmuyorsanız, en azında dünyada hür insanlar olun.”

 

2- Fedakarlık:
“Said b. Abdullah kerbelanın fedakarlık örneği şehitlerinden biridir. İmam Hüseyin aşura günü öğle vakti namaz kılarken kendisini İmam Hüseyin’e siper etmiştir. İmam Hüseyin’in namazı bittiğinde Yezit ordusu tarafında atılan oklardan on üç tanesinin bedenine isabet etmesi sonucu şehadet şerbetini içmiştir.

 

3- İnsana Verilen Değer

“İnsana sadece hedefe ulaştıran aracı gözüyle bakan batıl cephesinin aksine hak cephesinde insana değer verilmekte ve şahsiyet bahşedilmektedir. Hakka yolunda olan kişiler hangi ırktan ve hangi konumda olsalar da hak cephesinde aynı konumdadırlar. Kerbela’da Aşura günü İmam Hüseyin oğlu Ali Ekber yaralandığı zaman yanına gitti ve başını dizlerinin üzerine aldığı gibi Hz. Ebuzer’in siyah kölesi yaralanıp savaş meydanında ölmek üzereyken onun başını da dizlerine aldı ve oğluna yaptığı muamelenin aynını kölesine de yaptı ve onu için şöyle dua etti: “Allah’ım yüzünü nurlandır, bedenini güzelleştir ve onu Muhammed ve Âli Muhammed ile haşreyle.”

 

4- Tevekkül ve Allah’a Sığınma

İmam Hüseyin Medine’den Mekka’yue doğru yola çıkarken sadece Allah’a tevekkül edip yola çıktı ve Mekke’den Kerbela’ya doğru yola koyulduğunda da Müslim b. Akil’in şehadet haberi kendisine ulaşamasına rağmen omuzlarında olan ilahi görevi yerine getirmek amacıyla yine Allah’a tevekkül ederek yoluna devam etti. Kardeşi Muhammed b. Hanefiye’ye yazdığı vasiyetin sonunda da şöyle buyuruyordu: “Başarım yalnız Allah’tandır, ona tevekkül ettim ve ona sığındım.”

Aynı şekilde Allah’a olan tevekkül ve güvenini Aşura sabahı düşman ordusu savaş için harekete geçmeye başladığı zamanda Allah’a yakarışında şöyle göstermiştir: “ Allah’ım her sıkıntıda benim sığınağımsın, her zorlukta benim ümidimsin ve karşılaştığım her işte sen benim dayanağım ve gücümsün...”

Hatta yaralanıp atından düştüğünde de Allah’a el açıp yakarırken şöyle diyordu: “Zayıflığımda sana sığınıyorum ve güç olarak sana tevekkül etmem yeter.”

 

5- Nefsi Arındırma:

İç dünyasında nefsinin dizginlerini eline alıp kötü huy ve davranışlardan arınan kimse, dış dünyada da başarılı olur. Nefsinin arzu ve isteklerine boyun eğip dizginlerini boş bırakan kimse sonunda kendisini Hz. Ali’nin buyurduğu gibi ateşin içinde bulur. Kerbelada da hak cephesinde Hz. Hüseyin’in yanında yer alan hak erleri de önce nefisleriyle cihat edip onu kontrol altına alan ve ardından batılın karşısında duran kimselerdi.  Öyleki İmam Hüseyin uğruna bin defa ölüp dirilmeye yakılıp küllerinin savrulmasına razıydılar. Oysa batıl cephesinde Yezid’in rodusunda yer alan ve dünyevi arzu ve isteklerine teslim olmuş dünyaperest zavallılar birkaç günlük geçimlerini sağlamak yada basit bir makama gelmek uğruna Peygamberin torununa kılıç çekecek kadar küstahlaşıyor ve dinlerini dünyalarına satıyorlardı. Öyle ki Bazıları Hz. Hz. Hüseyin’le savaşmanın karşılığında bir heybe dolusu hurma, bir kılıç yada bir kalkana razı oluyorlardı. Bazıları da Ömer b. Saad gibi bir şehrin valiliğine ulaşmak arzusuyla Allah’ın velisi hak imamı hunharca katledebiliyordu.

Bundan dolayı şehitlerin efendisi Hz. Hüseyin şöyle buyurmuştur: İnsanlar dünyanın kuludur din ise onların dilinde dolanır, geçimlerini sağladıkları sürece dinden dem vurular. Ancak sınava tabi tutulduklarında dindarlar azalır.” Evet, nefisinin dizginini eline almayı başarabilen ve bu yolda gayret gösteren kişilerin sayısı az olduğu için gerçek dindarlar her zaman azınlıktadır.

 

6- Cesaret:

İnsanı insan yapan ve onu hayatta başarı olmaya iten, karşılaşılan zorluklara direnmeyi öğreten, zalimin karşısında zulme boyun eğdirmeyen en önemli ahlaki özelliklerden birisi hiç şüphesiz cesarettir. Cesaret Kerbela’da Aşura’dan alınacak en önemli mesajlardandır. İmam Hüseyin ilk etapta Kerbela yolunda Hür’ün ordusuyla karşılaşınca onlar ayaptığı konuşmanın bir bölümünde şöyle buyurmuştur: “ Benim konumum ölümden korkan kişinin konumu değildir.” Yine İmam Zeynel Abidin Şam’da Yezidin sarayında yaptığı cesur ve kahramanca konuşmasının bir bölümünde şöyle buyurmuştur: “Bizlere ilim, hilim, cömertlik ve cesaret verilmiştir.”

Bundan dolayı Aşura olayı her yönüyle mücadeleci kahramanlara cesaret ilham etmiş ve insanlara zulme boyun eğmeme ruhu bahşetmiştir.”

 

7- Sabır ve Direniş

Hayatta insanın  karşılaştığı zorluklara göğüs germesi ve onlara karşı direniş göstermesini sağlayan en önemli ahlaki özelliklerden birisi sabırdır. Sabretmeden hiçbir işte ve konuda istenilen sonuca ulaşılmaz. İmam Hüseyin de kerbela yolculuğu boyunca sabrın önemine dikkat çekiyor ve sabretmesini bilenlerin kendisiyle Kerbela’ya gelmesini istiyor ve şöyle buyuruyor: “Ey insanlar! Sizden her kim kılıçların keskinliği ve mızrakların yaralarına tahammül gücü varsa, bizimle gelsin yoksa geri dönsün.”

Yine Aşura günü askerlerine yaptığı konuşmada şöyle buyurmuştur: “Ey soylu zadeler! Sabredin.  Ölüm zorluk ve sıkıntıdan geniş cennetlere ve ebedi nimetlere ulaştıran köprüden başka şey değildir.”

İmam Hüseyin Kerbela’nın sıcak kumları üzerine düştüğünde de yaratanına şöyle yakarıyordu: “Ey Rabbim! Kaza ve kaderine sabrettim, senden başka ilah yoktur… verdiğin hükme sabrettim ey dayanağı olmayanın dayanağı.”

 

8- İzzet ve Onur:

Ferdi özellik ve toplumsal psikolojisi olarak izzet ve onur dış etkenlerin karşısında yenilmemek ve direnç göstererek onlara teslim olmayıp şahsiyeti korumaktır.

Emeviler zorla da olsa zillete boyun eğdirerek Ehl-i Beyt’i biate zorlamak ve kendi kontrolleri altına almak istiyorlardı. Oysa bu imkansız bir şeydi. Çünkü Allah’ın yeryüzündeki hüccetleri olan Muhammed soyu hiçbir zaman aşağılık insanlara  teslim olmazdı.

Medine valisi İmam Hüseyin’e Yezid’e etmesi gerektiğini söylediğinde Yezid’in aşağılık sıfatlarını sayarak onun gibi yüce ve onurlu kişini böyle bir şey yapmayacağını şöyle belirtmiştir: “Benim gibi birisi yezit gibi birine asla biat etmez.” Başka bir yer de kendisine Yezid’e teslim olması gerektiğini söylediklerinde şöyle buyurmuştur: “Hiçbir zaman size zillet eli uzatmayacağım ve teslim olamayacağım.” yine “İzzetle ölmek zilletle yaşamaktan daha hayırlıdır.” Diye buyurmuştur. Başka bir yerde de “Ölüm aşağılık bir yaşamı kabullenmekten daha evladır.” demiştir.

 

Selam olsun İmam Hüseyin ve Kerbela’nın tüm hür şehitlerine

Lanet olsun Yezid’e ve onun izinden gidip İmam Hüseyin’i şehit edenlere!

 

 

NOT: Bu yazı Kerbela Mesajları İsimli İnteraktif Programdan derlenmiştir.

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !