11 Aralık 2019 Çarşamba Saat:
14:22
21-09-2015
  

Kısaca İmam Bâkır (a.s) Hayatı

İmam Bakır (a.s), ilim ve irfanı işte bu yüce şahsiyetten, yani babasından öğrendi...

Facebook da Paylaş

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü



Adı: Muhammed (a.s)


Lakapları: Bakır, Hadi, Emin ve Şakir.


Künyesi: Ebu Cafer


Baba ve Annesi: Ali (İmam Zeyn'ul Abidin), Fatıma (İmam Hasan'ın kızı).


Doğumu: Hicretin 57. yılı, Recep ayının evvelinde veya Sefer ayının üçünde Cuma günü Medine’de dünyaya geldi.


Zamanının Halifeleri: Velid b. Abdulmelik (H.K.96), Süleyman b. Abdulmelik (H.K.101), Yezid b. Abdulmelik (H.K.105) ve Hişam b. Abdulmelik (H.K.125).


İmamet Süresi: On dokuz yıl, on ay, on iki gün


Şahadeti: Hicretin 114. yılı, Zilhicce ayının yedisinde, 57 yaşında Hişam b. Abdulmelik'in emriyle Medine’de şahadete erişti.


Mezarı: Medine'de Bakî Mezarlığı'nda.


● İmam Muhammed Bakır (a.s); Resulullah'ın (s.a.a), kendisinden sonra İslâm ümmetine önderlik etmeleri ve ümmeti, yüce Allah'ın, bütün kirlerden arındırıp tertemiz kıldığı Masum İmamlar'ın önderliğinin gölgesinde takdir ettiği güven ve selâmet sahiline ulaştırmaları için belirlediği pak Ehlibeyt İmamları'nın beşincisidir.


İmam Bakır (a.s); temiz ve pak kılınmış, yücelik ve kemal merdivenlerini sonuna kadar tırmanmış bir sülâleden dünyaya geldi. Bu sülâlenin bireyleri; fikir, akide, akıl, duygu, irade ve pratik davranış alanlarında bütün eksiksiz insanî şahsiyet değerlerine sahip oldukları gibi, erdemler dünyasının göz kamaştırıcı zirvelerini oluşturuyorlardı. Bunlar sadece Allah'a kulluk eden, kendilerini tamamen O'na adayan şahsiyetlerdi. Allah sevgisinde erimiş, İslâmî risaletin değerleri uğruna kendilerini feda etmişlerdi.


● İmam Bâkır (a.s), Hz. Ali (a.s) soyundan gelen temiz ve arı bir ebeveynden dünyaya geldi. Dedeleri Hz. Hasan (a.s) ve Hz. Hüseyin'in (a.s) hasletlerini üzerinde toplamıştı. Birkaç yılı, dedesi Hüseyin'in (a.s) himayesinde geçti. Sonra babası İmam Zeynelabidin'in (a.s) denetiminde yetişip gelişti. İlk gençlik çağına, buluğ vaktine ve kemalin zirvesine ulaşıncaya kadar babasından hiç ayrılmadı.


● İmam Bakır (a.s), ilim ve irfanı işte bu yüce şahsiyetten, yani babasından öğrendi. Nihayet bütün ilim dallarında en yüksek noktaya çıktı ve yeni bilgiler sundu. Gerçekten dedesi Resulullah'ın (s.a.a): "İlmi bütün hakkıyla yaracaktır." diyerek ilimleri yaran anlamında "Bakır" diye önceden müjdelediği vasfa sahipti.


Resulullah (s.a.a), Müslümanlara onun doğumunu müjdelemişti. Nitekim İmam Bakır (a.s), peş peşe gelen fetihlerden, medeniyetlerin karışmasından, karşılıklı kültürel etkileşimlerden sonra İslâm ümmetini derinden sarsan kasırgalar döneminde şer’i ilimleri yeniden ihya etmişti. İmam Bakır (a.s), İslâm'ın özünden fışkıran kültürel bir hareket başlatarak ümmete yol göstericiliğini eksiksiz bir şekilde yerine getirdi, Ehlibeyt'in (a.s) şahsında somutlaşan risalet pınarından ümmete kana kana içirdi.


● İmam Muhammed Bâkır (a.s), bütün hayatı boyunca Medine'de kalarak ilmiyle Müslüman ümmeti aydınlattı. Resulullah'ın (s.a.a) tohumlarını ektiği, İmam Ali'nin (a.s), sonra İmam Hasan ve İmam Hüseyin'in (üzerlerine selâm olsun) terbiye ettiği, onlardan sonra da babası Ali b. Hüseyin'in (a.s) beslediği salih Müslümanlardan oluşan cemaatin işlerini idare ederek rehberlik işlevini kusursuz bir şekilde yerine getirdi; bu cemaatin tekâmülünün, olgunluğunun ve yüceliğinin sebeplerini hazırladı.


● İmam Bakır (a.s) doğumundan şehit edildiği güne kadar Emevîlerden zulüm gördü. Bundan sadece Ömer b. Abdulaziz'in yaklaşık iki buçuk yıl süren kısa halifelik dönemini istisna tutabiliriz. Emevî zulmünün en şiddetli devirlerine tanık oldu. Aynı zamanda bu azgın cahiliye akımının tarih sahnesinden silinmenin eşiğine geldiğini de gördü. Bütün bu zulümler yaşanırken onun gibi yüksek bilinç, azametli şahsiyet ve kemal düzeyinde bir önder nice acıları yutkunmak zorunda kaldı.


● Bu olumsuzluklara rağmen çok sayıda fakih, âlim ve müfessir de yetiştirebildi. İslâm dünyasının çeşitli bölgelerinden Müslümanlar onun yanına akın ediyordu. Onun üstünlüğü konusunda eşi görülmemiş bir ittifak vardı.


İmam Bakır (a.s), İslâm dünyasında yaşanan gelişmelerden kopuk bir hayat yaşamıyordu. Aksine kitleleri bilinçlendirme amacına yönelik aktif bir faaliyet yürüttü, halkın vicdanını harekete geçirmek için yoğun bir faaliyet içinde oldu. Ümmetin düzeyini yükseltmek, eski saygınlığını yeniden diriltmek için çaba gösterdi; bu uğurda malını harcadı, tıpkı saygı değer ataları ve büyük ecdadı gibi manevî bağışlarını esirgemedi. Sadece takva, sabır ve ihlâs bakımından örnek olmakla yetinmedi. Kendi döneminde yaşayan nesil için ve gelecekteki bütün nesiller için her yönden görkemli bir örnek oldu.


Doğduğu gün, ilim ve ameliyle cihat ettiği gün, şehit edildiği gün ve tekrar diriltileceği gün selâm olsun ona!

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler