04 Temmuz 2020 Cumartesi Saat:
23:33

Korkuyla Yaşamak mı?

20-03-2020 10:58


 

 

 

 

 

 

Bismihî Teâlâ

 

 

Hayatımıza aniden giren her şey doğal olarak günlük yaşantımızda birtakım değişimlere neden olabiliyor. Söz konusu yeni misafir; mutluluk verici bir şey de olabilir, korkunç ve mutsuz edici bir şey de olabilir. Bu günlerde dünyanın neresinde olursak olalım hayatımıza yeni girmiş davetsiz bir misafirimiz var. Sevimli mi? Hayır, aksine ürkütücü ve korkunç.

 

Pusuda yatmış bir virüsle karşı karşıyayız. Peki, bu virüse karşı sürekli korkak bir duruş mu sergilemeliyiz yoksa başka yapacak şeyler de var mı?


Şöyle düşünelim; Bir uçağa binmiş yolculuk yapıyoruz. Uçuş süresince kafamızda binlerce senaryo kuruyoruz; ya uçak düşerse? Ya pilot kalp krizi geçirirse? Ya motor arızalanırsa ve bunun gibi zihin dünyamızda bin bir türlü korku filmi izlersek? Böyle bir yolcunun ruh hali, zaten kendisini yiyip bitirecektir. Böyle bir yolcunun hemen yanında oturan başka bir yolcu ise rahat oturup kitabını okuyor, dergi okuyor veya uyuyor. Kafasında hiçbir olumsuz senaryo yok. Acaba bu iki insan modelinden hangisi olmak istersiniz?

 

Bilmeliyiz ki yaşadığımız dünyada, virüs de var olan milyarlarca varlıktan sadece bir tanesidir ve görünen o ki buna da alışmalıyız. Tıpkı deprem, sel ve diğer salgın afetlere alıştığımız gibi.
Tüm sağlık tedbirlerini uygulamak ve önlemleri alarak bu yeni misafirimizle de birlikte yaşamaya alışmalıyız. Ne korkuya yenilip fiziksel gücümüzü yıpratalım ve psikolojimizi bozalım ne de “Korona seni yeneceğiz” “mahvedeceğiz” “seni dünyamızdan atacağız” gibi hamaset sözleriyle hayatın gerçeğine gözümüzü kapatalım.

 

Bugüne kadar hiçbir ordu bu kadar hızlı ve güçlü dünya fethine çıkmamıştı. Birkaç gün içinde tüm kıtaları ele geçirdi ve hiçbir güç bu saldırının/salgının önüne geçip onu durduramadı. Bu acımasız ve davetsiz orduya elbette teslim olmayacağız. Akıl, mantık, bilim ve iman siperlerimizi kuşanıp ona karşı gereken tedbirleri alacağız elbet. Bugün asgari temas, sosyal mesafe, gerekmedikçe evden çıkmama gibi önlemlerle daha fazla yayılmasını engelleyerek virüsle de aramızdaki sosyal mesafeyi oluşturmalıyız. Yayılma hızını önleme amaçlı tedbirleri alarak, aslında zaman kazandığımızı unutmamalıyız. Kazandığımız bu zaman zarfında bilim adamları bu misafirin bedenimizde oluşturduğu olumsuzluğu giderecek ve bağışıklık sistemimizi güçlendirecek bir aşı geliştirecek yani virüsü yok etmeyecek, o yine var olacak ancak aşı bizimle virüs arasında tampon bölge oluşturacak.

 

Diğer taraftan her insan bu nanometrik varlığın karşısında nasıl da aciz kaldığını tarihteki örnekleriyle eşleştirecektir. Eğitimciler, yani bilim adamları ve psikologlar da insan eğitimi üzerinde yoğunlaşacak ve toplumu her türlü virüsten arındırmak,  şeytan, ırkçılık, mezhepçilik, yalancılık ve dolandırıcılık virüslerine karşı güçlendirecektir. Küresel bir tehlikeye karşı işbirliği ve yardımlaşma, bu saldırıya karşı olmazsa olmazımız olmalı. Bu beladan yeni belalar üretmek isteyen başka insanlar/virüsler olabilir; bilmeliyiz ki bunlar, coronanın mutasyon geçirmiş ve insan şekline dönüşmüş halidir. Virüse karşı nasıl önlemler alıyor isek bunlara karşı da önlemler almalıyız. Öyleyse uçaktaki yolcu gibi binbir türlü korku senaryosu yaşamaktansa (ki hiçbir faydası yoktur) zorlu bir sürecin önümüzde olduğu gerçeğini de unutmadan, bu günlerde sosyal mesafe gereği kimseye el uzatmıyoruz ama gönülden birbirimize sevgi duymaya da devam edelim. Hak ve huzura, hakikatlerin, bilim ve imanın huzur iklimine el uzatıp Rabbimizle tokalaşalım. Unutmayalım ki insanı her türlü zorlukta kolaylığa eriştirecek O’dur.

 

Birlikte düşünelim, birbirimizi düşünelim Rabbimizin şefkat ikliminde birbirimizi şefkatle seversek umulur ki o da şefkatini, gönül huzuru ve bilimin güvencesi olarak bize sunacaktır. Unutmayalım ki her zorluk içinde kolaylık, her kış, bahar barındırıyor. Çiçekler açtığı sürece hayat devam ediyor. Bi’set’in ve Nevruz’un yeşerttiği hayat çiçeklerinin bahçesinde huzur, neşe ve mutluluk dileklerimle.

 

Umutla huzurlu yarınlara...

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
  • Aynur   25-03-2020 11:43

    Allah sonsuz razı olsun hocam. O kadar güzel anlatmışsınız ki Rabbim iki cihanda da Aziz eylesin sizi ve O yüce hanımefendi Hz.Fatıma’ya komşu eylesin. Rabbim ilminizi, ihlasınızı, basiretinizi, Yüce Allah’a olan sevginizi ve aşkınızı artırsın bereketli kılsın ve ömrünüzü uzun eylesin inşAllah. İltiması dua hocam