04 Temmuz 2020 Cumartesi Saat:
17:30
10-05-2020
  

Korona ve Siyaset: Dünya Amerikan Küreselleşmesini Aşıyor

Kur'an-ı Kerim'in inancına göre insanlar bir gemide boğulmak üzereyken O'nu samimiyetle zikreder, ama sahile çıktıklarında tekrar müşrik olurlar..

Facebook da Paylaş

 

 

 

 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

 

 

 

Koronavirüs ya da taçlı virüs, kendisini, aralarında SARS ve Covid 19'un da bulunduğu en az yedi şekilde göstermiştir. Bu virüsün epidemi (yaygınlık) sınırını aşıp pandemi (küresellik) seviyesine çıkması uluslararası bir mevzuya dönüşmesine sebep olmuştur. Bu virüsün dünyanın başına dert olması beşeri bir bela kabul edilmektedir. Bu meseleyi komplo teorisiyle analiz edenlerin bunun için ikna edici kanıtlar sunamaması bir yana, kendileri de birkaç gruba ayrılmıştır. Virüs Çin'de yayıldığında bunun Amerika'nın işi olduğu söylendi. Amerikalı kurbanlar Çin'den fazla olunca da Çin'in işi olduğu söylendi. Abdullah Şehbazî'nin ifadesiyle, öncelikle bu virüs yukarıdaki değerlendirmeyle bağdaşmamaktadır. İkincisi, eğer bu teoriyi esas alırsak Rusya'nın NATO'ya karşı komplosu görmemiz gerekecektir. Korona dünyayı çeşitli boyutlarda kendisiyle meşgul etmekteyken. Bu virüs siyasetin çeşitli alanlarında aşağıda sıralanan etkilere sahiptir:

 

1. Siyaset felsefesi: Korona, yirminci yüzyıla hâkim olmuş ekol olarak liberalizmi güç durumda bırakmıştır. Hümanizmi odağa alarak kendisini dünyanın merkezi sanan mağrur bireyselci insan şimdi oldukça küçük bir varlık karşısında diz çökmüştür. Koronavirüsün hacmi tüm dünyada yaklaşık 5 gram tutmaktadır. Dolayısıyla bütün dünyanın gücünün 5 gramlık işlevi bulunmadığını söylememiz gerekir. Postmodernizm söylemi 1960'lı yıllardan itibaren modernleşmenin temellerini sarsmıştı. Şimdi ise devlet gibi kurumlar düzeyinde temerküz etmiş güçten değil, Foucault'nun ifadesiyle kılcal güçten ve sözün yayılmasından söz etmemiz gerektiği somutluk kazandı. Korona, liberal bireyselciliği zora soktu. Çünkü Zizek'in söylediği gibi, şu anda bütün insanlık aynı tekneye binmiştir ve asıl kazananlar da milliyetçiler ve ırkçılar olacaktır. Hatta Stephen Walt, koronanın, nasyonalizmin güç elde etmesiyle globalizmin soluklaşmasına ve özgürlük piyasasının zayıflamasına yol açacağına inanmaktadır.

 

2. Uluslararası ilişkiler: Soğuk savaşın iki kutuplu sistemi batı blokunu doğu blokunun karşısına yerleştirmişti. Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla bu sistem ortadan kalktı ve Avrupa Birliği, Asya Kaplanları ve hepsinden önemlisi Çin gibi büyük iktisadi güçler Amerika'nın yanı başında ortaya çıktı. Uluslararası ilişkilerin mevcut sistemi, başında bir ülkenin bulunduğu birkaç kutuplu bir rejimdir artık. Yakın gelecekte iki kutuplu (Amerika-Çin) sisteme doğru bir gidiş varsa da. Cory Shayk'ın inancına göre Amerika artık uluslararası lider olarak görülmüyor. Öyle anlaşılıyor ki Çin ve Amerika arasındaki gerilim giderek artacaktır. Princeton Üniversitesi profesörü John Ikenberry'ye göre de şu anki durum Çin'in güçlenmesini sağlayacak ve ülkelerin stratejik ayrışmasını getirecektir. Joseph Nye ise koronanın, Trump'ın milli güvenlik stratejisinin yetersizliğini ve Amerika'nın yeni dünyayla birlikte strateji kurma zaruretini açığa çıkardığına inanmaktadır. Öte yandan NATO içinde büyük bir bölünme yaşanacağına, hatta Avrupa'dan Amerika'ya uçuşların tamamen iptal edileceğine kim inanırdı? İtalya Başbakanı da Avrupa Birliği'nin varlık felsefesini kaybetmiş olabileceğini ikaz etti. Ne yazık ki, Brookings Enstitüsü Başkanı John Allen'ın ifadesiyle, sınırların içinde ve dışında yaygın istikrarsızlık ve çatışmanın artacağına tanık olmak zorunda kalacağız.

 

3. Dış politika: Dış politika, bir ülkenin uluslararası ortamda ve diğer toplumlar, devletler ve ülkelerle ilişkilerde belli hedefler izlemesi demektir. Dış politika dünyada tavır almanın kılavuzu olduğundan ve zaman içinde değişikliğe uğrayabileceğinden çoğu kere diğer meselelerden etkilenmektedir. Batı Asya bölgesinde vekalet gruplarının savaş ve askeri çatışma kıvılcımları sönerek adeta ülkelerin “ulusal ötesi sorumluluklar”ını “beka prensibi”nin odağı haline getirdi. Ulusal ötesi sorumlulukların bir maliyeti vardır ve kendi iç ekonomisinin derdine düşmüş bütün ülkelerin başkalarına yardım imkânı asgariye inecektir. Şu anda tüm ülkelerin ve vekalet gruplarının birinci meselesi gelecekte tekrar savaşabilecek ve birbirini ortadan kaldırabilecek şekilde kalabilmektir. Anlaşıldığı kadarıyla küçücük korona virüsü, köktenciliğin ve radikal siyasal İslam'ın hiç değilse kısa süreliğine gözden kaybolmasını sağlamıştır.

 

4. İç siyaset: İç siyaset devletin usul ve esasları, iktidarın kullanımı, hükümet ve siyasi kurumların yetkileri alanında sayılan işlerin tamamıdır. Singapur Milli Üniversitesi stratejisti Shivashankar'ın inancına göre her ne kadar politika değişimi bütün ülkelerde hükümetlerin yararınaysa da durumun otokratlar ve popülistlerin faydasına değişmesi uzak ihtimaldir. Korona hem modernizmin temellerini sarstı, hem de müstebit hükümetlerin sütunlarını. Koronanın bereketlerinden biri de ülkelerin iç siyasetlerindeki ihtilafları kenara itmesiydi.

 

5. Ekonomi politik: İktisat, ister ulusal seviyede, ister uluslararası düzlemde olsun koronadan etkilendi. IMF, dünyadaki ekonomik krizin son 90 yılda eşi benzeri bulunamayacak bir kriz olacağını öngördü. Condoleezza Rice'nın dediği gibi: 2008 krizinden çok daha büyük bir krizle karşı karşıya olabiliriz. Robin Niblett'in görüşüne göre korona küreselleşmiş ekonominin belini kırabilir ve küreselleşmenin sonunu ilan edebilir. En azından Asya-Singapur Araştırma Kurumu'nun araştırmacısı Mahbubani'nin ifadesiyle koronalı durum, Amerikan küreselleşmesinin aşılmasının hızlanmasını sağlayacaktır. Küresel üretimin temel ilkelerinin zayıflaması ve dünyada zincir şirketlerin küçülmesi, ABD Dış İlişkiler Konseyi Üyesi Shannon K. O'Neil'in tabiriyle, gelecekte koronalı dönemin etkileri arasında yerini alacaktır. Zayıf ekonomilere sahip ülkelerde korona yoksulluk, işsizlik ve madde bağımlılığının yaygınlaşmasına, sosyal ve siyasal krizlere yol açabilir. Korona krizinin çeşitli sonuçlarının kalıcı hale gelmesi ve tesirinin şiddeti, politikaların mahiyet ve türüne ve hükümetlerin hızlı tepki vermesine bağlıdır.

 

6. Teoloji politik: İlahiyat veya kelam, Tanrının varlığıyla ilgili konulara ve dinin savunulmasına dönüktür, ama politik biçim kazandığında “politik teoloji” adını alır. Korona ilahiyat (siyasi) üzerinde de etkisiz kalmamıştır. “Din”den bahsettiğimizde üç sahayı, yani dinî metinler, dinî ritüeller ve dinî tecrübe alanlarını birbirinden ayırmamız gerekir. Gerçi dinî metinler şu son şartlarda değişime maruz kalmadı ama onlardan anlaşılanlar hiç tereddütsüz değişim geçirdi. Korona günlerinde dinî ritüeller ve kurumlar kendine özgü biçimde meydan okumayla karşı karşıya kaldı. Hiç değilse ilk bakışta dinî ritüeller tatil edildi. Din adamı kurumu (çeşitli dinlerde) insanların teolojik sorularına muhatap oldu. Bu arada en önemli mesele gelenek ve modernliğin karşı karşıya gelmesiydi. İran'da geleneksel tıbba inananlar modern tıbbın işe yaramadığını ve geleneksel (ya da dinî?) tıbba sığınmaktan başka çare olmadığını iddia etti. Aralarında Haredî Yahudilerin de bulunduğu Ortodoks Yahudiliğin pek çok takipçisi de dinî merasimlerin iptaline ve mekânların kapatılmasına karşı çıkıyor. Bu yüzden devletle çatışmaya bile giriyorlar. Dinî tecrübenin başka bir durumu vardır. Görünüşe bakılırsa bundan sonra din birçok konuda güçlenmiştir. Bu meselede genel bir kanun bulunmasa da ve belli bir zaman ve mekânda değerlendirilmesi gerekse de. Kur'an-ı Kerim'in inancına göre insanlar bir gemide boğulmak üzereyken O'nu samimiyetle zikreder, ama sahile çıktıklarında tekrar müşrik olurlar. Korona günleri çoğu insanın öncekinden çok daha samimi biçimde Tanrısını anmasını sağladı. Özellikle de manevi hayatı bir kenara iten modern ve hümanist insanın.

 

 

 

  

 

 

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler