16 Temmuz 2018 Pazartesi Saat:
11:13

Kudüs ve Kudüs Günü Üzerine

21-06-2017 09:53


 

 

Hepimizin bildiği gibi Kudüs; bütün dinler ve özellikle Müslümanlar için oldukça önem arz eden kutsal bir şehir. Yapımına Hz. Davut (as) tarafından başlanan ve oğlu Hz. Süleyman (as) tarafından tamamlanan Mescid-i Aksa'yı içinde barındırır. Ayrıca Peygamberler mekanı, Müslümanların ilk kıblesi, Allah Resulü'nün arşa yükseldiği yer vb. özelliklerinden dolayı biz Müslümanlar açısından kutsal bir şehirdir. Hal böyle olunca Kudüs, Allah'ın yer yüzünde seçip beğendiği en değerli topraklardan biri olma özelliğine sahip oluyor.

 

Kudüs yalnız bizim için değil diyar semavi din mensupları için de öneli bir mekan olması hasbiyle tarih boyunca bu toprakları Müslümanların elinden almak için Hıristiyan toplumları tarafından defalarca Haçlı Seferleri adıyla dinler savaşı yapılmıştır. Kimi zaman kısa bir süreliğine de olsa ele geçirmiş ama daha sonra tekrar Müslümanların tarafından kurtarılmış, bölgede hakimiyet sağlanmıştır.

 

20. yüzyıla gelindiğinde ise Arap aşiretlerini yanlarına alan emperyalist güçler, Osmanlı İmparatorluğu'nu parçalayarak, bu bölgede kendilerinden olan, küçük ama bağlılıklarını göstermiş olan Arap Krallık ve Emirliklerini kurdular. Bu boşluk ve etrafa serpiştirdikleri kendi kontrollerinde olan Arap krallıkları sayesinde; Filistin bölgesine dünyanın dört bir yanından Siyonist Yahudileri taşıyıp yerleştirmeye başladılar. Günümüze gelinceye deyin sistematik bir biçimde Filistinli Müslümanların topraklarını zorla ele geçirerek, onları bu kutlu topraklardan sürmeyi başarmış, mülteci konumuna düşürmüş ve düşürmeye de devam etmektedirler.

 

Bugün ise, Siyonist İsrail yanına aldığı müttefikleriyle Müslüman Coğrafyası içinde fitne ve terörü yayan, Müslümanları birbirine düşüren bir devlet konumuna gelmiştir. Üzücü olan durum ise, Müslüman ülke liderlerinin böylesi bir devleti hala dost ve müttefik olarak görmeleridir. Hal böyle olunca, Müslüman ülkeleri içerisinde İsrail'e hizmet edecek bir yığın beyinsiz türetilmiş ve bu beyinsizlerden oluşan Müslümanları katledip, İslam ülkelerinde kargaşa çıkaran ve sözde Müslümanlardan oluşan Haçlı Orduları kurulmuştur. Bu ordular Müslümanları tekfir ederek yaşlı, çocuk, kadın ayrımı yapmadan katletmekteler.

 

Ülkemiz Türkiye'de ise bundan daha 15 yıl öncesine kadar bir Filistinli'nin burnu kanasa camilerden çıkan cemaat "Kahrolsun İsrail" sloganları atar, İsrail'e karşı nefretini kusardı. Aradan gecen 15 yılda İsrail katliam ve zulümleri görülmez ve umursanmaz oldu. İsrail yerine, İsrail karşı Filistinlileri müdafaa eden  devletler ve gruplar kınanmaya başlandı. İsrail dost, direniş gurupları düşman ilan edildi. Cami çıkışlarında artık gasıp İsrail protesto edilmiyordu. Sanki ülkemiz insanları üzerine vefasızlık ve ölüm toprağı serpilmiş gibi, etrafında yaşanan bunca zulüm ve haksızlığa filim seyreder gibi seyirci kalmakta veya zalimlerden yana saf tutmaktalar.

Şunu da unutmamak gerekir ki;  Kudüs'ün özgürlüğü tüm İslam coğrafyasının kurtuluşu demektir. Bölgemizdeki terörün ve fitnenin kaynağı İsrail'dir.  İsrail'in yok olduğu gün Müslümanların  bayramı ve kurtuluş günü olacaktır.

 

Kudüs Müslümanların ayaklar altına alınmış onurudur.

 

Bizlere düşen vazife en azından Hz. İbrahim'i yakacak ateşi söndürmek için su taşıyan karınca misali safımız belli olsun diye, her daim Filistin halkının yanında olduğumuzu göstermek ve Kudüs'ün özgürlüğü için dünya Kudüs Günü olan Ramazan'ın son Cuması, yani bu Cuma Günü, Cuma Namazı sonrası toplanma alanlarında toplanıp gasıp İsrail'i protesto edelim. Mazlum Filistin halkının yanında olduğumuzu tüm dünyaya bir kez daha gösterelim.

 

Geçmişte olduğu gibi bugün de safımızın aynı olduğunu meydanlarda haykıralım.

 

Kahrolsun Amerika!

Kahrolsun İngiltere!

Kahrolsun İsrail!

Kahrolsun İşbirlikçi Hainler!..

 

Beklenen günün özlemiyle...

 

Selametle kalın...

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !