17 Ağustos 2019 Cumartesi Saat:
20:29

Kur'an Ve İmam Hüseyin ( a.s )

13-11-2014 07:50


 
Bİsmillahirrahmanirrahim



 

Kerbela da Hedef, İhlas, Canlılık Ve Bilinç


Kerbela’da gerçekleşen İmam Hüseyin (a.s) kıyamı ve 1375 yıldır dünyada cevap bulan hak ve özgürlüğün nidası bugün tüm mazlum ve ezilenler tarafından yüksek sesle dillendirilmektedir. Bu sese nasıl lebbeyk diyebiliriz onun özelliklerini araştırmalıyız Hüseyin’i olmak farklı bir şeydir.


Bu gün dünya da ekonomiye, askeri güce, istihbarata, özel birim ve teknolojiye emperyal güçlerin verdiği desteğin aksine, İslam bütün bu plan ve projelerin karşısında Allah'a imanı, İhlası, canlılık ve amacı (hedefi) öne çıkararak güçlendirmiştir.


Örnekleri:


Kur'an-ı Kerim cansız ve ruhsuz bir namazın dahi hiç bir önemi olmadığını belirtmektedir.


Kur'an-ı Kerim şöyle buyuruyor: ‘Münafıklar, Allah'ı kandırmak isterler ve o da onların cezasını verir. Onlar, namaza üşenerek kalkarlar, halk görsün diye kılarlar ve Allah'ı pek azı anarlar ancak.'' Nisa/142


Kur'an-ı Kerim cansız ve ruhsuz verilen yardımların dahi herhangi bir öneminin olmadığını belirtmektedir.
Kur'an-ı Kerim şöyle buyuruyor: ‘Mal harcayışlarının kabulüne mani olan da ancak onların Allah' ve Peygamberini inkar edip kafir oluşları, namazı, ancak üşene üşene kılışları ve zorla, istemeyerek Allah uğrunda mallarını verişleridir.''Tevbe/ 54


Kur'an-ı Kerim savaş cephesine ruhsuz ve bıkkın gidenleri defalarca ikaz etmiştir.
Kur'an-ı Kerim şöyle buyuruyor: ‘Ey inananlar, size ne oldu da Allah yolunda savaşa çıkın dendiği zaman olduğunuz yerde mıhlanıp kaldınız. Ahreti bıraktınız da dünya yaşayışına mı razı oldunuz? Fakat dünya hayatının faydası, ahirete nispetle pek azdır.''Tevbe / 38


Kur'an-ı Keri zorunlu hallerde Allah'a sığmanın bir yararının olmadığını belirtmektedir
Kur'an-ı Kerim şöyle buyuruyor: ‘Gemiye bindiler mi din hususunda yalnız onu tanıyarak ihlasla Allah'ı çağırırlar, fakat onları karaya çıkarıp da kurtardık mı o zaman derhal şirk koşarlar.''Ankebut / 65


Tehlike anında iman etmek Firavun İmanına benzer, çünkü deniz de boğulduğu an Şöyle dedi: ‘Fakat şimdi mi? Hâlbuki bundan evvel isyan etmiştin, bozgunculardan olmuştun. ‘Yunus / 91


Kerbela da ruh canlılığı vardır, İmam Hüseyin (a.s) şöyle buyuruyor: ''Ölüm kızların boynunda ki gerdanlığa benzer'' İmam Hasan'ın (a.s) 13 yaşındaki oğlu Kerbela kahraman ve yiğit genci Hz. Kasım (a.s) şöyle buyuruyor: ‘Ölüm benim için baldan daha tatlıdır'' İmam Hüseyin'in (a.s) eşsiz, vefakar ve yiğit yarenleri şöyle diyorlardı: ''Ey Zehra'nın oğlu Mevla Hüseyin can eğer defalarca öldürülüp dirilir ve tekrar öldürülürsek yine de senden vaz geçmeyeceğiz''


Canlı bir İman, rıza ve teslimiyetten daha üstündür. çünkü İman canlılığı yol gösterici, önder, amaç ve hedeftir. Cansız bir İman ise güvenden yoksundur.


Amaç Ve Hedef


İslam insanın düşünce, hedef ve amacına özel ilgi göstermektedir. Öreneğin aç fakirlere yapılan yardım ihlas ile yapılmaz ve İlahi amacın dışında verilirse hiç bir önem ve değer taşımaz.


Kur'an-ı Kerim surelerinden bir tanesi Abese suresidir. Bu surenin ilk on ayeti Hz. Resülullah (s.a.a) bir mecliste bulunurken bir A'ma (kör) içeri girdiğinde orada bulunanlar tarafından yüzlerini ekşiterek horlamış bir vaziyette kendilerini kenara çekerek o A'ma ve bunların bu tavırlarından dolayı tenkit eden ayetleri gönderiyor ve yüz ekşitmenin çok kötü bir şey olduğunu belirterek, İnsanın, insani değerlerine önem verdiğini belirtmektedir.


İmam Hüseyin'in (a.s) hedefi, riyaset, makam ve dünya malı için değildi, İmam Hüseyin (a.s) amacı ceddi Resülullah'ın (s.a.a) ümmetini islah etmek için kıyam etmiştir. İmam Hüseyin (a.s) Allah'la muamele yapmıştır. İmam Hüseyin'in (a.s) küçücük kızı Ümeyye oğulalrının sarayının önünde şöyle haykırıyordu: ''Şen taneleri sayısı kadar Allah'a şükürler olsun'' Hz Zeynep (s.a) buyuruyor:''Kerbelada güzellikten başka hiçbir şey görmedim'' Eğer amaç ve hedef Allah'tan başka bir şey olsaydı dövünme, zaaflık, naşükür ve hayıflanmalar kendilerinde baş gösterir ve rahatsızlık duyarlardı.


İslam; düşman karşısında güçlü olunmasını ve bilinç (ilim) kazanılmasını istemektedir. ''Ku'an-ı Kerim şöyle buyuruyor: ‘Allah düşmanlarıyla size düşman olanları ve bunlardan başka sizin bilmediğiniz, fakat Allah’ın bildiği düşmanları korkutmak için onlara karşı kullanmak üzere gücünüz yettiği kadar kuvvet ve besili at hazırlayın. Allah yolunda ne harcarsanız size karşılığı tamamıyla dönecektir ve asla zulme uğramayacaksınız.''Anfal / 60


'' İyilik etmek ve kötülükten sakınmak hususunda birbirinize yardım edin, suç işlemek ve düşmanlık etmek için yardımlaşmayın ve Allah'tan sakının, şüphe yok ki Allah'ın cezası, çok şiddetlidir. ‘Maide / 2


Bilinçli Olmak


Bugün pilotlar uçaklarla önlerine gelen yerlere bomba yağdırıyorlar, hangi amaç ve hedef doğrultusunda olduğunu bilmiyorlar. Ne için? Neden bombalıyorlar?


İmam Hüseyin'in (a.s) ashabı ve yarenleri Kerbela’da ne yaptıklarını bilen bilinçli şahsiyetlerdi. Özellikle Mekke’den çıkıştan itibaren bu yolculuğun maddi ve dünyevi bir getirisi, hatta artık geri dönüşü olmayan bir yol olduğunu ve  bu yolu kendilerinin özgür, bilinç, ihlas ve aşk ile  seçtiklerini biliyorlardı.


Bilinçli olmanın yararı; Kur'an-ı Kerim şöyle buyuruyor: ''Peygambere indirileni duydular mı gerçeği tanıdıklarından görürsün ki gözleri yaşla dolar da taşar. Derler ki: Rabbimiz, inandık biz, bizi gerçeğe tanık olanlardan et.'' Maide /  83


Kendisine yakin ve güven gelen insan yaptığı işlerde tereddüte düşmez. Hz. Zeybeb-i Kubra (s.a) gibi. Hz. Zeyneb Mel'un Yezid'e karşı yaptığı konuşmasında şöyle buyurdu: '' Sen benim yanımda küçük ve çok değersiz bir yaratıksın.''


Evet, insan tanımayı marifet ve yakin ile bulabilirse pişkin ve yetişkin olur, pişip yetişen ise hiçbir zaman ham olamaz, ama insan söylem, görsel ve hisleriyle devam ederse tereddüte düşmesi kaçınılmazdır.


Kur'an-ı Kerim de imanın esası söz konusudur. İnsanların İman etmesi basit bir şeydir. Kur'an-ı Kerim şöyle buyuruyor: ''Ve insanların, bölük bölük, Allah dinine girdiğini gördün mü'' Nasr /2


Fakat imanın kalbe yerleşmesi veya yerleştirilmesi çok zordur: Kur'an şöyle buyuruyor: ''Bedeviler, inandık dediler; de ki. İnanmadınız ve fakat Müslüman olduk deyin ve inanç, henüz gönüllerinize girmedi sizin ve Allah'a ve Peygamberine itaat ederseniz yaptığınız iyliklerin sevabından hiçbir şey eksilmez, şüphe yok ki Allah, suçları örter, rahimdir.'' Hucurat / 14


İmam Ali'nin (a.s) yarenleri her şeyi görüp kabullenip her şeyi tebrik etmelerine rağmen yinde İmamı yalnız bırakıp terk etiler. Çünkü iman tam anlamıyla kalplerine girmemişti. Dini kabul edenle, kendilerini dine kabul ettirenlerin arasındaki fark budur.


Dolayısıyla Kerbela’da İmam Hüseyin'i (a.s) kabul edenlerle terk edenlerin arasındaki fark işte buydu. Çünkü imanı kalplerinde yaşatan azınlık gurup ile imandan yoksun çoğunluk her şeyi kayıp ettiler.


Allah bizleri İmam Hüseyin'in (a.s) hedefinde ayakları sağlam basan ve zamanın yezit gibi zalim saltanatların karşısında direnen ve mücadele eden yarenlerinden karar versin inş.


Vesselamun Aleykum Varehmetullahi Ve Barekatuh-u

Allahumme Aciil Liveliyyike-l Fereceh-u

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !