11 Aralık 2019 Çarşamba Saat:
14:18

Kur'ân Olduğu Sürece Ali de Olacaktır!

29-08-2018 15:41


 

 

 

Bir gün Muaviye Mekke'ye geldiğinde bazıları yanına giderek şöyle dediler:

 

– İbn Abbas'ın Kur'ân'ı tefsir ettiğini biliyor musun?

 

Muaviye dedi ki:

 

– Evet, bu gayet doğal bir şeydir. Çünkü o, Peygamber'in amcası oğludur ve Haşimîlerdendir. O da tefsir etmesin, kim etsin?!

 

Dediler ki:

 

– Fakat o, ayetleri Ali bin Ebu Talip lehine olacak şekilde tefsir ediyor ve biz bundan hem rahatsızız hem de şikâyetçiyiz!

 

Muaviye dedi ki:

 

– Madem öyle, o zaman bizzat kendim toplantısına gidip orayı dağıtacağım...

 

Bunun üzerine Muaviye, İbn Abbas'ın tefsir dersine gitti. Ancak İbn Abbas'ın ayetleri çok güzel ve sağlam biçimde tefsir ettiğini görünce itiraz edecek bahane bulamadı. Toplantı sona erdiğinde ise şöyle dedi:

 

– İbn Abbas! Sen ayetleri mi tefsir ediyorsun, yoksa Ali'nin faziletlerini ve üstünlüklerini mi anlatıyorsun?!

 

İbn Abbas dedi ki:

 

– Ey Muaviye! Kur'ân'ın neresinde Ali bin Ebu Talib'in üstünlüğüne değinilmediğini sen söyle bana! Şimdi sana sorsam cevaplar mısın? "Sen ancak uyarıcısın ve her topluluğun bir yol göstericisi, doğru yola ileteni var." (Ra'd/7) ayeti kiminle ilgilidir?

 

Muaviye dedi ki:

 

– Resulullah buyurmuş ki: "Bu ümmetin uyarıcısı benim, yol göstericisi ve doğru yola ileteni de Ali'dir."

 

– Peki, "Allah sadece siz Ehlibeyt'ten tüm kötülükleri gidermek ve sizi tertemiz kılmak istiyor." (Ahzâb/33) ayeti kimler hakkındadır ey Muaviye?!

 

Muaviye:

 

– Resulullah'ın Ehlibeyti ile Ali'nin temizliği hakkındadır elbette.

 

İbn Abbas:

 

– "Sizin veliniz ancak Allah, O'nun Resulü ve namaz kılarken ve rükû hâlinde iken zekât veren müminlerdir." (Mâide/55) ayeti kimin hakkındadır?

 

Muaviye:

 

– Ali, namaz kılarken yüzüğünü Allah yolunda verdiğinde bu ayet inmişti ve ben de bunu kabul ediyorum.

 

İbn Abbas:

 

– Peki, "Gelin biz kendi oğullarımızı ve siz kendi oğullarınızı, biz kendi kadınlarımızı ve siz kendi kadınlarınızı, biz kendimizi ve siz kendinizi çağıralım; sonra da dua edelim..." (Âl-i İmrân/61) ayeti kiminle ilgilidir?

 

Muaviye:

 

– Bu, Necran Hıristiyanlarıyla gerçekleşen Mübahele olayını anlatmakta ve Allah burada Ali'yi Resulullah'ın nefsi/kendisi olarak tanıtmıştır.

 

İbn Abbas:

 

"İstekte bulunan biri, (muhakkak) gerçekleşecek olan bir azabı istedi." (Meâric/1) ayeti kimin hakkında inmiştir?

 

Muaviye:

 

– Gadir-i Hum günü adamın biri Allah Resulü'nün yanına gelip şöyle dedi: "Bu dediklerin sana ait sözler midir, yoksa Allah'a mı aittir?" Peygamber, Ali'ye yönelik emrin Allah tarafından olduğunu söyleyince adam dedi ki: "Allah'a söyle ki bana bir azap indirsin; ben Ali'nin velayetine asla tahammül edemem." Bunun üzerine Allah herkesin gözü önünde o adamı helak etti. Şimdi sen ey İbn Abbas, sadece bu ayetleri mi okuyorsun?

 

İbn Abbas:

 

– O zaman, "Ey Elçi! Rabbin tarafından sana indirilen mesajı tebliğ et..." (Mâide/67) ayetinin kimin hakkında indiğini söyle Muaviye!

 

Muaviye:

 

– Evet, kabul ediyorum, Ali'nin velayeti hakkında.

 

İbn Abbas:

 

– Ey Muaviye! Söyle bakalım, "Bugün dininizi sizin için kâmil kıldım, size nimetimi tamamladım..." (Mâide/3) ayeti kiminle ilgilidir?

 

Muaviye:

 

– Evet, bu da Ali'nin velayetiyle dinin kemale erdiğini bildiren ayet. Fakat sen bana bunu değil, başka ayet oku.

Bunun üzerine İbn Abbas ayağa kalktı ve şöyle dedi:

 

– Ey Muaviye! Sen söyle; Ali bin Ebu Talib'in fazilet ve üstünlüğünü beyan etmeyen Kur'ân'ın hangi yerini okuyayım? Ali'nin anlatılmadığı hangi ayeti okuyayım?

 

Muaviye:

 

– Tamam, İbn Abbas, o hâlde şu ayeti oku: "Yer şiddetli sarsıntısıyla sarsıldığı zaman..." (Zilzâl/1)

 

İbn Abbas:

 

– Bu da Ali bin Ebu Talib'in faziletiyle ilintilidir. 

 

Muaviye:

 

– Daha neler! Allah'ını seversen, Ali bu ayetin neresindedir?!

 

İbn Abbas:

 

– Duymadın mı? Resulullah'ın (s.a.a) vefatından bir yıl geçmemişti ki Medine'de şiddetli bir deprem oldu. İnsanlar korkudan sokaklara dökülmüşlerdi. O sırada Ali de (a.s) kalabalığın yanına geldi ve ayağını sert bir şekilde yere vurarak şöyle dedi: "Ey yer! Ebu Turap sana sakinleşmeni emrediyor."

 

Muaviye öfkeden çılgına dönmüş, yerinde duramıyor ve ne diyeceğini bilmiyordu. Buna rağmen dedi ki:

 

– Desene; Kur'ân olduğu sürece Ali de olacaktır (ve ben Ali'nin ismini bir türlü zihinlerden silip yok edemeyeceğim)!

📚Biharu'l-Envar, c.44, s.125

 

 

Burada ayet ve hadislerden hareketle bir soruya da cevap vermek istiyorum. O da şu ki: Neden Ramazan ve Kurban bayramları değil de Gadir-i Hum Bayramı Allah'ın en büyük bayramıdır?
 
Bunun temel nedenini anlamak için gelin, dinimiz açısından bir bayrama ne zaman bayram denildiğine bakalım:
 
Mesela, Ramazan Bayramı oruç nimetinin tamamlanmasından sonradır. Bildiğiniz üzere de oruç dinin tamamı değil, bir kısmıdır.
 
Aynı şekilde Kurban Bayramı da hac nimetinin sona ermesinden sonradır. Yine malumunuz olduğu üzere hac ibadeti de dinin tamamı değil, bir kısmıdır.
 
Oysa Gadir-i Hum gününde yüce Allah, "Bugün dininizi sizin için kâmil kıldım, size nimetimi tamamladım ve din olarak sizin için İslam'a razı oldum." (Mâide/3) ayetini indirerek dinin Gadir-i Hum Bayramı ile kemale erip tamamlandığını belirtmiştir. Yani dini ne sonrasında Ramazan bayramı olan oruç tamamlamıştır, ne de sonrasında Kurban Bayramı olan haca kemale erdirmiştir. Dini ancak ve ancak velayet tamama erdirmiştir. İşte bundan dolayı da Gadir-i Hum en büyük bayram olmuştur.
 
Gadir-i Hum Bayramının "Allah'ın En Büyük Bayramı" olduğuna gelince de, bunun sebebi şudur:
 
Diğer bayramları mümin, münafık herkes kutlar; oysa Gadir-i Hum Bayramını Müslümanlardan sadece İmam Ali'yi (a.s) seven müminler kutlarlar. Nitekim Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur:
 
"Ey Ali! Seni ancak mümin sever ve senden ancak münafık nefret eder."
 
Buna binaen, -ayetlerden yola çıkarak hadislerde belirtildiği üzere- Gadir-i Hum Bayramı en büyük bayram olmakla birlikte Allah'ın da en büyük bayramıdır.
 
Bizi İmam Ali'nin (a.s) velayetine sarılanlardan kılan Rabbimize hamdolsun!
 
Rabbim bizleri Muhammed ve Ali yolunda sabitkadem kılsın!
 
Bayramınız mübarek olsun ey Ali'yi seven müminler!

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
  • Çetin kotancı   01-09-2018 14:48

    Bu makaleyi birkaç defa okudum ve çok güzel bir şekilde ele alınmış. Ancak bu kadar güzel anlatılabilir di. Peygamberimizin saa iki emaneti çok güzel ifade edilmiş hocama çok teşekkür ederim. Kars'tan oradaki dostlara selam olsun.