06 Haziran 2020 Cumartesi Saat:
17:18

Kur’an’da Bilim

07-04-2020 15:44


 

 

 

 

 

 

  

 

 

Kur’an sadece Hz. Peygamber’e indirilmiş bir kitap değildir. Kur’an tüm insanlığa indirilmiş, mucizelerle donatılmış, birbirinden güzel ve ibretli kıssaların yer aldığı muhteşem ötesi bir kitaptır. Ancak bu aziz kitap sadece peygamberlerden ve ahkâm, şer’i hükümlerden bahsetmez; Kur’an-ı Kerim daha 20.yy’da yeni keşfedilen buluşlardan biz insanlığa 1400 sene öncesinden haber vermekte ve bunu anlayan bilen insanlardan ibretler almasını ister. Boşuna dememişler:

 

“Tarih tekerrür etmezdi; insanoğlu geçmişten ibret alsaydı.”

 

Kısaca Kur’an sadece dini ilim değil aynı zamanda bir bilim kitabıdır. Bu yazıyı okuyan değerli büyüklerim ve aziz kardeşlerim hepinizi Kur’an’ın eşsiz ilim deryasında boğulmaya davet ediyorum.

 

Şimdi sizlere birkaç örnek vermek istiyorum ki bunun için evvela biraz geriye gitmemiz gerekiyor;

 

Sene 1922, Alexander Friedman isimli bir bilim insanı evrenin bir başlangıcı olduğu iddiasını ortaya attı ünlü fizikçi Albert Einstein’in genel görecelik kuramına göre evrenin durağan olması imkânsızdı ve 1929 yılında Edwin Hubble yaptığı bir keşifle bilim dünyasını sarstı.

 

Hubble gökyüzünü tararken yıldızlardan gelen ışığın uzaklıklarına bağlı olarak kırmızıya kaydığını keşfetti. Bunun anlamı yıldızların gözlemlerin yapıldığı anda uzaklaşmasıydı aslında Hubble bir şey daha bulmuştu; yıldızlar ve galaksiler sadece bizden uzaklaşmıyor hatta birbirlerinden de uzaklaşıyorlardı. Bu da bize evrenin genişlediğini gösteriyordu.

 

Peki, şimdi gelin bir de Rabbimizin bunca senelik uğraşlar sonucu bulunan evrenin genişlemesini 1400 sene evvel aziz kitabımız Kur’an’da nasıl gösterdiğine bakalım. Bu bilgiye ulaşmak için yalnızca Aziz Kur’an’ın Zariyat suresini açıp 47. ayetine bakmak yeterli olacaktır.

 

“Biz göğü büyük bir kudretle bina ettik şüphesiz onu biz genişleticiyiz.”

 

Ayet-i kerime oldukça açık.

 

Şimdi küçük bir örnek daha işleyelim:

 

Yine 20.yy’ın başlarına gidiyoruz; Alfred Wegener isimli bir bilim adamı yeryüzündeki kıtaların dünyanın ilk dönemlerinde bir arada bulunduklarını daha sonra ise farklı yönlere sürüklenerek birbirlerinden ayrıldıklarını öne sürdü. Bu teori 1980’lere kadar ciddiye alınmadı ama şuan kimsenin kuşkusu yok ki her sene 1-5 cm yaşanmaya devam eden bu kıtasal hareket yüce Allah’ın eşsiz ilminin kanıtıdır.

 

Şimdi tekrar aynı yere gelelim; Kur’an bu hadise hakkında neler diyor yine bu sorunun cevabı için Neml suresinin 88. Ayet-i kerimesini okumak yetecektir:

 

“Dağları görürsün de onları yerinde durur sanırsın oysa onlar bulutun yürümesi gibi yürürler.”

 

İşte Allah apaçık anlatıyor. Aynı Kur’an’da Kur’an’dan bahsedişi gibi:

 

“O Apaçık Bir Kitaptır.”

 

Bunlar yalnızca iki örnek; şimdi Aziz Kardeşlerim evde kaldığımız bu süre zarfı boyunca Kur’an’ın hikmetlerinden faydalanmaya çalışalım. Bunlar gibi nice örnekler okuyup, hayatlarımıza çeki düzen verelim.

 

Hz. Peygamberin çileli ve bir o kadar da faziletli hayatından dersler çıkaralım.

 

Ve bir o kadar İslam davası uğrunda hayatlarını hiçe sayarak feda eden İmamlarımızın hayatlarını okuyalım.

 

Şimdi sizlerden isteğim aziz kardeşlerim her ne kadar olursa olsun kendimizi yetiştirmeye gayret edelim ve Zuhura kendimizi hazırlayalım.

 

 Ve Asrın İmamına bakacak yüzümüz olsun.

 

Esselamu Aleyküm ve rahmetullahi ve berakatühü

 

 

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
  • Önder Alan   07-04-2020 20:35

    Hocam Selamün Aleyküm; Hem günümüzden hemde Kuran’ı kerimimizden örnekler vermeniz çok güzel. Allah razı olsun inşallah. Saygılarımla

  • Cantekin Gönülalan    07-04-2020 18:09

    Yusuf Allah sizden razı olsun inşAllah. Çok güzel örnekler ile bizleri aydınlattınız. Selametle.