17 Ekim 2017 Salı Saat:
01:05

Kur’an’da Hz. Ali (as)

03-05-2017 09:57


 

 

Her ne kadar Hz. Ali’nin (a.s) Mushafı dönemin siyasi otoritelerince kabul görmemiş olsa da, insanlar onun engin ilim okyanusundan kana kana içemeseler de, Hz. Ali’nin (a.s) kendisi yaşayan Kur’an olarak en büyük Kur’an tefsiridir diyebiliriz. Hz. Ali’nin (a.s) yaşantısının tamamı Kur’an’ın eğitim ve öğretileri doğrultusundaydı.

 

Peygamberimize (s.a.a) inen Kur’an ayetlerine herkesten önce amel eden Hz. Ali (a.s) olmuştur. Örneğin: “Ey inananlar, Peygamberle gizlice konuşacağınız vakit, konuşmaya başlamadan bir sadaka verin; bu, sizin için hem daha hayırlıdır, hem de daha temiz; bulamazsanız artık Allah, suçları örter, rahîmdir.”[27] ayeti hakkında Kur’an Müfessiri Mücahit şu yorumu yapmıştır: “Bu ayet indikten sonra Ali b. Ebu Talib’in  (a.s)  dışında hiç kimse Peygamberle (s.a.a)  gizli konuşmaya yanaşmadı.”[28] Hz. Ali de (a.s) konu hakkında şunları buyurmuştur: “Kur’an’da bir ayet var ki ona ne benden önce birisi amel etmiştir, ne de benden sonra birisi amel edecektir. Bir dinarım vardı. On ikiye böldüm ayet nesh oluncaya kadar Peygamberle özel olarak görüşeceğim zaman önce sadaka verir ardından özel olarak görüşürdüm.”[29]

 

İslam dünyasının meşhur Kur’an müfessiri Abdullah b. Abbas, Hz. Ali’nin (a.s)  Kur’an’daki konumu hakkında şöyle demiştir: “Allah’ın kitabında Ali (a.s) hakkında ayet indiği kadar kimse hakkında inmemiştir.”[30]

 

Kur’an müfessiri Mücahit ise Hz. Ali’nin (a.s)  Kur’an’da özel bir yere sahip olduğunu şu cümlelerle belirtmiştir: “Ali (a.s) hakkında kimsenin ona ortak olmadığı yetmiş ayet nazil olmuştur.”[31] Bu hadisin bir benzeri de Zeyd b. Rumman’dan nakledilmiştir. [32] Yine benzer bir hadiste de Abdurrahman b. Ebu Leyla Hz. Ali’ye (a.s) özel inen seksen ayet olduğunu vurgulamıştır.[33]  

  

Sahabe Huzayfe b. Yeman Kur’an’da müminlere yönelik gelen hitapların başını Hz. Ali’nin çektiğini belirten şu sözleri şöylemiştir: “Kur’an’da “Ey inananlar” diye hitap olunan ayetlerin hepsinde Ali onların özü ve aslıdır.”[34] Benzer bir hadiste de İkrime Abdullah b. Abbas’tan şöyle nakletmiştir: “Allah’ın Kur’an’da indirdiği “Ey inananlar” hitabında her zaman Ali (a.s) o hitabın başı ve öncüsüydü. Allah, Kur’an’da Muhammed’in ümmetini (defalarca), yermesine rağmen, Ali’yi (a.s) hayırdan başka bir şekilde anmamıştır.”[35] Bu hadisin bir benzeri de Mücahit bin Cebr tarafından nakledilmiştir.[36]

 

Yaptığı davranışların ilahi öğretilere uygunluğu neticesinde amelleri Allah tarafından vahiyle desteklenen kişinin yine Hz. Ali (a.s) olduğunu görmekteyiz.  Bunun örnekleri aşağıda sunulacaktır.  

 

 

Kur’an’da Hz. Ali’ye (a.s) Örnekler;

 

Hz. Ali’nin (a.s) Kur’an’daki değeri ve konumu hususunda yapılan en değerli çalışmalardan birisi, hicri altıncı yüzyıl bilge yazarlarından Hakimi Haskani adıyla meşhur, Ebu’l Kasım Ubeydullah b. Abdullah b. Ahmet b. Muhammed b. Ahmet b. Muhammed Haskani Kureşi Amidi Nişaburi’dir. Haskani üçüncü Halife Osman b. Affan zamanında Horasını fetheden Emir Abdullah b. Amir b. Kureyz’in soyundandır.[37] Haskani Ehl-i Sünnet İnancına mensuptur ve Hanefi mezhebindendir.[38]

 

Hakimi Haskani’nin kaleme aldığı “Şevahidu’t-tenzil li-gavaidi’t-tafzil” kitabı Hz. Ali’nin (a.s) fazilet ve menkıbeleri hususunda yazılmış en eski önemli eserlerdendir.

 

Hakim Haskani Hz. Ali’nin (a.s) Kuransal üstünlüklerini altı fasılda anlattıktan sonra Fatiha Suresi'nden başlayarak Kur’an’da Hz. Ali’nin (a.s) özelliklerini mevcut Mushaf’taki tertip üzerine iki ciltte açıklamaya başlıyor. Şimdi birkaç örneği inceleyelim:

 

1-  Fatiha Suresi ve “Sıratal Mustakim/Bizi doğru yola ilet.” ayeti;

 

Abdullah b. Abbas Peygamberin (s.a.a) Ali b. Ebu Talib (a.s)  hakkında şöyle buyurduğunu nakletmiştir: “Sen apaçık bir yolsun, sen Sırat’al müstakimsin…" [39] Konuyla ilgili ondan fazla hadis, mezkur kaynakta mevcuttur. İmam Cafer Sadık’tan (a.s) da benzer bir rivayet nakledilmiştir.[40]

 

2- Bakara Suresi ve “Muttakiler için yol göstericidir.” ayeti;

 

Abdullah b. Abbas; “Bu, bir kitaptır ki onda şüphe yok. Takvâ sahiplerine yol göstericidir.” ayeti hakkında şöyle tefsir yapmıştır: “Yani; Allah katından indiğine şüphe yoktur. “Yol Göstericidir” Yani; Açıklama ve nurdur. “Takvalılar İçin” (Takvalılardan kasıt) Ali b. Ebu Talib’tir (a.s). Bir göz açıp kapayıncaya kadar dahi Allah’a şirk koşmamıştır. Şirkten ve puta tapmaktan sakınmıştır. İbadetini yalnız Allah için halis kılmıştır. O ve taraftarları kıyamet günü hesapsız olarak cennete girecekleridir.” [41] İmam Cafer Sadık’tan (a.s)  nakledilen bir hadiste de doğru yolu bulan Takvalılar Hz. Ali’nin (a.s) taraftarları olarak beyan edilmiştir.[42] Taraftarları hidayet bulan İmam hiç şüphe yoktur ki hidayetin ta kendisidir.

 

3- Bakara Suresi ve “Sadaka” Ayeti;

 

“Mallarını gece ve gündüz, gizli ve açık harcayanlar yok mu, onların ecirleri, Rableri katındadır ve onlara ne korku vardır, ne de mahzun olurlar.”[43] ayeti hakkında Kur’an Müfessiri Abdullah b. Abbas ve şöyle açıklamada bulunmuşlardır: “Bu ayet Ali b. Ebu Talib (a.s) hakkında nazil olmuştur. Dört dirhemi vardı. Bir tanesini gece, bir tanesini gündüz; birini açıkta ve biriniz gizlide sadaka olarak verdi.”[44]

 

4- Bakara Suresi ve “Leyletu'l Mebit” ayeti;

 

Said b. Hudri şöyle nakletmiştir: “Peygamber (s.a.a) hicret gecesi mağaraya giderken, Ali b. Ebu Talib (a.s) (müşriklerin olayı fark etmemeleri için) Allah Resulünün (s.a.a) yatağına yatmıştır. Bu esnada Allah, Cebrail ve Mikail’e şöyle vahiyde bulunmuştur; “İkiniz arasında kardeşlik bağı oluşturdum. Ancak birinizin ömrü diğerinde daha fazla olacak. Sizden hanginiz dostuna ve kardeşine ömrünü feda etmeye hazır? Meleklerin ikisi de hayatı seçti ve fedakârlıktan kaçındı. Allah onlara şöyle vahiyde bulundu; Ali b. Ebu Talip kadar olamadınız. Ben onunla elçim Muhammed arasında kardeşlik bağı kurdum. Ali, Muhammed’in yatağına yatarak canıyla onu korudu. Öyleyse yeryüzüne inin ve Ali’yi düşmanlarından koruyun. Her ikisi de yeryüzüne indi. Cebrail başucunda, Mikail de ayakucunda onu koruyorlardı. Bu esnada Cebrail şunları söylüyordu; “Ne mutlu sana Ey Ebu Talib’in oğlu. Senin gibi kim olabilir. Allah Azze ve Celle seninle meleklere övünüyor. Bu esnada “İnsanlardan öylesi vardır ki Allah rızasını kazanmak için canını satar (feda eder.) ayeti nazil oldu.”[45],[46] Bu manada bir nüzul sebebi de Abdullah b. Abbas’tan nakledilmiştir.[47]

 

5- Al-i İmran Suresi ve “Mübahele” Ayeti;

 

Şa’bi, Abdullah b. Abbas’tan şöyle nakletmektedir; “(Hristiyan) Necran heyeti Peygamberimizin (s.a.a) yanına geldi. Peygamber onları İslam’a davet etti. Onlar senden önce teslim olduk dediler. Peygamber (s.a.a), yalan söylüyorsunuz. Eğer dilerseniz sizi İslam’dan alı koyan şeylerin haberini veririm, dedi. Onlarda bildir o zaman dediler. Peygamber, Haça olan sevginiz, içki ve domuz eti, dedi. Ardından onları Mübaheleye davet etti…. Ertesi gün Peygamber (s.a.a), Ali (a.s), Fatıma (s.a), Hasan (a.s)  ve Hüseyin’in (a.s) elinden tutarak anlaştıkları yere geldi... ancak Necran Hristiyanları Peygamberle (s.a.a) Mübahe etmekten sakındılar ve vergi ödemeyi kabul ettiler. Peygamber (s.a.a) buyurdu: Eğer Mübahele yapmış olsalardı vadi onlara ateş olacaktı. Bunun üzerine şu ayet nazil oldu: “Sana iyice bildirildikten sonra da gene bu hususta seninle tartışan olursa de ki: Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı çağıralım, biz bizzat gelelim, siz de gelin. Ondan sonra da dua edelim ve Allah'ın lânetini yalancılara havale edelim.”[48] Şa’bi şöyle devam ediyor: "Ayette geçen çocuklarımızdan maksat, Hasan (a.s) ve Hüseyin (a.s), kadınlarımızdan maksat Fatıma (s.a) ve kendimizden maksat da Ali b. Ebu Talib’tir (a.s).”[49]

 

6- Nisa Suresi ve “Ulu’l Emir” Ayeti; "Ey iman edenler, Allah'a itaat edin; elçiye itaat edin ve sizden olan emir sahiplerine de.”[50]

 

Kur’an müfessiri Mücahit bu ayetin tefsirinde şu açıklamaları yapmıştır: “Ey inananlar” Yani; Tevhidi tasdik edenler. “Allah’a itaat edin” Yani; Farzlarına uyun. “Elçiye itaat edin” Yani; Sünnetine uyun. “Emir Sahiplerine de) Bu ayet Peygamber (s.a.a) Medine’de kendi yerine bıraktığı zaman Emirel Müminin Ali (a.s) hakkında nazil olmuştur.” Ali (a.s),  ey Allah’ın elçisi! Beni kadınlar ve çocuklarla mı bırakıyorsun dediğinde, peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu: “Senin bana olan durumunun, Harun’un Musa’ya olan durumu gibi olmasını istemez misin? Musa, Harun’a şöyle dedi:” Kavmin içinde halifem ol ve onların işlerini düzelt.” Ve Allah buyurdu: “Sizden olan emir sahiplerine” O Ali b. Ebu Talib’tir (a.s). Allah, Muhammed’den sonra Ali b. Ebu Talib’e (a.s)  Velayet verdi.”[51]    

 

7- Maide Suresi ve “Rükuda Zekat” Ayeti;

 

Sahabe Enes b. Malik şöyle anlatmıştır: “Peygamber Efendimiz (saa) öğle namazını kılmak için evden dışarı çıkmıştı.   O esnada Ali (a.s)  mescitte namaz kılıyordu. Bir dilenci insanlardan yardım istiyordu. Dilencinin sözleri Ali’nin (a.s)  kalbine etki etti. Sağ elini arkasına doğru uzatarak işaret etti. Dilenci yanına geldi ve parmağındaki yüzüğü aldı. Bu olaydan sonra Allah Teala onun hakkında bir ayet indirdi. Namazını kıldıktan sonra Ali (a.s)  evine gitmişti. Peygamber (s.a.a) haber salarak onun yanına çağırdı ve bu gün Allah ile ile aranda ne yaptın diye sorunca Ali (a.s) durumu Peygambere (s.a.a) anlattı. Peygamber ne mutlu sana ey Ebu’l Hasan Allah senin hakkında şu ayeti “Sizin dostunuz, sahibiniz, ancak Allah'tır ve Peygamberidir ve inananlar, namaz kılanlar ve rükû ederken zekât verenlerdir.[52]” indirdi diye buyurdu.”[53]

 

8- Hâkka Suresi ve “Kavrayan Kulak” ayeti;

 

Hz. Ali (a.s) Peygamberimizin (s.a.a) kendisine şöyle buyurduğunu nakletmiştir: “Ey Ali! Doğrusu Allah seni kendime yaklaştırmamı ve kavraman için sana öğretmemi emretti.” Bunun üzerine şu ayet nazil oldu “Bu, size bir öğüt ve ibret olsun ve belleyip unutmayan kulaklarda kalsın diye.”[54] Peygamber (s.a.a) buyurdu: "Sen ilmimi (kavrayan ve) unutmayan kulaksın.”[55]

                  

9- Beyyine Suresi ve “Hayru'l Beriye” Ayeti;

 

Abdullah b. Abbas şöyle nakletmiştir: “İnananlar ve iyi işlerde bulunanlarsa: Onlardır şüphe yok ki yaratılmışların en hayırlıları.”[56] Ayeti nazil olduğunda Peygamber (s.a.a) Ali’ye (a.s)  şöyle buyurdu: “Bu sen ve taraftarınsın. Kıyamet günü razı olmuş ve razı olunmuş bir şekilde sen ve taraftarların gelirsiniz.”[57]

 


[27] - Mücadele:12.

[28] - Hakim Haskani, Şevahidu’t-tenzil li-Gavaidu’t-tefzil, c.2 ,s.311.

[29] - Fazl b. Hasan Tabersi, Mecmeul Beyan Fi Tefsiril Kur’an, c.9, s.379.

[30] - Hakim Haskani, Şevahidu’t-tenzil li-Gavaidu’t-tefzil, c.1, s.52.

[31] - a.g.e, s.52.

[32] - a.g.e, s.52.

[33] - a.g.e, s.55.

[34] - a.g.e, s.63.

[35] - a.g.e, s.64.

[36] - a.g.e, s.71.

[37] - Zehebi, Tezkiretu’l Huffaz, c.3, s.120.

[38] - a.g.e.

[39] - Hakim Haskani, Şevahidu’t-tenzil li-Gavaidu’t-tefzil, c.1, s.76.

[40] - Ali b. İbrahim Kummi, Tefsiri Kummi, c.1, s.30, Muhammed b. Muhammed Rıza Kummi, Tefsiru kenzu’d-dekaik ve Bahru’l Ğaraib, c.1, s.69.

[41] - Hakim Haskani, Şevahidu’t-tenzil li-Gavaidu’t-tefzil, c.1, s.86.

[42] - Muhammed b. Muhammed Rıza Kummi, Tefsiru kenzu’d-dekaik ve Bahru’l Ğaraib, c.1, s.69.

[43] - Bakara:274.

[44] - Ali b. Ahmet Vahidi, Esbabu Nuzüli Kur’an, s,94.

[45] - Bakara:207.

[46] - Hakim Haskani, Şevahidu’t-tenzil li-Gavaidu’t-tefzil, c.1,s.123, Seyit Mahmud Alusi, Ruhul Meani, c.1, s.492.

[47] - Fazl b. Hasan Tabersi, Mecmeu’l Beyan Fi Tefsiri’l Kur’an, c.2, s.535.

[48] - Ali İmran: 61.

[49]- Hakim Haskani, Şevahidu’t-tenzil li-Gavaidu’t-tefzil, c.1, s.159, Seyit Mahmud Alusi, Ruhul Meani, c.2,s.181, Celaluddin Suyuti, Ed-durru’l Mensur Fi Tefsiri’l Ma’sur, c.2, s.39.

[50] - Nisa:59.

[51] - Hakim Haskani, Şevahidu’t-tenzil li-Gavaidu’t-tefzil c.1, s.190, Seyit Haşim Bahrani, El-Burhan Fi Tefsiri’l Kur’an, c.2, s.103.

[52] - Maide:55.

[53] - Hakim Haskani, Şevahidu’t-tenzil li-Gavaidu’t-tefzil c.1, s.215, Ali b. Ahmet Vahidi, Esbabu Nuzüli Kur’an s.202, Fazl b. Hasan Tabersi, Mecmeul Beyan Fi Tefsiril Kur’an, c.3, s.324, Celaluddin Suyuti, Ed-durrul Mensur Fi Tefsiri’l Ma’sur, c.2, s.39, Muhammed b. Cerir Taberi, Camiu’l Beyan Fi Tesiri’l Kur’an, c.6, s.186.

[54] - Hakka:12.

[55] - Hafız Ebu Naim İsfehani, Hilyetu’l Evliya ve Tabakatu’l Esfiya, c.1, s.70.

[56] - Beyyine:7

[57] - Hakim Haskani, Şevahidu’t-tenzil li-Gavaidu’t-tefzil c.2, s.461, Muhammed b. Cerir Taberi, Camiu’l Beyan Fi Tesiri’l Kur’an, c.30, s.171, Celaluddin Suyuti, Ed-durrul Mensur Fi Tefsiri’l Ma’sur, c.6, s.379.

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !