17 Aralık 2018 Pazartesi Saat:
19:18

Menüde Gıybet Var

17-04-2013 11:26




Dinimiz İslam, ferdin saadetini düşündüğü gibi, toplumun da saadetini düşünmektedir. Bunun için yapmamız gereken emirler ve terk etmemiz gereken yasaklar tayin etmiştir. Toplumdaki mutluluğu, huzuru, saadet ve refahı tehlikeye sokan en büyük günahlardan birisi de gıybettir. Ne yazık gıybet yüzünden, arkadaşlıklar bozulmakta, aileler dağılmakta ve samimiyetler yok olmaktadır.

Gıybet etmek, herhangi biri hakkında ve o birinin bulunmadığı bir ortamda, söylenilmesini istemediği ve duyduğunda üzüleceği ve başka kimsenin bilmediği bir şeyi söylemektir.

Ayet ve hadislerimize dikkat edecek olur isek, gıybet etmenin ne kadar büyük bir günah olduğunun farkına varmaktayız.

Gıybet etmenin günahının, büyüklüğünü anlamamız için Hucurat suresi 12. ayet ve Rasulullah’tan (s.a.a) nakledilmiş olan hadis yeterli olacaktır.

Ayeti kerimede buyuruyor: ‘Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah'a karşı gelmekten sakının. şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.’

Bu ayeti kerimede gıybet etmek ile ölmüş kardeşimizin etini yemek aynı derecede hesap edilmiştir. İnsanın mümin kardeşi hakkında kötü konuşması ile ölü kardeşinin etini yemesi arasında hiçbir fark yoktur.

Rasulullah’tan (s.a.a) nakledilen hadiste Ebuzer’e buyurdular: ‘Ey Ebazer! Gıybeti terk et. Çünkü gıybet zinadan daha şiddetli bir günahtır. Ebuzer sordu: Anam babam fedan olsun Ya Resulellah, nedeni nedir? Buyurdu: Çünkü kul zina eder, tövbe eder ve Allah tövbesini kabul eder. Ama gıybet edeni Allah, gıybeti edilen kişi affetmeyinceye kadar affetmez.’

Yine bir hadiste: ‘Kabrin kulu sıkmasının üç sebebi vardır ki birisi gıybettir.’

İmam Sadık (a.s) buyurdu: ‘Gıybet eden, tövbe ederse Cennet’e girecek son kişidir ve eğer tövbe etmezse, Cehennem’e girecek ilk kişidir.’

GIYBETİ TERK ETMEK

Bunun yanında gıybeti terk edenler için de müjdeler vardır. Gıybeti terk edenler övülmektedirler.

Rasulullah (s.a.a) efendimiz buyurdular: ‘Müslüman’ın gıybetini terk etmek, on bin rekât sevap namazdan daha iyidir.’

İmam Rıza (a.s), İmam Seccad’dan (a.s) naklederek buyurdu: ‘Kim bir Müslüman’ın ayıplarını açmaktan sakınırsa, Allah’ta Kıyamet gününde onun hatalarının üzerini örter.’

GIYBET AMELLERİ HİÇ EDER

Gıybetin getirdiği olumsuzluklardan birisi de kulun salih amellerinin silinmesidir. Hz. Rasulullah (s.a.a) buyurdu:

‘Kıyamet gününde amel defterleri insanın eline verildiğinde bazıları şöyle diyecek: ‘Bizim hayır işlerimiz neden yazılmamış?’ Onlara denilecek: ‘Allah hiçbir şeyi eksiltmez ve unutmaz. Yaptığınız gıybetler sebebiyle güzel amelleriniz silinmiştir.’ Bunun karşılığında bazıları da kendi amel defterlerinde yapmadıkları birçok güzel amel görecekler ve bu defterin kendilerinin olmadığını düşünecekler. Onlara denilecek: ‘Gıybetiniz edildiğinden dolayı, gıybet edenin salih amelleri sizin defterinize yazıldı.’

Bir arife bir şahsın gıybetini ettiği haberi geldi. O da bir bohça hediye hazırlayıp gıybetini eden adama gönderdi ve dedi: ‘Bana senin hayır işlerinin bir miktarını bana hediye ettiğin haberi geldi. Bende sana teşekkür etmek için bu hediyeleri gönderiyorum, ama biliyorum tam karşılığını veremeyeceğim.’

GIYBETİ DİNLEMEMEK VE ENGEL OLMAK

Müslümanların vazifelerinden birisi de gıybete engel olmaktır. Yanlarında gıybet edildiği zaman, uyararak engellemeleri lazımdır. Eğer uyarı ile gıybet terk edilmedi ise, o toplum gıybete misafir olmamak için terk edilmelidir.

Rasulullah (s.a.a) efendimiz buyurdular: ‘Bir kimsenin yanında Müslüman kardeşinin gıybeti yapılır ve onu savunma gücü olur ve savunmazsa Allah onu dünya ve ahrette zelil eder.’

Hz. Ali (a.s) buyurdu: ‘Müslüman ve müminlerin gıybetini yapmak Cehennem köpeklerinin yemeyidir. Mümin kardeşlerinin arkasında gıybet etmek münafıkların sıfatlarındandır. Gıybet edende insanların en aşağılıklarından hesap edilir.’

Hz. Ali (a.s) buyurdu: ‘Allah katında insanların en kötüleri gıybet edenlerdirler. Senin yanında başkasının sözünü söyleyen başkasının yanında da senin sözünü söyler. Gıybeti işiten de gıybet eden gibi günahkârdır. Gıybete alışan bir kimsenin, günahı ve cezası çok büyüktür.’

Bu hadiste ise Mevla Ali (a.s) bize bunu öğretmektedir ki yanımızda birisinin gıybetini eden, başka yerde de bizim gıybetimizi etmektedir. Böyle insanlara güvenmekte olmaz. Onlara sır söylenemez. Emanet verilemez. Emanetlerden birisi de elbette ki sırdır.

Ne yazık gıybetin çok edildiği mekânlardan bir tanesi de camilerimiz olmuştur. Bu durumun önüne geçilmelidir. Bir hadiste buyuruyor: ‘Camide namazı beklemek için oturmak ibadettir ama bu bekleyiş gıybet etmeğe sebep olmazsa.’

GIYBETİN TELAFİSİ

Rasulullah (s.a.a) efendimizden sordular: ‘Gıybetin kefareti (verilmesi gereken cezası) nedir? Buyurdu: Gıybetini ettiğiniz şahsı andığınız her vakit, onun için istiğfar edin.’

Gıybetinin edildiği şahsa ‘ben gıybetini ettim’ denildiğinde daha fazla üzüleceğinden dolayı, Müçtehitlerimizin geneli söylemeğe gerek olmadığını ve tövbe edip Allah’tan onun için istiğfar etmemizi buyurmaktalar. Tövbe ve istiğfarın yanında o şahsın bahsinin geçtiği topluluklarda onu överek telefi etmeğe çalışması gerekir. Eğer gıybeti edilen şahıs üzülmeyecekse kendisinden helallik alınmalıdır.

GIYBETİN CAİZ OLDUğU YERLER

Bazı yerlerde gıybet etmek caizdir:

Çok önemli konularda istişare edildiğinde caiz olur. Evlilik, ortaklık gibi önemli konularda şahsın ihmal ve hatası varsa söylenebilir.

Eğer bazı insanlar batıl bir iddiada bulunurlarsa, o iddianın çürütülmesi için söz nakledilerek çürütülebilir.

Mahkemede gerçeklerin açıklanması açısından gıybet edilebilir.

Mazlumun hakkının korunması için zalimin zulmü söylenebilir.

Açık bir şekilde, utanmadan günah işleyenin gıybeti caizdir.

Hepimiz bunun farkındayız ki gıybet yüzünden dostluklar bozulmakta ve yuvalar yıkılmaktadır. İnsanların arasında ki mutlulukların yok olmasına sebep olmak çok ağır günah olup Kıyamet’te hesabını veremeyeceğiz.

Oturduğumuz toplumlarda gıybet oluyorsa elimizden geldiği miktarda engel olalım, olamadığımız zaman o toplumu terk edelim. İnsanların ferdi ve içtimai mutluluğuna engel olacak bu tür günahları terk etmeli ve terk ettirmeliyiz. İyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmak her Müslüman’ın üzerine farzdır.

Rabbimiz bizleri tövbe edenlerden, günahlardan uzak duranlardan etsin.

Rabbimiz bizleri affet, günahlarımızın üzerini ört ve bizleri Salihler ile haşr et.


 

Ali Çalar

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !