21 Ekim 2018 Pazar Saat:
09:06

Merhamet Dini...

19-08-2015 08:21



Mekke'nin fethinde Müslümanlar 'bu gün müşriklerin ve İslam düşmanlarının yok olma günüdür' diye sloganlar atmaktaydılar. Hz. Resulullah (s.a.a) bu sloganlara engel olarak onlara yeni bir slogan öğretti. 'El-yevm yevm'ul merhemeh' yani bu gün merhamet günüdür.

 

Yani 'Ey Müslümanlar! beyninizde intikam alma, yok etme gibi olumsuz  düşünceleri yok edin ve yerine merhamet, şefkat, sevgi, bağışlama duygularını yerleştirin.' Yüce İslam dini rahmet ve şefkat dinidir, intikam ve yok etme dini değildir. Bu davranış ve yolu Ehlibeyt'in (a.s) hayatlarında da görmekteyiz.


Kur'an-ı Kerim, Hz. Resulullah'ın (s.a.a) İslam dinini yaymasında ve insanları hidayete davet etmesinde olan başarısındaki en büyük etkenlerden birini peygamberimizin yüce ahlakı olarak zikretmektedir.


" Allah'ın rahmetinden dolayı, sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba ve katı kalpli olsaydın, şüphesiz etrafından dağılır giderlerdi." Al-i İmran 159


Hz. Resulullah (s.a.a) sahip olmuş olduğu o yüce ahlakla insanları İslam dinine cezbetti. Eğer insanlara karşı katı kalpli olur, onları baskı altında tutar ve onlara karşı şefkatli olmasaydı ilahi risaletini yerine getirmekte başarılı olamazdı. Elbette bu şefkat ve merhamet sadece İslam ve Müslümanlara düşmanlık etmeyenlere karşı idi. İslam ve Müslümanlara karşı düşmanlık besleyenlere ise "inkarcılara karşı katı' (Fetih 29) tabirini kullanmakta ve Hz. Resulullah (s.a.a) ve Müslümanların onlara karşı sert olmaları gerektiğini vurgulamaktadır. Bu katı tutumun kendisi düşmanlıklarını bitirinceye kadardır. Düşmanlıklarını sonlandırdıklarında ise onlara bile merhametli bir şekilde davranılmasını ve cezbedilmelerini istemektedir.


İslam toplumunun islami kalması, diğer ülkelerde yaşayanlara İslam'ın güzel yüzünün gösterilmesi ve Müslümanların sayısına her gün yeni Müslümanların eklenmesi için Hz. Peygamberimizin (s.a.a) ve Ehlibeyt'inin (a.s) hayat ve yaşam felsefesinin toplumumuzda amele dökülmesini sağlamalıyız.


Bu rahmet ve şefkati öncelikle kendi İslam toplumumuzda oluşturmalıyız ki başkalarına da bu rahmeti ulaştırabilelim. Toplumumuzu ifrati davarnışlardan, tekfirciliklerden, iftira ve gıybetlerden temizlemeli ve bağışlama ve affetme duygularını yerleştirmeliyiz.


İmam Sadık'ın (a.s) hayatına baktığımızda o hazretin bir taraftan Ehlibeyt (a.s) mektebini insanlara ulşatırmak için medresler kurduğunu ve öğrenciler yetiştirdiğini ve diğer taraftan ise Müslümanların birlik ve beraberliği için de çabalar sarfettiğini görmekteyiz.


Ehlisünnet'in büyük alimleri İmam Sadık'ın (a.s) huzurundan ders almaktaydılar ve bununla gurur duymaktaydılar. İmam Sadık'ın (a.s) kendisi de şialarını Ehlisünnet ile içiçe olmaya, yaslarına katılmaya, düğünlerine iştirak etmeye ve hastalarını ziyaret etmeye davet ediyordu.


Şia'nın altıncı İmamı ve Ehlisünnet'in mezhep imamlarının üstadı olan İmam Sadık (a.s) bu tür amel edip etrafındakilere de bu şekilde olmalarını tavsiye ederken, günümüzde bazı kendini bilmezler Müslümanları birbirlerine düşürmek için her türlü caniliği yapmaktadırlar.


İslam dini, kafirlere bile şefkatle davranılması gerektiğini buyururken, bunlar kendi din kardeşlerini, acımasızca sorgusuz sualsiz katledebilmekte ve işin tuaf yönü bunu da İslam dini adına yapmaktalar.

 

Elbette, hiç kuşku yokki bu tür tekfirci zihniyet, aşırıcı guruplar tarih boyunca İslam toplumunda hep var olmuş olup ve yine de var olacaktır. Çünkü İslam düşmanları İslam vahdetinin ne kadar önemli olduğunu ve bu birlik ve beraberliğin asla bozulmayacağını bildikleri için müslümanların birlik ve beraberliğini bozmanın başka bir yolu olmadığı kanaatine vardıklarından dolayı kaleyi içeriden feth etme çabasındalar. Bundan dolayı bizlere düşen en büyük vazife, basiret ehli olmakla beraber, bu tür oyunlara hiçbir zaman gelmeyeceğimizi açıkça hem beyan etmeli ve hemde fiili olarak İslam düşmanlarına bunu göstermeliyiz.

 

İslam dini sevgi ve muhabbet dinidir. Kin ve öfke dini değildir. Sadece bu sılogan bile müslüman olan herkes için yeterlidir. Ne demişler; akıllı insana işaret bile yeterlidir.

 

Ali Çalar

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !