19 Şubat 2020 Çarşamba Saat:
11:01
17-01-2020
  

Milyonluk Cuma Namazından Milyarlara Hitap

17 Ocak 2020 / Tahran / Cuma Namazı / Ayetullah Seyyid Ali Hamaneî

Facebook da Paylaş

 

Yaklaşık 8 senedir Cuma namazlarını kıldırmayan İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah el-Uzma Seyyid Ali Hamaneî bu sefer dosta güven, düşmana korku vermek için ülkemizde 'Kanas' adıyla da bilinen Sovyet yapımı yarı otomatik, uzun menzilli keskin nişancı tüfeği Dragunov ile hutbeye çıktı.

 

Ayetullah Hamaneî'nin bugünkü milyonluk Cuma namazında yaptığı konuşma ise hiç şüphesiz oldukça önemli ve kritik analizleri içeriyordu. Cuma Camii'nin etrafındaki caddelerin yüzbinlerce insanla dolması ise İslam İnkılabı'nın diri ve ayakta olduğunu bir kez daha ispatlamaya yetti.

 

Hutbesinin son bölümünde Arap dünyasına da Arapça hitap eden Ayetullah Hamaneî, yaşanan suikast sonrası şehadet makamına eren Komutan Kasım Süleymanî ve Ebu Mehdi el-Mühendis için başsağlığı sunduktan sonra Arap dünyasının Amerika ve İsrail karşısında artık vahdet ve işbirliği içersinde olmasını istedi.

 

Seyyid Ali Hamaneî’nin bugünkü Cuma hutbesinden başlıklar ise şöyleydi:


Derslerle ve ibretlerle dolu 2 haftayı geride bıraktık. On milyonlarca insan İran’da, milyonlarca insan dünyanın diğer yerlerinde Kudüs Komutanı Kasım Süleymani’ye saygısını gösterdi. O gün Yevmullah idi. Yani Allah’ın günlerinden biriydi.


* İran’ın ABD üssünü vurması Allah’ın günlerinden biriydi. Bu iki gün bizim için Yevmullah’tı. Bunlar tarihte yepyeni bir dönemi başlatan olaylardır. Alelade bir gün değildir.

Bir milletin, dünyanın emperyalist gücüne sert bir tokat atması ancak Allah’ın rızasıyla gerçekleşebilirdi. Bu sebepten Yevmullah’tır.


Bazı günler geçer ama o günün etkileri o milletlerin geçmişinde, ruhunda kalıcıdır, hatta ölümsüzdür.


İran çok sabırlı ve şükreden bir millettir. İran İslam inkılabının zaferinden 41 sonra böyle muazzam kalabalığı hangi güç bir araya getirebildi. Böyle bir mucizeyi Allah’ın kudret elinden başka kim yapabilirdi?. Bu olaylarda Allah’ın kuderet elini göremeyenler, maddi boyutla açıklayanlar yanılgı içerisindedir.


Allah böylesine bir değişikliği meydana getiriyorsa, Allah’ın iradesi bu milletin zaferi üzerindedir.  İmam Humeyni’yle yapılan büyük biat sonrasında bugün de bu muazzam yürüyüşler ile halkımız bu biatı tekrar tazelemiştir.


Siyonizm ve medya imparatorluğu, değerli komutan Şehit Kasım Süleymani’yi terörizmle suçlamaya çalıştı. ABD’de bu minvalde açıklamalar yaptı. Ama hadiseleri, Allah onların tam tersi gerçekleştirdi. Dünyada yankılar ters oldu. ABD bayrakları yakıldı. Milyonlar sokaklara çıktı. Şimdi burada Allah’ın kudret elini sıkça görmüyor musunuz?


İran milleti ayette yer alan Allah’ın kudret elinin, İran halkının yanında olduğunu görüyor.


Bu olay ABD’nin ne kadar rezil bir yönetim olduğunu gösterdi. ABD, terörle bu kadar güçlü savaşan dünyanın en onurlu ve yiğit bir komutanını şehit etti.


Şehit Kasım Süleymani bütün bölgede, düşman tarafından tamamen kuşatılmış bir bölgeye girebiliyordu. Bunu kim yapabilirdi Süleymani’den başka?


Terörizmi yerle bir eden komutandı o. Onunla erkekçe mertçe savaşamayanlar rezil bir korkaklıkla pusu kurarak katlettiler. Bu ABD’denin yüzünün karalığıdır. Bunu daha önce İsrail yapıyordu. Suikast düzenleyerek Hamas ve İslami Cihad liderlerini katlediyorlardı.ABD de bunu yapmaya başladı. Daha önce Afganistan’da benzer suikastlar yapıyor ama kabul etmiyorlardı. Lakin korkakça gerçekleştirdikleri Şehit Süleymani suikastını kabul ettiler.


Devrim muhafızlarının cevabı da önemlidir. Bunun üzerinde de durulması gerekiyor. ABD’ye çok etkili bir askeri darbeydi. Daha önemlisi ise karizma ve onur darbesiydi. Devrim Muhafızları ABD’nin tüm onurunu yerle bir etti.


ABD yıllardır Suriye’de Irak’ta Afganistan’da darbe alıyor. Direniş gücünden tokat yiyor. Son darbe ise direniş cephesindendi. ABD artık hiçbir şey yapamıyor. İran’a ambargoyu konuşuyorlar.  Ambargolar yerle bir olan onuru geri getiremez.


Bu olaylara bir değer biçelim derseniz, onu şöyle hesaplarız: Aziz şehitlerimiz Kasım Süleymani ve Ebu Mehdi el Mühendis’i bir birey olarak değil bir mektep olarak baktığımızda gerçek değer biçebiliriz.


Kudüs Ordusu ve mümin askerleri, mukaddes sınırları, kim olursa olsun mustazafların hakkını koruyan bir ordudur. Böyle bakılırsa, onların yardımlarına ihtiyaç duyan herkesin yanına kelle koltukta koştukları daha iyi anlaşılır.  Bu kardeşlerimiz Gazze’de Filistin’de kimin yardıma ihtiyacı varsa yardıma koştular. Ülkemizin güvenliğini sağladılar…


Bir zaman ne Gazze ne Lübnan diye haykıran gafiller, vatanı için değil de en küçük çıkarları için hesap yaptıklarını göstermektedirler. Onlar bu vatanı koruyan inşalar değildir.


İran’ın çeşitli illerinde caddelerde, sokaklarda milyonlarca insan yürüdü ve gereken mesajı verdi.


İran milleti, mukavemet cihadına hazır olduğunu, direnişten yana olduğunu gösterdi.


Amerikalı Palyaçolar, yalanla İran halkının yanındayız diyenler görsünler… Şehit Süleymani’ye hakaret edenler mi İran milleti yoksa cenazede sokaklara dökülenler mi İran milleti?


Rezil Amerika’nın sözcüleri İran milletinin yanındayız diyerek yalan söylüyorlar. Halbuki sırttan zehirli hançerle darbe vurmak istiyorlar. Bunu yapamadılar ve hiçbir zaman yapamayacaklar.


Halkımızın intikam feryatları, Amerikan üslerini vuran füzelerin gerçek yakıtıydı.


Düşen uçak içimizi yakan acı bir olaydı. Değerli insanlarımızı ve başka ülkeden bize misafir olan insanları kaybetmek çok acıydı. ABD güdümündeki medya ve işbirlikçileri bu olayı Yevmullah (Allah’ın günü) hadisesini örtbas etmek için kullandılar.


Bu düşen uçak olayında ne kadar üzüldüysek düşmanımız aynı oranda sevindi. Çünkü eline  bir bahane geçmiş oldu. Ülkemizi ve Devrim Muhafızları’nı zan altında bırakmak için çalışıyorlar. Onlar hilede bulunuyorlar ama Allah’ın gücü karşısında hiçbir işe yaramayacaktır.


ABD üslerinin vurulması asla unutulmayacak ver her zaman hatırlanacaktır. Uçak olayında bu acı olaya muhatap kişilere başsağlığı diliyorum.


ABD üslerinin vurulması gibi büyük bir olayı gölgelemek için İngiltere, Fransa ve Almanya İran’ı tehdit etti. Bizi, İran’ın nükleer çalışmalarını BM’ye götüreceklerini söylediler. Bu 3 ülke bize dayatılan 8 yıl savaşta tüm imkanları Saddam için seferber etmişti.

 
Saddam onlardan aldığı kimyasal silahlarla ülkemizi vurdu. Petrol kaynaklarımızı Fransa’dan aldıkları uçakla vurdular.  İngiltere derseniz yine aynı…


ABD, nükleer anlaşmadan tek taraflı çekildiğinde bunlar sadece konuştu ve saçmaladı. Ben bunlara güvenmediğimi söylemiştim. Bunlar İran’ı dize getirmek için uğraşıyorlar. Sizin ağababanız olan ABD bunu yapamadı siz mi yapacaksınız?


Bunlar bizimle müzakereye oturduğunda tamamı hiledir. Bunlar sahtekardır. Görüşme masasına centilmen gibi oturanlar terör estirenlerdir. İran milletin önündeki tek yol güçlenmektir. ABD dışında başkalarıyla görüşebiliriz ama zaaf göstererek değil, güçlenerek göstermeliyiz..


Petrole bağımlıktan kurtulmamız lazım. Bizim petrol dışında yükselmemiz lazım. Fevkalade emek ve çaba harcamalıyız. Öyle bir noktaya gelmeliyiz ki düşman bizi tehdit etmeye bile cesaret edememeli.


Düşürülen uçak olayının tuhaf ve şüpheli yönleri var. Devrim Muhafızları komutanları gereken açıklamaları yaptı. Bir daha tekrarlanmaması için iyice araştırılmalı ve gerekli çalışmalar yapılmalıdır

 

 

Ehlader HABER

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler