18 Ekim 2018 Perşembe Saat:
10:24

Muhafazakâr kesimde Erdoğan’a rakip çıkmaz

31-07-2014 16:06


 



ÇIKMAZ.

Çünkü Erdoğan, bir tür “terminatör” gibi.
İtiraz edeni, kafayı azıcık çıkaranı, rakip olanı...
Kesiyor, doğruyor, parçalıyor.

*

Muhafazakâr kesimde kim kafayı kaldırırsa...
Tahrip gücü yüksek bir bomba gibi devreye giriyor Erdoğan.
Çalıyor kılıcı, bitiriyor işini.

*

Düşünün:
Yıllardır cemaat lideri ve din âlimi olarak saygı gören bir şahsiyet, Erdoğan’ın propagandası sonucu...
Şu anda muhafazakâr kesimde “İsrail ajanı” olarak görülüyor.
Erdoğan insanları buna ikna etmeyi başarabilmiş biri.

*

Düşünün:
Daha dün Erdoğan ve arkadaşlarının, en önemli uluslararası örgütlerden birinin başına aday gösterdiği muhafazakâr kesimin itibarlı bir ismi, sırf Cumhurbaşkanlığı’na aday oldu diye...
Erdoğan tarafından “Bu toprakların evladı” olmamakla itham edilebiliyor.

*

Size bir şey söyleyeyim mi?
Fatih Sultan Mehmet Han Hazretleri, mezarından çıkıp Erdoğan’a rakip falan olsa...
Onun bile vay haline!

*

Çünkü Erdoğan hemen harekete geçer:
-“Gemileri karadan yürüttüm diye böbürlenme! Biz denizin altından tren geçirdik be tren” diye haykırır.
-“Sen önce kardeşinin hesabını ver, zavallı Cem Sultan’ı yaban ele terk etmiş adamsın” diye bin kez tekrar eder.
-“Portreni İtalyan ressamlara yaptırdın, bir tane bile Türk ressam bulamadın mı ey sırma tahtın genel müdürü!” diye polemik yapar.
-“İstanbul’u aldım diye hava atıyorsun, Bizans zaten çökmüştü be, bir tane top bile atmadın top” diye bağırır.
Bütün bunların üstüne...
Elinin altındaki ağır propaganda makinesinin dişlilerini çalıştırır.
Medyadaki yancılar harekete geçer.
Manşetler atılır, yazılar yazılır.
Ve sonuçta neye uğradığını şaşıran Fatih, haşat olmuş vaziyette terk-i diyar eyler.

*

Bana soruyorlar:
-Abdullah Gül ne yapar?
-Parti içinden bir hareket çıkar mı?
-Yeni bir muhafazakâr parti kurulur mu?

*

Cevap veriyorum:
Tayyip Erdoğan’da en muteber muhafazakârı bile üç gün içinde insan içine çıkamaz hale getirmekten çekinmeyen bu potansiyel olduğu müddetçe...
Muhafazakâr kesimde hiç kimse kafayı çıkarmaya yeltenemez
bile.

Diyet nasıl yapılır

BİN türlü diyet tarifinin yapıldığı günümüz insanına sesleniyorum:
Bırakın bu birbirinden alengirli, birbirinden janjanlı, birbirinden karmaşık diyet tariflerini.

*

Peygamberimiz ölçüyü muazzam bir şekilde koymuş:
-Acıkmadan sofraya oturma.
-Doymadan sofradan kalk.

*

Ben bundan daha mükemmel bir diyet tarifi duymadım.
Alın ve uygulayın.


POLİSLER VE CEMAAT


CEMAAT bugüne kadar ne diyordu?
Şunu diyordu:
“Varsa suçlu, adaletin önüne çıkar. Cemaat’i suçlama.”

*

Hükümet bir iddiaya dayanarak bazı polis şeflerini gözaltına alıp adalet karşısına çıkardı.

*

Bakıyoruz Cemaat’e...
Söyledikleri şu:
“Bunlar haram yemedi, bunlar suçsuz, bunlar masum.”

*

Sadece ve sadece...
“Bu insanlar adil yargılanmalıdır, bu insanlar peşinen suçlu ilan edilmemelidir, bu insanlara işkence ve kötü muamele yapılmalıdır” deseler, mesele yok.
Ama bunun yanı sıra...
“Bu insanların tek bir suçu bile yoktur” diyorlar.

*

Bugün hükümetin oluşturduğu hukuk düzeninde polis şeflerinin adil yargılanmayacaklarından ben de adım gibi eminim.
Ancak böyle düşünmem, o polis şeflerinin “yeryüzünün en masum insanları” olduğuna inanmamı gerektirmiyor.

Bayram mesajına bak politik çizgiyi anla

MESAJ:
“Bu bayramda din ve mezhep istismarcılığı, emek, barış, özgürlük ve kardeşlik düşmanlığı yapanları lanetler, tüm halklarımıza iyi bayramlar dileriz.”


POLİTİK ÇİZGİ:
Bu mesajı kaleme alan şahsiyetin tipik bir Selahattin Demirtaş seçmeni olduğuna bire on bahse girmeye bilmem gerek var mı?


*

MESAJ:
“Bir bayram gülüşü savur göklere, eski zamanlara gülücükler getirsin, öyle samimi öyle içten, gözyaşlarını bile tebessüme çevirsin.”


POLİTİK ÇİZGİ:

Etliye sütlüye pek karışmayan bir çizgi... Ama geleneksele yatkın... Ama şairane... Ama nostaljik... Kısacası içli bir şahsiyetin mesajıyla karşı karşıyayız.


*

MESAJ:
“Bayramı yine huzur içinde idrak edemedik. Türk ve Müslüman düşmanları içeride de, dışarıda da zulme devam ediyorlar. Bayram mübarek olsun.”


POLİTİK ÇİZGİ:

Bilmem “Milliyetçi Hareket Partisi”ne münasip bir çizgi demeye gerek var mı?


*

MESAJ:
“Bayramınızı en içten dileklerimle kutlar eşitliğin hüküm sürmesini hayal ettiğimiz bir dünyada daha nice bayramlar dilerim.”


POLİTİK ÇİZGİ:

Müslüman sol mu desem, sol Müslüman mı desem... Bilemedim... Ama işin içinde Müslümanlık da var, sol da var, bu kesin.


*

MESAJ:
“Müslüman’ın Müslüman’a kırdırılmadığı, insanın insana kıymadığı, kul ve yetim hakkının yenmediği, yalanın, riyanın hüküm sürmediği, inancın siyasete alet edilmediği bir Türkiye hayali ile Ramazan Bayramı’nızı tebrik ederim.”


POLİTİK ÇİZGİ:

Ben CHP diyorum, bilmiyorum siz de der misiniz?

*

MESAJ:
“Şimdi ve sonsuza kadar Filistin’in yanında olduğumuzu vurgularken... Yüce Peygamberimiz, Ulu Önderimiz Muhammed’in ebedi ışıklı çizgisinde Ramazan Bayramı’nın, Ortadoğu’ya, Afrika’ya, Asya’ya ve tüm yeryüzüne kutlu olmasını yürekten dilerim”.

POLİTİK ÇİZGİ:

Çizgisi konusunda bir şey demeyeceğim ama ben daha ilk cümlede bir “NURİ PAKDİL METNİ” ile karşı karşıya olduğumu anladım.


[email protected]

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !