16 Temmuz 2018 Pazartesi Saat:
11:14

Müslüman Toprakları İşgal Altında

01-08-2017 08:56


 

 

Anadolu'dan Ortadoğu'ya, Afrika'dan Asya'ya Müslümanların yaşadığı topraklar zalimler tarafından işgal edilmiş halde. Bu işgaller küffar devletler tarafından ya direk olarak yapılmakta ya da  küffar devletler tarafından tayin edilen yöneticiler kullanılarak yapılmakta.

 

Amerika, İsrail, Rusya, Ermenistan gibi  daha sayabileceğimiz onlarca devlet hiçbir hak ve hukuk dinlemeden Müslümanların yaşadığı toprakları işgal edebiliyor. Bugün Amerika ve müttefikleri menfaatlerine göre istedikleri Müslüman ülkesini işgal edebiliyor. Oranın insanlarını öldürebiliyor. Kadınlarına kızlarına hiç çekinmeden rahatça tecavüz edebiliyorlar.

 

Sözde insanlığın çağ atladığı, medeniyetlerin ilerlediği ve teknoloji çağı olarak adlandırılan 21. yüzyılda bütün dünyanın gözünün içine baka baka bunu yapıyorlar. Ne kadar yeni icat ettikleri silahlar ve ölümcül teknolojiler Müslümanlar üzeride deneniyor. Müslüman ülkelerde rahatça katliamlar yapabiliyorlar.

 

Konuşmaya başladıklarında işe mangalda kül burkamıyorlar. Dünyaya insanlık, demokrasi ve medeniyet dersi veriyorlar. İnsan haklarından ve hukuktan bahsediyorlar. Tanımasan, bilmesen dünyanın en iyi devletleri ve insanları bunlar sanırsın. Ama bunları tanıdıkça ve yaptıklarına bakınca dünyayı kana ve gözyaşına boğan devletler ve ülkelerin bunlar olduğunu görürsün. Bu küffar devletlerin geçmişine de baktığında katliam ve soykırımla dolu olduğunu görürsün.

 

Kukla yöneticiler, satın aldıkları idarecileri ve kuruluşları kullanarak bu batı medeniyeti palavraları ile Müslümanları uyutmaya çalışıyorlar. Amerika, batı ve Rusya yenilmez bir güçmüş gibi empoze edilerek Müslümanlar korkutulmaya ve sindirilmeye çalışılıyor. Bu zalim devletler neredeyse putlaştırılıyorlar. Aman ha bunlara karşı gelmeyin,  yoksa perişan olursunuz. Onlara koşulsuz itaat edin deniliyor. Buranın gelip yakıp yıkıp, tecavüz edip istediklerini yapsınlar. Bu türden Kukla yöneticiler sayesinde Müslümanlar korkutuluyor, bu şekilde Müslümanlara ait malların Batılı devletler tarafından yağma edilmesinin yolu açılmış oluyor.

 

Bugün Amerika, istediği İslam ülkesinde rahatça operasyonlar yapıyor, istediği İslam ülkesini işgal etmeyi kendisine hak biliyor. İstediği yerlerde askeri üstler kurabiliyor. Bu yaptıklarını da Müslümanları özgürleştirmek için yaptığı kılıfını geçiriyor. Bununla da yetinmeyen küffar devletler, İslam ülkelerindeki kuklalarını kullanarak Yemen, Bahreyn vb. ülkelerde olduğu gibi Müslüman halkları öldürtüyorlar. Bu yöntemle Müslümanların üzerinde baskı oluşturmaya çalışıyorlar. Bu kukla yönetimler sayesinde İslam beldeleri parçalanıyor ve Müslüman toplumlar birbirine düşman ediliyor. Batının son oyunu ise İslami devletleri parçalamak ve kedilerine tam bağlı küçük kukla devletler kurmak. Bunu yapmak için de kukla devletleri kullanmakta.

 

Ayrıca oluşturduğu bu kukla yönetimler sayesinde İslam'ın içi boşaltılarak, İslami öğreti ve değerler yok ediliyor veya edilmeye çalışılıyor.

 

Kukla yöneticilerin halkları üzerindeki bu yalan dolu korku yaygaracılığıdan dolayı, Siyonist İsrail, Filistin topraklarını keyfine göre işgal edip, Filistinlilerin topraklarında yeni yerleşim yerleri kurabiliyor. Son dönemde hepimizin bildiği gibi kutsal Kudüs şehrinde ezan okunması yasaklandı. 'Allah' sesleri susturuldu. Bununla yetinmeyen Siyonist İsrail, son günlerde Müslümanların Mescid-i Aksa'da namaz kılınmasına bile müsaade etmiyor. Zorbalık ve katliamla Müslümanların Aksa'ya girmelerini engelliyor. Kukla devletler ise bu duruma seyici kalmış nerdeyse Siyonist Rejim'in yaptıklarını destekleyip, yaptıklarına alkış tutacak konuma gelmişlerdir.

 

Üzücü olan ise bunca işgaller, katliamlar, tecavüzler ve haksızlıklara karşı Müslüman toplumların duyarsız ve sessiz kalması olmuştur. Artık Müslümanların öldürülmesi, kadınlarına, kızlarına tecavüz edilmesi, topraklarının işgal edilmesi karşısında vurdum duyulmaz tavırlar had safhaya ulaşmış durumda. Olan bunca zulüm normal karşılanıyor. Çoğu zaman aman 'bana ne' deniliyor.

 

Dünyanın dört bir tarafında Müslüman kardeşlerimiz zalimlerin zulmü altında inim inim inlemede. Bizler ise artık kardeşlerimize yapılanları normal karşılayarak yarın kendi başımıza gelecek şeylere de zemin hazırlamış oluyoruz.

 

Bir daha önemle belirtmek isterim ki,  Filistin ve Kudüs Müslümanların direniş veya kırılma noktasıdır. Ya direnip Filistin'i, Kudüs'ü özgürleştireceğiz ya da zillet içinde yaşamaya devam edeceğiz. Filistin'in özgürlüğü tüm İslam topraklarının özgürleşmesi, yeni bir doğuşun ilk adımı olacaktır.  Diğer bir seçenek ise zalimlerin boyunduruğu altında, zillet içinde yaşamaya devam etmek olacaktır. Tercih bizlerin...

 

Her zaman olduğu gibi yazımı daha fazla uzatmak istemiyorum. Yazdıklarımdan anlatmak istediğim şeyi yazamadıklarımla birlikte anlamış olduğunuzu düşünerek yazımı burada sonlandırıyorum.

 

Selametle kalın...

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !