20 Kasım 2017 Pazartesi Saat:
19:12
28-08-2017
  

Myanmar Dosyası: İşin Aslı Ne?

Son yıllarda özellikle İslam coğrafyasının gündemini az da olsa meşgul eden Myanmar'ın Arakan bölgesindeki Müslüman kıyımı hala devam ediyor.

Facebook da Paylaş

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

Arakan'da son 3 günde 200'ü aşkın Müslüman katledildi ve kentleri yağmalandı. Katliamdan kaçanlar ise Bangladeş sınırında Budistler ve Myanmar ordusunca ablukaya alındı. Şu anda çoğunluğu kadın ve çocuk binlerce Müslüman topluca katliam tehdidiyle karşı karşıya.

 

Ama İslam Aleminin aymazlığı ve tefrikalarından yararlanıp insanlık suçu işleyen Myanmar Hükümeti'nin de bahanelerle dolu ve yaptıklarını sözde meşru gösterecek kendince haklı tarafları var.

 

Çoğunluğu Budist olan Myanmar’da Müslümanlar nüfusun yaklaşık % 10'unu oluşturuyor. Bu da 55 milyonluk ülkede beş milyon civarında bir halk kitlesi demek; yani ülkenin en büyük azınlığı.

 

Aslında işin temellerine indiğimizde 1947 yılından bu yana devam eden Arakan İsyanları İngilizlerin bölgeden ayrılma sinyalleri verdiği döneme denk gelmektedir. İngiliz sömürge güçleri Hindistan'dan ayrılırken geride milliyetçilik ve din farklılığı üzerine birçok fitne ile ayrılmış ve aynısını Burma'da yani Myanmar'da da yapmıştır. Pakistan ve Bangladeş'in bağımsızlığını ilan ettiğini gören Arakanlılar da 'Belki!' diyerek 1948'de sömürgeden kurtulan Myanmar'da ilk bağımsızlık savaşına girişmiş lakin bu isyanlar Burma Ordusu tarafından kanlı bir şekilde bastırılmıştır.

 

Daha sonraki yıllarda Myanmar'daki Rohingya Müslümanları ve Hükümet arasında sık sık çatışmalar yaşanmış ve devletin aldığı bir dizi ayrıştırıcı vatandaşlık kararlarından sonra da 2012 senesinde Arakan Bölgesi'nde yeniden başlayan ayaklanmalar ile artan çatışmalar sırasında Myanmar Hükümeti ve siviller tarafından Müslüman azınlığa yönelik saldırı katliama dönüşmüştür. Uzun bir süre devam eden bu çatışmaların ardından 2016 yılında Myanmar Dini İşler Bakanı Aung Ko ülkede yaşayan Budistleri 'Tam Vatandaş' ilan ederken Müslümanları ise 'Yan ve Yarı Vatandaş' şeklinde tanımlayınca yeni bir isyan hareketi baş göstermiştir.

 

Biraz geçmişe gittiğimizde yani 1971 yılına, Bangladeş Kurtuluş Savaşı sırasında Rohingyalar Pakistan-Hindistan Savaşından yararlanarak bolca silah bulma imkanına kavuştular ve ormanlarla kaplı olan Kuzey Arakan'ı üs olarak kullanmaya başladılar. Sonra Arakan Mücahit Grupları ile Burma Ordusu yine karşı karşıya geldiler. Üç seneye yakın süren bu çatışmalar 1974'te Arakanlı Müslümanların yenilgiye uğratılmasıyla son buldu ve önde gelen Müslüman liderler Bangladeş'e kaçtılar.

 

Tehlikenin bitmediğini bilen Myanmar Hükümeti 1978'de Bangladeş-Burma sınırını kontrol etmek için bölgeye asker yığdı. Bu olaylar esnasında on binlerce Arakanlı yerlerinden edildi ve bir kısmı da katledildi. İşin böyle yürümeyeceğinin farkında olan Müslümanlar Rohingya Vatanseverler Cephesi'ni kurdu ve pek çok Müslüman bu örgüte katıldı. Daha sonra bu yapılanma ismini Rohingya Dayanışma Teşkilatı olarak değiştirmiş ve bunun ardından da özellikle Afganistan, Pakistan ve Bangladeş'te bulunan cihatçı gruplardan destek görmeye başlamıştı.

 

Seksenlerin ortalarında Arakan Rohingya İslami Cephesi kuruldu ve tekrar bağımsızlık kıpırtıları görülmeye başlandı. 80'lerin sonunda Bangladeş'in güneyinde eğitim kampları kurmaya başlayan bu teşkilat 90'lı yıllara gelindiğinde Taliban ve el-Kaide gibi gruplarla dirsek temasına geçtiler. Bunun üzerine Burma Ordusu, Bangladeş-Myanmar sınırını temizlemek için büyük bir operasyon başlattı. 1992 senesinde çeyrek milyon Müslüman ülkeden zorla sürgün edildi ve Bangladeş'e yerleşmek zorunda kaldı. Bunun üzerine Suudi Arabistan maddi olarak Arakan Müslümanlarını destekleyeceğini açıkladı.

 

1998'nin son aylarında Arakan'da bulunan Müslüman kuruluşlar tek bir çatı altında toplanma kararı aldılar. Hemen ardından da Rohingya Ulusal Ordusu kuruldu. Ordunun eğitim işlerini Taliban ve el-Kaide üstlendi.

 

Tarihler 8 Haziran 2012'yi gösterirken Müslümanlar ve Budistler arasında çatışmalar patlak verdi. Yüzlerce Müslüman katledildi ve 2 bin beş yüzü aşkın mesken kullanılmaz hale getirildi ardında da yüz bine yakın Arakanlı Müslüman göçe zorlandı.

 

Bu olayların üzerinden iki ay geçmemişti ki zamanın Bangladeş'e kaçan bazı Müslüman liderleri, Kuzey Arakan'da 'Rahmanland İslami Cumhuriyeti' adlı bir devlet kurduklarını ilan ettiler. Gelişmeler karşısında ülke bütünlüğünün tehlikeye girdiğini fark eden Myanmar Hükümeti ertesi sene boyunca Müslümanlara karşı baskılarını arttırdı. Milliyetçi Budistlerin de olayları karışması ile durum içler acısı bir hal aldı. Yaşanan bu şiddet olaylarından sonra Müslümanlar özellikle komşu ülke Bangladeş'e ve diğer yakın ülkeler olan Malezya, Endonezya'ya göç etmeye başladılar. Ama Burma'nın komşu ülkeleri bu mülteci akınına çok da sıcak bakmamaktadır.

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
  • Servet   30-08-2017 11:29

    Myanmar Hükümeti'nin de kendince haklı tarafları var. Bu cümle bile bir bahane sayılamaz katliam için. Bu ibareyi yazıdan çıkarmanız isabetli olacaktır

Kategorideki Diğer Haberler