17 Ekim 2018 Çarşamba Saat:
19:31
03-10-2018
  

Namaz ve Günahtan Alıkoyuculuğu

Cemaat imamının adaletini önemsemek, bireyin fısk ve yanlış işlerden uzak durmasını sağlar...

Facebook da Paylaş

 

 

 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

“Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah’ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir. Allah, yaptıklarınızı bilir.”

Ankebut, 45

Soru: Nasıl olur da namaz birey ve toplumu çirkin ve kötü işlerden uzak tutabilir?

 

Cevap: 1 – Tüm inkârcılığın kökünde gaflet vardır ve A’raf suresinin 179. ayet-i kerimesinde gafil insan, hayvandan daha aşağı olarak tanıtılmıştır: “And olsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen birçoklarını cehennem için var ettik. İşte bunlar hayvanlar gibi, hatta daha da aşağıdadırlar. İşte bunlar gafillerin ta kendileridir.”[1] Namaz Allah’ı hatırlamanın ve gafleti ortadan kaldırmanın en iyi vesilesi olarak küfrün ortamını ortadan kaldırır.

 

2 – Namazın ikamesi ve ilahi renge sahip olmak, şeytanın rengini kuşanmaya engeldir. Beyaz elbisesini giyen kimsenin kirli ve tozlu bir yerde oturmaktan kaçınmasında olduğu gibi.

 

3 – Namazın yanında genellikle zekâtın verilmesi de tavsiye edilmiştir ki bu, bireyi cimrilik illetinden, yoksullara karşı ilgisiz kalmaktan, toplumu da kötülüklere yönelme ortamını yaratan fakirlik belasından kurtarır.

 

4 – Namaz, birçok hüküm ve emirlere sahiptir. Bu hüküm ve emirlere uyulduğunda insanı birçok günahtan da uzak tutar. Örneğin;

 

* Namaz kılan kimsenin namazını kılacağı mekânın ve elbiselerinin helal olma şartı, insanı başkalarının hukukuna tecavüz etmekten alıkoyar.

 

* Namaz, namazı kılan kimsenin beden, elbise, kılacağı mekân ve abdest suyunun temiz olma şartına riayet edildiğinde insanı pislikten uzak tutar.

 

* İhlas şartına uymak, insanı şirkten, riyadan ve gösterişten alıkoyar.

 

* Kıble şartı ise, insanı hedefsiz olma illetinden ve her tarafa yönelmekten alıkoyar.

 

* Rükû ve secde, insanı kibirlenme hastalığına yakalanmaktan men eder.

 

* Namazda uygun şekilde örtünmek, insanı iffetsizlik illetinden ve hayasızlıktan korur.

 

* Cemaat imamının adaletini önemsemek, bireyin fısk ve yanlış işlerden uzak durmasını sağlar.

 

* Cemaat namazı, insanı her türlü gereksiz uzletten kurtarır.

 

* Cemaat namazının hüküm ve şartlarına riayet etmek, birçok değeri canlı tutar. Örneğin; halkçı olmak, rehberin önüne geçmemek, toplumdan geri kalmamak, hak sözün karşısında sessiz kalmak, intizam ve düzen, takvalı insanlara kıymet vermek, tefrikadan uzak durmak, kınanmış olan milliyetçilik ve bölgesecilik vs. gibi her türlü siyasi münkir akıma kapılmaktan uzak durmak.

 

* Namazda ‘Hamd’ suresinin okunmasının gerekliliği, âlemleri Yaratan ile insan arasındaki irtibatı ‘Rabbu’l âlemin’e hamdederek, O’nun karşısında huşu ve kulluğu ‘iyyake-n’abudu’ ile, O’na olan tevekkül ve O’ndan yardım dilenmesi ‘iyyake-n’abud’, meadın hatırlanması ve teveccüh ‘malik-i yevmi’d-din’, ilahi evliya ve masum rehberler ile birliktelik ‘en-amte aleyhim’, bozguncu rehberlerden uzak durmak ‘gayri’l mağdub’ ve insanın diğer toplumlarla olan irtibatı ‘na’bud’u ve nesta’in’ ile beyan edilmiştir. İşte bu düsturlardan her birindeki gaflet, insanı ya münkirliğe ya da münkirliğin ortamına hazırlar.

 



[1] - A’raf, 179

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler