19 Nisan 2019 Cuma Saat:
04:12

Nevruz Birlik Bayramıdır

19-03-2019 12:14


 

 

 

 

 

 

Yeni gün anlamına gelen Nevruz Bayramı, yeni bir yılın başlangıcı, doğanın uyanışı ve bahar bayramı olarak, hemen hemen tüm kuzey yarım kürede kutlanmaktadır. Farslar, Türkler, Kürtler, Zazalar, Azeriler, Afganlar, Arnavutlar, Gürcüler, Türkmenler, Tacikler, Özbekler ve Kırgızlar bu günü, bayram olarak kutlarlar. Nevruz, Zerdüştlük ve Bahaîlikte de önemli bir gündür ve bu inanca mensup insanlar o günü tatil ederler.

 

Nevruz, günümüz İran’ında, her ne kadar İslami bir kökeni olmasa da bir etkinlik, şenlik ve yeni yılın başlangıcı olarak kutlanmaktadır. Nevruz, İran ve Bahaî takvimlerinde yılın ilk gününü temsil eder.


Nevruzun tarihi milattan önce 330 yıllarında Pers İmparatorluğuna dayanmaktadır. İslam dini, bu bayrama olumlu yaklaşmış ve men etmemiştir. Bu bayram bizim kültürel değerlerimiz içindedir.


Yöremiz halkı da nevruza çok değer vermekte ve bugünü bir bayram olarak kutlamaktadır. Ama bu bayram içerisinde güzel adet ve geleneklerimiz olduğu gibi terk edilmesi daha uygun olan, kötü adetlerimiz de vardır. Akraba ve hasta ziyaretleri, vefat etmiş olan dost ve yakınlarımızın kabirlerini ziyarete gitmek ve dargınları barıştırmak, devam ettirilmesini teşvik etmemiz gereken güzel adetlerdendir. Mendil atmak, yumurta boyamak ve yedi levin (yedi renk) hazırlamakta bayramımıza tat katmaktadır. Çocuklarımızı sevindirmektedir. Ateş yakıp üzerinden atlamak, başkalarının konuşmalarını dinlemek ise terk edilmesi gereken adetlerdendir.


Nevruz Bayramı baharın habercisidir. Bayramlar insanların kaynaşmalarını, birlik ve beraberliklerinin artmasını sağlamalıdır. Rengimiz ve ırkımız ne olursa olsun, bu vatanın evlatları olduğumuzu unutmamalıyız. Çanakkale’de yatan şehitler içinde Kürt’ün, Türk’ün ve Arap’ın olduğunu unutmayalım. Birlik ve beraberlik içerisinde, tek yumruk halinde bu vatanın kurtarılmasını başardıysak, tek yumruk halinde yaşamayı da başarabilmeliyiz. Bizi bölmek ve dağıtmak isteyenlere ortam hazırlamamalıyız. Bu günde akraba ve hasta ziyaretlerine önem vermeliyiz. Küsülü olanları barıştırmalıyız. Birbirimizi affetmeli ve kucak açmalıyız. Fakirlere ve yetimlere yetişmeliyiz. Komşularımızın halini hatırını sormalıyız.


İmamlarımızdan da nevruz hakkında rivayetler nakledilmiştir.


Mualla şöyle diyor: Nevruz Bayramı’nda Hz. İmam Sadık’ın (a.s) huzuruna vardım. İmam (a.s) buyurdu: Bu günü biliyor musun?


Arz ettim: Bu gün acemlerin (Arap olmayanlar) değer verdiği ve birbirlerine hediye verdikleri bir gündür.
İmam (a.s) buyurdu: Bu gün Allah’ın, kullarından, ona ibadet etmeleri, şirk koşmamaları, peygamberlere, ilahi hüccetlere ve imamlara inanmaları için söz aldığı gündür. Bu günde bizim Kaim’imiz (a.s) gelecektir. Hiçbir nevruz olmaz ki biz Ehlibeyt o günde İslam’ın yüceliğini istemeyelim. Çünkü nevruz bizim ve bizim Şiilerimizin günüdür. (Biharu’l- Envar c.59, s.92)


Hz. Ali’ye (a.s) nevruz hediyesi getirdiklerinde şöyle buyurdu: Bu nedir? Dediler: Bu gün nevruzdur. İmam Ali (a.s) buyurdu: O zaman her günümüzü nevruz ediniz. (Vesailu’ş Şia c.12, s.214)


İmam Sadık (a.s) nevruz günü yapılması gereken amelleri Mualla’ya böyle öğretmiştir: Nevruz günü olduğunda gusül et, en güzel ve temiz elbiselerini giyin ve en güzel kokuları kullan. O günde oruç tut. Vacip namazından sonra ikişer rekât olarak dört rekât namaz kıl. Birinci rekâtta Fatiha’dan sonra on defa Kadir suresi oku. İkinci rekâtta Fatiha’dan sonra on defa Kafirun suresi oku. Üçüncü rekâtta Fatiha’dan sonra on defa İhlâs suresi oku. Dördüncü rekâtta ise Fatiha’dan sonra on defa Felak ve Nas surelerini oku. Namazdan sonra da şükür secdesi yap.


Nevruz günü bu duayı çok okumak sevaptır:

 


Ya mukallibe'l kulubi ve'l Ebsar.


Ya Mudebbire'l Leyl-i ve'n-Nehar


Ya Muhevvile'l Havli ve'l Ehval


Hevvil Halena ila Ehseni'l Hal.


“Ey kalpleri ve gözleri değiştiren!

 

Ey gece ve gündüzü peşi sıra getiren!

 

Ey hal ve durumları değiştiren!

 

Halimizi en güzel hale çevir!"

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !