01 Aralık 2020 Salı Saat:
00:43
30-10-2020
  

Nijeryalı Şiilerin Durumu

“Nijerya İslami Hareketi” hedeflerini ilerletmek için demokrasinin araçlarını kullanabilir ve takipçilerinin artan nüfusu göz önüne alındığında, çok uzak olmayan bir gelecekte demokratik mekanizmalar yoluyla iktidarı ele geçirebilir.

Facebook da Paylaş

 

 

 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

 

 

Mehdi Dahnavî konuyla ilgili şöyle yazıyor:

 

''Nijerya'nın Şii nüfusu son yıllar içerisinde katlanarak arttı. Nüfustaki bu artışın önemli bir kısmı ülkedeki Şiilerin çocuk sahibi olmalarından dolayı değil, bilakis bu mezhepten ve dinden önce başka bir inanca sahip olanların sonradan Şiiliğe geçmelerinden kaynaklanmaktadır. 2000 yılından önce ülkenin Şii nüfusu ancak birkaç bine ulaşırken, son yıllarda ülkenin Şii nüfusunun 12 ila 14 milyon olduğu tahmin edilmektedir.''

 

Batı Afrika'daki 195 milyona yakın nüfusuyla Nijerya Federal Cumhuriyeti, kıtanın en kalabalık ve dünyanın ise nüfus yoğunluğu kalabalık ülkelerinden biri sayılmaktadır. Kuzeyde Müslüman, güneyde ise Hıristiyan nüfusa sahip olan ülke, kıtanın en büyük petrol üreticisidir. Ülkedeki Müslümanlar genellikle Sünnî ve Malikî mezhebine bağlıdırlar.

 

Ancak ülkedeki Şiilerin nüfus içinde önemli bir payı vardır. Ülkenin kuzeyindeki Kaduna Eyaletinin merkezi olan Zaria, Şiilerin buluşma ve toplanma yeridir. Eski başkent Lagos ve Kano şehirleri de Şiilerin önemli şehirlerindendir. Nijerya'nın Şii nüfusu birkaç yıl içerisinde katlanarak arttı. Nüfustaki bu artışın önemli bir kısmı ülkedeki Şiilerin çocuk sahibi olmalarından dolayı değil, bilakis bu mezhepten ve dinden önce başka bir inanca sahip olanların sonradan Şiiliğe geçmelerinden kaynaklanmaktadır. Bu gruba ise “mübtebsirler” adı verilmektedir. 2000 yılından önce ülkenin Şii nüfusu ancak birkaç bine ulaşırken, son yıllarda ülkenin Şii nüfusunun 12 ila 14 milyon olduğu tahmin edilmektedir.

 

Ülkedeki Şiilerin lideri Şeyh İbrahim Zakzaki'dir (daha önce Malikî mezheptendi). O, mezhebini tebliğ etmek ve yaymak için yeni araçlar kullanan önemli bir teşkilata sahiptir. Ayrıca o, hareketinin en başından itibaren “Nijerya İslami Hareketini” kurdu, onu güçlendirmek ve genişletmek için çok çaba harcadı. Bu teşkilatın şimdiye kadar düzgün bir teşkilat olduğunu gözlemledik. Öte yandan Nijerya'daki Şiiler, uzun yıllardır önemli bir azınlık olmamalarına rağmen, ülke toplumu tarafından iyi bir şekilde tanınmış ve benimsenmişlerdir. Başka inançlara sahip (Vahhabiler dışında) kişilerin de onlarla herhangi bir problemi bulunmamaktadır.

 

Nijeryalı Şiiler ve Nijerya Hükümeti

 

Ülkenin güvenlik güçleri ve devleti “Nijerya İslami Hareketine” biraz temkinli ve hatta kaba yaklaşıyor. Ülkede, “Nijerya İslami Hareketinin” takipçilerine askeri eğitim verdiğine ve bir askeri birim kurma niyetinde olduğuna inanılıyor. Bu mesele Nijerya İslami Hareketi'nin faaliyetlerine yönelik hassasiyetleri bir hayli arttırmış ve durum kanlı çatışmalar yaşanacak kadar ileri gitmişti.

 

Görünen o ki “Nijerya İslami Hareketini” zayıflatabilecek konulardan biri de hükümet ve ordunun onlara karşı olan tavrı neticesinde radikalizme doğru ilerlemeleridir. Nitekim “Nijerya İslami Hareketi” ordunun şiddet eylemlerine karşı benzer eylemlere başvurursa, hem toplumun onlara karşı artan ilgisi azalacaktır ve hem de onları bastırmak için ordunun eline gerekli bahaneyi vermiş olacaklardır.

 

Öte yandan, Nijerya hükümetinin genel olarak dini kimlik talep eden akımlardan pek hoşlanmadığını da belirtmek gerekir. Nitekim Modern eğitimin kapatılması çağrısında bulunan Boko Haram'ın kurucusu Şeyh Muhammed Yusuf'un öldürülmesi de bu iddianın kanıtıdır.

 

Ülkedeki hükümet, demokrasiyi teşvik ederek Nijerya'yı geliştirmeye çalışıyor ve bu, hem Nijerya İslami Hareketi'nin hem de diğer İslamcı grupların ilgilendiği bir konudur. Bu konuyu Nijerya İslami Hareketinin zaafı olarak adlandırabiliriz. Görünüşe göre “Nijerya İslami Hareketi” hedeflerini ilerletmek için demokrasinin araçlarını kullanabilir ve takipçilerinin artan nüfusu göz önüne alındığında, çok uzak olmayan bir gelecekte demokratik mekanizmalar yoluyla iktidarı ele geçirebilir. Nijerya İslami Hareketi bu şekilde ılımlı bir İslam'ı sunarak iktidara gelmenin yanı sıra Nijerya toplumunda daha başarılı olacak ve uluslararası toplumdaki varlığı, desteklenmediği takdirde de kesinlikle reddedilme ve tecrit ile karşılaşmayacaktır. Nitekim bu şekilde Selefi köktenciliğini de izole edebilecektir.

 

Dış Aktörler

 

Ülkede yaşanan gelişmelerde dış faktörlerin aksiyonlarının etkisinin payı olduğu da göz ardı edilmediği takdirde, yukarıdaki hususların tamamı gerçekleşecektir. Açık olan, ülkedeki Şii nüfusun artan eğilimidir ve bu da Şiilerle iyi ilişkileri olmayan ülkelerin hassasiyetini tetikleyebilir. Onlardan biri ve en önemlileri de Suudi Arabistan'dır. Ülke ordusunun çok sayıda kişinin ölümüyle ve yaralanmasıyla sonuçlanan kanlı saldırısının ardından, Suud Kralı ülkenin Cumhurbaşkanıyla yaptığı telefon görüşmesinde terörle mücadeleye desteğini dile getirmişti. Nijerya hükümetine ve ordusuna bu tür bir Suudi desteği, mümkün olan en açık ve en doğal eylemdir. Zira Suudi Arabistan'ın Afrika'nın en önemli ve stratejik ülkelerinden birinde (özellikle petrol üreticisi ülkeler arasından) hiçbir şekilde Şiiliğin yayılmasını istemeyecektir.

 

Öte yandan, İran'ın “Nijerya İslami Hareketini” açık bir şekilde desteklememesi gerektiği görülüyor, zira İran desteği açıkça görüldüğü takdirde, Nijerya İslami Hareketi yabancılarla işbirliği yapmakla suçlanabilir ve daha fazla baskı altında kalabilir. Ayrıca İran'ın bölgedeki ve dünyadaki eylemlerine yönelik halkın duyarlılığı artmakta, İran'ın Batı Afrika'ya nüfuz etmeye çalıştığı anlaşılırsa, üzerindeki baskı ve İran'a karşı hassasiyet ikiye katlanacaktır. Eğer İran manevi destek sunarsa, Nijerya İslami Hareketi tam bağımsızlığını sergileyecek, İran'la bağlantısı için yerli ve yabancı muhaliflerin eline koz vermekten kurtulacaktır.

 

Genel olarak, Nijerya'daki Şii nüfusun artan eğiliminin Şii jeopolitiğinin yayılması için iyi bir olanak sunduğu söylenebilir. Afrika'nın en kalabalık ülkesinin ve bu mevcut hareketin idealleri göz önüne alındığında, onun devam etmesine ve genişlemesine dair umutlar mantıklı görünmektedir.

 

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler