19 Nisan 2019 Cuma Saat:
04:12
  

Olmalı&Olmamalı

Ayetullah Seyyid Ali Hamanei'den "Belirleyici İkilemler"

Facebook da Paylaş

 

 

 

Ayetullah Seyyid Ali Hamanei geçtiğimiz günlerde Bilgeler Meclisi Başkanı ve üyeleri ile görüşmesinde İslam düşmanlarına karşı tüm güçlerin azami derecede seferber olmaları gerektiğini vurguladı.

 

Ayetullah Hamanei ülkelerin ve insanların sorun ve hadiselerle nasıl karşılaşması gerektiği konusunda derin bir söylem ve idrak yaratılması gerektiğini belirterek bu konuda on bir ikilemi beyan etti. Konuyla ilgili Ayetullah Seyyid Ali Hamanei şunları söyledi:

 

Düşmanların azami saldırılarına karşı kendi gücümüzü ve imkanlarımızı azami derecede seferber etmeli ve böylece halkın ve yetkililerin ilahi zikre ve Allah’a tevekkül gibi derin inançları ışığında Yüce Allah'ın bu millet hakkındaki sadık vaatlerinin gerçekleşmesine zemin oluşturmalıyız.

 

Hamanei konuşmasının ana eksenini, yani sorunlar ve hadiseler ve ayrıca olumlu gelişmelerle nasıl karşılaşılması gerektiğini on bir ikilem kalıbı üzerinde kurarak şöyle dedi:

 

Bazen bizim hadiselere ve olaylara karşı tepkimiz aktif ve çare arayışı biçiminde ve bazen de tepkimiz pasif ve sırf sitem etme ve hareketsizlik biçiminde olur.

 

Ayetullah Hamanei “inisiyatifli karşılaşma” ve “tepkisel karşılaşma”nın da bir başka ikilem olduğunu belirterek şöyle devam etti: tepkisel karşılaşmada bizim hareketimiz, düşman hareketine tabidir, fakat inisiyatifli karşılaşmada biz inisiyatifi ele alır ve düşmanların asla hayal bile edemedikleri noktadan onlara darbe vururuz.

 

Ayetullah Hamanei “umutsuz karşılaşma” ve “umutlu karşılaşma” da hadiseler ve olaylara karşı tepkide bir başka ikilem olduğunu belirterek, bir başka ikilem de “korku ile karşılaşma” ve “cesurca karşılaşma” olduğunu ifade etti.

 

İkilemlerin bir başkası “kararlılık ve tedbirle karşılaşma” ve “saf düşünmek ve saflıkla karşılaşma”dan ibaret olduğunu kaydeden İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei şöyle dedi:

 

Örneğin sanal ortam konusunda iki şekilde davranılabilir: Biri, tedbirli ve dikkatli davranmak ve diğeri de saf düşünmek ve konunun karmaşıklığını görmemek ve konuyu basite indirgemek ve ona karşı umursamaz davranmaktır.

 

Ayetullah Seyyid Ali Hamanei “tehditlere ve fırsatlara geniş açıdan bakmak” ve “tehditlere ve fırsatlara sırf tek yanlı bakmak” da bir başka ikilem olduğunu belirterek şöyle devam etti: Bu ikileme bir örnek, Amerika’nın düşmanlığına karşı nasıl mücadele edileceği konusudur ki burada tehditleri ve fırsatları birlikte görmek veya sadece tehditleri veya sadece fırsatları görmek söz konusu olabilir, ancak her iki yaklaşımın kendine göre sonuçları ve tesirleri olacaktır.

 

İslam İnkılabı Lideri “sahanın gerçeğini tanımak” ve “gerçekleri tanıyamamak” da sorunlar ve hadiselerle karşılaşmada bir başka temelli ikilem olduğunu belirterek şöyle dedi:

 

İç meselelerde düşman ve onu izleyenler bizim konumumuzu zayıf ve düşman konumunu güçlü göstermek ve nihayetinde ülke çözümsüz bir yığın sorunla karşılaştığını ve hiç bir şey de yapılamayacağını telkin etmek için büyük çaba harcıyor.

 

Ayetullah Hamanei şöyle devam etti: Bir başka örnek, bölge meseleleridir. Eğer biz bölgedeki konumumuzu ve düşmanın bizden çekindiği gerçeğini bilemezsek bir türlü hareket ederiz, fakat eğer bu gerçeklerin bilincinde olursak, başka türlü hareket ederiz.

 

Ayetullah Hamanei bu doğrultuda şu vurguyu yaptı: İran İslam Cumhuriyeti’nin bölgedeki varlığı hakkında yanlış ve yersiz sözleri sarf edenler gerçekte düşman planlarına hizmet ediyorlar.

 

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei “duyguları kontrol altına alma ve yönetme temelinde karşılaşma” ve “duyguların etkisi altında karşılaşma” da ikilemlerden bir başkası olduğunu belirterek şöyle buyurdu:

 

Ülkeye zarar verebilecek durumlardan biri kamuoyunun duygularının kontrol edilememesidir. Ben defalarca gençlere inandığımı ve güvendiğimi vurgulamışımdır, fakat bu, toplumda gençlerin duygularının kontrol altına alınmaması anlamına gelmez.

 

Ayetullah Hamanei ayrıca gençleştirme kavramının gerçek anlamı hakkında bir uyarıda bulunarak şöyle devam etti:

 

Bazıları benim gençleştirme meselesine yaptığım vurguyu, yaşlıları dışlama şeklinde yorumlamıştır. Ancak bu yorum yanlıştır ve gençleştirme kavramının anlamı hakkında derin düşünmek gerekir.

 

Ayetullah Hamanei konuşmasının devamında sorunlar ve hadiselerle karşılaşmada şer’i sınırlara uymakla uymamak da bir başka ikilem olduğunu belirterek şöyle dedi:

 

Karşılaşmanın bir başka çeşidi ise “deneyimlerden yararlanma”ya karşı “aynı delikten iki kez sokulma”ikilemidir.

 

Amerika ve Avrupa’ya karşı nasıl davranılması gerektiğine işaret eden Ayetullah Hamanei şöyle devam etti:

 

Bizim Amerikalılar ve Avrupalıların icraatı hakkında deneyimlerimiz çoktur, fakat nükleer anlaşma ve Amerikalı yetkililerin yerine getirmeleri gerektiği, fakat caydıkları yükümlülükleri gözümüzün önündedir ve şimdi Amerika ve kaşı cephe ile yüzleşmekte bu deneyimlerden yararlanmalıyız.

 

Ayetullah Seyyid Ali Hamanei son ikilemi de şöyle açıkladı:

 

Hadiselerle karşılaşmada bir ikilem de şu ki birbirimize saldıralım ve herkes başkasını suçlu göstermeye çalışsın, ya da kendi aramızda sürtüşmekten el çekelim ve rahmetli İmam Humeyni’nin tabiri ile ne kadar haykıracak olursak, bunu Amerika’ya karşı yapalım. Unutmamak gerekir ki bizim gerçek düşmanımız Amerika’dır ve biz düşmanımızı tanımakta asla hata etmeyiz. Kur'an'ı Kerim zaferlerin karşısında kibirlenmeyin ve tesbih ve istiğfar ederek o zaferi kendinizden değil, Allah’tan bilin, şeklinde buyurmuştur.

 

Ayetullah Hamanei Merhum İmam Humeyni’nin bu inkılapta ve ilgili hadiselerinde sürekli ilahi gücün eli bulunduğu yönündeki beyanatını hatırlatarak şöyle devam etti:

 

Rahmetli İmam zaferlerle karşılaşmada onları Allah tealanın lütfu ve inayetinin sonucu bilirdi, nitekim Hürremşehir kentini Allah kurtardı, şeklinde buyurdu.

 

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei konuşmasının devamında hadiselere karşı korku ve paniğe kapılmamak gerektiğini belirterek şöyle buyurdu: İmam Humeyni bu ilahi tavsiyenin mazharıydı ve hiç bir zaman hiç bir hadiseden korkmazdı.

 

“umutsuzluktan sakınmak”, Ayetullah Hamanei’nin “hadiselere ve olaylara karşı ülkenin ve etkili yöneticilerinin karşılaşma” meselelerine karşı tutumunda dikkat etmeleri gereken bir başka önemli nokta olduğunu belirterek sözlerine şöyle devam etti:

 

Yüce Allah’ın buyurduğu üzere her daim iman, tevekkül, azim, irade ve kararlılıkla hedeflerimizi gerçekleştirebileceğimizden ve büyük güçlerin burnunu yere sürmekten umutlu olmalıyız.

 

“herkesin acelecilik, sabırsızlık ve bahane aramaktan sakınması” Ayetullah Hamanei sorunlarla karşılaşmada üzerine vurgu yaptığı bir başka noktaydı. Ayetullah Hamanei şöyle dedi:

 

Herkes çaba harcamalı ve çeşitli alanlarda gerekli tedbirleri alarak uygulamalı, fakat hedefe ulaşmak için sabırlı olmak gerektiğini de bilmeli, zira tüm işleri hızlı bir şekilde yapmak mümkün değildir.

 

Ayetullah Hamanei ayrıca “düşmanların yumuşak saldırılarına karşı korunmak üzere arada koyu sınır belirlemek” de çok gerekli olduğunu belirterek sözlerine şunları ekledi:

 

Kültürel sınırlar da coğrafi sınırlar gibi bakıma ve belirgin hale getirilmeye ihtiyacı vardır, böylece düşmanın hile yapmak ve nüfuz etmekle sınırları aşması ve ülkenin sanal ortamı ve kültürüne musallat olması engellenmiş olur.

 

Düşmanla sınırları koruma üzerine vurgu yapan Ayetullah Hamanei aynı zamanda marjinal ama ince bir noktaya da temas ederek şöyle vurguladı:

 

Düşmanlara karşı yersiz bağnazlık yüzünden görüşümüze karşı olanları düşmanlara eşlik etmekle suçlamamalıyız. Örneğin falanca konvansiyon veya anlaşma ülkede tartışılırken ve muvafıklar ve muhalifler görüşlerini ve gerekçelerini beyan ettikleri sırada taraflar birbirini düşmana eşlik etmekle suçlayarak birbirine düşmemeleri gerekir.

 

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei beyanatının sonunda iki önemli noktaya vurgu yaptı: Düşmanın azami saldırısına karşı güçleri azami derecede seferber etmek ve Allah’ı zikretmek ve yad etmekten gafil olmamak. Düşman yani Amerika ve Siyonistler bugün tüm imkanlarını İran milletine karşı seferber etmişler ve Batılılar ve Avrupalılar da bir nevi onların yanında İran’a karşı düşmanlık güdüyorlar.

 

Amerikalı yetkililerin İran milletine karşı en ağır yaptırımları uyguladıkları yönündeki sözlerine işaret eden İslam Hamanei şöyle devam etti:

 

Onlar İran’a karşı azami saldırıda bulundular, fakat eğer biz de onlara karşı imkanlarımızı azami derecede seferber edersek, ilahi fazl sayesinde Amerikan tarihinde en ağır darbeyi bu ülkeye vurmuş oluruz.