26 Haziran 2019 Çarşamba Saat:
07:22
06-02-2019
  

On İki İmamı Tanıyalım

Şia’ya göre imamet, sadece yüzeysel bir makam olmayıp aksine çok yüce seçkin ve manevî bir makamdır.

Facebook da Paylaş

 

 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

İmamet Nedir?

 

Şia, Hz. Peygamber (s.a.a) kendisinden sonra Hz. Ali’yi imam olarak tayin ettiğine, Müslümanların ve toplumun idarecisi olarak atadığına inanmaktadır. İmamet İslâm toplumunu kontrol altına alıp, onların dünyevi, dini, maddi ve manevî her şeylerinde onlara önderlik etmektir, dolayısıyla böyle bir önderlik sadece Allah tarafından atanma yoluyla meşru olup kabul edilebilir. Hatta peygamberin kendisi bile, kendi başına bu konuda görüş belirtme hakkına sahip olmayıp; bunu sadece Allah’ın emri doğrultusunda yapabilir. Bu yüzden imamet peygamberlik gibi ilahi atama yoluyladır. Nasıl ki peygamber sadece Allah tarafından seçilebilirse, imam da sadece, Allah tarafından seçilir.

 

Bize göre; nasıl ki, peygamberler her türlü günah ve hatadan masum olup ilahi ilimle teyit ediliyorlarsa, imamlar da aynen öyledir. Böyle oldukları için de onları ancak Allah tayin edebilir; çünkü kimin masum olup, nübüvvet veya imamet makamına layık olduğunu ancak Allah bilir. Bu sıfatı kulların teşhis etmesi imkânsızdır.

 

Şia’ya göre imamet, sadece yüzeysel bir makam olmayıp aksine çok yüce seçkin ve manevî bir makamdır. İmam toplumun sosyal konularından ve idaresinden öteye, her açıdan insanların hidayetini de sağlamak görevini üstlenmiştir. O, halkın düşüncesini ve ruhunu hidayet eder. Peygamberin dinini her türlü tehlike tahrif ve değişime uğratılmaktan korur ve peygamberin gönderilmesindeki hedefleri uygular.

 

İslâm dini mükemmel bir din olması ve bütün insanlığın sorunlarına her zaman ve mekânda cevap verebilmesinin ve dünyanın sonuna kadar kalıcılığını koruyabilmesinin tek çaresinin toplumun zarurî kanunları hakkında, bu dinin ileriye yönelik görüşlerinin olmasına bağlıdır. Zira toplumun ve dinin bu zarurî kanunları Peygamber’in vefatıyla, ortadan kalkma tehlikesiyle yüz-yüze kalacaktır.

 

İşte bütün bunların garantisi, Resulullah (s.a.a) için lâyık olan, onun yolunu eksiksiz bir şekilde sürdürüp onun dininin koruyucusu olacak bir imamın olmasıdır. Öyle bir imam ki, İslâm’ın bütün gereklerini ve inceliklerini, en geniş ebatlarıyla anlayabilmeli ve Allah tarafından özel olarak verilmiş bir ilme sahip olmalıdır. Bunun yanında nefsanî ve şeytani duygularının etkisinde kalarak, bilerek veya bilmeyerek; dinde tahrif ve değişiklik yapmaması, hatalara duçar olmaması için masumiyet sıfatına sahip olması gerekir. Aynı şekilde peygamberin, eğitim programlarını üstlenip cahil insanlara, en yüce tekâmül derecesine yetiştirebilecek ve toplumsal şartların müsait olması halinde hükümet işlerinin kontrolcüsü, toplumdaki işlerin idareciliği, İslâm kanunlarının en güzel şekilde icra edicisi hakkı ve adaleti dünyaya yayabilecek güce sahip olmalıdır.

 

Yüce Allah tarafından atanan ve Peygamberimiz tarafından da bildirilen masum imamların sayısının 12 tanedir. Bu imamlar, birbiri peşine peygamberin yolunun devam ettiricileri ve ümmetin hidayet nurudurlar. Onlar diktatör ve zalim hâkimlerin hazırlamış olduğu, en zor şartlar altında dahi peygamberin dinini koruyup sonunda bu yolda kendi canlarını feda ederek şehit olmuşlardır. O üstün insanlar sırasıyla şunlardır:

 

On İki İmam

 

1- İmam Ali: Babasının adı Ebu Talib, annesinin adı Esed kızı Fatıma’dır. Bi’setten on yıl önce, Recep ayının 13. günü Kâbe’nin içinde doğmuştur. Peygamber’in vefatından sonra imamete ulaşmıştır, imamet süresi 30 yıldır. Bu sürenin dört yıl dokuz ayında hükümet etmiştir. Hicretin 40. yılı Ramazan ayının 19. günü Kufe Mescidi’nin mihrabında, yaratılmışların en kötüsü İbn-i Mülcem’in kılıç darbesiyle Ramazan’ın 21. gecesi 63 yaşında iken şehadete erişmiştir.

 

2- İmam Hasan: Peygamber’in Sibt-i Ekber’i, cennet gençlerinin efendisi Hz. Hasan’ın babası Hz. Ali (a.s) ve annesi Hz. Fatıma’dır (s.a). Hicretin 3. yılı Ramazan ayının yarısında Medine-i Münevvere’de doğmuştur. İmam Ali’nin şehadetinden sonra 10 yıl imamet görevinde bulunmuş ve hicretin 50. yılı, Sefer ayının 28’inde 47 yaşındayken Muaviye’nin emriyle kendi hanımı olan Ca’de vasıtasıyla zehirlenerek Medine’de şehit edilmiştir.

 

3- İmam Hüseyin: Kerbela şehidi, Seyyid’üş- Şüheda, Ebu Abdullah Hüseyn’in babası İmam Ali annesi ise Hz. Fatıma’dır. Hicretin dördüncü yılı Şaban ayının üçüncü günü Medine’de gözlerini dünyaya açtı. 11 yıl imamet yaptıktan sonra hicretin 61. yılı, Muharrem ayının 10. günü 57 yaşında iken Kerbela’da 72 yaranı ile birlikte susuz ve acımasızca Yezid ordusu tarafından şehit edildi.

 

4- İmam Ali Zeyn’ul-Abidin: İmam Seccad olarak da tanınan dördüncü imamımızın babası Kerbela şehidi Hz. Hüseyin ve annesi Şehribanu hanımdır. Hicretin 38. yılı, Şaban ayının beşinde Medine’de doğdu. İmameti yaklaşık otuz beş yıl sürdü ve hicretin 95. yılı Muharrem ayının 25’inde; Hişam b. Abdulmelik tarafından 56 yaşında Medine’de şehit oldu. İmam Zeyn’el-Abidin (a.s), Emevilerin en şiddetli zulüm ve baskısı döneminde ve en zor şartlarda imamet görevini yerine getirmiş ve maarif, ahlak, siyaset, sosyolojik konuları dua kalıbında en güzel bir şekilde beyan etmiştir.

 

5- İmam Muhammed Bakır: Babası İmam Seccad, annesi İmam Hasanın kızı Fatıma’dır. Hicretin 57. yılı, Recep ayının evvelinde Cuma günü Medine’de dünyaya geldi. On dokuz yıl imamette bulundu, bu dönemde Ümeyye Oğulları ile Abbas Oğulları savaş halinde olduklarından, İmam Bakır (a.s) en müsait ortama sahip idi ve bu ortamdan en güzel bir şekilde yararlanarak öğrenciler yetiştirmiş, Şia’nın temelini güçlendirmiş ve kültürel bir inkılâp gerçekleştirmiştir. Hicretin 114. yılı, Zilhicce ayının yedisinde, Pazartesi günü 57 yaşında Hişam b. Abdulmelik’in emriyle Medine’de şehadete erişti.

 

6- İmam Cafer-i Sadık: İmam Sadık’ın babası beşinci imam olan İmam Muhammed Bakır ve annesi Ümmü Ferve’dir. Hicretin 83. yılı, Rebi’ul-Evvel ayının 17’sinde Medine’de dünyaya geldi ve hicretin 148. yılı, Şevval ayının 25’inde, 65 yaşında Mansur Devaniki’nin emriyle zehirlenerek Medine’de şehadete ulaştı. İmamet dönemi, 34 yıl sürdü ve bu dönem Şiiliğin yaygınlaştığı bir dönemdir. İmam Sadık (a.s) Emeviler ile Abbasiler arasındaki savaştan yararlanarak geniş bir şekilde ilim havzaları teşkil etti, dört bin öğrenci yetiştirdi ve ilahî maarifi ihya ile mektebin istikrarını sağlamış oldu.

 

7- İmam Musa Kazım: Babası İmam Caferi Sadık, annesi Hamide’dir. Hicretin 128. yılı Sefer ayının 7’sinde Pazar günü Mekke ve Medine arasında yer alan “Ebva” köyünde dünyaya geldi. Otuzbeş yıllık imametinin 23 yılı Abbasî halifelerinin beşincisi olan Harun’un hükümeti döneminde geçmiştir ve bizzat Harun Reşid’in emriyle Bağdat’ta tutulduğu zindanda 55 yaşında iken şehit edildi.

 

8- İmam Ali Rıza: Mübarek türbesi Meşhed’de bulunan İmam Rıza’nın aziz babası İmam Musa b. Cafer’dir, abide ve takvalı annesi ise Tüktem, Necme, Tahire ve Selame isimleriyle meşhurdur Hicretin 148. yılı, Zilkade ayının 11’de Medine’de dünyaya geldi. Yirmi yıl imamet görevinde bulundu, bunun 17 yılını Medine’de ve 3 yılını da horasanda geçirdi. Hicretin 203. yılı, Sefer ayının sonunda, 55 yaşında iken Memun’un eliyle şehadete erişti.

 

9- İmam Muhammed Taki: İmam Rıza’nın tek oğludur, annesinin ismi Hayzeran’dır. Hicretin 195. yılı, Recep ayının 10’unda doğmuş ve 7 yaşında da imamet makamına ermiştir ve 17 yıl sonra da hicretin 220. yılı, Zilkade ayının sonunda, Mu’tasım’ın komplosu ve kendi hanımı (Memun’un kızı) Ümmü Fazl’ın eliyle 25 yaşında Bağdat’ta şehit edildi.

 

10- İmam Ali Naki: Babası İmam Muhammed Takî annesi Semane Hatun’dur. Hicretin 212. yılı Zilhicce ayının 15. günü Medine’de doğdu. Hicretin 254. yılı, Recep ayının 3. günü 42 yaşında, Abbasî halifesi Mu’tez’in emri ve Mutemed-i Abbasi’nin eliyle şehadete erişti.

 

11- İmam Hasan Askeri: Onbirinci imamın aziz babası İmam Ali Naki ve mümine annesi Selil Hatun’dur. Hicretin 232. yılı Rebi’us-Sani’nin 8’inde veya Rebi’ul-Evvel’in 24’ünde Medine’de doğdu. Altı yıl imamette bulunduktan sonra hicretin 260. yılı Rebi’ul-Evvel ayının 8’inde Mu’temed’in hilesiyle 28 yaşında Samerra’da şehadete erişti.

 

12- İmam Mehdi: Zamanın Hücceti, Mehdi-i Mev’ud, İmam-ı Asr, Sahib’uz-Zeman ve Bakıyyetullah İmam Mehdi; hicretin 255. (M. 867) veya 256. yılı, Şaban ayının 15. günü Samerra’da dünyaya gözünü açtı. Babası İmam Hasan Askeri (a.s) annesi ise Nergis Hanım’dır. İmam Mehdi, doğduğu ilk günlerden beri herkese görünmüyordu ve halk yetmiş yıl civarında o hazretin özel naipleri aracılığıyla onunla bağlantı kuruyordu. Bu yetmiş yıllık döneme Gaybet-i Suğra (Küçük Gaybet) diyorlar ve ondan bu tarafa Gaybet-i Kübra (Büyük Gaybet) başlıyor. Gaybet-i Kübra zamanından zuhur zamanına kadar, kimse artık özel naiplik unvanıyla tayin olmamış ve olmayacak. Halk, dinî işlerde ihtisas sahibi olan fakihlere ve hadis rivayet eden âlimlere müracaat etmekle mükelleftirler.

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler