23 Mayıs 2018 Çarşamba Saat:
15:47
13-02-2018
  

On İki İmamın Müjdelendiği Beşaret Hadisi

Ehl-i Sünnet kaynaklarında Hz. Peygamber’in On İki İmamı müjdelediği Beşaret Hadisi

Facebook da Paylaş



Hz. Peygamber (s.a.a.), Veda Hutbesinde, kendisinden sonra gelecek olan On İki İmamı haber vermiştir. Bu hadis Ehl-i Sünnet kaynaklarında üç râvi tarikiyle nakledilmiştir. Ehl-i Sünnet âlimleri ise üçünden yalnızca Câbir b. Semure tarafından nakledilen rivayete ilgi göstermişlerdir.

Ehl-i Sünnet kaynaklarında Hz. Peygamber'in On İki İmamı müjdelediği Beşaret Hadisi[1]

Yazar bu makalede, On İki İmamı müjdeleyen beşaret hadisini naklettikten sonra, hadis âlimlerinin bu rivayete yaklaşım biçimlerini tartışmaya açacaktır. Bu meyanda tartışılacak konular arasında, Buharî ve Müslim'in icaza (kısaltmaya) başvurmaları, başka râviler yerine bir çocuk râvinin rivayetinin tercih edilmesi, hadisin Emevî ve Abbasî halifelerine tatbik edilmeye çalışılması gelmektedir.

Giriş

Allah Resulü'nden sonra halife tayininin gerekliliği tartışmasız bir konudur. Bu, önceki peygamberlerin de uyguladığı bir yöntemdir ve salih ve iyi işler yapan bir neslin, Kitaba, yönetime ve nübüvvet makamına varis olması ilahî bir kanundur. Hz. Peygamber ise, kendisinden sonra Kitap ve nübüvvet yerine imamet makamını miras bırakmıştır. Allah, Hz. Peygamber'in ıtretini (soyunu), Ehl-i Beyt'ini (a.s.) kirden ve kötülüklerden temizlediğinden (“Şüphesiz Allah sizden her türlü kiri gidermek ve sizi tertemiz kılmak ister.”[2]) onları imamete seçmiştir (“Sonra bu Kitabı kullarımızdan seçtiğimiz kimselere miras bırakmışızdır. Onlardan kimi kendine yazık eder, kimi orta davranır, kimi de, Allah'ın izniyle, iyiliklere koşar. İşte büyük lütuf budur.”[3]) ve imamet Ehl-i Beyt'e özgü bir makamdır. Hz. Peygamber'in hayatı da bu görüşü doğrulamaktadır: Hz. Peygamber sağlığında zaman zaman dirayetle ve hikmetle, ya açıktan ya da kinaye yoluyla Ehl-i Beyt'inin velayetinden söz etmiştir.[4]
 

Hz. Peygamber'in zürriyetinden olan On İki İmamın imametine delalet eden hadislerinden biri, Veda Hutbesinde geçmektedir. Bu hadis, Ehl-i Sünnet kaynaklarında da nakledilmiştir. Bu makalede önce, Ehl-i Sünnet kaynaklarında geçen şekliyle söz konusu hadisi nakledecek, ardından Sünnî âlimlerin hadisi nasıl değerlendiğini tahlil edeceğiz. Makalenin devamında ise birkaç hususa işaret ederek Sünnî ulemanın görüşlerini tartışmaya açacağız.
 

1. On İki İmamı müjdeleyen Beşaret Hadisi
 

On İki İmamı müjdeleyen beşaret hadisi, Veda Hutbesiyle ilgili rivayetlerin arasında yer alır. Râvilerin bildirdiğine göre Hz. Peygamber, hem Arafat ve Mina'da hem de Medine'de kendisinden sonra gelecek On İki İmamdan söz etmiş ve bu imamlar var oldukça İslâm'ın izzetli olacağını bildirmiştir. Hadisin varid olduğu yer ve zaman ile kalabalık dinleyici kitlesi, binlerce kişiden oluşan sahabe topluluğu göz önüne alındığında Hz. Peygamber'in bu hadisini onlarca râvinin nakletmesi beklenirdi. Ama ne yazık ki durum böyle olmamıştır. Ehl-i Sünnet kaynaklarında hadis yalnızca üç râviden aktarılmış ve bu üç râvi arasından da yalnızca birine teveccüh edilmiştir. Râvilerin uyguladığı sansüre ilaveten rivayetin metni de tam değildir. Söz konusu üç rivayetin metni Ehl-i Sünnet kaynaklarında geçtiği şekliyle şöyledir:
 

1.1.         Câbir b. Semure rivayeti: Buharî, Câbir b. Semure'den şöyle rivayet eder:

Allah Resulü'nün “on iki emir” dediğini işittim. Sonra bir şeyler daha söyledi ama ben duyamadım. Babam [Hz. Peygamber'in] “Onların hepsi Kureyş'tendir” dediğini söyledi.[5]

Müslim ise şöyle rivayet eder:

Câbir b. Semure şöyle der: Allah Resulü'nün “İslâm, on iki halifeye kadar izzetli ve güçlü olacaktır.” Sonra bir söz söyledi ama ben ne söylediğini anlamadım. Babama “Ne dedi?” diye sordum, “Hepsi Kureyş'tendir” dediğini söyledi.

Müslim aynı rivayeti bir kez de şu şekilde nakleder: “[Hz. Peygamber] bir şey söyledi ama ben ne dediğini anlamadım.”

Rivayetin yine Müslim'in Sahih'inde yer alan üçüncü versiyonu ise şöyledir: [Hz. Peygamber]bir şey söyledi ama insanların uğultuları yüzünden söylediği kayboldu, duyamadım. Babama, “Ne dedi?” diye sordum, Babam, “Hepsi Kureyş'tendir” dediğini söyledi.[6]

Taberanî de İbn Semure'den şöyle nakleder: Allah Resulü'nün minber üzerinde hutbe verirken şöyle dediğini duydum: “Kureyş'ten on iki kayyım vardır ki düşmanların düşmanlığı onlara hiçbir zarar vermez.” Arkama baktığımda Ömer b. Hattab ile babamı gördüm. Onlar bu hadisi işittiğim şekilde benim için yazdılar.[7]

Mecmaü'z-zevâid'de de bu rivayet İbn Semure'den nakledilmiştir. Yalnız bu rivayette bir ekleme vardır:

Sonra Hz. Peygamber evine doğru yürüdü, ben de onun yanındaydım. “Ondan sonra ne olacak?” diye sordum. “Fitne ve kargaşa.” buyurdu. Bu rivayetin râvileri güvenilirdir (sika).


1.2.         Avn b. Ebi Cuheyfe Rivayeti

Hâkim Nişaburî'nin el-Müstedrek'inde Avn b. Ebi Cuheyfe'den şöyle rivayet edilmiştir: Ben, amcamla birlikte Hz. Peygamber'in yanındaydım. Hz. Peygamber, “On iki halife[nin hüküm süreceği dönem] sona erinceye değin ümmetimin işleri daima hayır ve salah üzeredir.” Sonra alçak sesle bir şey söyledi. Benim önümde bulunan amcama, “Amca, ne dedi?” diye sordum. Amcam, “Onların hepsi Kureyş'tendir, dedi.” diye cevap verdi.[8]

Heysemî şöyle yazar: Bu rivayeti Taberanî Evsat (el-Mucemü'l-evsat) ve Kebir (el-Mucemü'l-kebir) kitaplarında ve Bezzâr (da kendi kitabında) rivayet etmiştir ve Taberanî'nin kitaplarına aldığı rical sahihtir.[9]

1.3.         Abdullah b. Mesud Rivayeti

Abdullah b. Mesud'un rivayeti Mecmau'z-zevâid'de şöyle geçer:

Mesruk'tan şöyle dediği nakledilmiştir. “Abdullah'ın yanında oturmuştuk, o bize Kur'ân öğretiyordu. Bir adam, “Ey Eba Abdurrahman! Allah Resulü'ne bu ümmetin kaç halifesi olacağını sordunuz mu?” diye sordu. Abdullah, “Sen Irak'a gelmeden önce kimse bana bu konu hakkında soru sormamıştı.” dedi ve şöyle devam etti: “Evet, [bu konuyu] Allah Resulü'ne sorduk ve Hz. Peygamber şöyle cevapladı: ‘On iki kişi; İsrailoğullarının nakipleri sayısınca.'”

Bu rivayeti Ahmed, Ebu Yala ve Bezzâz da nakletmiştir. Rivayetin isnadında Mücalid b. Said'in ismi geçer ki Nesâî onun sika, güvenilir olduğunu bildirmiştir. Ulemanın çoğunluğu ise onu tezyif etmiş, zayıf addetmiştir. Bununla birlikte, rivayetin isnadında geçen ricalin geri kalanı sikadır.[10]

İbn Hazzâz, İbn Mesud'un şöyle dediğini nakletmiştir:

Allah Resulü'nün şöyle buyurduğunu işittim: “Benden sonra imamlar on ikidir; dokuzu Hüseyin'in neslindendir ve dokuzuncuları Mehdi'dir.”[11]

1.4.         Sünnî râvilerin Ömer'den rivayet ettikleri ve İbn Hazzâz'ın naklettiği Rivayet

İbn Hazzâz bu hadisi isnadıyla birlikte Mufaddal b. Husayn aracılığıyla Ömer'den şöyle rivayet eder:

Ömer dedi ki Allah Resulü'nü şöyle derken işittim: “Benden sonra imamlar on ikidir.” Sonra sesini alçaltarak konuştu. Şöyle dediğini duydum: “Ve onların hepsi Kureyş'tendir.”[12]

2.     Ehl-i Sünnet kaynaklarında nakledilen Beşaret Hadisinin değerlendirmesi

Ehl-i Sünnet kaynaklarında On İki İmam hadisi üç şekilde ve üç râvi aracılığıyla nakledilmiştir: Bütün kaynaklar İbn Semure rivayetinin sahih olduğunda birleşmektedir.[13]

İbn Semure'nin rivayetiyle benzerlik gösteren İbn Cuheyfe rivayetinin hasen hadis[14] olduğu kabul edilmiştir. Bununla birlikte bu rivayetin sahih olduğu yönünde görüş bildirenler de olmuştur. (Sakife toplantısına muhalefet eden) İbn Mesud'un rivayeti bağlamında farklı görüşler ileri sürülmüştür. Kimileri İbn Mesud'un rivayetinin sahih olmamasının nedenini isnadında adı geçen ve Nesâî dışında bütün Sünnî ulema tarafından tezyif edilen Mücalid b. Said'e bağlamışlardır.

İbn Hacer ve Suyutî'ye göre İbn Mesud'un rivayeti hasendir ve onların bildirdiklerine göre “Ahmed ve Bezzâz'a göre de İbn Mesud'un rivayeti hasendir.”[15]

Busayri de “Müsedded'in, İbn Rahuye, İbn Ebi Şeybe, Ebu Yala ve Ahmed'in bu rivayeti hasen senetle” naklettiklerini yazmıştır.[16]

Ayrıca Ehl-i Sünnet'in diğer kaynaklarında da, örneğin Ahmed b. Hanbel (Müsned, c. 1, s. 398, 406), Muttaki el-Hindî (İbn Sad'dan nakleder, Kenzü'l-ummal, c. 6, s. 89), İbn Asakir (Ahmed, Taberanî ve İbn Hammad'dan nakleder, es-Savaiku'l-muhrika, c. 12, s. 32) bu rivayet nakledilmiştir.

Şia kaynaklarında ise bu rivayet, isnadında Mücalid'in adının geçmediği bir senetle nakledilmiştir (örneğin bkz. Şeyh Müfid, el-İhtisas, s. 233; Şeyh Sadûk, el-Hisal, s. 466; İbn Hazzâz, Kifâyetü'l-eser, s. 73; Numanî, el-Gaybet, s. 106).

Bu nakiller Ehl-i Sünnet'in bu rivayeti kabul etmesini icap ettirmez; zira rivayette, imamlar sadece Hz. Peygamber'den sonraki dinî yöneticiler olarak tanıtılmış ve Sakife'yi ortaya çıkaranların hilafeti kanuna aykırı addedilmemiştir.

3.     Ehl-i Sünnet ulemasının Beşaret Rivayeti hakkındaki görüşleri

Ehl-i Sünnet âlimleri On İki İmamın müjdelenmesiyle ilgili hadis hakkında farklı görüşler ileri sürmüşlerdir. Aşağıda bu görüşlerden bazılarına değineceğiz.

3.1.         Buharî ve Müslim'in hadisi kısaltarak nakletmeleri

Buharî, Câbir b. Semure'nin rivayetini nakletmiş, bununla birlikte Hz. Peygamber'in bu hadisi Veda Hutbesi'nin bir bölümünde beyan ettiğine hiç işaret etmemiştir. Buna karşılık başka bazı kaynaklarda bu hususa işaret edilmiştir:

Ahmed b. Hanbel'in Müsned'inde şöyle geçer: Câbir b. Semure'den “Hz. Peygamber, Arafat'ta, bizim aramızda bir konuşma yaptı”[17] veya “Veda Hutbesinde şöyle buyurdu”[18] veyahut “Allah Resulü'nün Mina'da hutbe irad ettiğini duydum.”[19]

Bu ifadeler, Hz. Peygamber'in Arafat'ta ve Mina'da en az iki kez bu konuda konuşma yaptığını ve son olarak Gadir-i Hum'da bu hususu kesin bir dille ve açıklıkla ilan ettiğini göstermektedir.[20]

Buharî'nin Veda Hutbesi bağlamında sözü kısa tutmasının sadece bu olayla ilgili olması tuhaftır; öte yandan diğer konularda, örneğin Hz. Âişe'nin hayız olması ve Hz. Peygamber'in bu soruna çözüm bulması konusunda olayı bütün şeffaflığıyla anlatan ayrıntılı rivayetler nakletmiştir.[21]

Müslim ise Buharî'nin aksine hadisi daha uzun ifadelerle nakletmiş, bununla birlikte hadisin sonunu müphem bırakmıştır. Hadiste Hz. Peygamber'in on iki halifesine işaret edilmiş ama hadisin devamında ne sözü geçen on iki kişiyi tanıtıcı bir ifade kullanmış ne de onların hangi kavim ve kabileden olduklarını belirtmiştir.

3.2.         Tuleka çocuklarından bir çocuğun rivayetine gösterilen teveccüh ve bu rivayetin büyütülmesi

Ehl-i Sünnet kaynaklarında beşaret hadisi üç tarikle nakledilmiştir; bununla birlikte Sünnî uleması yalnızca o sırada on yaşlarında bir çocuk olan Câbir'in rivayetine teveccüh göstermiş ve bütün yorumlarını ve çıkarımlarını bu rivayete dayandırmışlardır.

yazının devamı için linki tıklayınız

http://medyasafak.net/haber/2513/ehl-i-sunnet-kaynaklarinda-hz-peygamber-in-on-iki-imami-mujdeledigi-b
 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler