20 Kasım 2017 Pazartesi Saat:
08:02
09-05-2016
  

Ondört Masum-u Pak

Ahmed Sâbirî (Şiir)

Facebook da Paylaş


Göz açalım, hakikate bakalım

Tabiattan büyük ibret alalım

Varlıkları yaratanı görelim

Nimetini, hikmetini bilelim


Sana sonsuz hamd ederim Allah’ım

Benim Mevlam, benim Rabbim, penâhım


Semâları kandillerle süsledi

Taş içinde kırmız akik besledi

Denizlerde kudretini gösterdi

Akıl verip bizden kulluk istedi


Sana sonsuz hamd ederim Allah’ım

Benim Mevlam, benim Rabbim, penâhım


Sana misil hiçbir varlık bulunmaz

İbadette sana ortak olunmaz

Sensiz bir şey kemâline varamaz

Seni seven, canı, malı aramaz


Sana sonsuz hamd ederim Allah’ım

Benim Mevlam, benim Rabbim, penâhım


Kudretin zâhirdir yerde, göklerde

Güzelliğin, çiçeklerde, dillerde

Harikadır yarattığın, her yerde

Dudaklarda, güzellerde, gözlerde


Sana sonsuz hamd ederim Allah’ım

Benim Mevlam, benim Rabbim, penâhım


İrşad için peygamberler gönderdin

Muhammed’i en son rehber gönderdin

Yüz on dört sûreyi bize indirdin

Kur’ân ile risâlete son verdin


Sana sonsuz hamd ederim Allah’ım

Benim Mevlam, benim Rabbim, penâhım


İnsanları gerçeklere çağırdın

Bâtıllardan hakikati ayırdın

Mucizeler kâfirlere gösterdin

Doğruları gözler önüne serdin


Sana sonsuz hamd ederim Allah’ım

Benim Mevlam, benim Rabbim, penâhım


Zülfikâr’ı gökten yere indirdin

Ali ile kudretini bildirdin

Mucizeler kılıcında gösterdin

Kâfirlerin sultasına son verdin


Sana sonsuz hamd ederim Allah’ım

Benim Mevlam, benim Rabbim, penâhım


Vurup Amr’a bir darbet-i canane

Küfrü yıktı, İslam oldu şahâne

Bu darbenin üstün oldu sevâbı

İnsin, cinnin sevâbından hesâbı


Sana sonsuz hamd ederim Allah’ım

Benim Mevlam, benim Rabbim, penâhım


Gadir Hum’da tuttu Ali elinden

Hakikati açıkladı dilinden

“Men kuntu Mevlâhu, Ali Mevlâhu

Allahümme vâl-i men vâlâhu”


Sana sonsuz hamd ederim Allah’ım

Benim Mevlam, benim Rabbim, penâhım


Ben her kime Mevlâ isem, Ali’dir

Ona rehber, ona Mevlâ, velîdir

Benim canım, benim kanım Ali’dir

Vâris-i ilim u irfânım Ali’dir


Sana sonsuz hamd ederim Allah’ım

Benim Mevlam, benim Rabbim, penâhım


“O’nun dostu, benim dostumdur kesin

Benim dostum Hakk’ın dostudur yakîn

O’na düşman, bana düşman sayılır

Bana düşman, Allah’a düşman olur.”


Sana sonsuz hamd ederim Allah’ım

Benim Mevlam, benim Rabbim, penâhım


“Ehl-i Beyt’im, size benden emânet

Kur’ân ve onlardan bulun hidayet

Halifedir on ikisi sizlere”

Bunu böyle beyân etti bizlere


“İki emanettir paha biçilmez

Bundan başka size rehber seçilmez

Kur’ân ve İtret’tir sizi kurtaran

Delâletten, cehâletten her zaman”


Sana sonsuz hamd ederim Allah’ım

Benim Mevlam, benim Rabbim, penâhım


Vücudumun bir parçası Fâtıma

Hatice’nin hâtırası Fâtıma

Yer yüzünün huriyyesi Fâtıma

Kıyâmetin şefiası Fâtıma


Zâlimlere bu sözler hoş gelmedi

Münâfıklar hakikati sevmedi

Kör gözleri güzelliği görmedi

Hak bâtılı ayrı ayrı bilmedi


Peygambe’in sözün yere saldılar

Evladından intikamlar aldılar

Yabancılar haklarını çaldılar

İbrâhim’i ateşlere saldılar


Münafıklar bir sıraya dizildi

Hak sahibi yalnız kalıp üzüldü

Muhammed’in çiçekleri pozuldu

Şehâdetin yolu o gün çizildi


Yâ Rab, ediyorum sana şikayet

Eyle zâlimlere ebedi lânet


Muâviye zehirletti Hasan’ı

Oğlu Yezit şehid etti Hüseyn’i

Başın kesip mızraklara vurdular

Bülbülleri haremlerden kovdular


Yâ Rab, ediyorum sana şikayet

Eyle zâlimlere ebedi lânet


Dördüncüdür İmâm Zeyn-el  Âbidin

İrfân ehli, hem Seyyid-i Sâcidin

Secdeleri yerde, gökte meşhurdur

Onun özü, sözü, her şeyi nurdur


Şehribânu annesidir İran’dan

Babasıdır Hüseyn Âl-i İmrân’dan

O’nu şehid eyledi zalim Hişam

Olsun O’na bin bir salât-u selâm


Yâ Rab, ediyorum sana şikayet

Eyle zâlimlere ebedi lânet


Hikmetlere vâkıf olan Bâkır’dır

Âl-i Abâ gibi O da tâhirdir

Peygamberler ilmi O’nda zâhirdir

Hadisi nakleden bize Câbir’dir


Altıncısı İmâm Cafer Sâdık’tır

Kitap ve Sübbet ilmine nâtıktır

Dünya O’nun sözlerine âşıktır

Reis-i mezhep olmaya lâyıktır


Lisanından ilim, hikmet saçardı

O’nun eli müşkülleri açardı

Münafıklar, mantığından kaçardı

Sözleriyle kâfirleri biçerdi


Mansur-i Abbasî eyle hiyle

Şehid etti ol İmâm’ı zehr ile

Yâ Rab, bütün zâlimleri kahreyle

Bizi İmam Sâdık ile haşreyle


Yâ Rab, ediyorum sana şikayet

Eyle zâlimlere ebedi lânet

Yedincisi İmâm Musâ Kâzım’dır

İtâati mu’minlere lâzımdır


Gece gündüz meşguldü ibâdete

Hak yolunda erişti şehâdete

Hârun O’nu hapislerde sakladı

Ayakların zincir ile bağladı


Melekler hâline O’nun ağladı

Bu gam âşıkların bağrın dağladı

Ehl-i Beyt’i sevenlerim geliniz

Ağlayalım musibete hepimiz


Erenlerin şahı Ali Rızâ’dır

İlimlerde Aliyy-el Murtezâ’dır

Râzı oldu her kadere, kazâya

Selâm sekizinci İmâm Rızâ’ya


Memun O’nu zorla veliahd etti

Zehirletip o gül cana kasdetti

Çünkü biliyordu o zâlim sultân

Belâdır başına Şâh-ı Horâsân


Ehl-i Beyt’i sevenlerim geliniz

Ağlayalım musibete hepimiz


O’ndan sonra oğlu TakÎ’dir rehber

Dünya sedefinde, eşsiz mücevher

Diğer bir lakabı İmâm Cevâd’dır

Cümle âlime, âleme üstâddır


Çekemedi O’nu hasûd âlimler

Genç yaşta ettiler şehid, zâlimler

İftihârdır Ehl-i Beyt’e şehâdet

Var mı şehâdetten büyük inâyet?!


Ehl-i Beyt’i sevenlerim geliniz

Ağlayalım musibete hepimiz


Onuncusu İmâm Ali Nakî’dir

Cihân yaşadıkça O da bâkidir

Hak’tan insanlara oldu bir Hâdi

Mu’minler ümidi, Hakk’ın şehîdi


Sülâle-yi pâk-i  Zehrâ-yı Ether

Yâdigâr-ı Ali, nûr-i Peygamber

Medine’den sürdü O’nu bir câni

Samerrâ’da şehid etti ol bâğî


Ehl-i Beyt’i sevenlerim geliniz

Ağlayalım musibete hepimiz


İmâm-ı Askerî bize mevlâdır

Peygamber’den bir cevher-i vâlâdır

İbâdette, celâlette â’lâdır

İmamete zamanında evlâdır


On ikinci  İmâm bilin Mehdî’dir

Peygamber’in ümmetine va’didir

Hakk’ın hükmü âlemlere kat’îdir

Zâlimleri mahvetmesi hatmîdir


Mehdî, seni gece gündüz bekleriz

Senin aşkın yüreklerde besleriz

Her müşkülde meded diye sesleriz

Nur cemalin bir gün görmek isteriz


Gel dünyayı adâlete kavuştur

Milletleri birbiriyle barıştır

Zâlimleri gel köşeye sıkıştır

Mazlûmları haklarına kavuştur


Dönen dönsün, biz bu yoldan dönmeyiz

Bir güneşiz, hiçbir zaman sönmeyiz

Allah Allah, yalnız sana taparız

Ehl-i Beyt olmazsa haktan saparız


Biz onları hak halife biliriz

Hak budur, bâtıldır gayrisi her söz

Dönen dönsün, biz bu yoldan dönmeyiz

Bir güneşiz, hiçbir zaman sönmeyiz


On İki’den başka İmâm görmeyiz

Şeriata her kapıdan girmeyiz

Ehl-i Beyt’in düşmanların sevmeyiz

Yezitlere asla biz el vermeyiz


Kur’ân’dan almalı, helâl, harâmaı

Dertlere devâdır; Allah kelâmı

Ehl-i Beyt’in yolu Kur’ân yoludur

Karanlık yok, bu yol nurla doludur


Mezhebimiz Caferî’dir Caferî

Vilâdette Hayderî’yiz Hayderî

Ali bütün evliyâlar serveri

Tevhid meydanının eşsiz bir eri


Erenlerim şehid oldu bu yolda

Gençler öldü güller soldu bu yolda

Ciğerler kan ile doldu bu yolda

Daha sorma neler oldu bu yolda


Aziz gençler ilim ile tanışın

Usanmayın, bu yolda çok çalışın

Şehr-i ilim kapısından girelim

Hikmet ma’denine kulak verelim


Fazileti ilim ile bilelim

Hakk’ı bulup gayrısını silelim

Câhil kalmak mezhepte bir belâdır

Ehl-i Beytî sevenlere cefâdır


İlimsiz rehber olmak çok fenâdır

Kesinlikle temelsiz bir binâdır

Kaldıralım cehâleti aradan

Hoşnut olsun cümlemizden yaradan


Allah’ım, yardım et bize bu yolda

Hak burdadır; ne sağdadır, ne solda

Rahmet eyle erenlere bu yolda

Kanla dolan kefenlere bu yolda


Ehl-i Beyt’i sevenlerim geliniz

Birleşelim, anlaşalım hepimiz


Ahmed  Sâbirî

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler